çok özlenen şeyler

  • Gecenin bi vakti Tunalı'ya doğru yürümek, kuğulu'da biraz dinlenip bestekâr'a inerek bi bara oturup, birkaç bira içmek.
  • Sahilde bir cafede sade Türk kahvesi ve sade maden suyu söyleyip yanına da güzel bir müzik. Daha ne ister ki insan.
  • denizi çok özledim. dalga seslerini, engin mavilikleri ve o mis kokusunu. hiç bu kadar uzun süre deniz görmediğim olmamıştı.
  • Eski Türkiye
  • egede olup, denizin içine masa sandalye kurup yediğimiz, içtiğimiz , güldüğümüz günleri.
  • blog sözlük radyo yayınlarını.
    ımmms akşam olsa da dinlesek
  • ' ben ' değil, ' biz ' diyebilen bir toplumun parçası olmak ...
  • çocukken, pet şişelerin kapağıyla maç yapardık onu özledim birde bakkaldan yarım ekmek salam kaşar yaptırıp kapının önünde takılmayı. çok küçük şeylerden mutlu oluyorum bende böyleyim işte
  • Neyi özledim biliyor musunuz? Ben sürekli umut eden, idealleri ve hayalleri olan, çalıkuşu olduğunu düşünen o Hüzünü çok özledim. Evet yine umudum var ama öyle saf bir şekilde yok. Ve hayalim yok. Ama yaşamaya devam edeceğim.yeniden hayalim olana kadar devam edeceğim söz sözlük
  • Kanald de cıkacak olan cizgi film için ve ya show da cıkan en iyi arkadaşım dizisi için sabahın 7 sinde kalkmak özlüyorum seni okulun öğle arasında izledigim cennet mahallesi seni de özlüyorum.
    Aksam ezanında mahalle maçından yemek yemek için çağırmalarını da özlüyorum. Dertsiz tasasız temiz olan cocuklugumun ruhunu özlüyorum..
  • sanırım en çok kütüphaneyi özledim. artık okumaktan ve çalışmaktan sıkıldığım zamandan ara verip, sigaramı yakıp vapur seslerini duymayı...
    sinemaya gitmeyi de özledim. küçük sinema salonlarında, birçok kimsenin bihaber olduğu ve sanat kaygısı güden filmler ile demlenmeyi...
    her güne başlayıp mutsuz olduğum vakitlerde, "yarın bambaşka olacak" planları kurduğum ve her günün bir diğerkinden farksız olmadığını görüp, varoluşsal bulantıya girmeyi...
    arkadaşlar ile, "e şimdi n'apalım" dedikleri vakit, içelim o zaman dediğim zamanları da özledim,
    beyoğlu'nda başıboş dolaşmayı ve bir inde içmeyi de özledim.
    özledim işte ya hu, yaşamayı özledim ve aylaklığı...
  • sahil kenarında kahve içmek... deli gibi özledim seni...
  • Küçükken okuldan gelince üzerimi değiştirmeden arkadaşlarla dışarda oynanan yakar top, ip atlama vs. Şimdi hiçbir bilgisayar oyununun yada konsollarların veremediği gerçek tadı çok özlüyorum.
  • elimde para olması. en azından harçlık alıyordum.
    arkadaşlarımla ders çalışmak.
    müzik eşliğinde yürüyüş yapmak.
  • döner :)

    karantina bitse de yesek
  • Eski evimizde oturduğum şeritli kanepede bir elimde çikolatalı sütüm, diğer elimde ise kumandayla çizgifilm izlediğim zamanlar. Çok klişe bir faaliyet ama kendimi o zaman dilimini düşünürken buluyorum bazen. Sebepli sebepsiz aklıma geliyor. Hayatı o çizgifilm karakterlerinden ibaret sanardım. Sanki bir sorun çıktığında, önümde bir engel durduğunda o izlediğim animasyonlardaki gibi üstesinden gelebileceğimi, her şeyi atlatabileceğimi düşünürdüm. Hani yağmur yağmur yağar ve hava kararır ya, eninde sonunda güneş açar ve bulutlar dağılır ve siz her şeyin geride kaldığını sanırsınız. Tam da öyle işte.

    Seneler birbirini kovaladı oysa. 18 yaşıma geldim. Belki daha hiçbir şey. Daha hayata tam olarak atılmadım bile. Daha öğreneceğim bir yığın şey var önümde. Ama bu on üç yılda bile şok şey öğrendim. O izlediğim karakterler gibi yenilmez değilmişim. Benim de gücümün durakladığı bir sınır çizgisi varmış meğer.

    Yine saçmaladım sanırım. Yine de en çok özlediğim zamanlar o zaman. Keşke diyorum, zamanda yolculuk etme gibi bir yeteneğim olsa da o zamanlara gidebilsem yine, bir daha geri dönmemek ve o zaman diliminde takılı kalmak şartıyla.
  • (bkz: arkadaşlarım)
    (bkz: ayakkabı giymek)
    (bkz: makyaj yapmak)
    (bkz: kuaföre gitmek)
    (bkz: kombin hazırlamak)

    kimin aklına gelirdi bir gün bunlara bile hasret kalacağımız? pijama giymekten sıkıldım. şaka gibi. ben artık jean rahatsız olduğu için şikayet etmek istiyorum. kızılay'da yürürken durdurup anket yapanları bile özledim. of off...
  • Dağ çileği.
    Hiç bir yerde bulamadık. Vakti geçmiş. Vaktinde de zor bulunuyor gerçi o kadar minik ki. Şanslıysanız dağlarda gezerken kırmızı minik bir şey gözünüze çarpar.

    2008
    2017
  • Anneme sarıldığımda hissettiğim sonsuz güven duygusu.
  • çocukluk.

    şimdi sorumluluklar can yakıcı oluyor.
/ 3