çocuklarla girilen komik diyaloglar

  • 4 yaşındaki kuzen ile aramda geçen mini diyalogdur;

    Kuzen: Ben senin abinim.
    Ben: sjdhfskjhfsjkdf :O
    Kuzen: Abin susadı, hadi bakalım su getir abine.

    Yardır sözlük!
  • yeğenim 5 yaşında ve kendisine bebiş denmesine uyuz oluyor. onu bir hakaret olarak algılıyor niyeyse :)
  • 5 yaşındaki bur prensesle girdiğim diyalog buna örnek olabilir.
    Prenses ayran içmeyi sevmiyor.
    Ben: aaa dede gelmiş bize.(ayran içince dudağının üstünde oluşan köpük dolayısıyla)
    Prenses: (hemen dede duygusunun içine girip kaşlarını hafif çatar alnının kırışmasını sağlar elini titretmeye başlar.) ne terbiyesizsin sen el öp bakıyım.
    Ben:ver dedeciğim öpeyim elini. Nerede yaşıyorsun dede sen ilk defa görüyorum seni.
    Prenses:alt sokakta inşaat var ya güzel kızım orada oturuyordum. Evimi müteahite verdim.
    Ben: aaa kaç daire verecek size dede sizi kandırmasınlar sonra.
    Prenses: yok yok evladım. (bu arada 2. Bardağı yarılamış bıyığını yenilemeye devam ediyor.) ben evlenmek istiyorum ondan buldum o adamı yeni gelin alacağım yeni ev olsun istiyorum. Var mı sizin oralarda öyle bir hanım.
    Ben:(hafif şok olmuş halde) dedeciğim evlenme bu yaştan sonra yakma kendini.
    Prenses: olmuyor evladım bu yaştan sonra yok mu bana yok mu biri?
    (babası şaşkınlık içinde masada bizi izliyor. Öğretilmiş gibi replikler ve kızı 4. Bardağı istiyor. Yatağı sularsa korkusuyla zorla kızının yüzünü silip oyunumuzu bitiriyor.)
  • Annemin yeni sinir ameliyatı olduğu dönem, ablam üniversite için yaşam mücadelesi verirken bizler de kapıda vakit geçirmenin yollarını arıyoruz. Bi tanıdık gözle çarpışıyor gözlerimiz, sonrası muhabbet falan işte. Burak diye de bi oğulları var, 3-4 yaşlarında o zamanlar. Annesinin iki cümlesinden biri "Fare gibi ayol, kurcalanmadık yer, girilmedik delik bırakmıyor sabahtan akşama" olmasından mütevellit olsa gerek annem de elindeki sargıyı gösteren "ayyy, offf, pofff nasıl da acıyor ya" gibisinden söyleniyor. E haliyle merak etti çocuk, valla biz bile merak ettik:d
    Burak(yarı döner diliyle): ne o elindeki?
    Annem: sargı bezi, ay nasıl acıyoooor!
    Burak: niye var o orda?
    Annem: çekmece karıştırırken oldu işte biliyo musun, yaaaaa.... Karıştıramıyorum artık.
    Biz Burak biraz korkar da "ben karıştırmıyim o zaman" der falan diye beklerken:
    -iyki iki elin var bak, diğer elinle karıştırsana! Demişti, helal olsun len
  • Teyzemin 3 yaşındaki küçük oğluna çikolata verdikten sonra "ben de bir kere ısırabilir miyim" dedim ve aldığım cevap : "abişinkinin ucundan kopar" :))
  • Araç kullanırken yan koltukta yeğenim vardı biraz geri çekilir misin aynayı göremiyorum dediğimde,sen kendi aynana bak diye bi cevap aldım. :/
  • Komşumuzun bir oğlu var dokuz yaşında çok severim her gün mutlaka görüşürüz. Bugün bana abla sen büyüyünce evde kalırsan ben senle evlenirim dedi. Bende gerçekten mi diye sevinmek üzereyken ama olmaz sen çok yaşlanırsın dedi. E ne olacak o zaman diye sorunca zengin olursan evlenirim o zaman dedi. Çocuklar artık beni ciddi anlamda şaşırtıyor.
  • oğluma en çok sevdiğin ders diye sorunca verdiği cevap ;
    - teneffüs
  • Aleesia: söyle bakalım selim, büyüyünce ne olmak istiyorsun?
    Selim: sensei Splinter
    Aleesia: ama zengin olamazsın o zaman
    Selim: beş bin alamaz mıyım? Alırım bence.
    Aleesia: yetmez ki, mike'ın pizza masraflarını bir düşünsene
    Selim: o zaman o da lahmacun yiyecek
    Aleesia: oldu olacak isimlerini de güreşçi tosbağalar yapalım.. nereye gidiyorsun?!
    Selim elinde bir not defteriyle gelir ve en güzel el yazısıyla oraya güreşçi tosbağalar yazar.
    Selim: ee aleesia abla, daha parlak fikirlerin var mı?
    Aleesia: ...
  • — kaç yaşındasın bakayım sen?
    — dört.
    — büyüyünce ne olacaksın?
    — beş.
    harikulâde bir çocuk/yetişkin diyaloğu.. ( :