cam tavan sendromu

1 entry daha

  • bu bizim aöf sosyoloji vize sorumuzdu. isminden anlaşılıyor zaten ne kastettiği. (bkz: öğrenilmiş çaresizlik) ten ziyade, ezilen kadın çaresizliği manasında, feministlerin benimsediği bir kavramdır.
  • Ben bunun çekirge versiyonunu biliyorum. Çekirgeyi cam kapaklı bir kavanoza koyuyorlar. Çekirge gökyüzünü görüyor zıplıyor zıplıyor çıkamıyor ve bir yerden sonra denemekten vazgeçiyor. çünkü sonucun değişmeyeceğini düşünüyor. Sonra cam kapak açılınca denemiyor bile.

    Bu bana bizim canım ineğimiz çirkini hatırlattı. Zavallı çocuğum Ahırda ipe bağlı olurdu. Dışarı atacağımız zaman ipi çıkarırdık fakat o nede olsa gidemem diye adım bile atmazdı. Hatta ben böyle zamanlarda ot uzatırdım , Ota gelsin diye . Bir adım atsa gelecek ama o Ota ulaşmak için boynunu uzatırdı. Sonra bakardı beni tutan yok Ohh akşamlar olmasın . 18 yıl yaşadı bizle ve şunu söyleyebilirim bu dünyada ki hiçbir ama hiçbir şey onun kadar güzel , tatlı kokamaz. Çünkü onun kokusu çocukluktu....
  • "bu ülkede herkes istediği yere gelebilir" sözüyle önce öz güven aşılanır. tavana baktığınızda ulaşmayı istediğiniz hedef karşınızdadır. Ancak hedefinizle aranızda bir cam(rüşvet, dayı-yeğen ilişkisi, mobbing vs.) vardır. siz onu göremezsiniz. Sonra siz çekirge gibi yukarı zıplamaya çalıştığınızda kafanız hep o cama çarpar ve psikolojik olarak hedefe ulaşamamanızın faturasını kendinize kesersiniz. çünkü sistem ona göre ayarlanmıştır. bir şeyleri sorgulamaya başladığınızda yine aynı cevabı alırsınız: "bu ülkede herkes dilediği yere gelebilir."
1 entry daha