bugün yazarları gülümseten şeyler
-
doğum günümün olması :) ve gönlü güzel sözlük yazarlarının ve üyelerinin doğum günü mesajı atması :) iyi ki varsınız -
Hangi birini yazayim :):):)::)::) bunu yazmak bile gulumsetiyor insani, ne mutlu bana, sonsuz sukurler olsun :')
Edit:sanmayin ki yazmayacagim, belki su an değil ama her şeyi uzun uzun anlatacagim. E napalim okursunuz siz de. '*' -
Dogum gunumu iki gun gecikmeli kutladigi icin teyzem fikret kizilok'un bu kalp seni unutur mu sarkisini gondermis bana. İlahi teyzem ya cannimsin. '*' -
fraustranger ile devamlı oturduğumuz kafenin tentesinde kedinin yürüdüğünü görmektir. -
:D:d -
alexa sıralaması, bazen kontrol ederim. ama hala ilk 5bine girmedim bakın -
Yakın arkadaşlarımdan ve çok sevdiğim Adanalı bir arkadaşım var.
İnstagram hesabı güvenlik nedeni ile kapatılmıştı ve instagram destek ekibine mail attık ve maile cevap geldi, tekrar cevap yazmamız gerekiyordu ve ne yazayım ben anlamam diye bana sordu. Söylediklerimi yaz dedim.
Söylediğim cümle; instagram hesabımın açılmasını rica ediyorum.
Arkadaşımın yazdığı cümle; inteğram hesabımın açılmasını rica ederim.
Canım benim dedim sarıldım, fazlasıyla gülümsetti beni. -
Bugün iki arkadaşımla oturuyorum. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik deyimindeki yüzmek fiilinin ne olduğundan bahsediyoruz. Birisi bunun denizde yüzmek gibi bir şey olduğunu zannediyormuş, gülümsetti biraz söylediğinde. Diğer arkadaş hunharca dalga geçmeye başladı bununla. Lan ne salak adamsın. Orada bahsedilen şey bir balık. Dedikten sonra dikkat kesildim bunun söylediklerine. Balığı elinden kaçırmaktan felan bahsediyor ciddi ciddi, saçmalıyor bildiğin. Dayanamadım bir noktadan sonra. Çok fazla güldüm. Adam komple yanlış anlamış. Böyle arkadaşlarım da var çok şükür. Oradaki yüzmek, deri yüzmek bu arada. -
Babamın aldığı dikiş makinesi.
uzun zamandır istediğim bir şeydi ve sonunda kavuştum. artık kıyafetlerime küçük değişiklikler yapmama, tasarlamama ve ilerlettiğimde ise komple kendi kıyafetlerimi kendim yapmama kadar nirvanaya ulaşacağımı düşlemekteyim.
en güzeli de hiç beklemediğim bir anda var olması ve beni gerçekten yeni bir telefondan veya buna benzer birçok şeyden daha çok mutlu etmiş olmasıdır. ey ahali bir şeyler tasarlamak ve üretmek gibisi yok.
-hayal etmek kadar hayallerinin gerçekleşmeside paha biçilemez bir duygudur. -
Hala okuyor olmama ragmen simdiye kadar 11 okul degistirdim. Hayir atilmadim hicbirinden, annemin babamin isiyle de alakasi yok, neyse. Tabii ki arkadaslarinizdan, ogretmenlerinizden ayrilmak zordur ama o kadar da zor degildir. O yuzden hicbir zaman bu konuda cok sıkıntım olmadi. Ta ki ikinci lisemden ayrildigim gune kadar. Oradan ayrilmak zor olmustu tabii ama ondan sonra gittigim iki lisenin de cok kotu olmasi beni oradan ayrildigim icin iyice zorlamisti. Hep oraya geri donmenin hayalini kurdum ama ne yazik ki olmadi. Su an duygusala bagladim ve asil soyleyecegim seyi unuttum. Ha, sey. Su an Okudugum bolumun disinda okumak istedigim baska bir bolum icin tekrar sinava girmem gerekiyordu. Ben de basvurumu yapmistim ve bugun sinav giris yerlerimiz aciklandi. Evet o ayrılmakta zorlandigim ikinci lisemde sinava giricem inşallah, okulu bitirdikten sonra da oraya atanirmisim. Ahahahah tadindan yenmez -
Bir gun arkadaslarimla konusurken laf arasinda uzun zaman once en sevdigim kitaplarimdan birini birisine odunc verdiğimi ama kime verdigimi hatirlamadigimi o kisinin de hala kitabimi geri getirmedigini kitabim icin cok uzuldugumu soylemistim. Alt tarafi kitap demeyin bazi kitaplarimi cok cok severim. Bazilarini sevmem yani simdi boyle her kitabi seven entelektüel insanlardan degilim. Neyse iste siniftan bir arkadasim da bunu soyledigimi unutmamis ve fellik fellik o kitabi aramis sonunda bulmus ve bana hediye etti. Neredeyse hiçbir kitapçıda kitabin kalmadigini en sonunda ikinci elini bulabildigini soyledi. Bu ikinci el kitabin benim oldugunu dusunuyorum, benim kitabim bana geri geldi bence, bu dusunce de beni mutlu ediyor. -
Bu gece sabaha çıkamam kesin ölürüm diye bir his gelmişti. Sabaha çıktım, turp gibiyim , deneme sınavına gitmeye hazırlanıyorum. Bu durum beni bir miktar güldürdü sevgili sözlük. -
Derslerinde yardimci oldugum 2.sinif bir erkek ogrencim var. Bazen ders yaparken beni cok sinirlendiriyor ve ben de ona kiziyorum ama dersin bittigi an hemen normal halime dönüyorum guluyoruz, sakalasiyoruz, oyun oynuyoruz. (bkz: bir ogretmen adayinin gunlugu) iste kizdirdi beni yine, derste kizdim ben de ama bayagi uzun ders yaptik dersin sonunda ona cikolata verdim, yiyordu ben de ona yeni odevlerini veriyordum sunu soyle bunu boyle yap diye. Ayakta duruyorum o esnada, o da elini yanagina dayamis, basi bana dönük beni izliyor, belli belirsiz bir tebessumle. Gozunun icine baktim "tamam mi yap hepsini dedim" tamam der gibi basini salladi hemen arkasindan "abla sen cok güzelsin" dedi. Allahim ne diyeceğimi bilemedim, kucucuk cocuk iste. Aldigim en samimi iltifatlardan biriydi herhalde. Canim benim. Keske senin yuregin kadar guzel olabilsek, keske senin yuregin kadar guzel olsa yuregimiz. -
Kardeşimin büyüyünce ne olacaksınvari teyze sorularına , "muhtemelen ejderha terbiyecisi" cevabını büyük bir ciddiyetle vermesi, hayır o kadar inanıyor ki... :) -
Geçen yıl interrail yapmıştım, resimleri kaybettiğimi sanıyordum ki bu sabah buldum. -
Bugun siniftan bir arkadasimin gecmis dogum gununu kutlamak icin birkac kisi avm ye gittik. Bowling falan oynadik, birinci olarak başladığım oyunu sonuncu olarak tamamladim, sonra hadi bir yerlere oturalim dedik ve starbucks a oturduk. Yok ya pelinsu falan degilim ama avm'lerin icindeki kafeler konusunda her zaman cok fazla secenegimiz olmaz. İste siparislerimizi verdik aldik karton bardaklarimizi oturacak bir yer ariyoruz, disarida rüzgarlı serin bir sonbahar havası hakim oldugundan iceride oturalim dedik ama neredeyse hic yer yoktu (insanları anlamak da bir garip ha, kitap almazlar ama gider kitap parasina her gun kahve alirlar. Parasi olan hem kitap alsin hem kahve içsin, daha havali neyssse) bir baktım birbirine cok yakin iki masada oturan kardesim yasindaki birkac genç kalkmaya yeltendi ben de emin olabilmek icin gittim sordum "kalkiyor musunuz" dedim ve iclerinden bir tanesi oldukca sert bir tavırla "evet" dedi ben de cussemden hic beklenmeyecek bir kibarlikla "tamam" dedim, arkadaşları guluyorlardi, ben de guluyordum. Neyse gittiler aradan 3 4 dakika gecti biz az onceki olayi unutmusuz ben hararetli bir biçimde gulerek bir seyler anlatıyorum, bir baktim az onceki delikanli bana doğru geliyor, gulumsedim "ya az once cok kaba oldu sanirim ozur dilerim" falan dedi. Sorun degil, bilerek yaptigini dusundum guldum o yuzden falan derken tekrar kusura bakma dedi ve ...'da mi oturuyorsun diye sordu. Meger ayni yerde oturuyormusuz ve ona tanidik gelmişim. Buraya kadar her sey normal, komik olan yani ise kafede gordugu pelinsuyu kim bilir kac kez ustunde pijamalari, taranmamis daginik saclari, giydigi cok kalin yun coraplarindan dolayi terlige sigmayan ayaklarinin topugunu yere vura vura ortalıkta yururken gordu. Diyecegim o ki pelinsu sandiginiz her kiz aslinda pelinsu olmayabilir; icinde mahallenin delikanlisini, dedikoducu teyzesini, topu kesen amcasini, kivircik sacli sortlu basketbolcu cocugunu, delisini barindirabilir.'*' -
Babamın aldığı çoraplar, ama çok güzeller, burunlarında farklı farklı hayvanlar var.
resmen oturdum çoraplara gülüyorum
(bkz: akıl sağlığı) -
Bugün birine kapıyı çekip çıkayım diyeceğime kafayı çekip çıkayım dedim. -
Öğlen annemi arayıp işte çıkan yemeklerden şikayetçi oldum biraz 2 gün üste üste tavuk göğüsü olurmu arkadaş? Neyse Annemlere gittiğinde annenin en sevdiğim 3 yemeği yaptığın görünce çıldırdım resmen. Gülümseyerek yumuldum yemeklere:) şahane bir anneye sahibim çok mutluyum yahu:) -
Kira tahsilatı için gittiğim kiracımın ingilizce konuşmayı ret edip benimle türkçe iletişime geçmeye çalışması çok güldürdü beni:) kiracım hollandalı öğrenciler bu arada :) belli bir yerden sonra ingilizceye dönsekte çabası oldukça mutlu etti beni :) garsona bile hooopp demesini öğrenmişler:)
