düşün ki o bunu okuyor
-
bu şehre geldiğin gün, bir otel odasından dünyanın en mutlu kadını olarak çıkacaksın ve bunu kahvemizi içerken sakince tartışacağız. -
Hayır hiç üzülmüyorum(!) -
Bu gece..
Bırakın bu geceyi, zaman geçsin yeter - never mind an ordinarious night. we just would have a great time soon. İt's so clear, insha allah. -
Bir gün 3 saniye bile olsa göz göze gelmek dileğiyle... -
Aramızda bir bağ var. -
Biliyorum ikimiz de aynı şeyleri düşünüyoruz ~ same suffer to we two. Simply love, İ love you much more than everything else. N you know it. You must be feeling as close as mine. Dont?.. -
Okuyunuz. -
Never give up my love. İt is hard, maybe, but not impossible. You gotta get clearly that i refuse a miserable life lived without you. You fill in whole my life, whole my heart.
Never give up my sweet darling.
İ beg to you..
So desperately do.. -
Bi gel bisi dicem -
mutlu ol yeter -
Sen halen buralardamısın? Umarım aşkından ölürsün de biz de senden kurtuluruz. -
Gülüşüne kurban :) -
"Onlara karşı şahsi düşüncemin LGBT eşduyumdaşlığı olduğunu hissettirmemeye çalıştım. " -
Say to 'addressed teens' not to turn back!.
Nobody disturb socs' connectivity with journalist. Ok?. -
neden ingilizce yazmaktasınız efenim? -
artık seni rahatsız ediyor gibi hissediyorum.
heyecanını kaybettin sanki. belki de istemiyorsun sana öyle yazmamı.
birbirimize karşı dürüst olalım, her zaman. -
He-he.bir şeyleri okuyup istediği gibi anlayanlara da benden bir kahve..bağıralım o halde “ayaklar havadaa kanatlar yerdee,düz yürümek çok zor yine”. -
sen ne diyorsun lan değişik? -
iyi ki beni uyandırdın. artık bana acı veren bir rüyadan kurtardın. Oyun tekrardan başlıyor, bitmemesi üzere dileğiyle... -
Sadece zamanlaman yanlış.
