blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • ne istediğimi bilmiyorum
  • Yazarların kimseye anlatamadıkları, Belki kendilerinin bile kabul edemediği itirafları. Buraya yazıyorum çünkü konuşabileceğim dertleşebileceğim kimse yok. Anlatsam da dokunamazlar yüreğime. İçime atmaktan boğuldum. Saklamaya çalışmaktan mutluymuş gibi rol yapmaktan yoruldum. Buraya yazıyorum çünkü o da görsün, neye sebep olduğunu bilsin istiyorum.

    En yakınımdın. En iyi arkadaşım, dostum, her şeyimi paylaştığım, dertleştiğim, birlikte gülüp ağladığım. YüreğiMi eline teslim ettiğim tek kişi. Her şeyimdin. Bu hep böyle sürecekti, Biz bitmeyecektik. Sen beni yalnız bıraktın desem, Yalnız kelimesi bile o kadar yetersiz ki. Her şeyim gitti. Nasıl anlatılır ki bu. Yarım kaldı hikayemiz. Ben yarım kaldım.

    Senin sevginin benim sevgimden çok daha fazla olduğunu söyledin hep. Beni de buna inandırdın nasıl olduysa. Önce bunun için üzdün. Elimden bir şey gelmiyordu o kadar sevebiliyordum işte. Sen Çok güzel seviyordun ve Ben de en çok bunu seviyordum. Sonra bir gün geldi. Eskisi gibi bakmamaya başladın. Sevginin değişebileceğine hiç inanmadım. Değişse bile bunu bana hissettirmezdin. Meğer öyle değilmiş. Benim sevgim her geçen gün artarken senin hislerin yıpranıyormuş. İhtimal vermedim hiç, düzeltiriz toparlarız zannettim. Sana karşı duygularımı hissedene kadar umudumu yitirmedim, gözlerimin parlamasını gizleyemedim. Ama bir zaman sonra sen artık beni görmemeye başladığında. Kaybolmasın diye uğraştığım son hissimi de kaybettim. Sevgini kendi ellerinle söküp aldın. Benden sevmek kabiliyetini aldın. İşte bunun yokluğunu hiçbir şey dolduramayacak artık. Bu kez parçalayıp bıraktın.

    Kalbimde boş bıraktığın yere hiç kapanmayacak bir yara açıp gittin. Sürekli kanıyor, içime doğru. Çürüdü içim. Üzülüyorum. Kızgın veya kırgın değilim. Geçti onlar. Ama çok üzülüyorum. Çünkü artık hiçbir şey düzeltemez bizi. Sen bile gelsen iyileştiremezsin beni. İşin kötü tarafı ne gelmeni istiyorum ne düzelmesi için çabalamanı. Geleceğe dair hiçbir umudum, yaşama sevincim kalmadı. Her sabah uyanıyorum ama hayattan hiçbir lezzet alamıyorum. Bilmiyorum senin hala umudun var mı, eğer varsa ve bu seni mutlu ediyorsa inanmaya devam et. Ama. Ama işte. Sen anlarsın.

    İnsanın sadece bir defa aşık olacağına inanırdım. Sana aşık oldum ve doğru kişi olduğuna inandığım için kendimi çok şanslı hissediyordum. Doğru kişi değilmişsin. Yıllardır beklediğim kişi sen değilmişsin. Koşup koşup en sonunda Duvara toslayan hugo gibiyim. Bir hakkım vardı ve yandım. Hangi tuşa basarsan bas baştan başlamayacak artık.

    Oyun bitti.
  • yazıyorum boş, konuşuyorum boş, düşünüyorum boş.
  • 999. Entryimi girdikten sonra sözlük hesabımı kapatmayı düşünüyorum.
  • Az once telefonumu kaybettim evin icinde. Evet sessizdeydi. Yaklasik on dakika aradim. Buzdolabina bile baktim. Hani aradiginiz seye o kadar takilirsiniz ki gozunuzun onundeyse bile goremezsiniz ya bazen. Ablama soyledim bir de sen bak etrafa diye ve dolabimdan cikti. Dolabimdan. Onun orada ne isi var?
    (bkz: dalgın olmak)
    (bkz: aklı beş karış havada olmak)
  • Yorgunum. Bugün yoruldum. Beklentilerim var benim. Emeğimin karşılığını bekliyorum. İsimde görevimde sarfettim emeğimin, evimde evlilik de sarfettigimin,babalık yaparken, evlat olurken, toplumda herhangi biri olurken yaptıklarımın karşılığını istiyorum. Selam verdiğim insanlardan selamın karşılığını istiyorum, gulumsediklerimden de... konustuklarimdan ses bekliyorum, dinlediklerimden sükunet. Anlattıklarımın artik anlasilmasini istiyorum, yahut en azından dinlenilmesini. Yeniden kitap okumak istiyorum, yeniden avuç içlerim ter içinde kalana kadar bilgisayar oynamak, yeniden kulağımda kulaklıkla son ses müzik dinlerken uyuyakalmak, belki de o bir sefer gittiğim çöl vardı ya gece o sessizlikte sırt üstü yatıp karanlığı sigara ateşiyle delmiştim hani, orada olmak istiyorum. Yalnız. Sabrım kalmadı. Beklentilerim beni tiksindiriyor. Kendime kızıyorum ne zamandır takıyorsun böylesine diye. İçim sıkılıyor.
  • Bağzı yazılan başlıkların, bağzı entrylerine cevaben sadece he la he demek istiyorum.

    Gözünüzde behzat amirim canlansın.
  • aslında düşünüyorum, bazende ne düşündüğümü düşünüyorum. ne demiş "düşünce düşünce nasıl biter düşünce" (bkz: çubukkrakerağabey)
  • Nasıl tanım gireceğimi bilemedim bu başlığa.
    kendi kendime üstlendiğim "sözlüğün platoniği" sıfatını bırakıyorum buraya. İsteyen alabilir üstüne. Zaten boşu boşuna taşımışım o kadar zaman...
  • Aslında onu kış gününde tanımıştım. Sanal olarak tâbi, şimdiki aşklar hep sanal neredeyse. Her neyse instagramda paylaştığı bir kahve fincanı benim çok dikkatimi çekmişti. Edebi ve şairane ruhum hemen beni o resmin altına yorum yazmaya itti, aslında hatayı burdamı yaptım diye düşünmeye başladım şu son günlerde. Tam 1 sene bekledim arkadaşlar onu yine soğuk bir kış gününde yakaladım, aslında o beni yakaladı. Tekrar konuşmaya başladık ve biz olduk onunla. Tam dedim ki dünyanın en mutlu adamı benim işte bu, yabadabadu. Hataları oldu arkadaşlar hemde çok hataları oldu. Hepsini affettim ama benim bir hatamda o çekip gidebilecek kapasitedeydi. En sonunda insan birikiyor ya hani, en ufak bir sebepten dolayı patlıyor ve ani kararlar alabiliyor, tam olarak böyle oldu. Ondan vazgeçtim. Vazgeçtim dedikçe yıldız tilbe geliyor aklıma ve sonra tekrar diyorum ki vazgeçemiyorum. 2 sene geçilen sokaklar, yollar onu hatırlatıyor. Bazen pişmanlık bazen mutluluk duyuyorum. Anlatamıyorum derdimi vazgeçtim ama vazgeçemiyorum.
  • bi' düşündüm de itiraf edecek o kadar çok şey var ki, hangisini buraya yazayım bilemedim doğrusu..
  • bazen gizli gizli serdar ortaç dinliyorum.
  • her şeyin ısrarla kötü, yanlış yahut eksik gittiği günlerdeyim. bi' arayış içindeyim ama ne aradığım konusunda en ufak bir fikir sahibi değilim. sürekli bir boşluk hissini bilmem sizler nasıl tarif edersiniz, ama karnı acıkır ya insanın, aynen o gibi kalbim acıkmışa yakın bir duygu.

    allah kimseyi kalp açlığıyla imtihan etmesin. zira karın açlığına rahmet okutıyor zaman zaman...

  • Egoları olan insanlardan nefret ediyorum. Sırf egoları için gerçeği çarpıtan her şeyi çıkarı doğrultusunda yönetmeye çalışan kişiler mahalledeki tek topun sahibi olan çocuk gibi bence. Her şey istediği gibi olsun ister. İstediğini alır istemediğini oyundan atar. Kendini çok başarılı zanneder. Lakin sadece ve sadece koca burnuyla orantılı egolarıyla bencilliğinde kaybolmuştur. Bu çocuk kendini çok iyi futbolcu zanneder lakin boş kaleye bile gol atamaz ya öyle işte.
  • Yapabildigim cok fazla sey var. Ama hicbirini yeteri kadar iyi yapamiyorum. Hicbir alanda en iyisi değilim. Bu da benim kendime itirafim olsun
  • Bazen çok beğendiğim kitapları başkasıyla paylaşmaktan imtina ediyorum. Sadece ben okumuş olmak istiyorum o kitabı. Son okuduğum kitap çok güzeldi ama, bilemezsiniz.
  • galiba hayatımın dönüm noktasındayım. bu aralar olacaklardan sonra hayatım 26 yaşından önce ve sonra diye iki bölüme ayrılacak :(
  • Cay içmek istiyorum. Cay demlemeye üşeniyorum. Lisbeth olsa eminim o da siktiret derdi.
  • Başkasına söyleyemediğimiz şeyleri yazdığımız hede.
    Zor günler geçiriyorum ve bazen bu anların üstesinden gelemeyeceğimi düşünüyorum. Hele hele de ben iyiyim bir şey yok dercesine gülüp kahkaha atmaktan çok yoruldum.
    Anlayın benim de bir kalbim var. umursamaz ve güçlü duruşumun arkasında sandığınızdan daha da kırılgan bir ben varım.
    (bkz: ben yoruldum hayat)
  • Taraftara üçlü çektirmek için depara kalkan futbolcular gibiyim tam oley kısmına gelirken takılıp düşüyorum.
/ 148