çok özlenen şeyler
-
Küçükken okuldan gelince üzerimi değiştirmeden arkadaşlarla dışarda oynanan yakar top, ip atlama vs. Şimdi hiçbir bilgisayar oyununun yada konsollarların veremediği gerçek tadı çok özlüyorum. -
sahil kenarında kahve içmek... deli gibi özledim seni... -
sanırım en çok kütüphaneyi özledim. artık okumaktan ve çalışmaktan sıkıldığım zamandan ara verip, sigaramı yakıp vapur seslerini duymayı...
sinemaya gitmeyi de özledim. küçük sinema salonlarında, birçok kimsenin bihaber olduğu ve sanat kaygısı güden filmler ile demlenmeyi...
her güne başlayıp mutsuz olduğum vakitlerde, "yarın bambaşka olacak" planları kurduğum ve her günün bir diğerkinden farksız olmadığını görüp, varoluşsal bulantıya girmeyi...
arkadaşlar ile, "e şimdi n'apalım" dedikleri vakit, içelim o zaman dediğim zamanları da özledim,
beyoğlu'nda başıboş dolaşmayı ve bir inde içmeyi de özledim.
özledim işte ya hu, yaşamayı özledim ve aylaklığı... -
Kanald de cıkacak olan cizgi film için ve ya show da cıkan en iyi arkadaşım dizisi için sabahın 7 sinde kalkmak özlüyorum seni okulun öğle arasında izledigim cennet mahallesi seni de özlüyorum.
Aksam ezanında mahalle maçından yemek yemek için çağırmalarını da özlüyorum. Dertsiz tasasız temiz olan cocuklugumun ruhunu özlüyorum.. -
Neyi özledim biliyor musunuz? Ben sürekli umut eden, idealleri ve hayalleri olan, çalıkuşu olduğunu düşünen o Hüzünü çok özledim. Evet yine umudum var ama öyle saf bir şekilde yok. Ve hayalim yok. Ama yaşamaya devam edeceğim.yeniden hayalim olana kadar devam edeceğim söz sözlük -
çocukken, pet şişelerin kapağıyla maç yapardık onu özledim birde bakkaldan yarım ekmek salam kaşar yaptırıp kapının önünde takılmayı. çok küçük şeylerden mutlu oluyorum bende böyleyim işte -
' ben ' değil, ' biz ' diyebilen bir toplumun parçası olmak ... -
blog sözlük radyo yayınlarını.
ımmms akşam olsa da dinlesek -
egede olup, denizin içine masa sandalye kurup yediğimiz, içtiğimiz , güldüğümüz günleri. -
Eski Türkiye -
denizi çok özledim. dalga seslerini, engin mavilikleri ve o mis kokusunu. hiç bu kadar uzun süre deniz görmediğim olmamıştı. -
Sahilde bir cafede sade Türk kahvesi ve sade maden suyu söyleyip yanına da güzel bir müzik. Daha ne ister ki insan. -
Gecenin bi vakti Tunalı'ya doğru yürümek, kuğulu'da biraz dinlenip bestekâr'a inerek bi bara oturup, birkaç bira içmek. -
Maskesiz, eldivensiz, insanlardan kaçmadan sokağa çıkmak. -
çantama erzak doldurup bisikletimle dağlarda gezmeyi çok özledim.
(bkz: anlamsızca kaleiçi sokaklarında gezmek) -
Eski beni çok özledim. Daha saf daha insancıl daha Güler yüzlü şimdi hepsini kenera bırakmış gibiyim. Bazen konuşmayı unuttuğumu düşünüyorum ama iç sesimle muhabbet iyi gidiyor aslında. -
Balık tutmak -
Evin içinde dünya kupasını top oynayarak yaşamak. -
Sarılmayı o kadar çok özledim ki , böyle birine inanarak güvenerek.. -
Yağmurda kulaklığımdan gelen müzik eşliğinde yürümek
Düşünebilmek
