blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • Bugun daha once hic olmamis bir sey oldu ahahahaha yaa cool. :))))))))))
  • bloga girip sayfalarda dolanıp postları okuyup çıkıp gidenlere kinleniyorum. çok var bunlardan. her gün ya arama motorundan ya burdan ya twitterdan ya direkt urlden girip siteyi kurcalayan ve öylece çekip giden insanlar.

    canımın içi. her kimsen umrumda değil. fakat yazıya, kaleme, kağıda, yazılana saygıdan ötürü etkileşime geç. beğen, hakaret et, eleştir, fikrini belirt. bi şey yap. sen her gün oku oku öylece kapa sekmeyi diye yazmadık. senin için de yazmadık o da ayrı konu. ama madem dolaşıyorsun "kanka bu zırvalar hakkındaki yegane görüşüm bu" de geç.

    beni iten ya da bana yaklaştırmayan, öyle öteden baktıran çıt çıkartılmasına müsaade etmeyen bi şey mi var, var galiba.

    çok mu aranıyorum?
    (bkz: pff)
    (bkz: sinir)
    (bkz: itiraf)
    (bkz: kavga)
    (bkz: dövüş)
    (bkz: söğüş)
  • kafama top yemeye alıştım ve hatta artık hobim haline geldi. bugün 1, bu hafta toplam 3 kez kafama basket topu yedim. her hafta yiyorum. 1 yıldır yiyorum.

    bazen diyorum ki keşke kafama basket topu gelse. kafa bir hoş oluyor. abim boks yapardı. dayak yermiş ilk haftalar. kendisi yumruk yediğinden çok keyif aldığını söylerdi. o zamanlar anlamazdım. artık anlayabiliyorum.

    kafama top geldiğinde ben alışığım diyorum. bu beni ister istemez karizmatik hissettiriyor sözlük. beyin hücrelerine gelince, onlara bir şey olmuyor. top şiddetli gelmiyor çünkü. yani kafa rahat, benim için endişelenmeyiniz.
  • hiç, çok kolay.
    çok, çok zor.
    anlatımı.
  • şu an tuvalete gitmeye üşeniyorum.
  • bilgisayar başında geçirilecek büyük bir güne hazırlıyorum kendimi. not girişleri, devamsızlık, okunan kitaplar-ki bu kitap olayına bir girince içinden nasıl çıkacağım gerçekten bilemiyorum- başka da bir şey yok. arada biraz da blogsözlüğüme takılırım.

    ama bu üç işi bugün içinde bitirebilirsem acayip rahatlayacağım. dönem sonu yaklaşıyor, öğretmenlerde bir telâş '*''*''*'
  • şu bir gerçek ki çocuğunu boşvermiş bir veliyi ben de boşveriyorum. ki ben okulda en ilgili öğretmenlerden biriyim. bunu övünmek için söylemiyorum.

    şunun için: veliler, çocuğunuza sahip çıkın. deli etmeyin adamı. ya kadın tamam mı, eşinden ayrılma aşamasında, borç harç, falan fistan. e iyi de anne kadını çocuğunu niye boşveriyorsun. tek yapacağın iş eve gelince defterini açıp çocuğunun ödevini yapıp yapmadığını kontrol etmek. bir köşede aman kocam şöyle kaynanam böyle diye ağlayacağına otur da iki kelime çocuğunla sohbet et.

    çok sinir oluyorum ya. bu çocuğun sözlü notlarını da diğer sınıf arkadaşları gibi yüksek veriyorum. ama yine de bu onu kurtaramaz ne yazık ki, biliyorum. annede bu kafa olduktan sonra kendisi de, çocukları da daha çok rezil olur.

    veliler. çıldırtmayın adamı. çocuklarınızla ilgilenin. çocuğunuza sahip çıkın ya. onların okulda, sokakta ne işler çevirdiğinden haberiniz var mı?..

    bu yazımı okuyan velilier. bakın.. lütfen..
  • Ay ay ay ay ay ay heyecanliyimmmmmm.
  • hastalık hastalığım olduğu için sözlükteki hastalık başlıklarına bakmıyorum.
  • Etraf sıçtım mavisi oldu mu bilmem ama açık sıçtım mavisi bana göz kırpıyor. Koyu sıçtım mavileri sizlere uğramasın sayın sözlük kullanıcıları.
  • Kara sinek beniiiim!
    Espirisini açıklayan sözlük kullanıcısı der ki: burada kara murat benim gibi bir giriş yapmaya çalışmıştım. Dıdımtısss.
  • Boydan boya sırt fermuarı olan bir tulum giydim. İnsan fermuarı çekemeyince anlıyor ne kadar yalnız olduğunu hajdjajjskaka

    Edit: yine yazım hatası yapmışım, hiç editlemediğim bir girdim var mı acaba ya:(
  • intravenozask ile aynı kaderi yaşayacağım. Gelecek cumartesi son okul kursum. Çok üzülüyorum. kapatmayın be şu kursu hocam. iki üç hafta daha ver.
  • Instagram'daki önerilen kişilerden başka birine ulaştım. Ne alakaysa artık birbirlerini tanıyorlarmış. Ulaştığım diğer kişi de benim "diğerleri" diye tanımladığım gruptan biri. Sonra onun fotoğraflarına bakarken bir de ne göreyim? Gebze'de gördüğüm bir başka kişiyle arkadaş çıktılar.

    Yahu, vallahi kafayı yiyeceğim en sonunda. Sanki bütün hepsi birbirini tanıyor ya da birbiriyle sevişmiş yatmış bir haltlar yemişler de ben hepsinden kaçmış ve yalnız kalmışım gibi hissediyorum. Ki öyle de.

    Bunun ne faydası var biliyor musun Sözlük? Geriye bakınca daha az keşke bırakmış oluyor insan. Zararı da var tabi: Yalnız olmak.
  • Bazen bir konu canımı sıktığında o konuyla ilgili düşünürken kendimi bir noktaya boş boş bakarken buluyorum. Sonra ben Bir şeye canımı sıkıyordum neydi o diye düşünüyorum. Düşünme işte. Unutmuşsun ne güzel. Huzurun tadını çıkar değil mi? Değil. İşte can sıkıntımın ne olduğunu hatırlayamazsam da huzursuz oluyorum. Böyle mideme bir sis oturuyor sanki. Unutmuşsun işte. Bırak unuttuğun yerde kalsın. Hatırlamaya çalışırken de huzursuz oluyorum hatırlayınca da. Aman beee.
  • geldimmm sözlükk..
    seviyorum seni ;)

    (bkz: hugs hugs hugs hugs hugs hugs)
    (bkz: ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥)
  • İlk okul aşkımla hala görüşüyorum.
  • Uzaklara bakmak diye bir şey kalmadığında anlaşılır belki. Sevmenin kıymeti. Yakınında bir şeyler aramaktan vazgeçtiğinde bir ihtimal. Takıntılı sıfat tamlamalarının tam ortasını sildiğinde. Geriye kalan tamlamadaki eksiklik gibi gözüken sonsuzluk bir nevi. Silinen kısma gelebilecek ihtimallerin takıntısızlığı. Gösterebilir insana. yine aynı kıymeti ki görünmediği halde var olan şeyler söyleyin. Ben de araya bu kıymeti atıvereyim. Sırasıyla yapalım ya da aynı anda. Birlikte. Maksat göstermek de olmasın hatta. Ancak gördüğüne inanan insanlara yardım etmekten ibaret olsun. Yine de fark etmez. Değişmez. Artmaz ya da azalmaz işte. İnsanın cürmü bazı şeylere değer katmaya yetmez. Ve bu insanın cürmü hatta. Kattığından çok değersizleştirmeye yol açabilir kimi zaman. Farklı mevzuularda. Bizim konumuz etkilenmekten münezzeh. Bir cümleye nesne edilemez. Edilgen çatılı fiil dahi olamaz. Sanrıların içine gömülen bir takım zihinlerde bunun tam zıddı bir algı oluşabilir. Ki onlar da sanrıların sebep olduğu algılar ile zehirli fikirler salgılar. Sonra kazanan yine yeni rakı olur. Pansuman niyetine. Mikropları kırsın diye. Bir şekilde ölmeli işte. Sanrılardan damıtılan algılar.

    Doğa olaylarından yola çıkmazsak belki. Her şey bu kadar anlamlı gelmezse bir gün. Sebep olacağımız bir şey kalmazsa hatta. Taşı sıktığımızda elimiz ağrırsa. Topraktan geriye ancak rengi kalırsa. Gecenin tam ortasında minicik beyaz bir ışık bile yanmazsa. Gökkuşakları uğurlamazsa yağmuları. Dokuzuncu kattan aşağı düşerse damlalar. Tek kibritlik kükürt bile bulunamazsa ocaklarda. Ölürüz belki de kim bilir.

    Yaşamaksa ölmenin zıddı. Nefes almaksa bedeni cesetten ayıran. Gülmekse eğer insana değer katan. parmağının ucunu kesmekse hissetme refleksi. Ve göz kenarlarını kaşımaksa ihtiyaç. Ölüyüz belki de kim bilir.

    Kim karar verebilir ki bütün bunlara. Kendimiz bile değil. Çevremiz. Hiç değil. İki mahalle ötedekiler belki. Selayı duyabildikleri ölçüde yaşayan somyanın kenarına diz çökmüş insanlar. En çok perdelerin hakkıdır karar vermek. Aylarca açılmayan bir tanesi karar verebilir. Her sabah şahane ezgiler eşliğinde açılanlar caka satabilir. Havanın durumuna duyulan merak. Kişinin ehliyetini ele verebilir. Yıllanmış semtlerin köhne sakinleri. Sizi umursamıyor dahi olabilir. Bağıramıyorsak bunları bu denli. Geç kalmışlığın mahiyeti anlaşılamıyorsa bir türlü. Farkına bile varamıyorsak etkisizliğin. Fark etmez belki de. Ne denir.

    Tespit etmek cefalı. Bilmek acıklı. Yine de gülmek yapışmışsa ruha bir kere. Patavatsızlık işte. Elden ne gelir.

    Çok şey yazmalı. Çok zaman ayırmalı. Ve bunların hepsi düşünmeden olmalı. Ki düşünmek benliğe yapılmış en büyük ihanet. Zihnin ele geçirdiği bir mevcudiyet. Egemenliğin akla teslim edildiği bir varlık. Yaşamaya ne hacet. Bir kısım ihtimalden akla çarpan üç beşi. Ya umutlandırır insanı. Ya da garabet. Eşsiz bir sonsuzluk sunan kalp orada dururken. Kafatasının içine hapsedilmiş. Zaruri mağlubiyet. Sınırlı hissetmek. Ve inkar etmek. Çift taraflı eziyet.

  • gerçekten ne sevdiğimi bulabilirsem onun beni öldürmesine izin vereceğim!
  • Bazı görece kötü şeyleri yaşarken içim burulsa da mutlu oluyorum. Tamam tam mutluluk değil ama bir kabulleniş çöküyor ruh halime.
808 entry daha
/ 107