blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • Uzun zaman sonra kalbim acıyor.
    Hem de daha önce hiç olmadığı kadar. Çünkü kırılmak ne kelime paramparça oldu.
    Canım feci yanıyor. Onun buna hiç değmeyecek olması acımı artırıyor.
  • "İkimizi düşündüm uzunca bir süre. Dualar ettim sağlığına."
  • Birilerini sevmek nasıl bir ihtiyacın ürünüdür? Sosyal varlıklar olarak aşık oluyor, hayranlık duyuyor ve ne olursa olsun birilerinin bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Kendi bencil duygularımızın, korkularımızın kalkanı olarak mı kullanıyoruz sevgiyi? Bu soruyu bir süredir kendime soruyorum. Birilerini sevdiğime pek inanamıyorum artık. Yıllardır kendimi sevgi diye inandırdığım şeyin aslında kişilere, yaşam tarzlarına ve gündelik yaşam içerisinde hayatta kalma çabalarına hayranlık olduğunu düşünmeye başladım. Bu farkındalığın iyi mi yoksa kötü mü olduğundan emin değilim bir miktar korktuğum da doğrudur. Eğer bu doğruysa ve içimde sevgiye dair en ufak bir şey yoksa insan olmanın erdeminden bahsedilebilir mi? İnsanın tanımını baştan mı yapmalı yoksa her insanı kendi küçük dünyasının içerisinde mi değerlendirmek lazım? Her soru kendi içerisinde daha başka soruları ve sorunları barındıran bir ağacın dalları gibi.
  • ben akıllanmazım.
    her hafta teslim saati pazar 23.59 olan bir ödevim var. her hafta son 2 3 saate bırakıyorum ve her hafta ağlaya ağlaya yapıyorum. dönemin sonuna kadar da bu böyle devam eder.
    çünkü.bu.kafa.son.dakikaya.kalmadıkça.çalışmıyor
  • Karantina bitsin ama home ofis olayı sonsuza kadar devam etsin istiyorum. Evde mutlu mesut çalışıyorum. Ofiste saçma sapan tipleri görmeden çalışmak pek bi güzel.
  • Merak ediyorum. İnsan yaşattığını yaşar mı sözlük?
  • çok üzgünüm sözlük
    çok.
    belki hiçbir şey olmamıştır bilemiyorum. en çok bilememek sorun zaten. barışamıyoruz bu eylemle.
    bu gece de ben alırım yıldızları kollama nöbetini nedir ki. alnına öpücük gönderirim sonra canımın. ulaşacağını umarak. iyi geceler sözlük.
  • dün geceden beri odamda kocaman bir böcekle vakit geçiriyormuşum hala kendime gelemedim.
  • özlüyorum.
  • Kurban olduğum sen bana sabır ver ya cidden ben artık birilerinin ense kökünü tokatlamadan rahat edemeyeceğim. Sabra ihtiyacım var
  • bazen hayali piyano çalıyorum.
  • geçenlerde. temmuzun sonunu sevmiyorum diye yakınıyordum yine. birisi dedi ki. temmuz ne. ben de düşündüm. temmuzun ne olduğunu. temmuzda temmuzun ne olduğunu. temmuzda temmuzun ne olduğunu bilmeyen insanların olduğunu. sonra sıkıldım temmuzlu şeylerden. yeni bir doktrin geliştireyim dedim. beş dakika denedim. olmadı. beş dakikada gelişmeyen doktrinden hayır mı gelir dedim. temmuza geri döndüm. sonra geri dönmek ağır geldi. vazgeçtiğim bir konuya. tekrardan. geri dönmek işte. ne bileyim. ikinin ruhtaki tezahürü gibi.

    neyse ki fransızca kursundan bir arkadaşım aradı. dışarı çıktık. fransızcamı geliştireceğim sözde. bir iki arkadaşın arkadaşı daha geldi. fransızca öğrenen iki kişiye karşı. fransızca bilen üç. toplamda beş kişiydik. merhaba. nasılsın. yaş. iş. memleket derken. bizim fransızca bitti. ve sohbet her zaman olduğu gibi fransanın ne kadar muhteşem bir ülke olduğuna geldi. bordocular ile parisçiler köşelerine çekildi. fransızca tam bir konuşarak anlaşamama dili olduğunu bir kez daha gösterdi.

    ortak dil olarak sessizliği seçtiğimizde vakit çok geçti. ve ben halen. sessizce. temmuz sonlarından yakınıyordum. bireysel yakarışlar işte. diğerlerine nazaran daha etkili gibi. müdahale edilme ihtimalinin olmayışı. yakınan kişiye sınırsız bir alan sunuyor. istediğin ölçekte mantıksız bulabiliyorsun herhangi şeyi. sürahinin dizaynı. tarihsel süreçte geçirdiği evrim. kulpsuz şeylerin sürahileşmesi filan. bunlar hakkında sabaha kadar yakınılabilir. içten içe ama. diğer taraftan. sabaha kadarın inceden bir abartı zarfı şeklinde kullanılması dahi. herhangi yakarışın konusu olabilir. olmaya da bilir tabii. tercih meselesi.

    normalin aşırı göreceliliğinden de dertliyim aslında. lakin. hem normali. hem aşırılılığı. hem de göreceliliği açıklayıp. derdin nasıl da melen bir şey olduğundan bahsetmek filan. şimdi ne gerek var. daha anlaşılabilir. daha önemli. daha genel. daha faydalı dertler yokmuş gibi hem de. normalin izafiyeti ile uğraşmak. biraz boş adam işi gibi. yapılan işlerin. bir nebze de olsa yapanı yansıtması. rezil bir teselli olsun. ben de bu seferlik kabul etmiş olayım.

    bu aralar yine. çok önemli hayaller kuruyorum. içinde insan olmayan hayaller. daha önemli gözüküyor bir şekilde. hem de daha güvenli. insanlı hayaller. fazla tahmin edilemezlik barındırıyor içerisinde. bilinmezlikle mücadeleye bir miktar ara vermeye karar verir gibiyim. ya da. daha bilinebilir şeyler ile uğraşma hevesi içerisindeyim. bilinmezlik ile ilgili hayallerimin dahi kesinleşememesi. durumu son derece net açıklar gibi. bir taraftan da. üzerinde durulması gereken. ancak gerekliliğe feda edilecek onca zamanın olmayışı gibi de.

    sonunu bilmediğim bir yolda yürümek istiyorum mesela. çünkü. sonunu bilmediğin bir yolda yürümeye başladığında. yolun sonunu sen belirleyebiliyorsun. ben de belirleyebiliyorum. o da belirleyebilir bence. diğer zamirler de yapabilir bunu. ama sonu belirli yolların sonunu. yolun sahibi belirler. peki. sonu belirli olmayan yollar sahipsiz olanlar mı. elbette değil. her yolun bir sahibi var. ama sahibini tanımadığın bir yola çıkarsan. mülkiyeti olmasa da zilyetliği senin olabilir işte. mutlak haklardan sıkılmış zihinlere. biraz nispi hak iyi gelebilir. bir yolluğuna da olsa. bir yürüyüşlüğüne de olsa. tek bir sonluğuna da olsa. bazen. karayollarındaki fosforsuz levha sıklığında bir bazen. sonları belirlemek için yeteri kadar motivasyon kalmaz. korkudan. yorgunluktan. tedirginlikten. umursamazlıktan. bilmem neden. işte tam da o noktada. yolun sahibi ile tanışmak isteyebilir insan. ancak. ya yolun sahibi sizinle tanışmak istemezse. yola başlarken içinizi rahatlatan o sonsuzluk. aniden başınıza gelen en büyük felakete dönüşebilir. ferahlığın felakete dönüşme hızı işte. sanılandan daha kısa süre.


  • yeni geldim blog sözlüğü öğrenmeye çalışıyorum. merhaba buarada:)
  • yaşamayı öğrenmeye başladım. insanlar artık benimle zaman öldürmek için değil, gerçekten benle iletişim kurmak için konuşuyorlar. (sosyal medyadan bahsetmiyorum) insan ilişkilerim bu sıra hat safhada. bu beni biraz da korkutuyor. sanki bir şeyler çok çabuk ilerliyor gibi. yada bana öyle geliyor da olabilir. uzun zamandır sessiz, sakin ve yapıcı olmamın meyvelerini şimdi yiyorumdur umarım.
  • Her şey yolunda sadece geceler uzun
  • Çok gereksiz insanlara çok gereksiz değerler verip beklentiler içine giriyoruz ve çok yanlıştır ki pişman olunca da kalkıp onları suçluyoruz. Aslında kumaşları belli zaten. Çarşaftan gelinlik yapmaya çalışıyorsa suç terzinindir, çarşafın tek olayı zaten çarşaf olmasıdır.
    -Royz-
  • bir gün böyle fütursuzca eleştirirken benim de yaptığım bir şeye denk geleceğim diye ödüm kopuyor. '*'
  • O kadar yorgunum o kadar yoruluyorum ki öyle psikolojik falan değil. Dün kulaklarım duymayacak, elimden ayağımdan gücün bitip zihnime ulaşılamayan dakikalar yaşayacak kadar yoruludum. Mesleğimi seviyorum ama bu şartlarda çalışmaktan hatta artık çalışmaktan nefret ediyorum.
  • Ne kadar az bilirsen o kadar çok uyursun.
  • İlk defa aşık olduğumu hissediyorum
808 entry daha
/ 107