bu milletin evlatlarını bekleyen tehlike deizm

  • ak parti istanbul milletvekili metin külünk'e ait açıklama.

    aklıma twitter'da gördüğüm bir twiti getirdi. "Bir rejim toplumu yukarıdan aşağıya dindarlaştırmaya çalışılırsa toplum da aşağıdan yukarıya doğru dinsizleşir."
  • böyle diye diye hepimizi deist yaptılar işte :)
  • Materyalist ve maddiyatın ön planda olduğu günümüz dünyasında insanlar kasıtlı bir kurguyla, paranın kölesi olma yolunda şekillendiriliyorlar. Çoğu Şeyden mahrum olanlar istedikleri eşyalara ulaşamayanlar (çok azda variyet sahibi olmuş olanlar zenginliğin şımarıklığıyla) manevi eksiklikle bu durumu yaradana mal ederek inancın bir fonksiyonunun olmadığı fikrine kapılarak deist, ateist yönelimler sergiliyorlar. Ne yazık ki bu da materyalist bir durumdur her şeyin karşılığını görmek, duymak istemek çoğu inananın bile kendisini sorgulaması gerek. Bir gün oruç tutup her şeyin daha iyi olacağı, mutlaka somut bir faydası olacağına inanmak ya da hasbelkader Cuma’ya giden bir arkadaşın peşine ben her yerde at koştururum diye takılarak kendini kutsanmış ve arınmış sanmak. Bunlar gerçekten tehlikeli durumlardır. İnanç, bizim gibi toplumların çimentosu olan etkenlerden en güçlüsüdür, o da biterse her şey biter.
  • ateizmden deizme geçen biri nasıl tehlike oluşturabilir ki ?
  • dunya yavas yavas dinlerden kurtulmaya basliyor.elbette turkiyede cok yuksek sayida dinsiz artisi var bunu gorebiliyoruz.bir gun gelecek ileri gelecekte torunlarimiz tarafindan insanligin ilerlemesinin onunde ki engel din olarak derslerde okutulacaktir.deizm uyanıstir.
  • müslüman gördüğüm zaman midem bulanmaya başlıyor artık. hiç kimse sizin kadar tehlikeli, zararlı ve zavallı olamaz, endişeniz olmasın.
  • bu milletin asıl sorunu siyasal islam,dindar olmayıp dincilik yaparak insanların dini/manevi duygularını kişisel çıkarları için kullananlar,bilimi arka plana atmaya çalışanlar,din ve vicdan özgürlüğünü yok etmeye çalışanlar....
  • biraz forumvari bir entry olacak ama cevap verme ihtiyacı hissettim, abidigubidican'ın entrysine.

    ''materyalist ve maddiyatın ön planda olduğu günümüz dünyasında insanlar kasıtlı bir kurguyla, paranın kölesi olma yolunda şekillendiriliyorlar. ''
    -çok haklısın ama ''günümüz dünyasında'' yerine kapitalist düzende diyebilmek lazım. eleştirdiğin sistemin adı bu. günümüz dünyası rastlantılar sonucu oluşmuş değil.

    ''çoğu şeyden mahrum olanlar istedikleri eşyalara ulaşamayanlar (çok azda variyet sahibi olmuş olanlar zenginliğin şımarıklığıyla) manevi eksiklikle bu durumu yaradana mal ederek inancın bir fonksiyonunun olmadığı fikrine kapılarak deist, ateist yönelimler sergiliyorlar.''
    -hayır arkadaşım bu konu da birinci ağız olarak sana haksız olduğunu söyleyebilirim. dinden çıkmak hele ki türkiye gibi bir yerde cesaret isteyen eylem. çoğu zaman ailesine, arkadaşlarına ters düşer kişi bu hareketle.
    ayrıca genel itibariyle, insanlar daha iş hayatıyla tanışmadan önce öğrenciyken, uzaklaşırlar dinden. inançsızlaşan bu öğrenciler, daha o yaşında materyalistleşmiş, para peşinde köpek olan tipler'*' değil; aksine okuyan kesimdir. sakın yanlış anlama. okuduğu kitaplar; insanı ağır sorgulamalara sürükleyen, tuğla büyüklüğünde felsefe kitapları değil, değerli yazarların sıradan kitaplarıdır. dünya klasikleridir genelde. bu kitaplarda gözlemlediği hayatlar, hayat görüşleri, sorgulamalar allahın kitabı/kitaplarıyla çelişir. yıllardır hemen hemen her konuda, bitmek bilmeyen din tüccarlığının farkına kolayca varır, okumuş insan. kayda değer sayı da kitap okumuş bireyin inancı, bu sorgulamalardan sağ çıkamaz ya da çok büyük darbeler alır. bazı insanlar ayrı bir odacıkta saklarlar inançlarını nasıl başarırlar kendilerine sormak lazım. saygı duyarım. sonuçta huzur değerli bir şey; eğer din bunu sağlıyorsa ne mutlu ona.
    sırf getirisi olmadığından ötürü dinden çıkmak olacak iş değil anlayacağın.
    sonuçta bir çok insan cennet vaadiyle ve cehennem korkusuyla inancından çık(a)mıyor. getiri götürü ilişkisinin bir de bu yanı var, ne kadar materyalist olmasa da.
    ayrıca materyalist bir insanın bugünkü türkiye'de dindar olması ya da gözükmesi daha çok işine gelir hak verirsin ki.

    ''bir gün oruç tutup her şeyin daha iyi olacağı, mutlaka somut bir faydası olacağına inanmak ya da hasbelkader cuma’ya giden bir arkadaşın peşine ben her yerde at koştururum diye takılarak kendini kutsanmış ve arınmış sanmak. bunlar gerçekten tehlikeli durumlardır.''
    - arka kapıdan gireceğim bu konuya;
    şükretmek; dinin melek yüzlü şeytanıdır. tabi ki kutsal kitaplar da güzel yanları, allanıp pullanır. mesela, kıyaslamak insanı mutsuz eder doğrudur; var olanla yetinmeyi, aç gözlü olmamamızı da sağlar şükretmek o da doğrudur. fakat gel gelelim daha büyük bir sistem istismarına. şükreden ve bir miktar da cahil olan kesim, sömürü düzeninin yakıtıdır. bir kap yemeğim, bir kap suyum olsun allaha şükürler olsun... yıllardır bu kafayla yaşayan zihniyet artık haksızlığa karşı hissizleşir, duyarsız olur. haksızlığa karşı çıkana da düşman olur. çünkü şükretmiyordur, çünkü başka ülkelerde insanlar açlıktan ölüyordur, sen iyisindir ona göre. muhafazakar kesimi destekleyen bir parti de varsa başta eyvahlar olsun. gomunist olursun, dinsiz olursun hatta din düşmanı ve vatan haini olursun kolayca.
    daha kötü haldeki insanlarla kendi durumunu kıyaslayarak şükreder insan; hali vakti yerindeyse yardım eder; sadaka da verir. ne kadar güzel, fakat yardıma muhtaç insanları o hale sokan sisteme hesap sormaz, sorsa da bu uğurda mücadele vermez. çünkü o da onun sınavıdır. bitmek bilmeyen şükürler zinciridir tabi bu. her zaman daha kötüsü ve daha iyisi vardır.
    senin bahsettiğin gibi inanarak, iman ederek; insanlığın ya da sistemin güzel günlere gideceğini ummak komiktir. zira, din bu sevmediğin sistem ile doğru orantılı olarak çalışır. dikkat ettiysen din adamları hiç bir zaman hükümet aleyhinde olmamış konuşmamıştır. aksine siyam ikizi gibi dibinde durur hep.
    din toplumun afyonudur. diye boşuna dememiş marx.

    ''inanç, bizim gibi toplumların çimentosu olan etkenlerden en güçlüsüdür, o da biterse her şey biter.''
    - inanç, kapitalizmin/eleştirdiğin günümüz dünyasının çimentosu olabilir ancak.
    toplumun çimentosu, nitelikli bir eğitimdir.

    akıllı uslu bir tanım yapmak gerekirse; bu milletin evlatlarını değil, bu sistemin çarklarını bekleyen tehlike deizmdir. yıllar önce hristiyanlar da olduğu gibi reform yaşayabilseydi islamiyet; türkiye'nin ve diğer müslüman ülkelerinin dünya'daki statüsü çok farklı olurdu.
  • Sevgili kajra vaveyla, objektif olmak ve eleştirel bir tutum ile olaylara yaklaşmak çok müspet bir yaklaşım olmakla şahsımın da takdir ettiği ve başvurduğu bir tutumdur fakat konumuz İnanç ve din ise özellikle bu din İslamiyet ise objektif ve eleştirel bir tutum takınamayız. Farklı dinlerde durum nedir bilemiyorum onları göz ardı ettiğim düşünülmesin. Vel hasıl kelam dinler yapı itibariyle dogmatiktir yani insanların fikirleri, düşünceleri, eleştirileri onların yapılarıyla ve oluşumlarıyla çatışır. Böyle olsaydı dinlerden önceki çağlar gibi herkes inandığı bir Tanrı ya da put icat edip onunla takılırdı vs. Vs. Çağımız insanı da insanın fıtratından kaynaklı bir durumdur, farklı yönelimler alışa gelmiş tek düze yaşamın sıkıntısından hareketle bir şeylere inanmak yerine inanışı ortadan kaldırma eğiliminde karşımıza çıkıyor buradan farklı bir sonuç çıkarmayalım herkes istediği gibi inanabilir inanç müşterek değil şahsidir herkes de inandığı değerde kendi performansıyla sorgulanır, cezalandırılır ya da mükafatlandırılır... Materyalizme niye değinmiştik, o da bu bahse konu süreçte inanç uğruna yapılan eylem ve zahmetlerin karşılığını ömrümüzden vererek bunun karşılığında bir şeyler elde edemeyişimiz yani ahiret inancının zayıf ya da olmamasıyla alakalı halidir. somut bir Kazanımın olmayışı günümüz insanının yaşamında yer bulamıyor adeta çoğu birey attığı her adımın bir karşılığı ve bundan bir menfaat beklemesi dinin öğütlerinden ve mükafatlandırılacak günü beklemenin sabır gerektirdiği hakikatiyle bağdaşmıyor. Kendi dinimiz için bahsedecek olursak İslamiyet Emirleri ve öğütleri noktasında eğitimi, toplumların yükselmesini ve gelişmesini hedefler ama günümüz islam dünyası buna ayak uyduramadı zayıf kaldı bu gün suudi Arabistan başta olmak üzere İslamı, kuran ve hadisler ışığında yaşayabilen bir devlet yoktur. (Suudi Arabistan yönetim ve idare olarak vahabi denen 120-150 yıllık yahudiler tarafından şekillendirilmiş İslami motifli farklı bir inanışla yönetiliyor) Gördüğünüz, eleştirdiğiniz ülkemiz de dahil çoğu çirkin olaylar islamla bağdaşmıyor ve islamın yasak kıldığı şeylerdir, bunlara bakarak inancın bir fonksiyonu kalmamış demek, gördüğüm müslümanlar çalıp çırpma peşinde, zina haramdır diyenler grup partiler yapıyor, insanları kötü müslüman dinsiz diye yaftalayan din adamları vs. Bunlar islamın dışında kalan şeylerdir şüphesizki herkes kendi hesabını verecek kimsenin dediğine bakıp ben islamdan dinden kitaptan soğudum dememeli bu yüzden herkes kendi bacağından asılacak bunu kabul etmenin de ilk şartı Allah’a, kitabına, peygameberine inanmaktır tabi ki o sapkınların bahsettikleri gibi değil. Maalesef toplumumuz bozuldu islam üzerine mayalanmış bir imparatorluk yozlaşarak, yozlaştırılarak yıkıldı aynı tehlike bu günde devam ediyor farkında olmasakda bir mayamız var bu toprağın insanları olarak ve yozlaşmış tahrip edilmiş islamla, insanlarla insanlarımızı deist, ateist eğilimlere itiyorlar, farkına varabiliyorsanız ne mutlu.
  • katılmadığım beyandır.

    Deizm bir tehlike değil, aksine aydınlanma sürecidir. '*' Belki de islamın rönesans hareketi olacaktır dinleri reddetmek. '*'

    bin sene öncesinin yorumlarını günümüz kültürüne uyarlamaya çalışmak beyhude değilmidir? İnsanların bu yorumlara hapsolması, çağdaşlığı ve gelişimi savunan islam için ironimidir, çelişkimidir?

    Deist kişi yaratıcıya inanır. Yaratıcıya inanınca zaten gerisi gelecek bir rahat bıraksalar. Yok şöyle inanacaksın, şunu yapmazsan inandığına inanmayız.

    Bir deist inancı daha saf ve temizdir. Çünkü doğrudan Allah’a bağlıdır. Yol göstericisi kalp gözüdür. Sufidir. Kendi inanç sistemini benimsemiştir. O inancı ile Allah’a aşk ile bağlanmıştır. Peygamberini de bilir, onun hasretiyle de yanar.

    Kendini deist olarak tanımlayan genç arkadaşlar, şu anda bir fırtınanın içindeler. Çünkü aşık oldukları Allah, onlara o kadar farklı gösteriliyor ki! Tabiatıyla reddetmeyi seçiyorlar. Ancak! Fırtınalar dindiğinde, geminiz sakin sulara Demir attığında her şeyi daha net görüp, hadi ordan diyerek, sufiliğin en üst derecesini yaşayacaksınız.