düşün ki o bunu okuyor
626 entry daha
-
"Bana Dua lipa kadar uzaksın." -
o'nun bunu okuma ihtimali bile beni buraya yazma konusunda zorluyor. beni tanıyan bir insan kimle bi anda çok iyi iletişim kuruyorsam aslında ondan hoşlanmadığımı sadece arkadaşça tavırlar sergilediğimi bilir. eğer hoşlanıyorsam bakamıyorum, konuşamıyorum, onu bırak geçen kıza kapıyı tutmadım lan! sevmediğim birisi bile olsa kapıyı tutup buyrun diyen ben kıza kapıyı tutmadım. geçsin diye neyse birgün çocuklarımıza anlatırız artık bu anıları hehehe... hem ne demiş freud ''Bir insan bir yere bakıyorsa, orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.'' işte bu mantıkla kendisinden hoşlandığımı fark eder umarım mademoiselle. -
Okusa da anlamaz -
Anlatmıştım sana, umuyorum hatırlıyorsunuz. Bazı insanlar sevdiklerine sırtını dayamak ister. Böyle olmasını istemiyorum dediğimde şaşırmıştın. Çünkü dayandığında yük olursun ona, hayatını güçleştirirsin, köstek olursun bir nevi. Değil sana zarar vermek ayağına taş değsin istemezken nasıl taşları önüne yığan kişi olmayı kabulleneyim ki?
Ben sana tutundum yalnızca. Hiç bırakma ellerimi, yine ansızın öp onları. Bu benim lisanımda iyi ki tutunuyoruz birbirimize demektir. Belki biraz daha iyimser yaklaşırsam ellerimizi ayırmak nasip olmasın diye bir duadır.
Al işte manasız bir duygusallık çöktü yine üstüme. Bu yetmezmiş gibi yanımda da değilsin. Senin göğsüne yatmışken geleceğe umutla baktığıma dair yalanlarıma inanıyormuşum gibi. Esasen kocaman bir korku bulutuyla yaşıyorum. Küçük bir şimşeğin çakmasına bakıyor fırtına kopması. O anda yanımda değilsen yahut yanımda olsan dahi hissedemiyorsam sevildiğimi yani yalnız usulen duruyorsan keder sarmaşıkları kaplıyor yüreğimi.
Ben çalışmayı, öğrenmeyi pek severim de sınanmaktan hiç hazzetmem. Her an yitirme mülakatlarında olup nefes almak kolay değil. Diğer yandan gayri ihtiyari sana hayatım demiş olmanın uyandırdığı panikle biraz afallamışım. Zaten azıcık bile hazırlanmadan kocaman bir duygu yükünü sırtlandım, çuvallamam an meselesi. Ne yöne koşacağımı şaşırdım, olağan ben değilim inan, soluk soluğayım. Üstüm başım perişan. Pespaye halim zihninde yer etmesin. Hadi tut bir ucundan toparlayalım bizi belki ufak bir kaçamak yaparız. Temennilerimi anlaşılabilmek üstüne inşaa ettim, bir tane daha ekleyeyim. Canım insan, asla üzülmeyelim ne olursun. -
Sevgililer günün kutlu olsun. '*' -
okumaz. (bkz: net insan) -
Sen nasıl öğrendin unutmayı? -
Sana imkansız bir şey vadettim mi söyle,
Benim aşkım sensin, inan artık ne olur.
__
(bkz: possible) -
Gelsen ya -
o zamanki keşkelerim şimdiki "iyi ki"lerim -
yalnız kalmak için sana ihtiyacım var -
buranın varlığından bile haberin olmadığı için gönül rahatlığıyla yazabiliyorum.
beni nasıl kırdığını kelimelerle tarif edemem maalesef, vicdanın bir yerlerde sızlıyor mu merak ediyorum. uzun zamandır böyle üzülmemiştim ama sayende ne moral kaldı ne heves.
hayatının geri kalanında sana mutluluklar dilerim ama umarım bu hissettirdiklerinle yüzleşmek zorunda kalmazsın.
ve içimde bir his var, zamanı konusunda net bir yorumda bulunamayacağım ama hiç beklenilmeyen bi anda salak saçma bir bahaneyle yine konuşmaya çalışacağını da biliyorum. her neyse, fazla konuştum. -
sevgilim diye başlamak geliyor aylar sonra bile sana. ama neredeyse bir yıl olacak ben senin eski sevgilinim, sen benim.
eski sevgilim,
bana aşırı kızarak, köpekler gibi özlesen bile asla benimle iletişime geçmeyerek geçiyor aylar yıllar senin adına. bense bana yazdığın eski mesajların bazılarının ekran görüntüsünü almışım onu öyle yerlere saklamışım ki pc de, acil bir durumda bile bulasıya hislerim geçiyor o derece.
bugün buldum ve okudum. bu karantina neler yaptırıyor görüyor musun. her ayrılıkta, hatta en sonuncu kesin bitişimizde bile bazı yazıkların hep aynı cümleler. "seni asla unutmayacağım, biliyorum sana ne kadar kızarsam kızayım uzun vadede hep iyi hatırlıycam. annemden sonra beni olduğum gibi seven bir sen vardın"
her yerde aynı satırlar.
henüz kimseyi ciddi anlamda hayatına almadığını farz ediyorum. neden biliyor musun. ben de almadım. ama neden bu da değil. hala profil fotoğrafların benim çektiklerim. instagram fotoğraf sayın da hala aynı.
gerçekten birisi girse hayatına çekerdi fotoğrafını. değişirdi profilin.
benim de karşı kadrajdan tüm fotoğraflarımı senin çektiğin gibi. hala birilerini fotoğrafımızı çektirecek kadar hayatımıza almamışız. gecelik olan olmuştur herkes adına. yada kısa süreli heyecanlar. ben bunlara unutma turları da diyorum. bendekiler başarısızlıkla sonuçlandı orası ayrı.
ama hala profilin benim çektiğim fotoğraf. aylar sonra bile olsa bunu görmek kalbime dokunuyor.
seni unutmayı hem çok istiyorum hem hiç. seni unutursam o kadar çok anımda gidecek ki hafızamdan. hayatımda kocaman bir boşluk, kopukluk olacak biliyorum ve buna sanırım hala hazır değilim.
çünkü seni seviyorum -
Seni en olmadık zamanlarda özlüyorum.
Bir çocuğun bakışında, gülüşünde..
Aklıma o gün o an geliyor sen ve gülüşün sonrası yalnızlık. Sana yazmamın faydası olacağını bilsem hiç durmam ama yok işte.
Herşey hayallerdeki gibi olmuyor..
Mutlu sonlar falan.. -
Bu defa daha da temkinliyim
bir imtiyaz tanınmadı aşka, bir göz yumma söz konusu değil
Gözlerimi tamamen yumsam da sana
yine de sırt dönülmez hiçbir esmer kaplana...
-
fill my heart with song and let me sing forever more. you are all I long for, all I worship and adore. -
Özür dilerim -
surprise motherf**ker :) -
pişmanlık duygusunu hiç bu kadar derinden hissetmemiştim. o kısıtlı zaman dilimini hafızamdan açıp açıp izliyorum. beni her daim dinleyeceğini, ona istediğim zaman derdimi anlatabileceğimi söyleyen insan benim kötü birisi olduğumu söylemişti. tüm bu yaşananlardan sonra nasıl olur da ona güvenmemi, kendimi kontrol etmemi bekleyebilir?
bir tek sana anlatabilmiştim tutkularımı, nelere kalkıştığımı, hayallerimi,, yanılgılarımı, sevincimi, üzüntümü, en zayıf halimi, sinirimi, öfkemi, hırçınlığımı, kırgınlığımı.
bir tek sen yakından tanık olabilmiştin benim diğer yüzlerime, filtresiz yaklaşımıma, en saf duygularıma.. bir tek sen sabahın yedisinde kutlamıştın.
öyle bir kalbin var ki dünya üzerinde onu tanımlayabileceğim bir kelime yokmuş gibi hissediyorum.
sana son cümlem '' ne desem bilemedim.'' oldu. böyle ayrılmayı asla istemezdim. keşke sana olan sevgimi daha çok gösterseydim, daha çok öpüp sarılsaydım sana..ama artık çok geç. kelimeler boğazımda düğümleniyor.
seni seviyorum elmam... -
sevgili pınar keşke bunu okusan.
senin yüzünden saç rengimi değiştiricem. sayende uğramadığım taciz kalmadı. sahilde yürüyemez hale geldim. sen zannedilip, yanıma yanaşan arabalar yüzünden yaşadığım korkuyu anlatamam. ben ki biraz korkusuz biraz deli bir kadınımdır. madem bu yolun yolcususun eyvallah ama saç rengini değiştir bacım.
ben kızıldan daha hevesimi alamadım yoksa ben değiştirirdim. en son bugün yanıma yaklaşıp "pınar, kaç para geceliğin" diyen adama ramazanda çalışmıyorum dedim. bu gidişle para kazanamayacaksın sayemde.
saç rengi tamam da görsel olarak da mı benziyoruz merak etmiyor da değilim. ama bak kafamı bozma piyasaya dalarsam, sana zırnık kazandırmam tüm işleri ben alırım, kendime bu konuda da bak inancım tam. mesleki hırsı yüksek bir kadınımdır. ayağını denk al.
626 entry daha
