blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • bugün ikinci kez psikologla görüştüm. Devlet hastanesinde. Ve emin ol sözlük, hiç de öyle caddebostanda bilmem ka yüz liraya ödediğim psikologtan altta kalır yanı yok. Zaten dinliyorlar. Bir açıdan bakarsak hepsi aynı gibi, ama ilerleyen zamanlarda daha iyi anlarım muhtemelen.

    Acaba ne zaman söylerim büyük sırrımı, derken bugün konusunu açıldı ve tabiki paylaşmak zorunda kaldım kendisiyle. Büyük de değil aslında, ama işte ortalık yerde bağırmıyorum sonuçta, neyse. Ondan önce tabi psikiyatristle görüşme yapmak gerekiyor yönlendirmesi için, gitmişken ilacımı da değiştirdim. Çünkü işe yaramıyordu. Aslında 2 haftadır kullanıyorum ve son 1 haftadır eniştemle olan gereksiz ve beni aşırı üzen tartışma sonucunda hayattan kopmuş gibiydim.

    Neden insan denen varlıkların beni etkilemesine hala daha izin veriyorum sözlük? Neden bu kadar salağım? Bence bu entarimin ana düşüncesi bu olsun: itiraf ediyorum salağım.

    sol gözümde çıkan arpacıktan bahsetmiş miydim? Neyse boş ver zaten acıyor.

    kpss ye girmeden geri dönüyorum cuma günü eve. Daha fazla bu gergin ortamda kalmak istemiyorum. Annemin babamın yanı şu anda olmam gereken yer. Keşke kalmasaydım. Zaten çalışamadığım bir sınava da keşke hayatımı ertelemeseydim. Ama en büyük keşkem doktorlara gitsin: Keşke geçen senelerde daha iyi bir adımla psikiyatrist ve psikologlara yönelseydim.

    Yeteri kadar keşke duydun mu sözlük? Hiç arkadaşımın olmaması ve bloguma da yazmaya yüzüm olmadığından yazıyorum şu anda. Neyse yatıp uyuyayım ben.
  • yaptığı şeylerle beni kendinden soğutuyor. Değişmesini istemiyorum. Sadece ilk zamanlardaki gibi olsun yeter diyorum. Sonra hayat bu değişmeden olmuyor ki insanlar diyorum. İyi de bu şekilde değişmek zorunda mı? Daha pozitif olabilecekken neden bir insan negatifliği seçer. Kendi bedenine zarar verecek alışkanlıklar edinir. Düşünüyorum. Mantıklı bir açıklama gelmiyor aklıma.
  • Bu itiraf işi aslında psikolojik olarak bir tedavi.Okuduğum kitapta itiraf etmenin insanı rahatlattığı problemin kişiye eskisi kadar yük olmadığını söylüyordu.Avrupadaki itiraf gruplarında da sansür olmadan anlatabiliyorlar.Tecavüze uğradım ,aldattım vb.Benim de itiraf etmem gerekenler var.Neredeyse bugüne kadar hiçbir şeyi itiraf edemedim ve hepsi bende yük.Artık kaldıramıyorum.İtiraf etmem gereken tek bir şey yok onlarca şey var ama ben temel problemimi biliyorum ve onu çözersem diğerlerini çok daha rahat çözeceğimi düşünüyorum
    .Anlatmaya başlıyabilirim.Problem eve internet gelmesiyle başladı.Babam bizleri çok seviyor ve bizler için en iyisi neyse onu yapmaya çalışıyor.Etraftan okuldan internet çok önemli muhakkak almalısınız deyince babam da alıyor.Ama bilmediği bir şey var internet faydalı şeyler barındırdığı gibi oldukça zararlı şeyler de barındırıyor.İnternette ilk başta oyun oynamak ve müzik dinlemekten başka bir şey yapmıyordum.Daha sonra Mynet diye bir siteyi farkettim.O zamanlar insanlar mynette okey oynuyorlardı.Ben okey oynamayı sevmediğim için haberleri felan okumaya başladım.Alt tarafta videolar bölümü vardı.Çoğu cinsel içerikli videolardı ,öpüşme sevişme vesaire.Evde tek kalınca utana utanada olsa o videoları izlerdim.Ama o utanma duygusu hiç peşimi bırakmadı.Daha sonra askmen diye bir siteye yönlendiriyordu mynet ordada mankenlerin açık resimleri vardı.Ha bu arada yaşım on üç on dört.Nasıl oldu bilmiyorum ben mecra değiştirip YouTube a geçtim.Oradada mynette gördüğüm kelimeleri yazıyordum burada oldukça fazla video vardı.Epey zaman sonra bir video izlerken aklıma adamın yaptığı hareketin aynısını yapmak geldi.Ve yanlış bir şey keşfettim ve boşaldım .Hayatımda ilk kez yapmıştım ve beni çok etkilemişti ve kendi kendime erkek oldum demiştim.Burada fazla ayrıntı vermeyeceğim yaptığım şeye travmatik mastürbasyon sendromu deniyor ve yatak yastık yorgan gibi bir şeye kerkinerek yapılıyor.Bu bende alışkanlık yaptı ne yaptığımı bilmiyordum tek bildiğim şey bunu yapmanın bana mutluluk verdiğiydi.Aylar boyu hiç sorgulamadan yaptım.Taki hiç yapmadan günüm geçmediğini farkedinceye kadar.İlk kez yapmamaya çalıştım ama yine de yapıyordum.Beni mutlu eden Ender şeylerden biriydi.İşin ilginç tarafı o zaman kadar işimi ya bikinili bir kadın resmi veya YouTube daki bir sevişme videosıyla görüyordum.Bu iş böyle devam ederken birgün YouTube'dan izlediğim videoda rastgele yazılan kelimelerden biri pornoydu hayatımda bir iki kez duymuştum ama hiç merak etmemiştir.O an Google a yazdım ve ilk siteye girdim vidivoda adlı siteyi ve insanların çırılçıplak olduğu bir videoydu.Ben şok olmuştum,heycanlanmıştım.Böyle bir şey mümkün müydü?İnsanlar bu kadar mahrem bir şeyi nasıl yayınları?ilk kez çıplak kadını orda görmüştüm tabi malum işide .Bir kaç video izleyince durdum vücudum aşırı derece dopaminls dolmuştu.Bu iş hoşuma gitmemişti bunun sapıklık olduğunu düşünüyordum ama yine de izliyordum.Babamın iş yerine gitme kararı aldım çünkü evde kaldığımda bu problemi çözemiyordum.İş yerinde çok yoruluyordum ve eve gelip hemen uyuyordum.Ve kurtulmuştum ilk kez bir ay boyunca yapmamıştım.Lise ilk yılımdı her şey çok güzeldi yaşamaktan hayattan keyif alıyordum sınıf birincidiydim.İyi bir insansın güzel şeyler düşünüyor güzel şeyler yapıyordum.Hayatımı derslerle doldurmuştum.Sınavlar bitti okul kapanmak üzere hayatımda bir boşluk var.Artık sınavlar yoktu ve ders çalışmıyordum .Birgün milliyet gazetesinin haber sitesine girdim ve orada bikinili güzel kadınlar gördüm ve benden mir sıvı geldi aslında önemi olmayan bir sıvı.Ama ben hata yaptığımı düşündüm çok pişman oldum.İçimdeki bir ses madem bitti o zaman git izle dedi .Birkaç saat sonra kendimi izlerken buldum ama yatağa sürtünmüyordum çünkü çok yanlış olduğunu biliyordum.Ta ki bir videoya kadar bir kadın vardı bembeyaz tenli sarışın kısa çok güzeldi adının daha sonra Mia malkova olduğunu öğrendim.Ve her şey bitti daha sonra 6 yıl boyunca bırakmaya çalıştım ama bırakamdım ve bağımlı bir pisliğim.Benden çok şey çaldı .yıllarımı gençliğimi.Hayatta hiçbir şey yapmaktan keyif almıyorum yaşamak istemiyorum.Kendimi sapık gibi hissediyorum.Ben bir bağımlıyım.Bunu yayınlarken gerçekten utanıyorum ve kendimi bir zavallı gibi hissediyorum.
  • Uyuyamıyorum
  • Az önce instagram'dan sözlüğün hesabını takip ettim. Takipçi listesine bakınca tabii ki tanıdıkları gördüm. İsim vermek istemiyorum. İşin açığı takip etsem ayıp olur mu diye düşündüm. Edemedim.
  • Birkaç gündür sözlükte yokum. Olmadığım günlerde mangal yapmışsınız. (Olaylar geçmiş yani) çok üzüldüm. Sudan çıkmış balık gibiyim.
  • Bugün ben de bir şeyi özledim. Lisede arkadaşlarımla oturur hep beraber şarkı söylerdik. Çayla efkarlanırdık. Lan seviyorum bu adamları ben. Ciddili lisenin son günü otogarda 8 tane 18 yaşında çocuk ağlamaklı olmuştuk. Bu adamlarla ağlamak da gülmek kadar güzeldi en az. 4ü şimdi farklı şehirde. Diğer 3üyle aşağı yukarı her akşam beraberiz. Burda olanlara ayıp olmaz umarım ama keşke öbürleri de olsaydı. Boş yapsaydık beraber. Batak oynarken saçma sapan dağıtıp kazanmak için değil de eğlenmek için oynasaydık. Keşke beraber olsak da birimizin derdi olsa beraber ağlasak beraber düşünceli bir sigara yaksak. Keşke sussak. Keşke salsak dünyayı birkaç dakikalığına. harbi özlemişim amk yazdığım yazıya bak yaş geldi gözümden.
  • Hayatımın geri kalanını da son birkaç yıl gibi depresif ve karamsar geçireceğimi düşünüyorum.
  • Bazı insanlarla konuşmayı çok özledim
  • Keşke daha önce intihar girişiminde bulunan bir arkadaşım olsaydı.
  • Haydi buyur bakalım. Kayinvalidenin porselen demliğini kırdım... Az önce oldu. Elimden kaydı. Şimdi hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi oturma odasında masum masum oturuyorum. Birazdan farkederler kırık demliği... Hemen itiraf edip suçumu kabul mu etsem, ayyyy nazar bak bunlar hep diye salağa mı yatsam? Çok gerginim sözlük!
  • Yalnız olmak, kendi sorunlarınla tek başına baş etmek zormuş. Ama en zoru hastayken yalnız kalmak sanırım. Bugüne kadar hep ailem vardı yanımda nazım en çok babama geçerdi.
    Şantiye stajım için yaklaşık 1 haftadır istanbuldayım 1 ay kadar daha buradayım. Bağışıklık sistemim şantiye ortamını kaldıramadı ve enfeksiyon kaptım. Yürüyemiyorum basamıyorum. Dünden beri hastanedeyim serumlar,iğneler. Keşke annem olsaydı yanımda diyorum her yalnız kalışımda. Hasta olduğumda babamın nasıl beni neşelendirdiği geliyo aklıma sonra. Telefon o kadar etkili olmuyor tabi. Yalnız olmak yalnızken hasta olmak çok zormuş
  • Uğruna annemin o güzel karnını tekmelediğim dünyanın gerçekten bu olup olmadığı hakkında çok ciddi şüphelerim var. Diyojen haklı mı acaba?
  • Bloguma yazmaya yuzum yok. Buraya yazayim. Carsamba noroloji doktorumla genel gorusmemi yaptim. Oradan psikiyatrisle gorustum. Bir adet antidepresan verdi. Henuz baslamadim cunku noroloji doktoruna tahlil sonucumla ilacimi danismaliyim. Bir de psikologa yonlendirdi psikiyatrist. Devlet hastanesinde bakalim nasil olacak pazartesi ilk gorusmem. Zira 2014 senesinde seans ucreti 325₺ olan psikologtan sonra yine de cok iyimserim bence. Vucut olcumun dortte biri kadar zayif bir kadin psikologum var.

    Neyse. O degil de instagram daki halimi gormelisin sozluk. En az 40 farkli kitap cekilisi duzenleyen kisilerin cekilislerine katildim. Evde duran 200₺'lik kitapyurdu hediye kartlarim ve 15-20 tane okunmamis roman kimi bekliyor, degil mi?

    Sanirim bir sey kazanip ya da hediye alip kendimi mutlu hissetmek istiyorum. Cok sansli degilim yillardir. İnstagramim arifcihat olarak kayitlara gecsin bu arada.

    Arkadaslarim da bos bos "acaba arifin derdi ne boyle surekli kitap cekilisine katiliyor" diyorlardir. Beni gulme aliyor cekilise katilinca artik.'*'

    Bugun ve yarin sinava girenler olacakti sozlukte. Onlara da Allah kolaylik versin ne diyeyim.
  • Merhaba, ben kendime geri döndüm! '*'
  • Bugün zaman hakkında bi iki bir şey yazmak geldi içimden sevgili sözlük. Bi video izledim yakın zamanda iki yıldızın çarpışmasını gözlemlemişiz.. Ve bu olay bizden o kadar uzaktaki aslında komşu galaksilerden birinde olmuş yani kozmik evreni düşünürsek yakın bi mesafede ama dünyadaki ölçeklere göre o kadar uzak kalıyor ki aslında o iki yıldız insanlık varolmadan önce çarpışıyor ama evrende dalgalanan o görüntü bizim olduğumuz dünyaya daha yeni ulaşıyor... Çok kafa karıştırıcı ve değişik şeyler küçüklüğümüz evrendeki yanlızlığımız... Korkutuyor beni. Ve buna rağmen kibrimiz kendi içimizde bu kadar ayrılmamız... Gerçekten çok küçüğüz hem de çok..
    Bölüm 2
    Okulun ilk senesi iyisi ile kötüsü ile bitti. Değişik bi yıldı. Herkes ilk defa ailenden ayrıldın tribi ile yaklaşsa da olaya aslında ailemle hiç birlikte olmadığımı anladım. Yani maalesef varlıkları ile yokluklari arasındaki çizgi incecikmiş. İlişkilerimiz bayağı kötüymüş... Daha da kötüsü yalnızlıgimin iyice farkına vardım. Kendimi biraz daha fazla tanıdım normal yıllara göre.
    Yeni eve çıktık arkadaşlarla düzeni de kurduk iyi kötü. Ama sanıyorum kötü terciher yapmaya meyilli bi yola doğru gidecek benim geri kalan öğrencilik yıllarım bilmiyorum öyle hissediyorum. Yani minimum 1 Max 4 sürecek kötü yola girdim sanıyorum.. :)
    Örümcekten sonra su an hayatıma kediler musallat oldu cidden 2-3 gecedir dışarıda denk geliyorlar. Sevimli hayvanlar anne kedi 4 tane yavrusu ile geldi yemek yerken nasıl dolanıyorlar ayağımın etrafında falan..
    Bi de uzun zamanın üstüne bana iyi geleceğini düşündüğüm ve gerçekten tutunmak istediğim bi insan çıktı hayatımdan. Bu kadar değer verdiğimi biliyor muydu ona bilmiyorum. Ama kalsa ve bana biraz daha fazla sabretse sanıyorum güzel arkadaşlık edebilirdi. Çekilmez biri oluyorum sanıyorum gün geçtikçe.
    Bi de şeyi farkettim ben kötü anıları hatırlatacak eylemlerden yerlerden çok kaçıyorum. Bunu yapmamalıyim
    İyi geceler sevgili sözlük
  • Başka bir sözlükte birisinin sözlük hesabını uzunca bir süre sahibinden habersiz kullandım. Mesajlarını okudum. Merak kötü şey ne yazık ki :(
  • Bunca baskıya dayanamıyor olmak canımı yakıyor. Çünkü her seferinde kendimi köşede ağlarken buluyorum.
    Hiçbir şeyi değiştirmeye de cesaretim yok üstüne.
    İnsanları hayatımdan ben çıkartmıyorum, onları hayatıma ben de almıyorum. Keyifleri isterse giriyorlar, keyifleri isteyince de çıkıp gidiyorlar. Ben hep aynı çukurdayım aslında.
    Bugünün sonunda da köşesinde ağlamaya çalışan, içinde biriktirdiklerini dökmeye çalışan ben oldum. Harika günler.
    Neyse yarın yeni bir gün.
  • Kabuktayken kardeşimi yemiştim
  • Üzücü bir durum aslında. Dalga geçiyor çoğu kişi, ama patates ve soğan fakir ya da muhtaç bir ailenin en temel besinleri. Aylardır her hafta pazara giden biriyim. 3 kilosunu 5₺'ye aldığımız zamanları da biliyorum, yani en yüksek gördüğüm zamanlardı sanırım o zamanlar. Ama şimdiki patatesin fiyatının o hale gelmesi hiç normal değil. Tarımdan anlayan biri değilim, ama geçen seneydi galiba aşırı bir üretim olmuştu. Galiba çiftçi bu sene yönelmedi, haliyle böyle oldu. Gerçi İsrail'den tohum alan bir ülke olarak ne kadar tarımda verimli olabiliriz, onu da anlayamıyorum.

    Gerçi bana ne. Derdime, terbiyeli haliyle, tecavüz edilecek durumdayım; başka derdim yokmuş gibi.
/ 148