blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • (bkz: 8 şubat 2020)
    (bkz: sözlükte güzel başlıklar açılmış olması)
    (bkz: ve bunları benim daha yeni görüyor olmam)


    ______
    (bkz: ondan değil de) sözlüğümüz bahar ve yazları genelde daha hareketli geçiyor. sözlükte genelde çalışan ya da öğrenci kesimi takılıyor ya, o sebeple..
  • Öff biraz önce orange is the new black başlığına yazarken açıp o sahneyi tekrar izledim. Dostluk ne güzel bir şey ama hiç dostum yok lan çok garip. Yaniii alt komşularım okuldan 2 arkadaşım. Süper ötesi iki insan. Zaten biraz da ben zorladım diye taşındılar. Ev zaten dubleksten bozma olduğu için çoğu şey ortak kullanım doğalgaz ve elektrik gibi. Evime istedikleri gibi gelip gidiyorlar. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor. İçmeli sıçmalı takılıyoruz, Zabaaa kadar da oturuyorlar, oturuyoruz falan amaaa gelin görün ki ailelerin yanına dönünce bir kere bile konuşmuyoruz. Erkek milleti mi böyle acaba ben bunlara niye alışamadım. Eskiden bi arkadaşım vardı. Dostum. Püf çok güzeldi her şey çok özledim. Şimdi hep eksik hissediyorum gerçek arkadaş istiyorum.
  • Djjdjsjdjsksjd az önce sözlükte bipolarlık seviyemi gördüm ya ay tam bir ikizler burcuyum aslında ya da akrep mi bilemedimm. 2 yıl önce bir yazarın entrysini hem favlayıp hem eksilemişim djdndmdjd acaba neden merak ettim.
  • Bu @gölge sağa sola pislik saçiyor.
    Adminler bu sözlük zararlısını niye hâlâ burada tutuyor, gerçekten merak ediyorum.
    En azından ikaz etsinler!
  • "İkimizi düşündüm uzunca bir süre. Dualar ettim sağlığına."
  • bu saatlerde bastıran uykumun gözlerimi tatlı tatlı ağrıtmasını seviyorum ama uykuya direnip telefonda vakit öldürmek - ne yazık ki- daha tatlı geliyor.
  • herkesle barıştım kendimle barışamıyorum. (bkz: küstüm işte hıh )
  • (bkz: behance)'e "okült" yazıp aratınca karşıma keçi illüstrasyonları çıkması :-|
  • ekşi'de bir çaylağın tavsiyesi üzerine buraya üye oldum.. buraya geldiğim için pişman mı olacağım yoksa sevinecek miyim zamanla göreceğiz..
  • Uzun uzun yazacağım bugün
    Kendi hayatımdan ve gerçeklerimden öyle korkuyorum ki başkalarının hayatlarını yaşıyorum bir parazit gibi.

    Özellikle sorunlu insanların hayatlarını seçiyorum, sonra mücadele ediyorum daha iyi insanlar olmaları için.
    Birinin hayatını yaşamak, toparlamak düzeltmek tam zamanlı bir iş, kendinizi düşünecek vaktiniz olmuyor. Bir parazit olarak konağınızı seviyorsunuz da, anlamsız bir bağlılık. Sonuçta yaşadığınız şey onun hayatı, üzüldüklerine üzülüp mutluluklarıyla mutlu oluyorsunuz.

    Sonra konak iyileşiyor ve size dönüp gerçek yüzünüzü görüyor. Hayır diyor sensiz yapabilirim, bak iyiyim ben artık. Ve parazit bir hayat daha kaybetmiş oluyor.

    Ben artık insanları tamir ederken harcadığım vidaların contaların yerini dolduramıyorum. Beni tamir edecek bir şey yok. Belki noodle ve tutkal iş görebilir ama emin değilim '*'

    İşin en üzücü tarafı bunu ben yapıyorum kendime, ünlü filozof Nev'in de dediği gibi
    İçimde kaleler inşa ettim kırılmamak adına
    Harcına gözyaşı döktüm daha da sağlam olsun diye
    Şimdi yarattığım zindanlarda ışıksızım
    Kaçtım kendime saklandım her küstüğümde
    Vazgeçtim aynalardan vakitsiz uykularda
    İnsan kendine rağmen yaşamayı bilmeli bazen

    Benmişim kendimden bir korkak yaratmışım
    Kendimi korurken en çok ben ürkütmüşüm
    Benmişim kendimi savunurken en çok hançerleyen
    Bir meçhul olmuşum failim ben
    Ama beni bana küstüren, beni bana kırdıran
    Kalpsizin hiç suçu yok mu?

    Kim demiş aşıklar hep mutlu olurlar diye
    Hesapsız seveceksin, canın ağzına gelse de
    Vururken yalnızlık yüzüne
    Sen pay edersin gönlünü onlarca hüzüne

    Benmişim kendimden bir korkak yaratmışım
    Kendimi korurken en çok ben ürkütmüşüm
    Benmişim kendimi savunurken en çok hançerleyen
    Bir meçhul olmuşum failim ben
    Ama beni bana küstüren, beni bana kırdıran
    Kalpsizin hiç suçu yok mu?

    Öyle işte
    (bkz: you have to get your shit together)
  • ondan ayrılalı yaklaşık 1 yıl olacak 2 ay sonra. hala onu seviyorum. onun sürekli okuyup görebileceği bir mecrada şizofrence ondan sonra ilişkim oldu ve çok mutluyum havaları yaptım olmadı aslında. birisiyle bir ay görüştüm. etkilendim de aslında. yattım da kendisiyle. sevişerek unutmayı denemek istedim. ikiyüzlülük yapamam. onunla sevişmek cinsel olarak mutlu da etti. ama sabahındaki pişmanlık ağır bastı her defasında. sonra da bu virüsü bahane edip görüşmeyelim dedim. o da tam tersi sevgili neden olmuyoruz ki cümleleriyle geldi.

    bir erkeğe uzun uzadıya açıklama yapmaya üşeniyorum artık. etkileyemedin beni dedim geçtim. başa zaman olsa anlatırdım. durmaksızın anlatırdım. eski sevgilimi unutamadım derdim. hatta bazen bana asılan erkeklere anlatıp akıl almışlığım bile çoktur ama artık imkansız olduğunu her şeyin bildiğim için akıl almaya da gerek yok.

    öyle işte sözlük, haziranda tam bi yıl olacak ayrılalı ve ben hala onu özlüyorum. seviyorum diyemem belki ama çok özlüyorum. onunda özlediğini biliyorum ama öyle bir bitirdik ki ilişkiyi birbirimize yazamıyoruz bile nasılsın diye. özledim diye yazması göt ister zaten. o göt bizde nasılsa yok
  • uykumun çok fazla olduğu zamanlar diş macununun kapağını kapatmadan gizlice yatağa koşan insan benim. bazen öyle bir üşengeçlik..
  • sirf filmden geri kalmamak icin az kalsin altima sicacaktim (ama sicmadim ehehehe)
  • şu an herkes dışarıda. sokaklar, caddeler çok kalabalık.

    içimi buruk hale getiren de bu. hareketliliği özlemişim. lütfen bir an önce bitsin şu dönem.
  • ''iyiyim'' dediğim hiç bir zaman aslında iyi değilim.
  • Birilerini sevmek nasıl bir ihtiyacın ürünüdür? Sosyal varlıklar olarak aşık oluyor, hayranlık duyuyor ve ne olursa olsun birilerinin bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Kendi bencil duygularımızın, korkularımızın kalkanı olarak mı kullanıyoruz sevgiyi? Bu soruyu bir süredir kendime soruyorum. Birilerini sevdiğime pek inanamıyorum artık. Yıllardır kendimi sevgi diye inandırdığım şeyin aslında kişilere, yaşam tarzlarına ve gündelik yaşam içerisinde hayatta kalma çabalarına hayranlık olduğunu düşünmeye başladım. Bu farkındalığın iyi mi yoksa kötü mü olduğundan emin değilim bir miktar korktuğum da doğrudur. Eğer bu doğruysa ve içimde sevgiye dair en ufak bir şey yoksa insan olmanın erdeminden bahsedilebilir mi? İnsanın tanımını baştan mı yapmalı yoksa her insanı kendi küçük dünyasının içerisinde mi değerlendirmek lazım? Her soru kendi içerisinde daha başka soruları ve sorunları barındıran bir ağacın dalları gibi.
  • sözlük içerisinde bu yaşa nasıl geldiğini düşündüğüm insanlar var.
  • Kayıt olurken pek fazla bir beklentim yoktu bu mecradan açıkçası. 1 saat takılır 2-3 başlık okur çıkarım demiştim. Ama sözlük beni yanılttı... İyi niyetli insanlar, sıcak bir ortam, aşırı derece olmayan kalabalık hoşuma gitti açıkçası. Ekşiye bile giresim gelmiyor :) ortam bozulmaz daimi olurum umarım :)
  • Üzgünüm ama hiçbir ortam sarmıyor artık. Ne ekşi sözlük ne blog sözlük ne twitter ne de instagram.
  • sosyal medya kullanımımızın pik yaptığı corona günlerinde hangi sözlüğe daha çok vakit ayıracağımı merak ediyorum.
/ 148