düşün ki o bunu okuyor
-
"Mesela bir karıncayı öldürdüğün zaman, sadece damarına basmak istedim diyemezsin. Bu yüzden bana canını yakmak istedim değil, almak istedim de." -
Bazen de kur yapmak için kullanılan başlık -
blog sözlük yazarlarının söylemek istediği fakat türlü türlü mümkünatsızlıklardan dolayı söyleyemediği şeyleri söz konusu yere yazdıkları yerdir. -
Yüzüme Çarptığın kapı burnuma teğet geçti ama ben rüzgarıyla savrulurum sanmıştım, savrulmadım; rüzgar dindi, ben de ayaktayım. -
Yalvariririm bitir bu iskenceyi. Senin icin yaptiklarim yetmedi mi. Daha ne kadar devam edecek. Cok yoruldum, yoruluyorum. Bi dur artik. Doymak bilmiyorsun. Senin yuzunden uc aylik hamile kadinlar gibi geziyorum. Sen mide degil kara bir deliksin. -
bunu okuyacağına buralarda vakit harcayacağına git uyu bak sahur mahur zombi gibi olursun. demedi deme. -
Bir kaç gün önce çok üzgünken şimdi içimin kıpır kıpır olmasına bir anlam veremiyorum. Korkuyorum -
teşekkür ederim, beni çok iyi inandırdın kendine. allah benim belamı versin. sana inananda suç, şerefsiz. insan yeminini unutur mu? -
Seni çok özledim. bir yıldır görüşemiyoruz. Ben bakıyorum uzaktan. Ah diyorum içimden. Çok nurlu bir yüze sahipsin. Berdo dediğin günler gözlerimin önünden bir film şeridi edasıyla geçiyor. Dileğim allah'tan gelecek sene tekrar kavuşmamız. Seni çok özledim yüksel hocam. Çok iyi din hocasısınız. -
of umrumda değil ya. artık acı çekmek de çektirmek de istemiyorum insanlara. işi yokuşa sürüp muhatabımı seksen yedi bilinmeyenli denklemlerde boğmak istemiyorum.
seviyorum sözlük anlıyor musun. bu firâkın dönüşü yok. ya da şöyle diyeyim. ben gemileri de abayı da çooktan yaktım.
seviyorum.
'*'
artık acı çekmek de çektirmek de istemiyorum. seviyorum. sevmekteyim... -
Numaramı engellemişsin şu an farkettim. Çok iyi yapmışsın çok da güzel. -
Tamam -
Arada bir özlüyorum. Ama sadece, arada bir. -
Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?
Keşke düşünmesen.
Keşke ben de bunları düşünmesem. -
Sana gönül koymadım dedim ama
Sana gönül koydum.
Tam yanında olabilecekken bana "git" dediğin için,
Onca hatıranın, onca yaşanmışlığın üzerine "bitti artık" dediğin için,
Sana anlatmak hevesiyle yaşadığım onlarca şey varken bana sırtımı yaslamalık değil; yüzümü dönmelik 'duvar' olduğun için,
Benim her adımıma karşılık, benden koşarak uzaklaştığın için,
"Seviyorum" dediğinde, "seviyorum" deyip uzattığım zeytin dalımı ateşe verdiğin için,
Sadece zeytin dalı olsa iyi; varlığın üzerine kurduğum hayalleri, hayatları, hayatımı ateşe verdiğin için,
Bana çaresizmiş gibi hissettirdiğin için,
Daha nice kapıyı yüzüme çaptığın için sana gönül koydum.
Sana gönül koymadım dedim ama
Sana gönül koydum.
Ama en çok da Beş dakikalık mesafeye dipsiz çukurlar, sonsuz dağlar koyduğun için gönül koydum.
En çok da iki sıcak sözle, bir muzip bakışla eriyecek kadar ufak buzları dağlar yapıp sana giden yollarıma koyduğun için sana gönül koydum.
Hep düzelttiğin sorunları düzeltmeyi bana bırakıp, başarısızlığımı sakince izlediğin, "Bak uyudum uyandım, yapamıyorum; kırıldım ve bunu tek başıma halledemiyorum" diye yardım dilenişlerime "peki ben ne yapabilirim?" Dediğin ve ben halledemeyip sorunları benzin misali üzerimize döktüğümde bizi ateşe vermeme izin verdiğin için sana gönül koydum. -
senle eski mesajlaşmalarımıza göz gezdirdiğimde ağlamaklı oluyorum. izlemediklerinden emin olsam salya sümük ağlayacağım yani orası kesin.
(bkz: on yedi on iki iki bin on altı) -
Ciddi anlamda bir karar ver artık! Ya gel de ya git. Belirsizlikleri hiç sevmem ama sen belirsizliğin ta kendisisin öyleyse ben neden hala sendeyim? -
Ulaşmak istediğiniz site mahkeme kararı ile kapatılmıştır : ) -
kısa zamanda ve kısıtlı şartlar altında beni iyi tanımışsın.
evet, haklıydın. konuşmak kolay, ama yapmak benim için neredeyse imkansız.
hormonlarım her zaman beni ikilemde bıraktı fakat hiçbir zaman vicdanımın önüne geçmediler.
sen de çok tatlı bir insansın. senin de işin olmaz biliyorum. hep benim yüzümden.
boş yapıyoruz. -
Hayatımda tanıdığım insanlar arasında en şeref yoksunu insan olarak kalacaksın galiba. Senin üzerine insan tanıyamam gibi geliyor.
