çok özlenen şeyler
-
Bir ağacın gölgesine sığınıp minicik parmaklarla toprağı deşmek, toprakla oynamak. -
feci bir şekilde köyümü özlüyorum ya. -
Sallandıkça göklere yükseldiğimi sandığım masumluğumu. -
Kafa dağıtmak için bir kahve alıp avare avare avm’de dolanmak sanırım. Bir de denizi çok özledim :( -
çocukluğumdur. -
Sıradan hayatımı kırabilmeyi özledim. Kendi özgürlüğümü içimden çıkarıp gerçekleştirmeyi, bugüne kadar yapamadığım şeyleri yapmayı özledim. Sevmeyi sevilmeyi özledim. -
hiç bir önlem almak ihtiyacı hissetmeksizin dışarı çıkıp avm'de gezebileceğim gündür. -
Arkadaşlık, sıcak, samimi, iyi niyetli, empatik bir arkadaşlık. Ama kötülük düşünmeden.. -
Değer verdiğim birisinin kendince sebeplerinden dolayı konuşmuyor oluşum. Saygı duyuyorum fakat beni içten içe yaralıyor. Oysa saatlerce düşünmeksizin saçma mı, doğru mu, önemli mi fark etmeden konuşmak için neleri vermezdim. Ama gel gör ki olmuyor. Bende zaman zaman gelip buraya yazıyorum.. -
Kar yağmasını gerçekten çok özledim be. -
sevdicek. -
Kar topu oynamak -
gözlerimden mutluluğun aktığı günler -
Yağmurda kulaklığımdan gelen müzik eşliğinde yürümek
Düşünebilmek -
Sarılmayı o kadar çok özledim ki , böyle birine inanarak güvenerek.. -
Evin içinde dünya kupasını top oynayarak yaşamak. -
Balık tutmak -
Eski beni çok özledim. Daha saf daha insancıl daha Güler yüzlü şimdi hepsini kenera bırakmış gibiyim. Bazen konuşmayı unuttuğumu düşünüyorum ama iç sesimle muhabbet iyi gidiyor aslında. -
çantama erzak doldurup bisikletimle dağlarda gezmeyi çok özledim.
(bkz: anlamsızca kaleiçi sokaklarında gezmek) -
Maskesiz, eldivensiz, insanlardan kaçmadan sokağa çıkmak.