budizm

2 entry daha

  • budizm tanrısız, kurbansız ve ağır ibadetler içermeyen saf yapısıyla yeryüzündeki pek çok ulusun rahatlıkla benimseyebileceği bir yapı gösterir. öğreti ile yayılmış, savaş yolu ile yayılmamış bir dindir. aklı bir kenara bırakmak şöyle dursun, her aşamada aklı kullanarak biçimlenmiştir. bazı efsaneler ve eski düşünce biçimleri dinin içine sızmışsa da 2500 yıl önceki saf halini görebilmek çok zor değildir. buddha ölmeden önce yerine geçecek kişiyi seçmemiştir. o. dhammayı izlemeyi salık vermiş, ayrıca herkesin kendi kendine ışık olması gerektiğini söylemiştir. diğer dinlerde sıkça görülen metafizik, sihir, büyü gibi anlaşılmaz şeyler öz budizmde yoktur. gerçekten inançları soyut temellere dayandığı için diğer bir çok dini eleştirmek zordur ve inananlarını kızdırır. budizm ise eleştirilebilir ve inananları daha hoş görülüdür. hatta budizmin oluşmasında eleştirel bakışlar büyük rol oynamıştır. tanrı ve tanrılarla görüştüğünü öne sürmeyen, sadece kendine ve düşüncelerine güvenen tarihi bir kişilik olarak buddha, zamanın geçiciliğini temel almıştı ve başka bir çok düşünürün yaptığının tersine o, tanrı nedir, dünya nedir, biz neyiz gibi soruları yanıtsız bırakmayı uygun görmüştü. o bir etik devrimcisiydi. insanı ve toplumu doğanın acımasız çarkından çıkarıp sosyal bir varlık olarak kabul ederek birbirini incitmeden yaşamanın yolunu göstermiştir: insanlara, çağlara ve toplumlara göre değişen, göreceli gerçeği değil, mutlak gerçek’i kavrayarak şimdikinden çok daha faklı bir yaşamı benimsemeyi göze alacak sosyal bir varlık. onun bu düşüncelerinin 2500 yıldır yaşadığı düşünülecek olursa, hiç de küçümsenmeyecek bir olgu olduğu kolaylıkla anlaşılacaktır.

    Alıntıdır
2 entry daha