defter

  • çocukken günlük tutardım. temiz kalpli defterlerdi hepsi.
    çocuk buhranlarıma yuva olan defterlerdi, mahremimdi hepsi.
  • yazı yazmak için kullanılır ve iç dökmek için oldukça iyidir.
  • Kullanmaya asla kıyamadığım gereçtir. O sayfalara nasıl da yazabiliyorsunuz anlamıyorum. O mükemmelliği bozmaya vicdanınız nasıl el veriyor?!
    Ev boş defter dolu. Nolur bana defter hediye etmesin kimse artık '*'
  • bazen konu anlamında kullanılan araç.

    Eski defterleri kapattık.
  • biriktirmekten hoşlandığım şey. doğum günü hediyesi olarak içine yazılar yazılmış , şarkı listeleri sıralanmış, kitap alıntıları yapılmış biçimde verildi. geceleri o deftere sarılarak uyuduğum doğrudur.
  • Birkaç tane sevimli mi sevimli minik deftere sahibim. kullanılmasa bile orada bulunması insana haz veren kağıt topluluğudur.
  • Durmadan bir yenisini alıp, birini doldurmadan diğerine geçerek israf sektöründe çığır açtığım gereçtir.
  • sürekli sayfalarına yazılar yazıp ardından yırtıp atma konusunda kendimi tutamadığım şey.
  • Yazı yazmak için kağıtların bir araya geldiği, öğrencilerin bulunmadığı evde izine pek rastlanmayan, not tutmaya yarayan bir nesnedir.
    Benim evde bir çok çeşidine rastlamak mümkün. Bir tür kalem alma hastalığı gibi, defter almaya bayılıyorum.