en yakın kitabın giriş cümlesi
12 entry daha
-
bileklerine kadar çamura belenmiş, ilk bakışta asker postalını andıran yüksek konçlu, kaba potinler var ayağında.
(bkz: pembe ve yusuf) -
Alev alev yanan bir yaz sabahı, three counties hastanesinde hayat, deniz ortasındaki bir adanın kıyılarına vuran akıntılar gibi akıp gitmekteydi.
erica smith-doktorlar -
Başlangıç, dengelerin doğru olduğuna dair en hassas ihtimamın gösterileceği zamandır. -Çöl gezegeni Dune
(bkz: dune) -
temmuz başlarında çok sıcak bir gün, akşama doğru, genç bir adam "s..." sokağı'ndaki bir pansiyonda kiraladığı küçük odasından çıktı ve ağır, kararsız adımlarla "k..." köprüsü'ne yöneldi. (bkz: suç ve ceza) -
Cesareti yoktu. Yalnızız-Peyami SAFA -
sigara tiryakileri gergin ve huzursuz bir haldeydi, kendilerini neyin beklediğini bilemiyorlardı.
martin lindstorm - buyology -
cumhuriyet dediğin nevresim takımı değildir, gazeteden biriktirdiğin kuponlarla vermezler. -
bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum. bakım evinden bir telgraf aldım:
anneniz öldü. cenazesi yarın kaldırılacak. saygılar.
(bkz: yabancı) - (bkz: albert camus) -
Ormana karanlık çökmeye başlarken, "Artık geri dönmeliyiz," diye ısrar etti Gared. "Yabanıllar öldü."
(bkz: taht oyunları) -
"Nisan ayının soğuk, ama açık bir günüydü; saatler on üçü gösteriyordu." 1984-G. Orwell -
"gece, insan kokusuyla ağırlaşmıştı."
ejderhaların dansı kısım 1, g. r. r. martin -
ertesi gün hiç kimse ölmedi.
jose saramago - ölüm bir varmış bir yokmuş -
Babası öldürüldüğünde Hasan ya altısında, ya yedisindeydi.
Yaşar Kemal - Yılanı Öldürseler -
ben bu coşkulu havaya gene biraz melankoli getirmek zorunda kalacağım.
(bkz: tezer özlü)
(bkz: yeryüzüne dayanabilmek için) -
Önce Kristof Kolomb buldu Amerika'yı,sonra biz.Umutlar azaldı,günden güne,mutluluklar ve ekmeğimiz.bir çocuk ağlarsa dağ başında gözyaşında Amerika akar.vurdularsa birini,kanı şarladıysa bilin ki o kurşunlarda Amerika var.Kişi kişiye köle tutulduysa,asıldıysa Darağaçlarında Amerika var.Ama biz yine de direneceğiz sonuncumuza kadar. -
1092 ilkbaharının ortalarında oldukça büyük bir kervan Semerkant ve Buhara'dan geçip kuzey Horasan'a doğru uzanan, ardından da Elbruz Dağları'nın eteklerine dek kıvrıla kıvrıla giden eski askeri yolda ilerliyordu.
(bkz: Fedailerin Kalesi Alamut)(bkz: vladimir Bartol) -
bir trapez sanatçısı- en tepede, büyük sirk sahnelerinin doruğunda sergilenen bu sanatın insanoğlunun becerebileceği en zorlu sanatlardan biri olduğunu biliriz- önceleri sadece hüneri geliştirip mükemmelliğe ulaşma çalışmasından, daha sonra ise işkence halini alan bir alışkanlıkla yaşamını öyle bir cendereye sokmuştu ki, içinde bulunduğu toplulukta bulunduğu süre boyunca geceler ve gündüzlerde trapezden ayrılmıyordu.
(bkz: açlık sanatçısı) (bkz: franz kafka) -
aşağıdaki terimler vücudun kısımlarının ve organların, kısmen vücudun ortamda duruşunu ve tarafların yer ve yönünü nazarı itibara almadan, birbirlerine göre yerlerini belirtirler.
(bkz: Sobotto insan anatomisi atlası)
(bkz: Kütüphanade çalışmak) -
Yaklaşık iki yüzyıldan beri, çok farklı şekillerde, pek çok yönüyle ve farklı anlamlarda ilişki olduğumuz Batı'yı ve batı düşüncesini net ve açık bir şekilde açıklamak, aslında hiç de kolay bir iş değildir.
(bkz: batı düşüncesi - felsefi temeller)
(bkz: kasım küçükalp - ahmet cevizci) -
"Anatomy, of course, does not change, but our understanding of anatomy and its clinical significance does"
- Frank H. Netter
(bkz: komite haftası) (bkz: sıçtın mavisi)
12 entry daha
