blog sözlük itiraf
-
Yedi vizem var. Yedisi de ezber. Yedisi de ingilizce. Hic rakam yok. Turkce bir sey yok. Beynimin iki lobu da yanmak uzere. Hissediyorum.........ya da hissedemiyorum. '*''*' -
mülakat bitti...
ama ben de bittim...
tükendim...
sahi bu olmak zorunda mıydı? Mülakat? Neyin malikini güdüyoruz? Kimi malik biliyor, kimlere maliklik taslıyoruz? Yoksa amaç malikiyyetimizden çok ucu jakarlı mesruriyyetlerimizin teşhiri mi?
teşhircilik...
ne güzel kelime..
"geliniz efenim şuramı da şerh ediniz. Buramı da. Ve buramı ve buramı..."
daha fazla yazamayacağım. Şu bir gerçek ki 28 yıllık bendeniz, rukiye, insan içine çıkmaktan nefret ediyor.
ve evet. Şu an bunları da yalnız bir ortamda yazıyorum. -
kafama top yemeye alıştım ve hatta artık hobim haline geldi. bugün 1, bu hafta toplam 3 kez kafama basket topu yedim. her hafta yiyorum. 1 yıldır yiyorum.
bazen diyorum ki keşke kafama basket topu gelse. kafa bir hoş oluyor. abim boks yapardı. dayak yermiş ilk haftalar. kendisi yumruk yediğinden çok keyif aldığını söylerdi. o zamanlar anlamazdım. artık anlayabiliyorum.
kafama top geldiğinde ben alışığım diyorum. bu beni ister istemez karizmatik hissettiriyor sözlük. beyin hücrelerine gelince, onlara bir şey olmuyor. top şiddetli gelmiyor çünkü. yani kafa rahat, benim için endişelenmeyiniz. -
hiç, çok kolay.
çok, çok zor.
anlatımı. -
en son aldığım birkaç kutu çaykur marka yeşil çayım bittikten sonra, artık yaz geldi Arif az içmelisin dedim ve daha kaliteli çaylarıma dönüş yaptım. Chado'dan yaseminli yeşil çayımı satın aldım. Yalnız yanlış ürün göndermişler ki kuru zencefil ve portakal kabuklu yeşil çay yollamışlar. O da güzel ama ben kendimi biliyorum bir süre sonra portakal beni bayacaktır. Yeşil çayı çok tatlı sevmiyorum ben.
Neyse işte, aradım, ilgilendiler hemen doğrusunu gönderdiler, ben de geri iade ettim elimdekini. Doğru gelen siparişimin yanına bir adet tek içimlik poşet çay eklemişler milk oolong çayı daha önce hiç denemediğim bir çay türü. Tabi bende bir heyecan, çünkü bok gibi geçen bir hayatım var. Bırak bir çayı, çöp yollasa biri sevinirim epey.
Şimdi demlemek üzereyim. suyun biraz soğumasını bekliyorum. Çay demlemek öyle basit bir iş değil Sözlük. Lütfen. Deneyip yorumlarım muhakkak. -
son zamanlarda beni rahatsız eden bir takım şeyler var. düşünceler, olaylar vs, fazla detayına giremeyeceğim şeyler. bu olaylar karşısında o kadar zayıf hissediyorum ki, karşı koyacak gücü bırak karşısında ayakta kalacak gücü bile bulamıyorum. sadece yenmek istiyorum onu, fakat vücudumda bir yorgunluk, gözlerimde bir çaresizlik. yapamıyorum sözlük. -
Çok sıkıldım sözlük çok. Düşündüklerimi söyleyememekten çok sıkıldım. Yanlış yaptığımı bile bile engel olamamaktan çok sıkıldım. 21. Yüzyıl insan psikolojisini dibine kadar yaşıyoruz sözlük hepimiz. Yorgunuz kimse bizi anlamıyor.. Hepimiz aynı insanız ve aynı şeyi yaşıyoruz ve bundan bile sıkıldım -
blog sözlük de olmasayamış var ya resmen yatacak yerim yoktuymuş arkadaşlar. bi bakıyorum şöyle dönüp ardıma, facebook yok, twitter yok, whatsapp yok, instagram flickr sykpe ve saire hiç bir sosyal bağlantı profilim yok. blog sözlük de olmasaymış yirmi birinci yüz yılın yaşayan tek gerçek fosili olarak gezecekmişim halkın içinde.
(bkz: teşekkürler blog sözlük)
(bkz: iyi ki varsın blog sözlük) -
bugün arabayı eşim sürmek istedi...
iki kaldırımdan geçtik, bir simitçiyi yeni başlayan günden nefret ettirdik, iki servis şoförü şoförler odası kartlarını yerken "abla saygılar" çekti, kırmızı ışıkta beklerken yandaki kadın şoför ile göz teması kuruldu, kenafirce bakışıldı, saç, makyaj ve araçlar kıyaslandı (sanırım kazandık), oğlum arkadan "daha hıjjlııı" diye bağırdı ki zaten hızlıydık, eşim umursamadı ama ben sanırım biraz gerildim, sırtım ve boynum tutulmuş. Ha bi de polis arabasını bir solladık amaaaa... ben o polisin yerinde olsam tepe lambası yakar helikopter desteği isterdim.
"özlemişim araba sürmeyi, çok güzel sürdüm di mi canım?" dedi ayrılırken, makinize olmuş koca cevap sistemim "evet, harikaydın, aslında hep sen sürsene ya, ben de etrafı izlerim ohhh" dedi. şu anda ofisteyim. papatya çayı içiyorum şimdi, sakinleştirecek.'*' -
günler sonra evde yalnız kaldım. bizimkiler döndüler. ses yok canlılık yok. herkese de anlattım bunu. aynı şekilde. sıkıldım çünkü. gideyim de kendimi uykuya vereyim. o kucaklasın sarsın.
kalabalık iyi be. -
çocuklara fizik dersinde şu üçünü anlatacağım sakınlıkla unutmamam lazım: (burayı biraz not defterim gibi kullandığı için çok değerli moderasyondan çok özür diliyorum :)) )
1. robotlar/yapay zeka
2.marsta yaşam mümkün müdür
3. anti madde nasıl elde edilir -
canım sıkılıyor -
bloga girip sayfalarda dolanıp postları okuyup çıkıp gidenlere kinleniyorum. çok var bunlardan. her gün ya arama motorundan ya burdan ya twitterdan ya direkt urlden girip siteyi kurcalayan ve öylece çekip giden insanlar.
canımın içi. her kimsen umrumda değil. fakat yazıya, kaleme, kağıda, yazılana saygıdan ötürü etkileşime geç. beğen, hakaret et, eleştir, fikrini belirt. bi şey yap. sen her gün oku oku öylece kapa sekmeyi diye yazmadık. senin için de yazmadık o da ayrı konu. ama madem dolaşıyorsun "kanka bu zırvalar hakkındaki yegane görüşüm bu" de geç.
beni iten ya da bana yaklaştırmayan, öyle öteden baktıran çıt çıkartılmasına müsaade etmeyen bi şey mi var, var galiba.
çok mu aranıyorum?
(bkz: pff)
(bkz: sinir)
(bkz: itiraf)
(bkz: kavga)
(bkz: dövüş)
(bkz: söğüş) -
Bugun daha once hic olmamis bir sey oldu ahahahaha yaa cool. :)))))))))) -
Kişisel verilerin korunması kanunu ile ilgili bana mail atmak isteyen sözlük yazarları varsa mesaj gönderebilirler. Çünkü sanırım bir tek siz kaldınız bana o konuda mail atmayan. '*' Şu AB'ye girsek de bir nefes alsak. -
mahallenin gülen yüzüydü savaş amca.
dört tane pırıl pırıl çocuk büyüttü, işten çıktıktan sonra çocuklarına yetişir, eşini güldürür, gelir mahallenin sorunlarına bakardı.
her zaman herkes için vakti vardı.
milliyetçiyim derdi. ama bunlar gibi deyil, atatürk milliyetçisiyim derdi.
insan evini sevmezmi derdi, bende öyle seviyom vatanımı derdi. komşularıda sevmeliyiz derdi. kapıları her zaman açıktı zaten.
eşi alzaymır hastası oldu, en son raddesine geldi, herkezi herşeyi unuttu.
evine ziyarete gittiğimizde ben ikimiz yerinede hatırlıyom herşeyi deyip eşinin ellerinden öperdi.
en son iki üç ay önce babamla pazara giderken gördük. bisikletin arkasına takmış pazar arabasını, çeke çeke gidiyodu.
yardım edelim dedik, ben yaşlı mıyım ya dedi güldü.
güle güle gitti o gün savaş amca..
güle güle git savaş amca, iyiki bizim mahalledeydin, iyiki bizi yetiştirdin.
bi türlü fırsat bulup atamadığımız tavla içinde diyer tarafta görüşçez eminim.. -
insanlara ne kadar iyi niyetle yaklaşırsam yaklaşayım sonunda hep kötü hatırlanıyorum. Yeteri kadar samimi mi değilim bu iyilikte yoksa onların işine mi gelmiyor anlayamıyorum. Neyse, sonuç olarak bir daha asla ama asla bunu yaşatmayacağım kendime söz. Mesafeyi hep korumak, hep bir adım dışarıda tutmak gerek. insanlardan olabildiğince soyut bir yaşam tutturup bu üzülmelere bir son vereceğim artık.
Vay arkadaş. -
Cubcub öldühttp -
Adam esini o kadar seviyormus ki tirnaklarini bile o kesiyormus.
Boyle bir adammis iste.
Bugun o adamin cenazesinin ciktigi eve gittim. Yoklugunun acisi, cehennem atesi kadar yakici. Yoklugunun boslugu, evren kadar sonsuz. -
Salgın mı ne varmış-mış. Önce üst taraflarım soğuk yemiş gibi ağrıdı 2 gün, sonra midem aşırı tuhaf hissettirdi. Sonra da 2 gün bağırsaklarım... bu kadar uzun süre ishal olmak normal değil tabi. O değil de, b*k gibi hissediyorum. Bunu bekleyenler umarım bu entryime bir şekilde denk gelirler de artık gözleri üzerimden düşer de beni rahat bırakırlar.
