bugün yazarları gülümseten şeyler
68 entry daha
-
Belli başlı magazinsel değeri olan ama bilmemem gereken dedikoduları bildiğim için cia mensubu olduğumu düşünen (bkz: bu nasıl güzel kafa) yakın arkadaşımın bana annesinin kızlık soyadını sorması, benim uydurduğum soyadının tutması (bkz: hayatta komik şeyler de oluyor) -
tren yolculuğu sırasında yanımdaki hanımefendinin elma yemesi ve çantasından bir elma daha çıkarıp bana vermesi. ve bunu hiçbir şey söylemeden yapması. böyle tanışma mı olur dedirtmiştir. -
Best kankim hollanda kadar yer geçip, okuluma geldi. Baya da gülümsedik yani. -
Angrybird badimin varlığı. Sırf bugün olan tatlılığı için birgün yaşadığı şehre gidersem boyu kadar lahmacun ısmarlayacağım :)
Not: kendisi oldukça uzun. -
mükemmel ötesi bir gün geçirdim. insanın arkadaşlarının olması onlarla delice eğlenmesi ne güzeel. kahkahalarımızla tüm komşuları ayaklandırsakta. iyiki varlar -
Benim için uzun süredir sadece buradaki entry leri okumaktan ibaret olan şeyler. Finaller gençliğimi ve hayat enerjimi tamamen sömürdü, ygs lys zamanı bile böyle çalışmamış ben inanır mısınız dün ders çalışmak için sabahladım. Dua edin sözlük bunun bir de büte kalması var. :(
'*' -
cezeryedir.
Attigi bir mesajla kendimi cok daha iyi hissetmemi sagladi. Cok tatlis. Hem kendisi, hem tatlisi. '*''*'
Chiricahuayi da ekliyor ve artiriyorum beni gulumseten seyleri. '*' -
Kardeşimin büyüyünce ne olacaksınvari teyze sorularına , "muhtemelen ejderha terbiyecisi" cevabını büyük bir ciddiyetle vermesi, hayır o kadar inanıyor ki... :) -
Bir gun arkadaslarimla konusurken laf arasinda uzun zaman once en sevdigim kitaplarimdan birini birisine odunc verdiğimi ama kime verdigimi hatirlamadigimi o kisinin de hala kitabimi geri getirmedigini kitabim icin cok uzuldugumu soylemistim. Alt tarafi kitap demeyin bazi kitaplarimi cok cok severim. Bazilarini sevmem yani simdi boyle her kitabi seven entelektüel insanlardan degilim. Neyse iste siniftan bir arkadasim da bunu soyledigimi unutmamis ve fellik fellik o kitabi aramis sonunda bulmus ve bana hediye etti. Neredeyse hiçbir kitapçıda kitabin kalmadigini en sonunda ikinci elini bulabildigini soyledi. Bu ikinci el kitabin benim oldugunu dusunuyorum, benim kitabim bana geri geldi bence, bu dusunce de beni mutlu ediyor. -
bugün de diğer yazarları gülümseten şeyleri okuyup gülümsedim.'*' -
Okudugum universitenin sosyal medya hesaplarindan bir tanesinde voleybol takimimizin fotografi paylasilmis. O kadar da dedim beni 32 beden cekin diye. Aaa.
Ha pardon. Beni gulumseten seyleri yazacaktim. Ama seyler degil, kisiler.
(bkz: intravenozask) ve (bkz: land) '*') -
blogumu tekrar aktif edebilme heyecanımdır. -
Kendi esprilerimdir. (bkz: kendi kendine takılmak) (bkz: biz iyiyiz böyle) (bkz: ooh gel keyfim gel) -
arkadaşlar demin mutfaktan gelen yüksek ses üzerine mutfağa gittim ve annemi baltayla '*' dananın kemiğini kırmaya çalışırken buldum. ilk başta dehşete düştüm yalan değil ama biraz geçince gülümsetti.
bi de napıyosun diyince şey diyo evet ya evde çok ses yapıyo dimi ben apartmana çıkıyım. '*' -
Neredeyse her gun bu basliga yaziyorum çünkü beni mutlu eden seyleri baskalariyla paylasmak hayatta beni en cok mutlu eden seylerden biri. Cunku mutluluğun paylastikca cogaldigina inaniyorum. Cunku yazabilecegim beni gulumseten seylerin olmasi beni tekrar gülümsetiyor. Neyse izin verin size bugun beni neyin hatta nelerin gulumsettigini anlatayim.
Bugun cok gec uyanmistim. Komsumuzun iki cocuguna derslerinde yardimci oluyorum. Biri kiz biri erkek. Erkek olanla daha iyi anlasiyoruz ama kiz olan bugun benimle oyunlar oynadi. En son ayrılırken de seni cok seviyorum dedi ve sarıldı. Ben iri yari biriyim o ise minicik. Cok mutlu oldum. Uzun zamandir en yakin arkadaşımla sinemaya gitmemistik ve bugun vin diesel'in yeni cikan filmine
(bkz: yeni nesil ajan: xander cage'in dönüşü) gidelim dedik zaten beklediğimiz bir filmdi hem samuel l. jackson hem de ruby rose oynuyor. Filmin alt yazili seanslari aksam 7den itibaren basliyordu babamdan rica ettim bizi avm'ye goturdu. Canınız çekmesin ama lahmacun yemek istemiştik ve koca avm'de lahmacun bulamadik. Biletleri alacaktik ve salonun en guzel yerinde sevgili koltuklari bos duruyordu biz de oradan bilet aldik.(bkz: sevgili koltuğuna kanka ile oturmak) film başlayacaktı ki arkadaşım lavaboya gitti ben de oylece oturuyordum. O ara film basladi ortalik cok karanlıktı ve arkadasim ayagima takilip dustu. Sonra geldi yanima oturdu. Salon cok dolu değildi ve ben de ayakkabilarimi cikarmis gayet rahat bir şekilde yayılarak oturdugum icin sanki evdeymisiz gibi yorumlar yaparak izliyordum filmi ve arkadaşım "kes sesini" diyene kadar susmadim. İkinci yarida onumuzdeki sevgili koltuklari da bos oldugu ve arkamızda oturan herif surekli onun koltuguna ayaklariyla vurdugu icin arkadaşım one gecti ben de bizim oturduğumuz koltuga bildiğiniz yatarak filmi izledim. Cikinca avm'nin icinde dolasan trenler olur ya hani cocuklar anne babalariyla binerler. Onlara bindik ve kralice gibi etrafi selamladik. En arka vagonda oturuyorduk ve tren gitmekte gerçekten zorlaniyordu. Önümüzdeki vagonda dördü kiz biri erkek bes kardeş oturuyordu hepsi birbirinden tatliydi allah bagislasin, onlarla muhabbet ettik. Bu arada avm'deki herkes bize bakip guluyordu. Sonra arkadaşımı evine bıraktık. Basit ama cok guzel bir gundu. Burada anlattigim butun olaylar yaşanıyorken ben hep 32 dis gülüyordum. Ne mutlu bana. Sonsuz sukurler olsun.'*' -
canım sifonum :D -
vox populi vox dei ile bardakta mısır alıp deniz kenarında oturduk.serçeler(o kuşların serçe olduğunu bilmiyordum öğrenmiş oldum) ayağımızın dibine geliyordu. Mısır atsak yer mi dedim ve hemen sevgili kişisi bir tane attı yere. Sonrası mı? Ürkek ürkek karnını doyuran minnak kalbi pıt pıt atan güvercinler, serçeler etrafımızı sardı. Doyduk mu? Doyduk. En çok da kursaklarından zarar geleceğini hissetmeden birkaç mısır geçti ya. Ne mutlu bize. -
Bugün arkadaşımın diş ağrısı artınca ilk bulduğumuz dişçiye girdik. Eski bi köşkten yapılmış olan bi yerdi. Duvarda english bulldog cinsi bir köpeğin '*' kocaman bir fotoğrafı asılıydı. Çok geçmeden içerdeki bir muayenehaneden yerler kaygan olduğu için yalpalayarak fotoğraftaki köpek geldi. Bekleyen herkesin yanına tek tek gidip kendini sevdirdi sonra da yine yerlerin kayganlığından hafif zıplar şekilde odaya geri döndü. 2 dk önce somurtarak oturan insanlar köpeğin gidişine hayran hayran bakıyolardı. -
Kız kardeşimi yemeğe çıkardıktan sonra yürüyerek minibüs durağına doğru yola çıktık. Bisikletcinin önünden geçerken bisiklet istediğini dile getirdi kaldi ki bunu daha önceleri de dile getirmişti. Ben de bakalım diyerek bisikletciden iceriye girdik. Onu mu beğendin bunu mu beğendin derken bi tanesini beğendi ve aldım. Hemen ayarlari yapıldı kullanılabilir hala getirtildi. Bu sırada kız kardeşim hala olayın şokunda aldığımızı düşünmüyor. Neyse ödemesini yaptım dışarıya çıktık kullanmaya başladı. Minibüs durağına kadar kullandı kendisini eve giden minibüse bindirdim ve ben de bisikleti alarak yola koyuldum.
Arkadaşlar hala yoldayım şu an soluklanmak için durdum ve onumde uzun bi yokuş var dilim asfaltta. 10dakka önce köpekler koşturuyordu.
Bu arada kız kardeşim eve varmış. Mutlu oldu lan baba olmak böyle bi duygu galiba. -
Anneler günü sebebiyle bugün nenem milyonlarca kez elini öptürdü; kol kası yaptı resmen kadın. Ve aynı şekilde yanak kasları gülümsemekten, kahkaha atmaktan epey çalıştı. Her gelen tebriği, hediyeyi büyük bir mutlulukla kabul edip her gelene bir çikolata hediye etti. Hani böyle dünya tatlısı bir bebek görür de yanaklarını mıncıra mıncıra sevmek ister hatta dayanamayıp seversiniz ya hah işte bugün nenemi öyle sevmek istedim :) Gudu!
68 entry daha
