çocukluk oyunları

5 entry daha

  • herhangi birinin adı anıldığında beraberinde birçok anının canlanmasına vesile olan oyunlardır.

    (bkz: saklambaç)
  • (bkz: misket)
    (bkz: 7 kiremit)
    (bkz: taso)
    (bkz: sporcu kağıdı)
    (bkz: beyblade)
  • (bkz: beş taş )
  • (bkz: çelik çomak )
  • (bkz: simit)

    (bkz: ortada şebek)

    (bkz: uzun eşek)
  • aç kapıyı bezirgan başı
    yakartop
    Tıp
    Deve cüce vs vs
  • Taso yu tek geçerim.
  • Alman kale
    Babacılık (baba filminin etkisi)
    Robinsonun teknesi (minderin üstünde oynardık. Minder sal olurdu öteki odalara yani adalara ulaşmaya çalışırdık)
    Elektrik süpürgesiyle f1 oynamaca vardı birde. Hatırlayan olacAktır Gri beko süpürge tekerlekli.
    Karavan (ranzanın alt katını çarşafla kapatıp alt kattaki yatağın yastık kısmına tenceri kapağı koyardık. Sorsan direksyon işte.
    Trafik (kuzenlerle bir araya gelip oyuncak arabalarla trafik yapardık. Sonra eski olanın üstüne kolonya döküp yakardık, sorsan kaza yapan arabalar. İyi evi yakmamışız)
    Havalı tabancayla action man vurmaca

    Bunun gibi oyunlar. Yaratıcılığın çok olmasının sebebi kuzen sayısının çok ve yaşca birbirine yakın olmasıydı bizde. 7 kuzen beraber büyüdük. Ne güzel günlermiş...
  • halen daha zaman zaman gülümsenerek hatırlanan; hayal gücü ve el becerisi gelişimine katkıda bulunmuş oyunlardır. tablet, pc, sosyal medya gibi sanal ortamın boşluğunu dolduramayacağı oyunlar.

    bir tahta üzerine çakılmış çivilerin futbolcu ve kale direkleri yerine geçtiği ve bozuk parayla maç yapıldığı oyun ilk aklıma geleni. kısa adı var mı, bilmiyorum. tabi ki herkes kendi sahasını kendi yapardı.

    (bkz: uçurtma)
    ama hazır alınanı değil. düz kargılar özenle seçilir, kesitinden ikiye ayrılıp ortadan bağlandıktan sonra evdeki naylon poşetlerin düz hale getirilerek kaplanırdı. yapıştırıcı yok, naylon üst üste koyup küçük taşla defalarca vurmak suretiyle yapıştırılırdı. kuyruk da benzer şekilde şerit naylonların ipe bağlanmasıyla yapılırdı.

    tahtadan araba. baya direksiyonlu, frenli. hatta mekaniği üzerinde ciddi kafa patlatılıp arge yapılırdı. yokuş aşağı fena giderdi. tekerlek ise genelde rulmandan olurdu.

    tüftüf. bizdeki adı buydu. tüfek düz bir boru, mermi ise uygun kalibrede kesilmiş kağıt külah. tabi nişangah, kabze vb. herkes kendi eklentisini yapardı. primatif paintball da diyebiliriz.

    bütün bunların yanında sokakta bulduğumuz envai çeşit canlıyı inceler, beslemek için eve getirirdik. kertenkele, çekirge, kaplumbağa, tırtıl, solucan gibi.. arada kedi, köpek de..

    bir de legoların hastasıydım. uzay komseptli olanı özellikle. benim olmadı ama misafirlikte denk geldi mi affetmezdim.

    günümüzde de çocukluklar keşke böyle yaşanabilse..
  • Ey benim kedilerle kuşlarla evcilik oynayan çocukluğum,
    Herkesi sevebilen, hayretleri çok, ezel kokulu mutluluğum...
    k.k
  • niye kimse aylık dememiş ?

    (bkz: aylık (9-11-15))

    beşlik = 5 puan
    kafa = 3 puan
    topuk = 9 puan
    ronaldo vuruşu = 8 puan

    topu sektirip gol atınca 1 puan sayılır
  • korebe
5 entry daha