düşün ki o bunu okuyor
-
anne, yarına bir kek yap da yiyek. -
Bu kapanış konuşması olsun. Çünki..
istemiyorum anlıyor musun ne senle ne bir başkasıyla ruhsal bir yakınlaşma...
bazı şeyler zihinde büyütüldüğünde pörsümüş kadayıf tatlısı tadı veriyor.
hiçbir mantıklı nedeni yok aslında bu gidişimin. Sen oldukça iyi bir çocuksun. Zeki,akıllı, anlayışlısın.
ama istemiyorum ya. Duygusal bir yakınlık... Her saniye eline bir kelepçe ayağına pranga vurulmuş hissiyatı. Özgürlüğünün kısıtlandığı vehmiyle sana bahşedilmiş koca bir ömrü tüketmek...
istemiyorum.
mutlu olmaya çalış, hayat güzel. -
O geçici dolguyu kaldırıp ince bir demir soktun ya dişimin köküne, hani biraz fazla sokup başımı balyoz yemişçesine ağrıttın ve pardon(!) dedin ya... heh işte o iğne yarın sana da batabilir sevgili diş doktorum. Eline batar belki, bilemem. -
Daha fazla kişiyi üzmeden ölmeni istemem, beni kötü bir adam yapar mı? -
Bul beni bul bul buuul. -
Benim ileride herhangi bir x adamıyla evlenmeyeceğimden öyle çok eminim ki. Mesele ne o ne bu ne de şu.
evlilik kurumu ve eril cinsiyete yüklediğim anlam toplumun genel geçer yargılarından o kadar farklı ki, oturup anlatsam
"ruk sahi bu musun sen?!" diye şaşırırsınız.
boşverin.
"bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz
sen kıvrıl ben gideyim, son peygamber kılavuz." -
Hayatımda tanıdığım insanlar arasında en şeref yoksunu insan olarak kalacaksın galiba. Senin üzerine insan tanıyamam gibi geliyor. -
kısa zamanda ve kısıtlı şartlar altında beni iyi tanımışsın.
evet, haklıydın. konuşmak kolay, ama yapmak benim için neredeyse imkansız.
hormonlarım her zaman beni ikilemde bıraktı fakat hiçbir zaman vicdanımın önüne geçmediler.
sen de çok tatlı bir insansın. senin de işin olmaz biliyorum. hep benim yüzümden.
boş yapıyoruz. -
Ulaşmak istediğiniz site mahkeme kararı ile kapatılmıştır : ) -
Ciddi anlamda bir karar ver artık! Ya gel de ya git. Belirsizlikleri hiç sevmem ama sen belirsizliğin ta kendisisin öyleyse ben neden hala sendeyim? -
senle eski mesajlaşmalarımıza göz gezdirdiğimde ağlamaklı oluyorum. izlemediklerinden emin olsam salya sümük ağlayacağım yani orası kesin.
(bkz: on yedi on iki iki bin on altı) -
Sana gönül koymadım dedim ama
Sana gönül koydum.
Tam yanında olabilecekken bana "git" dediğin için,
Onca hatıranın, onca yaşanmışlığın üzerine "bitti artık" dediğin için,
Sana anlatmak hevesiyle yaşadığım onlarca şey varken bana sırtımı yaslamalık değil; yüzümü dönmelik 'duvar' olduğun için,
Benim her adımıma karşılık, benden koşarak uzaklaştığın için,
"Seviyorum" dediğinde, "seviyorum" deyip uzattığım zeytin dalımı ateşe verdiğin için,
Sadece zeytin dalı olsa iyi; varlığın üzerine kurduğum hayalleri, hayatları, hayatımı ateşe verdiğin için,
Bana çaresizmiş gibi hissettirdiğin için,
Daha nice kapıyı yüzüme çaptığın için sana gönül koydum.
Sana gönül koymadım dedim ama
Sana gönül koydum.
Ama en çok da Beş dakikalık mesafeye dipsiz çukurlar, sonsuz dağlar koyduğun için gönül koydum.
En çok da iki sıcak sözle, bir muzip bakışla eriyecek kadar ufak buzları dağlar yapıp sana giden yollarıma koyduğun için sana gönül koydum.
Hep düzelttiğin sorunları düzeltmeyi bana bırakıp, başarısızlığımı sakince izlediğin, "Bak uyudum uyandım, yapamıyorum; kırıldım ve bunu tek başıma halledemiyorum" diye yardım dilenişlerime "peki ben ne yapabilirim?" Dediğin ve ben halledemeyip sorunları benzin misali üzerimize döktüğümde bizi ateşe vermeme izin verdiğin için sana gönül koydum. -
Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?
Keşke düşünmesen.
Keşke ben de bunları düşünmesem. -
Arada bir özlüyorum. Ama sadece, arada bir. -
Tamam -
Numaramı engellemişsin şu an farkettim. Çok iyi yapmışsın çok da güzel. -
of umrumda değil ya. artık acı çekmek de çektirmek de istemiyorum insanlara. işi yokuşa sürüp muhatabımı seksen yedi bilinmeyenli denklemlerde boğmak istemiyorum.
seviyorum sözlük anlıyor musun. bu firâkın dönüşü yok. ya da şöyle diyeyim. ben gemileri de abayı da çooktan yaktım.
seviyorum.
'*'
artık acı çekmek de çektirmek de istemiyorum. seviyorum. sevmekteyim... -
Seni çok özledim. bir yıldır görüşemiyoruz. Ben bakıyorum uzaktan. Ah diyorum içimden. Çok nurlu bir yüze sahipsin. Berdo dediğin günler gözlerimin önünden bir film şeridi edasıyla geçiyor. Dileğim allah'tan gelecek sene tekrar kavuşmamız. Seni çok özledim yüksel hocam. Çok iyi din hocasısınız. -
teşekkür ederim, beni çok iyi inandırdın kendine. allah benim belamı versin. sana inananda suç, şerefsiz. insan yeminini unutur mu? -
Bir kaç gün önce çok üzgünken şimdi içimin kıpır kıpır olmasına bir anlam veremiyorum. Korkuyorum
