charles bukowski

  • Amerikalı yazar.
    "Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatadır."
  • Bir kitabının ilk cümlesinde orospu çocukları diye başlayarak samimiyetiyle kalbimi feth eden yeraltı edebiyatının babalarından sayılacak yazar.
  • Yer altı edebiyatı yazarı
  • her kitap seferinde "ulan bukowski'yi alıcam bu sefer" dememe rağmen her seferinde başka kitaplara kaydığımdan bir türlü okuyamadığım yazar.
    ulan bu sefer alıcam. okuyup da kitap tavsiyesi olan varsa beklerim efenim.
  • edebiyatı fena sarıyo adamın. değişik bir yorumlama tarzı, bakış açısı var. oldukça iyi.
  • _“Zor günlerini yalnız atlatan, kimsenin yokluğunu hissetmez.”

    _“Beş dakika sonra hayatta olacağımızın bir garantisi yok. O yüzden bu güne kadar kırdığın kişileri ara ve bir daha küfür et.”

    _“Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
    Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.”

    _“Tanrım, çok tuhaf bir dünyada yaşıyoruz. Her şeyimiz var; ama hiçbir şeyimiz yok.”

    _“Bazı insanlar kendi kendine iyileşmek zorundadır. Kimseye yardıma ihtiyaçları olduğunu anlatmazlar, belli etmezler.”

    _“Milyon kere ölmüşüm ben inanıp bekleyerek. Odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak, telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes…”
  • Neredeyse tum kitaplarini okudugum yazar, nickimin bir kismi oradan gelmektedir
  • sıradan delilik öyküleri kitabını okudum. hayatımda bu kadar ilginç bir kitap görmedim. tavsiye eder miyim etmez miyim bilmiyorum. belli bir okuma disiplininiz varsa okuyun yoksa anlayamazsınız.
  • Bir kedinin yatağa sıçramasını
    bekler gibi
    beklerken
    ölümü

    karım için çok
    üzülüyorum

    sertleşmiş
    solgun
    bedenimi
    görecek

    bir kez, belki de
    iki kez sarsacak:

    'Hank! '

    cevap vermeyecek
    Hank.

    ölüm değil beni
    endişelendiren, bu hiçlik
    yığını ile kalacak olan
    karım.

    ama birlikte uyuduğumuz
    bütün o gecelerin
    hatta yararsız tartışmaların
    bile
    harikulade şeyler
    olduğunu bilmesini istiyorum

    ve bu güne kadar
    söyleyemediğim
    o zor sözcükler
    artık söylenebilir:

    seni
    seviyorum.
  • sosyal medyada sürekli olarak kitaplarından sözlere denk geldiğimiz yazardır
  • ustalık gerektiren kafaya takmama sanatı adlı kitapta duymuştum adını. Amerikalı olduğunu biliyorum . 1920 yılında doğmuş ve 1994 yılında ölmüştür.
  • Kumar ve içki borçlarını kapatmak için yazan, hayattan pek bir beklentisi olmayan yazar. (bkz: alfaların alfası)
    En beğendiğim alıntısı: Garipliklere gülmek için ve hayatlarımızı, ölümün bizi almaktan ürpereceği kadar güzel yaşamak için buradayız.
  • Benim bir türlü sevemediğimdir. İstanbul'un ıslak, arka sokaklarını hatırlatıyor nedense. Depresif ve üzücü buluyorum kendisini.
  • (bkz: Ozbi) ve (bkz: gülce duru)nun, (bkz: bu nasıl sevda) şarkısında, pervasızlığı ile anılan yazardır
  • nefret ettiğim yazardır kendileri. bir çok kitabını da bilmediğin tanımadığın bir şeyden nefret etmek sağlıklı değil, oku bakalım diyerek okuyup, her satır sonunda noktalama işaretleri yerinde o dönem üniversitedeki erkek arkadaşıma dönüp tükürüp okumaya devam ettiğim yazardır.

    en kaba tabirle bir neslin bilmem neresine koydu desem yeridir.

    üniversitedeki erkek arkadaşıma çakma bukowski derdim. onun kitaplarını okudukça, aşk boş iş, kadınlara seni sadece üzer, kadınlara değer vermeyin, kadın seks içindir, beni yalnızlığımla bırakın, ben çirkin bir adamım diye mal mal dolandı ortalıkta. kendi yetmedi bir de tüm grubumuzdaki erkek arkadaşlarına kitapları okutuyor, onlarda buna katılıyor. serserinin, serkeşin teki oldu o dönem hepsi.

    yani bir kadına yapılabilecek her türlü götlüğü yaptı. doğum günündeyiz, kalabalık bir ekip, barda kutluyoruz. çekti gitti bıraktı hepimizi orada.

    karsa otobüs bileti almış yola çıkmış gidiyor. telefonu da kapatmış, arkadaşına bir mesaj atmış bana bile değil. bukowskinin tek bir kitabı ve gidiş bilet parası cebinde var dönüş bile yok basmış gitmiş. kendini sorgulayacakmış yolda, hem de bukowski kitabı okuyarak.

    çocuğun doğum gününde pasta mumlarını ben üfleyip, hediyeleri ben toplamıştım.

    iyiki doğdun mehmet diye alkışlanmıştım resmen.

    bukowskiden nefret etmem için daha nicelerini yaşamıştım.
  • türk edebiyat öğretmenlerinin adını bilmediği duayen şair.
  • Babaaaaaa... Bi gün geleceğim mezarına...