cemal süreya

12 entry daha

  • ''sonra saatler geçti, ortalık ışıdı, vagon gelincik tarlalarının arasından geçmeğe başladı. kıpkırmızıydı hepsi de. sana o kırmızıların tadını, tazeliğini, ileriye dönüklüğünü, kalabalıklığını gönderdim. almadın mı? sen ki sümbülsün, leylaklaştın, ama haklı olarak manolya olmayı her zaman yadsıdın. Elif'sin sen, anısın ve geleceksin, gerçeksin ve düş.''

    (bkz: on üç günün mektupları)
  • 9 Ocak 1990 yılında gözlerini bu hayata kapamış olan ünlü şair. Rivayete göre, kaybettiği bir iddia yüzünden soyadından bir "y" eksiltmiştir. Birçok kaynakta elma adlı şiirinde bundan bahsedildiği söylenir.

    Şimdi sen çırılçıplak elma yiyorsun
    Elma da elma ha allahlık
    Bir yarısı kırmızı bir yarısı yine kırmızı
    Kuşlar uçuyor üstünde
    Gökyüzü var üstünde
    Hatırlanacak olursa tam üç gün önce soyunmuştun
    Bir duvarın üstünde
    Bir yandan elma yiyorsun kırmızı
    Bir yandan sevgilerini sebil ediyorsun sıcak
    İstanbul'da bir duvar

    Ben de çıplağım ama elma yemiyorum
    Benim öyle elmalara karnım tok
    Ben öyle elmaları çok gördüm ohooo
    Kuşlar uçuyor üstümde bunlar senin elmanın kuşları
    Gökyüzü var üstümde bu senin elmandaki gökyüzü
    Hatırlanacak olursa seninle beraber soyunmuştum
    Bir kilisenin üstünde
    Bir yandan çan çalıyorum büyük yaşamaklara
    Bir yandan yoldan insanlar geçiyor çoğul olarak
    Duvarda bir kilise

    İstanbul'da bir duvar duvarda bir kilise
    Sen çırılçıplak elma yiyorsun
    Denizin ortasına kadar elma yiyorsun
    Yüreğimin ortasına kadar elma yiyorsun
    Bir yanda esaslı kederler içinde gençliğimiz
    Bir yanda Sirkeci'nin tren dolu kadınları
    Adettir sadece ağızlarını öptürürler
    Ayaküstü işlerini görmek yerine

    Adımın bir harfini atıyorum
  • aşk şiirinde sayılı şairlerden falan değildir...daha ötesidir...türk şiiri ve edebiyatının çok çok büyük ismidir...ikinci yeni şiir akımının yapı taşıdır...ayrıca böyle mevzua göbekten girerek "bilinenin aksine.." falan diye cümleler kurmak yerine daha detaylı yazmak gerekir..soyadındaki iki "y" harfinden birini bir iddiada kaybettikten sonra soyadını " süreya" olarak tanımlamıştır...ve zaten çoğunluk bunu da bilmemektedir...çok uzun ve emek verilmiş bir cemal süreya yazısı için...http://yedigunyazilari.blogspot.com.tr/2013/01/mutsuzluga-da-var-msn-diyen-ermis-cemal.html" target="_blank" rel="external nofollow">cemal süreya
  • asıl adı cemalettin seber olan şair. bilinenin aksine aksine süreyya değil süreya'dır. aşk şiirlerinde sayılı şairler arasındadır.
  • "hayat kısa
    kuşlar uçuyor."
    bi şairden çok daha fazlası.
  • aşk dediğin yoksulluktur

    Yoksunluktur aşk dediğin! Bir yanın eksik kalır geceler boyu, aldığın nefes yetişmez, sokak çocukları gibi dışarıda üşür yüreğin.
    Kaybetmektir aşk! Egonu, gururunu, kimliğini bir hırsızın ellerine gönüllü bırakmaktır. İsteyerek bencillikten vazgeçmektir. Omuzlarındaki tüm yükü atarak, avare gülüşlere uyanmaktır düş sabahlarında. Hiç fark etmeden nelerden vazgeçtiğini, cebinde, avucunda ne varsa dağıtmaktır.
    Aşk bir çeşit yoksulluktur. Mantığını kaybeder bedenin, kim ne derse gülümsersin. Hayattan kopmakla durmak arasında sendelediğinde ruhun, tam o anın içinde durur aşk dediğin.
    Kazanma ihtimalinin az olduğu bir kumar oyunudur aşk. Elindeki karta bakmadan rest çekmektir yaşama. Tüm zenginliğini, düşük ihtimale rağmen, hayatın ortasına sürmektir.
    Uğrunda bir ömür harcadığın özgürlüğünü hibe etmektir aşk dediğin. Başkasına ait küçücük bir kalbin içine sığmaya çalışmaktır. Köleliğe razı olmaktır. Gülümseyen bir çift dudağa, güzel bakan bir göze esir olabilmektir. Yani, aşk dediğin gönüllü hükümlülüktür.
    Olmayacak duaya amin demektir aşk. İmkansızı başaracağına dair şiddetli inançlara tutulmaktır. Kaç merdiveni üst üste koyarsan, mehtabı sevdiğinin kollarına çekebileceğini hesaplamaktır mesela. Ortak bir yıldız seçip, bulutlu gecelerde seni düşünmediğini sanarak ağlamaktır. Muhteşem şiirler yazdığına inanarak, tüm sevdiklerini esir etmektir, yüreğinden başka yere bağlanamamış kelimelere.
    Uykusuzluktur aşk dediğin! Yalnızken onu düşünmekten kapanmayan gözler, sabah ezanlarını duyarak sızar en sonunda. Sayısız geç kalışların açıklanamaz sebebidir. Birlikte olduğunda onu seyrederek bitirmektir geceyi ve çok uzun uyuyuşun içinden kalkmış gibi dimdik başlamaktır yeni güne.
    Sürekli dalgınlık halidir aşk. Kafanı yaslayarak hayallere daldığın otobüs camlarında izler bırakmaktır, ineceğin durağı kaçırarak. Yanından geçeni görmeden sokaklar boyu yürümektir. Kafanda duran gözlüğü, konuşurken elinde tuttuğun telefonu aramaktır.
    Zamanla kavga etmektir aşk. Yelkovanla akrebe küfür etmektir geçmek bilmez bekleyişlerde. Planlarını uyduramamaktır, hayat sürprizler yaparak değiştiğinde.
    Kendinden vazgeçmektir aşk dediğin. Yemeğin en güzel yerini ayırmaktır sevdiğin için. Onun yerine düşünmektir, onsuz kaldığın anlarda bile. Birini kendinden çok sevmektir, henüz kendini sevmeyi bile beceremediğin yaşam tünelinde. Hastalandığında bir sandalye üzerinde beklemektir sabaha kadar. Her acısını kalbinde misliyle hissetmektir.
    Aşk dediğin yoksulluktur. Bedenini, ruhunu, kalbini emanet ederek başkasına; düşler bahçesinin çiçekleri ile avunmaktır. Kendin olmaktır aslında,özüne dönmektir. Vazgeçmektir hırslardan, cezalardan, çekişmelerden. Sadece güzel olana dayandırıp yaşamı, her mevsimin tadını çıkarmaktır. En değerlisi, aşk, bir kalbe sevmeyi öğretmektir.
    cemal süreya
  • İnsan ruhunu okşayan şair.
  • Modern şiirin ressamıdır.
  • "Kuşlar toplanmış göçüyorlar ; keşke yalnız bunun için sevseydim seni." Dizesinin şairidir.
  • Dokunulmasa da,
    görülmese de,
    kalpte yer verilir bazısına;
    nedensiz…
  • sesinde ne var biliyor musun
    uykusuz türkçe var
    işinden memnun değilsin
    bu kenti sevmiyorsun
    bir adam gazetesini katlar
    (bkz: Bir Kırlangıcın Daha Var)
  • "Keşke yanlız bunun için sevseydim seni."
  • Saat Çini vurdu birden: pirinççç
    Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan
    Kasketimi eğip üstüne acılarımın
    Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
    Karanlık her sokaktaydın gizli her köşedeydin
    Bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi. Mavi.
    Bir takım genç anneleri uzatırdı bir keman
    Sen tutar kendini incecik sevdirirdin
    Bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa

    Yalnız aşkı vardır aşkı olanın
    Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
    Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
    Kardeşim olan gözlerini unutamadım
    Çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
    Dostum olan ellerini unutamadım
    Karım olan karnını ve önlerini
    Orospum olan yanlarını ve arkalarını
    İşte bütün bunlarını bunlarını bunlarını
    Nasıl unuturum hiç unutamadım
    Kibrit çak masmavi yanardı sesin
    Ormanlara ormanlara yüzünün sesi
    En gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
    Şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın
    Soluğu kesen ağulayan ormanlarında
    Yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
    Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
    Karadeniz'e karışırdı ordan Akdeniz'e
    Ordan da daha büyük sulara

    Geceyse ay hemen tazeler minareleri
    Kur'an sayfaları satılan sokaklardan
    Ölüm bir çeşit sevgiyle uçar
    Ölüm uçar çocuk yüzlere
    Ben o sokaklardan ne kadar geçtim
    Damağımda dilinin yosunlu tadı
    Önce buğulu sonra cam gibi parlak sonra buğulu yine
    Bir takım tavşanları andıran bir takım su hayvanlarını
    Pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini
    Yani salı çarşamba perşembe cuma cumartesi

    Bir başak ufak ufak bildirir Konya'yı
    O başakta o Konya'da seni ararım
    Ben şimdilerde herşeyi sana bağlıyorum iyi mi
    Altın ölçü çift ölçü ve altın karşılıksız
    Para basma yetkisini Fırat'ın suyunu Palandöken'i
    Erzincan'ın düzünü asma bahçelerin dibini
    Antalya'nın denizini o denizin dibini
    Beş türlü yengeç yaşıyan sularında
    Çağanoz adi pavurya çingene pavuryası ayı pavuryası bir de çalpara
    Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında
    Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
    Sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya
    Yokluğun gayri şurdan şuraya geldi
    Bir günler şölenlerle egemen ülkende
    Şimdi iri gagalı yalnızlıklar dönüyor
    N\'olur ağzından başlıyarak soyunmaya
    Bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme
    Çık gel bir kez daha yıkıntılardan
    Çık gel bir kez daha bozguna uğrat

    (bkz: ülke)
12 entry daha