çocukluk hayalleri
-
öğretmen olmak için ağlardım bildiğiniz ama sosyal hizmet okuyorum şu an. aynı amaca hizmet edecek benim için, hatta çok daha fazlasına o yüzden huzurlu ve memnunum bu konuda. -
Doktor olmaktı. Shsgsbsyxbdbdhbd
Akrabalar sağ olsun başka meslek bilmiyorlarmış. Bi çicik çik ziki kisin diktir ilir diyorlardı shdbegru373b3d7bdhe -
Mutlu ve huzurlu bir hayatın başrolü olmak. -
Neden hatırlamıyorum ama İtfaiyeci olmak. -
dünya turuna çıkmak lol. -
Arkeolog olup Atlantis’i bulmak gibi hayalim vardı. Ama şu an sadece batıklar Hakkında araştırmayı sevmekle kaldım. -
ev almak. hala daha da devam eder. milli piyangoyu kazanırsa ne yapar diye arkadaşlarıma sorsanız ev alır derler. kaç tane alıyorsa artık. ev alıp kirasını yemeyi düşünüyorum çünkü. ev. -
astronot olup uzayda tek başıma şarkı söylemek -
tüm öykülerimi derleyip bir kitap çıkarmak. -
ilköğretim 1.sınıfa başladığım daha ilk gün, yanıma bir kız oturmuştu. hemen hemen bütün sınıf ağlarken, herhalde ana sınıfına gitmiş olmanın verdiği alışkanlıkla biz ağlamıyor, muhabbet ediyorduk. tanışmalar, dersler falan bitince bizi kapıda bekleyen velilerimize birlikte gittik. şans o ya, oturduğumuz evlerde birbirine yakındı. gel zaman git zaman, velilerimizde arkadaş olmuş, bizde güya sevgili olmuştuk. büyüyünce ne olacaksın sorusuna, onunla evleneceğim derdim, hatta onun annesine bile söylemiştim bu dileğimi. hala gülüşünü hatırlarım kadıncağızın. zavallım kızını gölcük depreminde kaybetmiş benimde uçarı hayalim imkansızlaşmıştı. o gün bugündür, büyük hayaller kurarken aklıma gelir o kadın. moralim bozulur, hep bir ekşir yüzüm. -
Ülke kurmak bildiğimiz ülke kurup kendimi kral ilan etmek istiyordum. -
Ciguli olmak istiyordum anaokulundayken....
sonra bir dönem itfaiyeci bir dönem de asker olmak istemiştim -
bir jeep alacaktım. anneanneme bir villa alacaktım. bunları başardım lakin canım benim, gözlerini yumdu hayata. mekanı cennet olsun. -
dünyanın en salakça hayali idi. kahve fincan takımım olsun. oyuncak değil ama gerçeği. ve hepsi başka renk. kırmızı, saır, yeşil, mavi... her fincanın rengi ayrı.
ve oldu. ben seneler sonra 26 yaşımda bir gün fincan alırken o fincan takımını gördüm. hepsi başka renk. yüzümde garip bir gülümseme ile aldım onları. -
Ya savcı ya da prenses olmak istiyordum '*'
Ülkemizde monarşi olmadığı için prenseslikten vazgeçtim.
Ama savcı olmaktan vazgeçmedim. -
Şimdi bir başlasam susmam ama en çok öğretmen olmayı istiyordum. Hayalim oydu hâlâ da aynı. İkinci Üniversitesiyi öğretmenlik üzerine okumayı düşünüyorum :) -
Köy ağası olmak isterdim -
yaz yaz bitmez. o kadar çok hayalim var ki.
---okuduğum okullara evim hep yakın olmuştu.(yürüyerek yaklaşık 5 dk.) ama okula hep geç kalırdım ve yolların asfalt yerine pamuktan ve sonsuz kaydıraklardan olmasını hayal ederdim. pijamalarla, yalın ayak okula gidebilmeyi filan. hala etmiyor değilim.
---hala olduğu gibi evleri hiç sevmezdim ve balkonda yaşamayı hayal ederdim. yaz geceleri balkondaki hamakta uyurdum ve kimse beni oradan kaldıramazdı.
---ay ve yıldızlara çıkıp orada dolaşmayı, bulutların üzerinde oyun oynamayı filan isterdim.
---çiçeklere aşıktım (hala aşığım) çiçeklerle dolu bir bahçe hayal ederdim.
---oturduğumuz sitedeki lisenin bahçesinde bulunan süs havuzuna gizlice girip temizlerdim sonra su doldurup oynardım ve o havuzun benim olduğunu ve güllerle dolu bahçemin olduğunu hayal ederdim.
(bkz: çocukluk anıları) -
Kucukken annem saclarimi hep kisacik kestirirdi bu yüzden en buyuk hayalim yerlere kadar saclarimin olmasiydi. Canim istediginde sacimi uzatayim canim istediginde kisaltayim istiyordum. Hatta uzun olunca sihirli annemdeki eda'nin (bkz: defne joy foster) saci gibi yaptırmak istiyordum. Hatirlarsaniz beline kadar rastali saclari vardi. Artik saclarimi kendim kestirebildigim yaslara geldim ve yillardir kisa sac kullaniyorum. Hatta hic uzatmadim. Kisa saca asigim. Uzun saci kullanmayi bilmeyen kullanmasin. Bazen yolda gordugum uzun sacli kizlarin saclarini enseden kesesim geliyor. (bkz: blog sözlük itiraf) -
Tamamen dolu her çeşidinin olduğu bir algida dolabıydı hayalim. Dolabın bizim evde nerede duracağını, hangi çeşitleri hangi gün yiyeceğimi, kimlere verip kimlere vermeyeceğimi bile düşünmüştüm. Sanırım pahalı olmasından ötürüydü bu hayalim, çünkü yıllardır o dondurmadan yemedim ve aklıma bile gelmedi.
