çocukken sahip olunan salakça fikirler

  • balkonda, sokakta yıkanan halıların tamamen durulanmaması gerektiğiydi. yani biraz sabunlu bırakıp kurutacaksın. sonra üstüne çay mı döküldü, hemen suyla ovala sabun köpürsün leke uçsun!
  • Antalyada yaşamamızdan kaynaklı, neredeyse her pazar gününü denizde ailecek geçirirdik. Yüzmeyi henüz öğrenemediğim için de tam dalgaların vurduğu, kıyıdaki kumlara oturur etrafı seyrederdim. Ufuğa baktığımda denizin sonunun gökyüzüne bağlandığını sanırdım hep. Tabi dünya yuvarlakmış falan hak getire. Nereden bileyim dünyayı abicim, benim dünyam zaten ben kadar :)
  • izlediğim tüm filmlerde oyuncuların hepsinin türkçeyi bilmesi ve çok iyi konuşabilmesi.

    dublaj nedir bilmezdim.
  • 1 nisan'da kullanılmak üzere sarımsak aromalı sakız icat edilmesine dair çılgın bir fikrim vardı.
  • Hemen herkesin hayal gücünün sınırsız olduğu zamanlarda kurduğu bir takım hayallerden doğan fikirlerdir.

    Kurtuluş savaşından sonra tüm yobazlar yok oldu, tüm kötüler öldü ve geri kalan iyi ve ahlaklı insanlar olarak Türkiye yi kurduk sanardım. Şirin mirin değil, çocukluğumu görsem gerizekalı diye basarım şamarı. Bana bu kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşatmaya hakkı yoktu.

  • türklerin tarihte yaptığı her savaşı kazandığını sanardım.
  • "3. dünya savaşını türkler kazandı"
  • Gece karanlık olunca gökte ay'a bakardım , Allah'ın lambası zennederdim.var mı bende salağı?
  • türkiye çapında mahalle takımları futbol ligi kurulabileceği...
    bu amaçla tüm semti dolaşıp mahalle isimlerini yazmaya bile başlamıştık
  • Tanrı'nın minarede yaşadığına inanmıştım. Bir gün kuran kursunda iken arkadaşlarla minareye çıkalım dedik tabi ben çok heyecanlı ve korkmuş vaziyetteyim. Sonrasında gelmekten cayan bir arkadaşım arkamızdan gelerek bizi korkutmuş ve beni bayıltmıştı
  • İnsanların günden güne daha da erdemli olacağına inanırdım.
  • ambulans şöförü olma isteğim!?!?!? kücükken ne yasadım hiç bir fikrim yok.
    edit: kadınım
  • çocukluk aşkımla evleneceğimi düşünürdüm hep sonra bana bir iyilik yapıp başkasıyla evlendi
  • birin beşten büyük olduğunu körü körüne savunmam ve bunu da bir yarışta birinci mi olmak istersin beşinci mi. herkes birinci olmak ister demek ki bir daha büyük derdim. önemle büyüklüğü karıştırmam. ya da belki büyüklüğe o zamandan önem vermem. kendime güldüm burada
  • mahallede bir hırsızlık olayı duyulur.
    mutfağa gidilip bir bardak kapılır.
    içine çamaşır suyundan, kolonyaya, şampuandan, deterjana evde ne kadar sıvı varsa uygun ölçekte konulup, en son kolayla kamufle edilir.
    hırsız girerse içsin diye düşünülen şeyi, anne içer, ambulans çağırılır.

  • tanrı'nın vakıfbank'ın kasasında yaşadığını zannetmek.
    (bkz: çocuk işte)
  • Bütün insanların çok mutlu ve iyi olduklarını düşünmek
  • Babamın makinasını, fotoğrafları yıkatmak için fotoğrafçıya götüreceğini duyduktan sonra kendisini bu zahmetten kurtarmak adına çamaşır makinesine atmışım ve maalesef yıkandıktan sonra bulmuşlar.
  • klişe olacaktır ama radyonun içinde yaşayan insanlar olduğuna inanmamdır. ve yine bir klişe olarak bir büyük radyo, bir de walkman parçalamışlığım var.
  • birçok kişi için böyledir;
    evlenince çocuk kendiliğinden oluyor sanıyordum, olmadığında da çiftler birbirine uygun değilmiş demek ki diyordum kendimce...
/ 2