çaya ekmek banmak

  • Daha çok yaşca büyüklerin yaptığı eylem. (bkz: Annem ve annesi)
  • somon ekmek değil de kupkuru ekmeklerde güzel olur.
  • eskilerin çok iyi bildiği şimdilerin burun kıvırdığı.
  • Babaannem yapardı. Ekmek bayatlamışsa. Çay yok diyelim suya banardı. Mini mini yerdi ön dişleriyle. Canım babaannem. Fakir değildi. Olabilirdi de ama değildi.
    İsraf harammış. İnandığı Tanrının öğüdü.
    Umarım bulunduğu yerde dumanı üstünde mis gibi taze pideler vardır israf yoktur.
  • kardeşimin yapmaktan vazgeçemediği fakir eylemi.
  • yukarıdaki dokunaklı hikaye birkaç saniye duraklattı fakat gene de fikrim değişmedi. çaya ekmek banmak damak tadı olmamak olabilir. ya da ekmek fazla kurudur ve ihtiyaç dahilinde yapılır.
  • tanım: çaya bisküvi banmanın diğer bir versiyonudur. benim için biraz daha nostaljik bir havası vardır, biraz daha samimidir.

    ne güzel kadındı babaanne.
    bana, çaya ekmek banmayı öğretmişti. ekmek ıslandıkça tatlanır, güzelleşirdi. o zamanlar sivas'taydık. soğukmuş, karmış, buzmuş, dünya kötü bir yermiş falan, hiçbiri önemli değildi. ben sadece, üstünde dumanı tüten paşa çayına ekmeği banıp, oyuncak trenlerin hayalini kuruyordum. her şey bu kadar basitti işte. sigaraya başlamama daha on altı sene vardı. bir de hayatla yüzleştiğim günlere çokça sene.

    babaanne vefat etti.
    ben de artık oyuncak trenlerin hayalini kurmuyorum.