derdini paylaşmayan insan

  • derdimi yalnız yaşamayı seviyorum ve gerçekten beni bunaltacak ve psikolojimi bozacak seviyeye gelmedikçe kimseyle paylaşmıyorum ve olgun bir insan olduktan sonra, 1-2 durum hariç hiçbir derdimi kimseye anlatmadım. bu bir marifet mi? hayır değil lakin bunun kendimce sebebi şu;

    çevremdeki insanların bana çözüm sunabileceğini, derdimi bitirebileceğini ve iyi bir şekilde dinleyebileceğini düşünmüyorum. bir diğer sebep ise; gün geliyor bu paylaştığım özel durumları bana karşı silah olarak kullanmaya kalkabiliyorlar. zamanında başımı yaktı lakin artık bilinçli olduğum için kafam rahat. zaten rahat ve umursamaz bir insan olduğum için günlük hayatta gerçekleşen olayları kafama takmıyorum. bir sağlık konusunda biraz takıntılıyım o kadar. o da olsun daaa.
  • arif olan anlar diyordur. '*'
  • (bkz: sosyalith)
  • Anlatmaktan ve anlaşılmamaktan yorulmuştur belki.
  • içine ata ata bunalıma girmesi olası insandır.ama ne demişler"mutluluklar paylaştıkça çoğalır,üzüntüler paylaştıkça azalır."insanız hepimiz,herşeye mükemmel çözümler bulamayız,bazen bazı işlerin içinden kendimiz çıkamayız,bir yardım eline ihtiyaç duyarız.dertleşecek bir dost tutunacak bir omuz ararız.çekinmeyin arkadaşlar.güvendiğiniz insanlara dertlerinizi anlatmaktan çekinmeyin.rahatlarsınız.
  • kimsesi yoktur, kimsesi varsa da dert dinlemeyi bileni yoktur.
  • Bir de anlatırken üzülmek istemiyordur.
  • sanki paylaşıyoruz da ne oluyor. takma kanka geçer diyorlar. vay canına hiç aklıma gelmemişti bu sen nasıl düşündün acaba
  • herkesle dert paylaşılmaz, alır tuzu basar yaranıza sonra. yalnız konuşun içinize kapanmayın, hiç olmuyorsa ağlayın.
  • çaresi olmadığını biliyordur da paylaşmıyordur belki. ya da sadece salaktır biraz. bazen pişman oluyorum anlattığıma derdimi. çaren varsa konuş yoksa sus ortak ol işte dimi. ama yok. nerde. derdini söylemeyen derman bulamaz, evet. ama söyleyince de bulamıyorsa ne gerek var. bırak bilmesinler. anlattığın yerden vururlar seni. düşman kör nişancıdır da dost bilir nereden vuracağını. bundan dolayı işte.
  • Blog yazar tanımadığım biri okusun diye.
  • derdi olmaması gerektiğini bilmektedir.
    derdinden prim yapmak istememektedir.
    dinleyeni yoktur çünkü zırvalıyordur.
    derdini anlatmaması gerekir, alengirli işlerdir, vs.
  • derman bulamaz
  • olay ne kelimelerin kifayetsizliği ne de gereksiz yargılama. bu tamamen derdin anlatılacağı kişi ve dert sahibi arasındaki ilişkiden gelir. dert sahibi kişi karşısındakini derdini anlatmak ve paylaşmak için yeterli görmez. çünkü bazı insanlar vardır derdini söylerken azaltır belki diye söylersin arttırır. Hayatında böyle kişilerle karşılaşmış akıllı insanlar gidip de bunlara derdini anlatmaz sonrada adı ketuma çıkar.

    birde kendini ifade etmek istemeyen insan türü vardır bu gruba giren. Onlara da söylemek istediğim tek bi cümle var arkadaşlar, kendini sen anlatmak istemezsen seni senden daha iyi kim anlatabilir?
    hayatlarımızı en az pişmanlıkla yaşayalım be daha kaç kere gelicez şu dünyaya.
  • insanın onu bütün kalbiyle dinleyen bir dostunun olması bu sıkıntıyı çözer, mesele o dostun eksikliği. böyle olunca içine kapanıp kendini kalabalıkların içinde yalnızlığa mahkum ediyorsun. yada Allah inancın varsa, oturup seccadenin üzerine bir güzel döküyorsun içini. seni ayıplamayan, kınamayan, bırakıp gitmeyen gerçek dosta...
  • İnsanların kendisini veya anlatacağı olayda durumda geçen birini gereksiz yargılamasından korkan insandır.
  • blog sözlük dertleşecek insan veritabanı başlığından habersizdir.
  • Sözcüklerin derdini anlatmada kifayetsiz kalacağını düşünen insandır.
    Aslında, sanılanın aksine öyle çok ihtiyacı vardır ki konuşmaya...
  • Derdini paylaşınca faydasını görmemiş insandır.

    İçinizi sürekli kemiren, size acı çektiren hatta uykusuz günlere sebep olan olayı karşı tarafa anlatırsınız. Genellikle sizi Dinleyen kişinin verdiği cevap ise "boşver, takma" şeklindedir. Hatta bunun bir başka versiyonu olan "millet neler yaşıyor, sen neleri takıyorsun" ya da "o da bir şey mi bak ben bunları yaşadım" şeklinde sidik yarıştırmaya kadar giden olaylar silsilesi olabiliyor. Kısacası pek bir etkisi olmuyor. Hatta kendinizi daha kötü bile hissetmeniz muhtemel.

    Belirtmek isterim ki her insanın acıya olan direnci farklı. Birileri için önemsiz olan şeyler, sizin için çok acı verici olabilir. Ayrıca bazı şeyler yaşanmadan ne yazık ki etkisi bilinmiyor.

    Sonuç mu? Sonuç genellikle zaman kaybı. Geçmişe baktığınız her an için o yaşananlar içinizde bir ukte olarak kalıyor. Bu dediklerim tecrübeyle sabit.
  • benim..

    edit: sorulmadan konuşmaz, sorulsa da asgari kelimeler telaffuz etmek suretiyle diyalogu hemen bitirir. Çookk düşünür. Yazmayı, okumayı sever, nispeten insanları dinlemeyi de sever ancak onu kolay kolay konuşturamazsınız.
/ 2