çocukluk hayalleri
-
Saf bir dimağın ürünü, tüm kurallara aykırı, gülümseten hayallerdir.
Kişisel bir kaç örnek;
-Kayan yıldızı arayıp bulmak ve eve getirmek.
-uçaktan bulutların üzerine atlamak.(tabiki bulutlar pamuktan)
-
mühendis olmaktır.
ama ne mühendisi diye sorulduğunda mühendislik dallarını sayamamaktır.
bir tane mühendis var abi işte, uzay roketinide o yapıyor, robotuda o yapıyor, köprüleride o yapıyor, bütün makineleri o yapıyorya, ben işte o mühendisten olcaktım.
-
çocukluk aşkınla evlenmektir. halbuki sevdiğin kız, senin kendisini sevdiğini bile bilmemektedir. -
ölen dedenin özel güçlerini dua ederek kendine geçirmek. sanırım çok fazla ruhsar izlemenin etkisiydi bunlar. -
gökkuşağının peşinden koşup sonunda zengin olmak. ulan ne çok para seviyormuşum ben. -
rüyalarımızı sonradan izleyebileceğimiz bi makina üretmek. makina mühendisi olmalıymışım.
-
Bahçeli bir ev ve içinde yavru köpekler -
balerin olmak istiyordum. -
Kral olmak istiyordum. Sonra onun için babamın kral olması ve bana miras bırakması gerektiğini öğrendim. Hayallerim yıkıldı. -
Çocukken en büyük hayalim bir an önce büyüyüp koca adam olmaktı. Şimdi büyüdüm koca adam oldum ama bu defa da çocukluğuma geri dönmek yine çocuk olmak ve hep orada kalmak istiyorum. -
bilim adamı olmaktı -
Dünyayı gezmek. -
Okçu olmaktı, hep über havalı gelmişti bana ok atanlar, sonra bir gece rüyamda ok atarken, yanlışlıkla dedemi vurduğumu görmüştüm, o an vazgeçmiştim. (bkz: iç burkan anılar) -
İstanbul'un daracık sokaklarında elimde kırmızı bir balon ile koşmak ama hayatım Çanakkale'de geçti. -
Tamamen dolu her çeşidinin olduğu bir algida dolabıydı hayalim. Dolabın bizim evde nerede duracağını, hangi çeşitleri hangi gün yiyeceğimi, kimlere verip kimlere vermeyeceğimi bile düşünmüştüm. Sanırım pahalı olmasından ötürüydü bu hayalim, çünkü yıllardır o dondurmadan yemedim ve aklıma bile gelmedi. -
Kucukken annem saclarimi hep kisacik kestirirdi bu yüzden en buyuk hayalim yerlere kadar saclarimin olmasiydi. Canim istediginde sacimi uzatayim canim istediginde kisaltayim istiyordum. Hatta uzun olunca sihirli annemdeki eda'nin (bkz: defne joy foster) saci gibi yaptırmak istiyordum. Hatirlarsaniz beline kadar rastali saclari vardi. Artik saclarimi kendim kestirebildigim yaslara geldim ve yillardir kisa sac kullaniyorum. Hatta hic uzatmadim. Kisa saca asigim. Uzun saci kullanmayi bilmeyen kullanmasin. Bazen yolda gordugum uzun sacli kizlarin saclarini enseden kesesim geliyor. (bkz: blog sözlük itiraf) -
yaz yaz bitmez. o kadar çok hayalim var ki.
---okuduğum okullara evim hep yakın olmuştu.(yürüyerek yaklaşık 5 dk.) ama okula hep geç kalırdım ve yolların asfalt yerine pamuktan ve sonsuz kaydıraklardan olmasını hayal ederdim. pijamalarla, yalın ayak okula gidebilmeyi filan. hala etmiyor değilim.
---hala olduğu gibi evleri hiç sevmezdim ve balkonda yaşamayı hayal ederdim. yaz geceleri balkondaki hamakta uyurdum ve kimse beni oradan kaldıramazdı.
---ay ve yıldızlara çıkıp orada dolaşmayı, bulutların üzerinde oyun oynamayı filan isterdim.
---çiçeklere aşıktım (hala aşığım) çiçeklerle dolu bir bahçe hayal ederdim.
---oturduğumuz sitedeki lisenin bahçesinde bulunan süs havuzuna gizlice girip temizlerdim sonra su doldurup oynardım ve o havuzun benim olduğunu ve güllerle dolu bahçemin olduğunu hayal ederdim.
(bkz: çocukluk anıları) -
Köy ağası olmak isterdim -
Şimdi bir başlasam susmam ama en çok öğretmen olmayı istiyordum. Hayalim oydu hâlâ da aynı. İkinci Üniversitesiyi öğretmenlik üzerine okumayı düşünüyorum :) -
Ya savcı ya da prenses olmak istiyordum '*'
Ülkemizde monarşi olmadığı için prenseslikten vazgeçtim.
Ama savcı olmaktan vazgeçmedim.
