blog sözlük itiraf
808 entry daha
-
var ya, makale konusu olarak liberalizmi seçmekle hayatım boyunca alacağım en doğru kararlardan birini almışım. inan sözlük kavimler göçünden başladım araştırmaya, 21. yüzyıla kadar yürüyorum artık Allah kerim.
böyle öğrenmeye devam edersem makaleyi tamamladığımda ebubekir sofuoğlu talha uğurluel'le atışacak yetkinliğe haiz göreceğim kendimi. feci bir bilgi havuzuna dalmışım gibi hissediyorum. -
ben amerika'ya gidince gökten üç elma düşecek ve hikaye bir anda bitecek sanıyorlar. öyle bir şey yok işte. Kısmetse amerika'ya vardıktan sonra ben yine türklerle türkçe konuşmaya ve türk "ağabey"lerimin yazılarını okumaya ve onlara cevap jenere etmeye devam edeceğim.
Allah büyüktür arkadaşlar. lütfen azıcık anlayın be beni. siz hiç aşık olmadınız mı?!.. -
Beni tarihten soğutan bütün halkımıza teşekkür beyanıdır. Hepinizin abv. Hepiniz o kadar bir kısmını sahiplenmişsiniz ki... igrencsiniz. Pis taraflar kocaman bir pislikten ibaretsiniz ve kendi pisliginizde bogulmanizi diliyorum.
Mutlu sabahlar efenim. -
Nasıl
Bir
Tantana
Bu? -
Bu soğukta "dışarı çıkın" diyor. Vay sennin vicdanına tükküreyim! -
Yüce Rabbim!.. aptal aptal gülüyorum saatlerdir. en son ne zaman bu kadar mutlu olmuştum?.. sanırım tekrar Ja'nım sevgilime döndüğüm, siz de hatırlarsınız hani şu kanlı ay tutulması olmuştu temmuzda, işte o gecede..
o günler gitsin bir daha geri gelmesin sözlük başımı battaniyeye gömüp gizli gizli ağlıyordum.. beni tutuklamakla falan tehdit ediyorlardı. korkup mecburen bırakmıştım. fakat o gecede, korkmamayı öğrendim. ne ölümden, ne tutuklanmaktan ne de her ne pahasına olursa olsun doğruların peşinden gitmekten..
hasılı kelam. mutluyum. Allahım daim etsin. Bizi birbirimize hayırhah, onu bana yar, beni ona yaren, bizi birbirimize yoldaş, ahirette aynı cennet bahçesinin daimi konaklayıcısı eylesin.
gerçekten çok seviyorum sözlük. anlıyor musun?..
--
(bkz: wish it gonna last forever)
(bkz: that is the first time months after being so happy) -
Herkesin yapamayacağı aşikâr bir gerçek var; çocuk büyütmek. O kadar ifrit oluyorum ki bunu beceremeyecek olanların seri üretime geçmesine. 5 yaşındaki bir çocuk bugün gelmiş bana diyor ki; "ben bebekliğime dönmek istiyorum, dönebilir miyim?" neden diye sorduğumda ise "Annemi görebilmek için" diyor. 5 yaşındaki bir çocuğa bu cümleyi kurdurtacak anne müsveddelerini bir kaşık suda boğmak istiyorum. Çok üzgünüm, çok. -
zaman planlamasını yanlış anladım sanırsam,metroyu beklerken oje sürmek gibi.'*' -
Abimi çok seviyorum lütfen ona bi şey olmasın. -
günaydın,paramı kontrol edemiyorum,günaydın.
(bkz: geldikleri gibi giderler) -
Daha önce 4 kez entry girmişim bu başlığa. Onlardan şimdiye çok şey değişti aslında. Sanırım artık tamamen büyüdüm. O zamanlar her şeye kendi tarafımdan bakıyordum. Şimdi en haksıza bile hak vermeye çalışıyorum. Olgunlaştım mı gitgide polyanalaştım mı bilmiyorum. -
Allahım her şeyi biliyorlar her şeyi. Nefret ettiğim insan tipi her şeyi bilenler. -
Kendime bakınca günden güne tükenen birini görüyorum. Neden diye soracak olursa eğer birisi ona cevap veremeyecek kadar da tembel daha doğrusu kimseden bir yardım, bir hayır, bir iyilik beklemeyen birine dönüştüm. Neden dönüştüm ve nasıl dönüştüm bunlara biraz değineceğim elbet öncesinde ne idim onunla başlamak istiyorum.
Yüzü çoğu zaman gülen, girdiği ortamı neşelendirebilen, insanların beni görünce kaçtığı değil de gidesi varsa bile ben orada olduğum için biraz daha kaldığı biriydim özetle insanlar içinde. Üzüldüğüm zaman tek başıma üzülürdüm, kimseye dert anlatmazdım ama mutlu olacağım zaman herkes yanımda olsun isterdim ve bir şey yapacağım zaman yanımda birisi olsun isterdim sebep sohbet muhabbet idi hayat tek başına çekilmiyordu benim için. Yalnız kaldığım anlar nadirdir misal müzik dinlerken ya da dediğim gibi üzgün olduğum zamanlar veya uzun yolculuklarda mümkün olduğunca tek kalmaya çalışırdım. Artık böyle bir şey için çaba harcamıyorum çünkü çoğunlukla yalnızım. Bir bakıma bu durum işime geliyordu ilk başlarda fakat zaman geçtikçe bu durumdan kurtulmak istedim ama olmadı, yenebileceğim bir şey değildi veya o güç o an bende yoktu. Gücümü nerede kaybettim onu da anlatacağım ama öncesinde beni ansızın bulmuş gibi görünen ama aslında çok derinlerde olan hastalığımdan bahsedeyim.
Bir gün evden okula giderken yine metroyu kullanıyordum. Metroyu beklerken birden birisi raylara atladı ve metroda haliyle duramadı ve genç orada öldü, ölmek için atlamıştı zaten. Uzunca bir süre bu görüntü ne aklımdan ne de gözlerimin önünden gitmedi. Ertesi günün akşamına okuldan çıkıp işe gitmiştim ve işten eve dönüyordum otobüste beni bir ateş bastı ve otobüste zar zor dayandım, hem ateşim var hem midem bulanıyor ve mevsim kış. Böyle bir havada bir insanı ateş basması ancak anormal bir durumda falan olurdu galiba oradan bir şeyler olduğunu anlamalıydım fakat o an kendimde değildim gibiydi. Zar zor eve geldim ve üstümü değiştirmeden direkt lavaboya kusmaya gittim, kustum ve aynı anda sanki bir eroinman gibi titremeye başladım. Kusmak, normal kusmak ama bu titremede nereden çıktı? Hiçbir şey anlamadım, yediğim dokunmuştur dedim gittim yattım. Ertesi gün kendimi iyi hissetmediğim için işe de okula da gitmedim öylece yattım evde ve yemek falan da yiyemedim. Sonraki gün biraz ayaklandım okula gitmek üzere evden ayrıldım metroyla 2 – 3 durak gittikten sonra beni yine ateş bastı ve hemen metrodan indim tuvalete koştum yine kusuyorum ve aynı anda titriyorum yaklaşık 20 dakika tuvalette kaldım, orada ağlamadım mı yoksa saçlarımı yolmaya çalışmadım mı neler yapmadım ki? Orada geçen 20 dakika sanki bir ömürmüş gibi geldi bana. Sonra kalk dedim kendime kalk! Kalktım ve bir taksiye bindim, doğru hastaneye. Hastanede yine bildiğimiz şeyler, ölseniz bile önce belgeler tam olacak! Oradan oraya gittim oradan başka bir oraya derken doktor karşısına çıktım serum verdiler sonra bir tane daha. Kendimi daha iyi hissettim, doktor mideyle alakalı olacağını söyledi. (buraları kısa kesiyorum yeterince uzun oldu, okuyanlar sıkılmasın) Bir sürü dahiliye doktoruna gittik hepsi farklı bir şey dedi ta ki birisi psikolojik olabilir diyene kadar. E bunu duyunca devlet hastanesinden randevu aldım ve doktorun karşısına çıktım, depresyondasın, stresten olmuş dedi prozac falan verdi-10 hastadan 8’ine verdikleri ilaç- 2-3 ay kullandım ve baktım değişen bir şey yok, doktora her şey aynı dedim hiçbir etkisi yok bunun tabii bu arada bu kusmalar ateş basmalarından sonra evden dışarı çıkamıyorum, çıktığım zaman yine aynı şey oluyor. Yakında da finaller var ve son dönemdeyim sınavları verirsem mezunum yani fakat ona rağmen sınavlara gidemedim. Derken başka ilaçlar kullandım yine ailem akrabalar falan büyü dedi hocalara falan gittik hiç inancım olmamasına rağmen, sonuç değişmedi hala aynıydım ve sorun neydi onu da bilmiyorduk, duyduğum tek şey depresyon – stres. İnternetten araştırayım diyorum 10 hastalık varsa 9’una benziyordu o yüzden o faslı geçtim. Bir gün rasgele biriyle karşılaştım ve bana özel bir doktoru önerdi sonra ondan randevu aldım ve muayeneye gittim. Hastalığın belirtilerini, evden çıkamadığımı falan anlattım, o da dinledi beni güzelce en sonunda bilir bir kişi bir teşhis koydu yaşananlara. Agorafobili panik atak varmış bende. Agorafobi dışarı çıkamamaymış, panik atağı zaten az çok biliyordum fakat benim bildiğim panik atak, panik atak değilmiş. İlaçlar kullandım iyi olur gibi oldum gün geldi daha kötü oldum falan, bayağı bir karmaşık dönemler atlattım ve hala atlatıyorum. Yazıma ilerleyen günlerde devam edeceğim, okuduğunuz için teşekkürler.
-
umursamazın teki oldum. daha doğrusu dışarıdan öyle gözüktüğümü düşünüyorum. herkesin duyduğu anda üzüldüğü, gördüğü anda sevindiği şeylere aynı tepkiyi veremiyorum. ama tüm bunların yanında kimsenin görüp fark etmediği ufak şeylerden hüzün buluyorum kendime, insanların haberleri olmadan. neyse sözlük, gülmek de üzülmek de hepimiz için bir ihtiyaç. görüşmek üzere. -
[19/4 00:57] fatiik: Yok yav o havada olup olmaman değil de ne biliyim bi şeyleri doğru yapamamak ??♂
[19/4 00:58] fatiik: Ya yok bak cidden hani bu durumdan bağımsız kendim için söylüyorum yapmam gereken çok basit şeyleri bile yapamıyorum kendim için doğru olan şeylerde sürekli hatalar yapıyorum... Ve bu kötü hissettiriyor
[19/4 00:59] fatiik: Ve sürekli bi şekilde kendime ama falan buluyorum ama yok yaa abla
[19/4 00:59] fatiik: Gerçekten ben gün geçtikçe vasata doğru yol alıyorum
[19/4 00:59] fatiik: Bunu görebiliyorum
[19/4 01:00] fatiik: Ve nasıl düzeltilir nereden başlanır ne yapılır..
[19/4 01:01] fatiik: Diyor ya şair her çabam kaderin olumsuz bi yargısı ile karşı karşıya
[19/4 01:02] fatiik: Aslında bu plansızlık ve düzensizlik içinde özellikle kendi yaptığım planlar beni sürekli geri atıyor
[19/4 01:03] fatiik: Sürekli plansızlık içindeki davranışta tam sürüklenirken bi durum çıkıyor karşıma ve ben o durum üzere plan yapınca yaptığım plan hep beni üzecek sonuçlar doğuruyor
[19/4 01:04] fatiik: Ya bi hayat yaşıyoruz ve o hayatı biz organize ediyoruz Ve ben gerçekten vasat bi organizatörüm
[19/4 01:04] fatiik: Birgün dönüp arkama baktığımda beni mutlu edecek bir hayatla karşılaşmıyor olmak beni mahvedecek -
kahvaltını yapıp yapmadığını,neleri yemeyi sevdiğini..çocuk kalbinin nelere incindiğini merak ediyorum.
(bkz: senden hoşlanıyorum) ,çok.. -
Bugün 34 yaşında birinin işsizlikten bunaldığı için ailesine küçük bir not bırakarak intihar ettiğine dair bir haber okudum. Neredeyse herkes haber yorumuna ülke ekonomisinin durumundan yakındığı şeyler yazmış. Aynı şeyi ben yapsaydım, sebebim olarak ülkenin ekonomik durumu mu olurdu diye düşündüm. Neyse. -
son dört aydır ne düşünsem başıma geliyor. Bu yüzden kötü şeyler düşünmekten korkuyorum sözlük. Ya bi anda aklıma kötü bir şey gelirse... -
mutlu aile tabloları kaderimde yazmıyor. -
dün hayatımın en kötü gününü geçirdim. Daha kötüleri de olacak muhtemelen, ama şu ana kadarki en kötüsüydü. Manevi anlamda çökmüş durumdayım. Kaldı ki cesaretsiz biri olduğum için nefesimin sonunu kendim bile getiremeyip yine dönüp dua ediyorum.
808 entry daha
