evlenmelerin azalıp boşanmaların artması
-
Bunun bir çok sebebini sayacağım en önemli gördüklerimi ve onları açacağım
Saygısızlık
Bu ilk başta ailelerle başlar sen benim anneme sunu dedin ben senin annene soyle yaptim vs seylerle ailelere saygı duymayarak baslar bir sure sonra kisiler birbirlerine saygi duymamaya başlıyor yani genel durum erkeğin maddi ve fiziki gücünü kadin üzerinde onu aşağılayarak kullanmasi sebebi ile saygi duyulmuyor tabii erkeklere yuklenmiyorum genel durumdan bahsediyorum yanlis anlaşılmasın aldatma
Eşlerin bir süre sonra cinsel ve duygusal ihtiyaçları tabii bu sorunlar ışığında bosanmanın aileler açısından kabul edilmeyeceğini yada hosgorulmeyecegini dusunulerekten ozellikle de cocuk varsa aldatmayı tercih ediyolar (yapmayın sevgilim tarafından başıma geldi çok kötü)
Siddet
Gelelim siddete hem fiziki hemde psikolojik siddet insanlari hem aşağılayan hem de cok yıpratan şeylerdir
kadının kocasina para getirmeyeceksen ne yapiyorsun, kocanın karisina ne bicimsin sismanladin cirkinlestin vs soylemleri psikolojik siddetin bir parçasıdır yıpratır
Fiziki zaten kötü girmiyorum bile cok küfrederim girersem
Iletisimsizlik
Sorunlari konusmamak yani belki oturulup karsilikli guzel bi cay yada kahve esliginde hayatim sen bana karsi bu yanlislari yapiyorsun rahatsız oluyorum dense konusulsa cozulecek sorunlar konusulmayip biriktirildigi icin buyuk patlamalar yaşanıyor ve kördüğüm oluyoe
Açgözlülük
Erkeklerin kadın, kadınların para açgözlülüğü yüzünden bitiyor çoğu evlilikler neden çünkü hep her seyin en iyisi olmalı en lüksü olmali ki hava atılmalı ne gerek var?
Inancsizlik
En basitinden eslerin yeni bir ise zaman yapamazsın sen bunu
Bu seni aşar vs soylemleri eşleri birbirinden uzaklastirir her daim destek olunmalı iyisiyle kötüsüyle kadın erkek farketmeksizin
Sevgisizlik
Ve son neden iste yukari da ki sebeplerle zamanla sevgisizlik ortaya çıkıyor ve insanlar boşanma kararlarını almış bulunuyorlar hayırlısı olsun -
güvensizlik, umutsuzluk ve fakirlikten ileri gelmektedir. bu koşulun oluşması bu üçlünün bir arada olması şarttır. Fakat bir tanesi bile eksik olursa bu durum oluşmayacaktır. -
Yakında evlenenler tarafında olacağım ve heyecanlıyım. -
Yanlış tanıtılmış kişilikler yüzünden hep. Flörtken farklı, sözlüyken farklı, evliyken çok farklı. Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyorlar kısacası. Kendini bambaşka biri olarak gösterip evlendikten sonra bu rolü devam ettirememesi tetikliyor olayları zaten. İki tarafın birbirini kabul etmemesi, hataların anlaşılamaması, olayların çözülmeden kapatılması, saygısızlık cabası. Birbirini anlamayan ve olduğu gibi kabul etmeyen sağlıksız evliliklerin en temel sonucu bu boşanmalar.. -
insanlar evlenmek için evleniyor da ondan. daha sonra vay efendim seni tanıyamamışım. ayrıca kadın erkek fark etmeksizin konuşmayı beceremeyince, sakin kalamadıkça boşanmalar devam eder arada olan varsa yavrucaklara olur. -
uzun vadede evlilik sayısı min. değere ulaşınca boşanma sayısı sıfır olacaktır. -
Sosyal medyanın etkisi çok büyük. Millet bekarların aslında kral gibi hayat yaşadıklarını gördü ve yanlıştan dönmeye başladı, o yanlışı hiç yapmayan da yanına bile yanaşmadı evliliğin. -
evlenmeler azalmadı evlilik yaşı büyüdü. eskiden ne olursa olsun kadınlar boşanmazdı fakat günümüzde kadınların iş hayatında etkin bir rol oynaması"ekonomik özgürlük" en büyük nedenlerden biri Sevgi yoksa evliliğin devam etmesinin anlamsız olduğunu düşünmeleri. -
Kadın, erkek insanların ekonomik özgürlüğünü kazanıp sosyal yaşama daha fazla karışmasıyla birlikte bir yuvaya ait olma isteği eski zamanlara oranla geri planda kalmıştır. Bunda kuşkusuz, flört ve cinselliğe ulaşmanın günümüzde daha kolay olmasının da etkisi büyüktür. Boşanmaların artmasının sebebi ise, tahammül seviyesinin yine eski zamanlara göre azalmış olmasıdır. Kadın, erkek iki tarafın da yoğun çalışması, akabinde bunun getirdiği stres ve yorgunluk ilişkinin kalitesini de etkilemektedir. İnsanoğlu artık "geçinmeye gönlün olacak" düşüncesinden sıyrılmış, daha evlenirken "olmazsa, boşanırım" evresine paralel geçiş yapmıştır. -
kısa ve öz; insanlara çok çabuk ulaşma. eskiden sosyal ağlar yokken ilişkiler bu denli kalitesiz değildi. şimdilerde ise herkes birbirine çok rahat ulaşabiliyor. insanların birbirine tahammülü yok. a kişisi yoksa b kişisi var hesabı, cepte köşede tutulan insan sayısı çok fazla. kıyaslamalar arttı, insan sevdiği kişiyi bile tanımadığı bir insanla kıyaslar hale geldi. bu yüzden kimse kimseyi beğenmemeye başladı. kimse zor olanı yani birbirini anlamayı tercih etmiyor. olmuyorsa çaba göstermiyor yoluna bakıyor. çok sık iletişim kurulduğundan insanlar birbirlerine her şeylerini anlatıyor, olayın bir gizemi kalmadan her şeyi acele şekilde tüketiyorlar. yani olursa olur olmazsa diğerine giderim mantığıyla hareket eden insanların hazin sonu ayrılık... bu sadece olayın tek boyutu. bir sürü şey sıralanabilir. keşke böyle olmasaydı tabii... aklı başında insanlar az da olsa var eminim... iyi ayıklamak lazım. -
"İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta " anlayışının bitmesi veya yeni nesil tarafından yanlış anlaşılmış olması sebebiyle diye düşünüyorum. Sevgi neydi? Sevgi emekti... Kolaylıkla elde edilen şeylerden kolay vazgeçiyoruz zaten ve üstüne bir de narsizm illeti eklenince hepten çöküyor ilişkiler. -
https://maviayda.blogspot.com/2019/01/cocuk-ile-ebeveyn-arasndaki-artan-yas.html
Okumanızı tavsiye ederim -
Erkek egemen bir toplumda , erkeğin başarısızlığının çok net bir ispatı, göstergesidir.. -
Baş başa geçen zaman arttıkça karşılıklı tahammül azalır ve hooop boşanılır. -
şahsen bu durumdan oldukça memnunum hatta umarım daha da artar. evliliğin kutsallaştırılması hem kadına hem de erkeğe zarar verir. -
Keşke kimse evlenmese. -
herkes dağılan yuvalardan ne kadar da mutluymuş, ilginç doğrusu. evlenmelerin azalmasını insanların artık bunu tercih etmemesine bağlıyorum, boşanmaların ise doğru eş seçimi konusunda kimsenin yeterli özveriyi göstermemesine. -
Boşanmak bana kalirsa kötü bir eylem de değil dogrusu. Anlasamadigin birisi ile bir ömür gecirmek sacma asil.
Bir de su var 5 yıl onceki dusuncelerim su an sacma geliyor misal. ESki fotoğraflarıma bakinca "oha ya bunu nasil giymisim berbatmis. Sac rengime bak hele" gibi kendimi eleştiriyorum. Eski günlüklerimi okuyunca salakca buluyorum eskiden olan dusuncelerimi. Egerki birlikte evrilmeyeceksek bir adamla belli bir yil sonra ayni seyi kocam içinde diyebilirim. ( oha kelmis ya bu. Nasil fark etmedim bunca yıl ahaahah falan. Bu kısim saka tabi)
Ama belli bir yil sonra degisime birlikte ayak uydurup birbirimizi hala bir cok anlamda doyurup besleyemiyorsak boşanmak en güzeli. Belki insanlar kendini daha fazla dinleyip neyin kendilerine iyi gelip gelmediginin farkina varip boşanıyor gunumuzde. Bilemiyorum tam.
Ama annemin benim icin bir tespiti vardi. Kopekler gibi beni aglatan, kendimden geçesiye agladigim bir iliskimde ve bir de üzerine evlencem onunla diye tutturdugum bir surecte annem demisti "evlenmene karşı degilim. Seviyorsan evlen derim Ama bosanabilecegini bilsem derim. Sen bir de bosanamazsin ömür boyu cekersin o mutsuz hayati" demişti.
Yani mutsuzlugu cekmemek adına boşanmalar iyi ve gerekli bence. -
(bkz: null)
