bunalmak
1 entry daha
-
gerçekten şu hayatta en sevmediğim duygu, olay, her neyse olabilir. çünkü bunaldığımda kafam titriyor. kafamı toplayamıyorum. ne diyeceğimi bilemiyorum. söyleyeceklerim oluşmuyor. dinleyemiyorum. algılayabiliyorum. tepkisiz kalabiliyorum. anlayamıyorum. cevap veremiyorum. soru soramıyorum. konuşabiliyorum fakat anlatamıyorum.
bir şeyin hem olup hem de olmamasını istiyorum. hem dışarı çıkıp hava almak istiyorum hem de o havanın bana iyi gelmeyeceği hissiyatına kapılıyorum. hem müzik dinlemek istiyorum hem de o müzik iyi gelmiyor. hem yazmak istiyorum ama bilmiyorum bu yazıyı silebilirim sonuna gelmeden belki de. hem bağırmak istiyorum sesim kısılana kadar hem de susmak istiyorum sanki cenaze evindeymiş gibi.
başım ağrıyor uyumak istiyorum, ama aynı zamanda uykum yok. konuşmak istiyorum birileriyle anlatmak istiyorum derdimi. ama ne konuşacak bir insan istiyorum ne de konuşacak insanım olsa anlatır mıyım bilemiyorum. hatta derdim var mı onu da bilmiyorum. kafam asla rahat değil ama bunu bilmenin rahatlığı var üstünde.
yaşıyorum, nefes alıyorum, bazen gülüyorum, bazen ağlıyorum. ama hissedemiyorum. neyi istediğimi bilmiyorum. bu hayatta ne yapacağıma karar veremiyorum. kendimi bilemiyorum. bir sonraki hareketimi tahmin edemiyorum. gözlerimi birilerine güvenerek kapatamıyorum. çünkü güvenemiyorum da. öyle bir bunalmışlık var sanki havada.
başım ağrıyor, ellerim titriyor ama dışarıdan fark edilmiyor. içeriden bir titreme var. nabzımı hissedebiliyorum. vücudumda seğirmeler oluyor. onları durdurmak istiyorum ama durmuyorlar. tam artık devam etmesini istediğim anda ise birden bire gidiyorlar. aynada kendime baktığım zaman gözlerim boş bakıyor.
sigara içmek istiyorum ama canım istemiyor. yemek arkası bile güzel gitmiyor artık. her şey farklı her şey değişik her şey anlamsız. karnım aç olduğunda yemek istemiyorum. tok olduğumu da bilmiyorum artık. sadece daha fazla yememek için kendimi kandırıyorum.
anlaşılan bunalıyorum ve bunları tanımlayamıyorum. kafamdan geçenleri söylemeye korkuyorum ve söylememeliyim de. ne kadar vahşi düşünceler olduklarını aklımdan çıkaramıyorum. sanırım benliğimi kaybediyorum. ve içgüdüsel düşünüyorum. kendimle konuşmuyorum ama konuşuyorum. kimle konuştuğumu da bilmiyorum. bilmiyorum. bilmemek çok kötü bir şey. inanamıyorum. bunalıyorum. ama canım sıkkın değil bunalmayı istiyorum. bunalmanın bana sahip olmasını istiyorum. unutmak istiyorum. düşünmek istemiyorum. sadece yapmak istiyorum. ve beynimin organlarımdan daha hızlı çalıştığını hissedebiliyorum bunaldığımda. evet, şimdi fark ettim kiminle konuştuğumu. kimseyle konuşmuyorum. sadece düşüncelerim artık sadece beynimde değil.
14.06.17
Artık böyle değilim. Kafayı yemiş olabilirim. Emin değilim. İyi değilim bu kesin. İyi olmak için çabalamıyorum da. Salak oldum. Değildim. Salak oldum. Kendime saygım kalmadı. Düşüncelerimi tek tek yedim. Sabit fikirlerime ihanet ettim. Tanıyamıyorum var olan kişiyi. Ben aynıyım ama değişen bir şeyler var. Kestiremiyorum. Beynim artık eskisi gibi değil. Hamleleri hesaplamıyorum. Anı yaşıyorum bir nevi ama ben anı yaşamaktan nefret ediyorum. Bir yanlış yaparsın da tüm doğrularından şüphe edersin. Öyle bir şey bu. Umutsuzluk. İnançsızlık. Ya bildiğim her şey yanlışsa? Bir yanlış tüm doğruları götürür mü? Götürmez belki. Ama hepsinden şüphe ettirir. Kendim hariç her şeyden şüphe etmek iyi bir şey aslında. Sorgulamak. Ama kendimden şüphe ettiğimde korkuyorum. Ya ben yanlışsam? Bu soru beni düşündürüyor.
Nerede hata yaptığımı da adım gibi biliyorum aslında. Sadece kabullenmek istemiyorum. Çünkü bir işe yaramayacak kabullenmem de. İyi hissettirmeyecek. Sadece kabul etmiş olacağım. Biliyor olacağım. İstemiyorum ben bilmek. Bilmek de iyi bir şey değil.
Gereksiz düşünceler değil bunlar. En gerekli düşünceler. En lazım olanlar. İhtiyaç duyulan düşünceler. İnsana kendisini insanmış gibi hissettirenler. Şüphe. Ne garip bir şey. Bilmeyi istememek. Bildiğinde ne olacağını bilmek. Bilmiyormuş gibi yapmak. Saçma. Aktarım yapamadığım şeyler var. Bilmediğim. Ya da bilmek istemediğim. Bir gün bileceğim.
1 entry daha
