blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • yazıyorum boş, konuşuyorum boş, düşünüyorum boş.
  • bugün çok ağladım ama sebebini bilmiyorum. içime attıklarımın patladığı gün bugünmüş. üzmez dediğim herkes üzüyor beni. kahroluyorum hiç sevilmeyişime acıyorum kendi kendime. ne olacak sonum hiç bilmiyorum ama ben artık mutlu ve huzurlu olmak istiyorum.
  • Gökyüzünün herhangi bir yerinde uçmaya küsgün bir kuş gibi hissediyorum ki bunda kırılan kanatlarımın payı yok.ve biliyorum ki bu hislerin hepsi anlamsız yanılsamalar zinciri.Bir önemi yok,bir önemimiz..yok.
  • Canımın yandığını duyumsuyorum.canımdan çok sevesim geliyor böyle zamanlarda.ama zamanı değil;çünkü kendimle yüzleşmekten korkarken tüm yolların bilmediğim benlere çıkmasına izin veremem sevgiyi tanımadığım suretlerde yaratarak.
  • 5 yeni tavşam yavrumuz daha oldu. toplamda 20 taneler ve durmaksızın artıyorlar. ilk başlarda çok güzeldi, her şey güllük gülistanlık. ama artık yoruluyorum, daha kaç tanesine bakabilirim ki.
  • "nerdeyim ben?" diyor içim ve daha içim "hiç var olduk mu ki bir 'Ben'den söz edesin?" diyecekken duraksıyor..zaman akıyor,su akıyor,rüzgar adını henüz duymadığım bir ülkeden esmeye başlıyor,bir çocuk ilk kelimesini söylüyor-ba ba- ,yaşanmışlıkların belli belirsiz çizgilerini taşıyan eller kırmızı bir güle uzanıyor;ama daha içim duraksıyor.ben,biz;var olan ve olmayan tüm zerrelerimle bir 'şey' olarak olağanca akışın içinde bir duraksama kırılımında hapsoluyorum,hapsoluyoruz,hapis..
  • Yeni arkadaşlar edinmeyi kendime her seferinde yasaklıyor ve her seferinde yeni arkadaşlar ediniyorum. Hiç tanımadığım insanlara kendimi anlatmak tuhaf bir haz veriyor. Bu yüzden şu an çok keyifliyim sözlük.
  • Bloguma bakamadım, sana hiç bakamadım Sözlük. Tek baktığım yer yoğun bir şekilde blogumun instagram hesabı. Onda da 2 aydır falan kitap çekilişlerine katılıyorum ve tuhaf bir şekilde, çok şükür, kazanmışlığım var. Bilemiyorum yani. Bu arada Gebze'ye taşındık. Belki de Ankara'dan ayrılmanın farkedemediğim hüznü vardır.
  • sabah uyandığımda bi şey yoktu. işte ilk saatin ardından boynumda keskin bir ağrı, sırtımda tekme yemiş hissi, tüm bedenimde gece sopayla dövülmüş anısı. tüm gün kırgın gezdim. ruh halime de yansıdı. sıcak soluklar verdim. üşüdüm. hazırlıksız olduğum için ofiste duran joker ceketimi giydim. öyle oturdum.

    halen eve gidebilmiş değilim. öğlen pek bir şey yemedim. acıktım ama hayvani bir arzuyla değil. düz. tenim sıcak, ellerim soğuk.

    bir iki saate evde olacağım. inşallah. evde hazır bir çorba, kalın kıyafetler, sıcak bitkisel çaylar, yumuşacık eller bekliyorum. bir umut. bir umut bekliyorum. zile basmak istiyorum.

    anahtarı kim bulup çıkarıp çevirecek şimdi... :(
  • Şöyle kimselerin olmadığı bir yerlerde yaşayayım istiyorum bazen. Ama bildiğin tüm zerrelerimle istiyorum. Öyle alelade bir istek değil. Veya kalabalık içindeyken bir anda herkesin kaybolduğunu hayal ediyorum. Öyle sıkıldım ki her gün aynı kalabalığı aynı şekilde görmekten. Hiçbir farklılık yok lan. Her şey yeknesak. İnsanların olmadığı bir dünya hayal ediyorum, ya da bir şehir. En azından mahalle filan. Düşüncesi bile rahatlatıyor insanı. Üstelik ben yalnız biriyim. Bildiğin günlerce kimseyle konuşmadığım oluyor. Belki de çok alıştım bu bir başınalığa, ondan insanlardan sıkılıyorum. Yine de sıyrılamıyorum bu kalabalığın içinden. Zaten sıyrılsam da kafamın içinde koşturup durmalarından kurtulamıyorum. Sürekli birilerinin bir şeyler mırıldandığını duyuyorum beynimin içinde. Üstelik bu mırıldanmalar bazı geceler uyutmuyor beni. Sabahları gözlerim şişmiş vaziyette, balkonda sigara içerken ayılabiliyorum. Serçelerim var her sabah ziyaretime gelen. Ah onlar da olmasa. Ne tüyleri güzel, ne de sesleri aslında. Sıradan, bayağı kuşlar. Tüyleri ve sesleri güzel ve farklı olan kuşlar kafese mahkumdurlar. Ama serçeler öyle mi ya. Özgürler alabildiğine. Bunu da bir yerde duymuştum anasını satayım, şimdi hatırlayamadım. Neyse abicim, serçeler varsın özgür olsun. Benim derdim o değil zaten. Ben, bizim ne güzelliğimiz var da mahkum olduk şu hayata, burasını anlamıyorum işin. Belki yalnızca aptalca bir bakış açısı benimkisi. Neyse tamam. Neyse. Belki birisi açar bu kafesin kapısını, biz de uçarız hiç bilmediğimiz yerlere.

    Hazır gelmişken bir de itiraf bırakayım madem, şu eti brownilerin kağıdını da yerdim ben. Ondan mı böyle salak bir şey oldum la acaba?
  • Bir şeyler düzeldiğinde hiçbir şey düzelmiyor dediğim zamanlara gülüp geçeceğim anları öyle bekliyorum ki.

    Kendime sürekli güçlü ol diyorum. Sorunlar büyük olduğundan değil. Mücadele etmeye alışkın olmadığımdan. Hadi bir güçlü ol, dik dur anadolu çocuğu.
    Düzeltme: ekleme.
  • hayatta en büyük iki korkum vardı; işsiz kalmak ve dişsiz kalmak.
    1 eylül'de işsiz kaldım. ve işsiz olmaya hiç alışkın olmadığım için de bu durum bana çok koydu. çünkü 1 aydır henüz iş bulamadım. evden yaptığım ufak çaplı projem var ancak onu da krediye bağlamıştım. eşime belli etmesem de korkuyorum. evet, bu sefer çok sağlam korkuyorum.
  • İçimde bir yerlerde Hermione Granger olduğuma inanıyorum
  • ahh ahh nerede o eski blog sözlük yazarları, üyeleri
  • bildirimlere girer girmez bildirimin başlığın onayından ötürü geldiğini görmek..üzücü.
  • ırkçı olmadığımı düşünüyorum. Lakin hintlilerle iletişim kurmak da istemiyorum. Çünkü gerçekten ne söylediklerini bir türlü anlayamıyorum. İngilizce konuşuma şekilleri bi enteresan. Geçen bunu arkadaş ortamında söyledim. Irkçımısın sen dediler. Değilim dedim ama pek bi inandırıcı olmadı.
  • canımın sıkıldığı olaylar yüzünden çocuk gibi ağlamaktan bıktım. Tutuyorum, iyiyim diyorum ama bir yerden sonra olmuyor be sözlük.
  • her defasında yarım bıraktığım tehlikeli oyunlar'ı bitirmeye niyetlendim. Bu defa olacak gibi, hadi bakalım.
  • Artık hayatı 5 dakika daha uyuyacak kadar sevmiyorum. '*'
  • Ne alaka, neden, oğf iki hafta once huzurum vardi,ben naptim simdi, dedigim sey bende bir seyleri degistiriyor. Hayra yoruyorum. Hayirli ilerliyor. Tukurdugumu yaliyor gibiyim.
808 entry daha
/ 107