bugün yazarları gülümseten şeyler

70 entry daha

  • haftada bir gün gönüllü olarak bir kütüphaneyi açıyorum. bugün kütüphaneye gittiğimde kapıda bekleyen bir beyefendi vardı.genelde kapıda beklemeyi geçin gelen sayısı bile çok az.neyse kütüphaneyi açtım, içeri girdi ve bir köşede oturup kitap (bkz: kindle) okumaya başladı. 4 saat boyunca orada öylece kitabını okudu ve beni çok mutlu etti. çıkarken gülümseyip,hiç bir şey yapmamama rağmen teşekkür etmesi ise beni gerçekten içten gülümsetti.

    kütüphanenin bulunduğu çevreyi temizleyen temizlik görevlisi ablalar var bide. onlarda mola vermeye yanıma gelirler. hal hatır sorar muhabbet ederiz ayaküstü ve bu beni çok mutlu eder. sayelerinde yüzüm güler.

    bunları yazmak bile bir kez daha gülümsetti beni. teşekkürler...
  • Teneffüsteyim öğrencilerden biri geldi .dedi ki hocam bi 5 dk geç gelirmisiniz. Günlerden 24 Kasım ve ben görevlendirme çalıştığım okuldayım. Dedim acaba bana mı sürpriz yapacaklar. Sonra boşa havaya girmim die ''ya başka hocaya sürpriz yapacaksınız bide bana 5 dk geç gelin diosunuz olmuo valla " hocam siz sadece dediğimizi yapın deyince tamam bana sürpriz yapacaklar oleyy. Zil çaldı biraz gec koridora girdim .koridor boyunca yerde şöyle yazılar; dönüşü olmayan bir yola hazır mısınız , Okları takip edin , heyecanlandınız mı , dünyanın en güzel , en zeki , en hoş sohbet ( Bu arada en çok hoşuma giden açık ara bu )biyoloji öğretmenine , 10 a sizi cok sevdi, daha iyilerine layıksınız ama öğrenci bütçesi buna izin verdi . Ve kapının arkasındayım. sınıftan coşkulu bi tezahürat. kapıyı açtım veeeee masanın üzerinde kırmızı kurdaleli bi ananas .evet evet ananas üzerinde de şu yazıyor; 10 a nın tarlalarında üretilen bu lezzet harikası ananası size hediye etmekten büyük mutluluk duyarız. Sevgilerle 10 a
    Bu arada koridordan itibaren beni videoya çekmekte olan öğrenci var. Gülmekten konusamıyorum .en sonunda dedim ki , hayatım da aldığım en güzel ananas :))
    Hikayesi de şu bi ara ameliyat olma gibi bi ihtimalim vardı .komedisine dedim ki eliniz boş gelmeyin birazınız muz , birazınız çikolata , birazınız ananas....vs getirsin.
    Hayatta en çok güldüğüm , en kendim olduğum yer galiba onların yani . Seviyorum sizi gençler. Bu günü hiç unutmicam.
  • gülümsetmekten öteye geçen birçok şey yaşadım son birkaç gün içerisinde. hangi birinden bahsedeceğimi bilemiyorum.**

    velhasıl dün tiyatro oyunumuzu ilk kez başka insanlara -sadece yakın çevremize- sergiledik. yaşadığım heyecan/mutluluk/telaş karışımı duyguyu anlatamam. anlatmak isterim ama kelimeleri kullanma kabiliyetim bu duygu yoğunluğunu anlatacak seviyede değil.

    sahnede hiç heyecanlı görünmediğimi söylediler ama ben kahkaha attığım yerde bir yandan gözyaşlarımı siliyordum. sanırım gülmekten zannettiler ama aslında bildiğin duygulandığım için gözlerimden yaş geliyordu. rolüm bitip sahneden çıktığım andan itibaren kalp atışlarımı herkes duyuyor sanıp bir şeyler saçmaladım. -ne dediğimi bile hatırlamıyorum.-

    oyunun sonunda insanların ayakta alkışlaması, oyuncu arkadaşlarımızla o an 32 diş gülümseyerek, el ele selam verirken göz göze gelip o duyguları paylaşmamız, sevdiğimiz insanların -arkadaşlarımız, ailemiz- zahmet edip gelmesi vesaire inanılmaz bir duygu idi. bunları yazarken bile duygu dolu gözlerle gülümsüyorum. ekip ruhu diye bir şey var ve o bizim ekibimizde inanılmaz bir boyutta. **

    ve bir iş görüşmesi durumum vardı nihayet sonuçlandı. sonuç: olumlu. daha imzaları atmadan burada yazıyorum ama bu durumun benim hayatımı inanılmaz değiştireceği aşikar. şimdilik çok mutlu ediyor ama sonrasında neler olur bilemiyorum. benim için çok önemli bir detay var ve kendisi patronum olacak kişi.

    bir insanın, bir patrondan isteyebileceği her şeye fazlası ile sahip olan çok tatlı bir kadın kendisi. iş ile ilgili tecrübem vs. olmamasına rağmen kendisi bana güvendiği ve beni sevdiği için -beni tanımadan, sadece bir görüşme sonucu- her şeye karşı durup beni işe almış ve bu durumdan ötürü kendisine karşı hem mahcup olma korkusu yaşıyor hemde derin bir sevgi/saygı besliyorum ve pek tabii çok şanslı olduğumu hissediyorum.*)
  • (bkz: oğlum)

    dün akşam iş çıkışı dedesinden çıkartamadım canavarımsıyı... vay efendim kar yağmazsa çıkmazmış. kardan adam yapacakmış. burnuna da havuç takacakmış. yalvardık, çikolata şeker rüşvet verdik, biraz kızdık ama annesinin inadını almış geri adım atmadı. çaresizlik icatların anasıdır derler. "hani havuç nerde? kardan adamın burunsuz mu kalsın? hadi havuç almaya gidelim" dedim. çıktı botlarını giydirdi ve markete gittik. kocaman bir havuç seçti. eve kadar da bırakmadı. sabah dedeye giderken de aldı eline havucunu... canavarımsı neşeli, kar bekliyor, biz memnunuz, şimdilik inat etmiyor, havuç şaşkın bence, ne zaman yenecek, ne zaman fırlatılıp atılacak veya gerçekten kardanadama burun olacak mı bekleyişi içinde...
  • (bkz: az yazan adamın oğlu )
  • iki yaşındaki torunumun telefonu annesine götürerek beni araması için göstermesine rağmen annesinin aramaması üzerine, telefonu alıp kendisinin beni araması ve o tatlı yarım yarım konuşma çabalarıyla uzunca sohbet etmemiz...
  • Annesi doğum yaptıktan üç gün sonra ölen yavru kedim, bugün ilk defa biberonunun hepsini bitirdi. Bırakın gülümsemeyi, saatlerdir çocuğu ilkokula başlamış ebeveynler gibi şen şakrağım

    (bkz: anayım ben ana )
  • (bkz: oğlum)

    Şu anda ben bu satırları yazarken evin koridorunda yerde bağdaş kurmuş haldeyim, o ise aynı koridoru dün gelen paketlerden çıkan straforlarin parçalarıyla dolduruyor. Küçük beyaz köpük parçaları havada uçuşuyor. Arada telefon ekranına üfleyerek üstüne yapışan köpükleri uzaklastiriyorum. Plastik takım sandığı ve oyuncak tamir setiyle tüm straforlari parçaladı, kağıt bantla yapıştırmaya çalışıyor şimdi de... Eşim de ben de engellemek veya kızmak için çok yorgunuz. Ben arada fotoğrafını veya vidyosunu çekip Instagram'da paylaşıyorum. Eşim içeri odadan bazen offff çekiyor bazen de gülüyor. Neyse temizlemesi vakit alacak olsa da biraz iyi vakit geçirdi canavarimsi...

    Sonuç; evden atıldık, annesi bizi sepetledi, 2 market ve 1 park gezdik. Arabada uyudu da eve donebildik...
  • (bkz: oğlum)

    Sabah sabah odasına çağırıp yere uzanmamı ve masal anlatmamı istedi. Normalde süper masallar uydururum ama dün gece yarısına kadar çalışmış olmanın yorgunluğuyla aklıma hiç bir şey gelmedi.

    ben de dün geceki çalışmayı anlatmaya başladım. ama masalsı bir şekilde... devamında;

    -baba
    -efendim oğlum
    -ne jaman bitecek?
    -ihale süreci mi? 40 gün filan var.
    -hayıy maşal ne jaman bitecek?
    -bitsin mi?
    -şabuk bitşin...

    haklı çocuk (bkz: swh)
  • biri 4 diğeri 6 yaşında iki tane kuzenim var. ben galatasaraylıyım, onlar babaları sayesinde beşiktaşlı. arada bir gıcıklık olsun diye "besiktaş seninle ölmeye geldik" diye bağırıyolardı. ben de bugün aldım onları karşıma, birine galatasaray formamı, diğerine de tişörtümü giydirdim. boyunlarına yine galatasaray atkımı dolayıp "artık galatasaraylısınız bir daha besiktaşla ilgili bir şey duymayayım, gebertirim." dedim. onlar da artık korkudan mıdır yoksa geçiştirmek için midir bilemem ama şu an "galatasaray seninle ölmeye geldik" diye bağırıyorlar ve bu çok hoşuma gidiyor:d
  • Sağlık ocağında baygın bir şekilde sıra beklerken yanımdaki kadının anneme 'Allah bağışlasın sekizinci sınıfa mı gidiyor' demesi ve aile hekimimizin 'Kaçıncı sınıftasın?' demesi, annemin 'Birinci sınıf.' cevabı üzerine 'Neyin biri lisenin mi?' demesi.

    Üniversite birdeyim insafsızlar. Bir sene hazırlık okudum bir de. Yapılır mı bu bana ya!
  • 5 Haziran'da yolculuk başlar sabit sefer amerika - İtalya :) iş kabulüm nihayete erdi bugün çok mutlu oldum. Bilmem kaç senedir girmek için uğraştığım şirketle imzaları attık bugün:) şebek gibi dolaşıyorum şuanda dışarıda :)
  • Daha önce başvurduğumuz amerika vizesinin olumlu sonuçlanması ve gidiş tarihimizin kesinleşmiş olması gayet mutlu etmiştir beni ama asıl önemlisi konsolosluktaki 7 - 8 kişinin dövmelerimi övmesi fotoğraflarını çekmesi hakikatten zirveye çıkartmıştır beni :) yanımda ki arkadaşımında dövmeleri övgüleri toplamıştır :) yani normal hem bayan olması hem fazla dövmeSi olmasından dolayı oluyor bu yoksa benim dövmelerim seninkisini döver akıllım :) gidişimiz son tarih 5 ile 8 Haziran arası olacakmış az zamanımı güzel değerlendirmeyi arzuluyorum. Ayrıca dileğimde şudur, buradaki herkesin düşlediği,hayal ettiği, istediği ve planladığı herşeyim olmasıdır. Benimkisi oldu darısı hepinizin başına gençler. :)
  • (bkz: oğlum)

    Sutunu icti gitti yatti. Bir saattir esimle kumanda ariyoruz. Daha once sakladigi yerler olan mutfak cekmeceleri, buzdolabi, oyuncak sepeti (bunu dokerken cok ses yapiyor, her parcayi alip haliya dizmek en iyisi), ayakkabilik, annesinin makyaj cantasi, benim omuz cantam, bilgisayar cantasi, meyve sepeti, mama sandalyesinin kilifinin alti kontrol edildi ama bu sefer yeni bir yer bulmus belli... Ustune bir de esimin arada bana da bulasan sinirden gulme krizleri de eklenince neredeyse uyandirip omrunun ilk (bkz: Baba nasihati) 'ni cekecektim canavarimsiya... Neyse kumanda berjerin minder fermuarini acinca bulundu. Ben de onun isikli sapkasini sakladim. Hadi bakalim...
  • Abim damat oluyor
  • Bugün beni mahallenin bakkal amcası ilan etti canım ailem, dükkana ben bakıyorum. Az evvel 6-7 yaşlarında bir çocuk geldi. Canı dondurma istemiş, abisi de ona 20 lira vermiş. Sırf 20 lirası var diye en sevdiği dondurmadan iki tane aldı ama birisi abisineymiş çünkü ona 20 lira vermiş:') en pahalısı da olsa abisine değermiş:') YA SENİN BOYUN KIRK SANTİM GÜZEL ARKADAŞIM BÖYLE ŞEYLER SÖYLEMESENE AĞLIYCAM
  • Bugün mezun oldum. Hem çok mutluyum öğrenci olup bir şeylere katlanmaktan kurtulduğum için hem de üzgünüm arkadaşlarımdan ayrıldığım için. Ayrıca bundan sonrası iş telaşı falan ama neyse. Asıl mutlu olduğum konu başka. Bugün törenden sonra ailecek yemek yemeye gittik. Bizden sonra gelen iki anneden birinin 3-4 yaşlarındaki oğlu o kadar sevgi doluydu ki ısırmamak için kendimi zor tuttum. Önce uzaktan el sallayarak sandalyelerin arasından gülüyordu el salladım. Ardından elimle gel işareti yaptım o da bana gel dedi. Sonra koşa koşa yanıma gelip elimi tuttu, kendini öptürdü. Utanarak annesinin yanına koştu bir de annesine kendisini öptürdü. Ki hayatımda gördüğüm en güzel kokan çocuktu diyebilirim. Koku da muhtemelen saçlarındaki jöleden geliyordu* ara ara yine yanıma geldi gitti gülerek sevimlilikler yaparak. O kadar mutlu oluyorum ki böyle sevgi dolu mutlu çocuklar gördükçe. Hep mutlu kalırlar umarım mizaçları hep böyle olur
  • Yurt çocuğu olarak evde kalan arkadaşım iftara çağırdı 1km' lik sıraya girmedim bugün. Çokkk mutluyum.
  • İki güvercin ve iki serçenin minik bir tencere çevresine sığmaya çalışarak, ıslanmış ekmek yeme çabası. Derken parmak kadar serçelerden birinin tencerenin içine düşüp düşüp kenarda kendine yeniden bir yer bulmak için gösterdiği şuursuz gayret. Neden sonra takatsiz kalıp ,alın hepsi sizin olsun ınısını sıtıyım yemiyorum, uçuşuyla uçup gitmesi. Kalanların ,amaan sofraya küsen aç kalır gidiyorsa gitsin, iplemezliği ile geniş geniş beslenmelerini sürdürmesi.
  • (bkz: oğlum)
    Akşama doğru bir alışveriş merkezine gittik, her tarafimizi ketçapla kirleterek yedik, annesi bizi yalnız bırakınca ellerimizin yağına aldırmadan bogustuk. Gozlugumu yakalayıp yere fırlattı ve daha gözlük yere düşmeden "ojuy dileyim bidaya yapmiyçan " dedi. Sarildik, selfie çektik, sandalyesinden indi, gozlugumu getirdi ve annesi gelene kadar daha çok bogustuk. Büyüyor ve değişiyor.
70 entry daha
/ 17 »