blog sözlük yazarlarının en utanç verici anları
-
Otobüsteyim, okuldan eve dönüyorum. Şu karşılıklı olan dört koltuk var ya, hah onlarda oturuyorum kulağımda kulaklık var. Karşıma bir kadın ve küçük kızı geçip oturdular. Kız bir süre beni süzdü, biraz daha süzdü. Sonra döndü annesine işaret parmağı bana dönük bir vaziyette ve dedi ki anne bu bir palyaço mu hepsi bu kadar olsa sevgili sözlük, yetmezmiş gibi kadın kızına cevap vermedi ve kız her seferinde biraz daha yüksek sesle sordu, kulaklığımı çıkarıp dedim ki hayır ben palyaço değilim bütün otobüs bize güldü, bütün otobüs.. Hayır bir de anlamadığım kısım kız beni neden palyaçoya benzetti? '*' (bkz: özgüvenim falan) -
2000 kişilik okulun önünde merdivenlerden kayarak popomun üzerinde indim sözlük. Bu heyecanlı yolculuğum bittiğinde ellerimi yüzüme kapadım ve gülmeye başladım. Tahmin edersin ki başıma toplanan insan kalabalığı karınca yuvasında gibi hissettirdi. Ben düşünce gülmeye başlarım. Hep gülerim yani. Sesim de ağlıyor gibi çıkınca herkes "bişey var mı?" Diye sormaya başladı bu kez. Ellerimi açtığımda herkes meraklı gözlerle bana bakıyordu. Güldüğümü görünce bana şizofren gibi baktılar :D ama heyacanlı merdiven seyahatim çok hoştu :D -
Basligi okur okumaz aklima gelen iki animdir.
Birincisi, iki uc yil once oldu. Tramvaya bindim. Ellerimde de kendi kilom kadar posetler var. Sanirim okulun ilk haftasiydi, kitap kirtasiye alisverisi falan yapmisimdir. '*' tramvay da nasssil kalabalik. O tepemizden sarkan lastik tutamaclardan bile bosta kalmamis. Millet koala gibi sarilmis o uzun demirlere, kimisi de maymun gibi sarkiyor tepeden. Gerci bunlarin bir onemi yok cunku tutunacak yer olsaydi bile tutunamazdim ellerim cok dolu oldugu icin. Sayisalcilar bilir, bir nesnenin boyu uzadikca denge durumu o kadar zorlasir. Bu uzun nesnenin bir de vertigosu varsa sayet onda denge aramak kus adasinda domuz aramaya benzer. Neyse iste sigabilecegim kadar bir alanda '*''*' durmaya basladim. Tramvay hareket etti. Bende bir sıkıntı olmadi. "Ooo" dedim "harika bir baslangic yaptim". Posetleri dambil kaldirir gibi kaldirip etrafa 848383 bakislar atiyordum kiiii tramvay o kocaaaaa alaaddin tepesinin etrafindan donmeye basladi. düştüm. Ama nereye? Onumde oturan oglanin ustune puahhahahsbzbbxdnxnnsmxmmcc oglanin ve ayakta dikilen arkadaslarinin gulesi geliyor tabii ama gulemiyorlar. Sonra ben kahkahayi basinca onlara da dedim gulun diye. Oyle hep beraber eglendik. Zbxnnxnxndnndnd
İkincisi de gecen yil oldu. Benim ellerim ayaklarim hep buz gibidir. Yine bir gun ellerimin buz gibi oldugu bir anda arkadasim '*' ellerimi isitmaya calisiyordu kendi ellerinin arasinda. O esnada profesor derse geldi. Daha yeni geldi diye biz aramizda konustugumuz seye konusmaya devam ettik. Adam cantasini masaya koyar koymaz yanimiza geldi ve cikin dersten dedi. Profesorun dersinden elele atildik. Bznxnxnxndxn ama utanc verici an bu degil. utanc verici tarafi bundan sonra basliyor. Aradan kisa bir zaMan gecmisti ki koridorda arkadasimi opmeye calisiyordum. Profesorle gozgoze geldik. Yine bir sure sonra yolda arkadasimin ustune cikmaya calisiyordum arabasiyla onumuzde durdu. Ne zaman ayni arkadasimla boyle samimi hallere girsek adam bizi basiyor. Evde bile otururken birbirimize sokuldugumuzda "aa simdi profesor suradan cikarmis" deyip kendi kendimize egleniyoruz. Znxndnsmxmf
Ay ne yazdim hee. Yazasim varmis. -
Lisedeydim sanırım. Saçlarım da kalçalarıma kadar uzun, düz böyle. Boy desen 1.10, dağ cücesi gibi geziyorum ajdjajdkakan işte arkadaş ortamı falan derken sinemaya gitmeye karar verdik sözlük, tuttuk avm yolunu. Bu arada da Üzerimdeki yün hırkadan olsa gerek saçlarım elektriklenmiş; 185 kilo olduğum için de saçları düzeltiyim, bizimkilere yetişeyim falan derken nefes nefese kalmışım. dönen kapılar var ya sözlük:( oraya ucu ucuna sığıştım. Tabi en sondan ve koşarak girmiş olduğum için saçlarım da geriye doğru uçuşmuş, döner kapının iki kabini arasında sıkışmış:( bi da tam çıkayım derken tekrar sıkışması ve benim geri geri yürüyerek tüm o çemberi baştan sona dönmem:((( herkesin "napıyo acaba?", "sosyal deney sanırım" minvalindeki bakışları:((((( -
Bu başlık birilerini rahatsız eder mi bilmem ama (bkz: #56021) düşüncelerimizi ifade etme açısından olmazsa olmaz başlıklardan.
Bundan 4 gün önce üniversitenin koridorunda yürürken, sınıfta konuştuğum kızın biri yanımdan geçerken "merhaba", dedim. Ve demez olaydım çünkü cevap vermedi. duymadığından diyecem de, sesim koridorun içinde yankılandı neredeyse. Duyduğundan eminim; kendisi, cevap veremeyişine biraz tuhaf hissettiğini düşünüyorum. Ama lanet olsun ki, benim hissetiğim onun gibi tuhaflık falan değildi, yerin dibine girmişlikti.(bkz: i want to believe in myself once again) -
Üniversitemin ilk yılında manisa da okuyan arkadaşımın yanına gittim. Baya samimi olduğumuz için biraz alkol tüketelim biraz şey edelim derken baya içmişiz evde. En son hatırladığım vikings in ilk sezonu işte haftalık dizi geliyor onu izlemeye başlamışım ve 1 tane daha şirince şarabı var açıp içiyorum. Biraz daha zaman geçti, zar zor kalktım çünkü hayatımda o kadar sarhoş olmamıştım. yatağa gitmeme 4 metre mesafe var, tuvalete 3.5 metre falan, ben ayağa kalktığım anda 3.5 metre boyunca halılara kusa kusa yürüdüm, son yarım metre de temiz bir şekilde kendimi yatağa attım.
Asıl utandığım nokta şu oldu; sabah uyandığımda arkadaşım banyoda halıları atmış yıkıyordu ve evde 4 kişi yaşıyorlardı. Hayatım boyunca bu kadar utanmamıştım, gerçek anlamda. o günden beri alkol için belirlediğim bir çıta var, onu korurum.
