düşün ki o bunu okuyor
-
baba telefonumu geri verir misin?
kendileri haber okuyor şu an.. kardeşim git kendi telefonundan okusana. bundan daha rahat okuyormuş... krdş bi sal lazım o bana. ve hayır bilgisayarda lazım o da olmaz. -
İ have waited for your always.. -
Sanırım ne bu başlık bitecek ne de altına yazacağımız şeyler. Üzüldüm doğrusu "o" na değilde buraya yazmak zorunda olduğumuz için. -
Zamanla sana benzemeye başladığımı hissediyorum.Ben de burda senin gibi eski sevgilimden bahseder oldum.Aynı senin gibi, öfkemi ve bana yaşatılanları paylaşıyorum.Bir zamanlar, benden önceki eski sevgilin için yazdığın şeyleri okuduğumda içten içe sana garip bakıyordum, nasıl eski sevgilisine hala bu kadar öfkeli diye düşünüyodum.Ama şu an anlıyorum ve sana hak veriyorum.Benim de sana karşı içimde hala bitmeyen bir öfke var.Bence henüz seni kalbimden tamamen söküp atamadım.Yoksa neden hala öfke de olsa bir duygu hissedeyim sana.Demekki sen de onu içinden atamamışsın.Bazı şeyleri sonradan fark ediyor insan.Geç de olsa gördüm sonunda.Bunları okusan eminim bozulursun, hatta belki sen de benim hakkımda bir şeyler yazarsın.Amaan hiç önemli değil..
Bir şeyler bittiğinden beri seni hiç stalklamadım.Çünkü seninle ilgili şeyler görmek bana acı verecekti, farkındaydım.Ama bazen içten içe ne yaptığını merak ediyorum, mesela hayatında neler değişti acaba?İnan flörtün ya da sevgilin var mı hiç umrumda değil.Benden gitmişsin sonuçta gerisinin bir önemi yok artık.Yine de senin için bir tarafım hala şefkat dolu.Bir işe girmiş olmanı ya da istediğin şeylerin en azından bir kısmını gerçekleştirmiş olmanı diliyorum.Senin için neden iyi şeyler diliyorum bunu da bilmiyorum, gariptir.
Ne olursa olsun, özünde çok iyi birisin.Evet, benden sırf bencillikten dolayı(bunun da ne kadarı doğru bilinmez)gittiğin için canımı çok yakmış olabilirsin.Ama seninle çok güzel günlerim oldu.Belki de bir daha kimseyle yaşayamayacağım kadar güzeldiler.Tek dileğim, bir gün bunların farkına varman.Öyle işte, umarım her şey gönlünce oluyordur ve benim aksime mutlusundur... -
Şimdi ben, "Ah o da izleseydi beğenirdi bu filmi..." falan diyorum. Veya herhangi bir eylemimde, "acaba şimdi o ne derdi?.." . Sende de oluyor mu böylesi şeyler? Hayatında biri olup olmadığını merak ediyorum... Çok oldu görüşmeyeli. Hakkındaki meraklarım da çoğaldı haliyle... Bir ara görüşsek mi, meraklarımı giderirsin belki ^^ şakası bir yana... üç olmalıydı o. uğurlu sayım bilirsin. -
İ'll hug you higher.
(bkz: expect he is reading here) -
Mideme yumruk yemiş gibi hissettim ilk.
Her şey anlamını yitirdi sonra. Çığlıklar mı atsam, kendimi mi yumruklasam, donup kalsam mı fark etmezdi. Başta çabaladım sonra uğraştıkça kendimle birlikte her şeyi dibe çektiğimi anladım. Geçmesi lazımdı. Bir rüya olmadığını anlayıp kafam yerine gelince önüme sermem lazımdı. Çok kızdım, çok üzüldüm, çok yıkıldım. Hepsi o kadar çoktu ki hangisinin daha iyi olacağını bilemedim. Midem bulanıyor mu ağrıyor mu belli değildi. Kaybettiğim ilk şey gözlerim de ki ışık oldu. Evet kaybettiğim ilk şey. Sonra insanlara müthiş bir öfke duydum. Suçlu olsunlar yada olmasınlar nefret ettim hepsinden. Yemin ederim bütün bunları yaşarken beş yaşındaki bir kız çocuğu kadar saftım. Tam olarak ne zaman geçer yada ne zaman alışırım bilmiyorum ama güzel yıktın. -
Biz sizi kanımızla doveriz tamam mı. Durmanız gereken yeri bilmelisiniz.
(bkz: union nations) -
Sahi, uzaktan bakınca kendi kararlarıni veremeyen bir ebleh gibi mi görünüyorum (da bu kadar çok manipule etmeye çalışiyorsunuz beni/bizi)
(bkz: open letter atlantic med)
(bkz: not me us) -
Sen hangi eylül, ben hangi başak? -
İyiki varsinn -
buraya herkes genelde depresif şeyler yazıyor ama ben öyle yapmak istemiyorum, depresif bir insan da değilimdir zaten.
8 yıl önce daha genç yaşımdayken hayatımın aşkıyla beraberdim ve gerçekten çok güzel bir ilişkimiz olmuştu. onun ardından hayatıma giren insanların haddi hesabı yok fakat o halen güzelliğini zerre kaybetmemiş bir şekilde hep orda. yanlış anlmayın içimde ona karşı duygusal bir şeyler beslemiyorum aradan yıllar geçti, sadece o hep geçmişimin çok güzel bir yerinde bir yıldız gibi ışıldıyor.
yurt dışındayken daha benim akıllı telefonum yokken onu aradığım ankesörlü telefon kulübesinin önünden geçtim iki saat önce ve bir sürü anılar sigara esliğinde gözümün önünde canlandı. sigara bitti, duman oldu kül oldu ama o hala orda benim için. artık ne "o" geçmiş zamanlardaki o ne de "ben" benim. sadece çocukluğa gitmek bile paha biçilemez. en çok da yaşadığım onca iyi kötü şeylerin ardından bazı şeyleri dün gibi hatırlayıp inanmak çok güzel, büyük şans.
bunları hiçbir şekilde o kişi veya tanıdığım kimesnin okuyamayacağını bildiğim için bu başlık altında hiç düşünmeden yazmak istedim. umarım bu başlığa yazanların da bazı şeylere inancı devam ediyordur. -
Özür dilerim. Beni affet. -
gelecek misin?
sevecek misin?
yorgunum bana bir şey söyle istemiyorum de - yine beklerim-
umut varken içimde olmuyor
korkuyorum seni başkası sevecek, isteyecek diye
mutlu olurum mutluluğunla ama gözünü seveyim bana bir kere seni seviyorum de -
sal beni gideyim. -
Çünkü beklemeye değer. Sen buna değersin. -
Gerçekten bunun için elimden gelen her şeyi yapacağım.
(bkz: söz veriyorum)
Yeter ki doktor dönmesin. Yeter ki kankamı üzmesin.
..
I promise i will do the best for tiying mystery to the groundshaker. İ am so honesty -also i am in a fast. You know any of people can not lie when in sawm. -
Doktor, yapma bu nazı. Kızın gönlü oluyor işte. -
Bilader şerbetten tiksiniyorsan (bkz: istemiyorum) diyeceksin. Sırf ondan kurtulmak için niye beni bahane ediyorsun?
Yolunda giden, ümit vadeden, mutlu bir ilişkim var. Mutluluğumu sabote etmeye, söyle, hakkın var mı?
Sana "hayır" diyeceğimi adın gibi biliyorsun. -
bana öyle bakma, anlayacaklar
ikimize karşı bu dünya
