blog sözlük itiraf
808 entry daha
-
çok sinirleniyorum.
genel. -
hipokondriyasizim. türkçe meali hastalık hastalığı. zamanın birinde sırf bu yüzden kendimi tüberküloz zannederek doktora gitmiştim. bir diğerinde ise aşılı olduğum hâlde tetanos olduğumu sanmıştım. yine doktora gitmiştim.
bu açıdan dolayı eşim doktor olsa iyi olur. her korkuya kapıldığım an bana dersimi verir. -
mutluluk bazen içilen bir bardak çayı yeniden sevmek, onunla paylaşmak demekmiş. -
Her fırsatta diyorum, çocuk yetiştirmek dünyadaki en büyük sorumluluk gerektiren şey. Hatta dünyanın en tehlikeli nükleer santralinde çalışan bir kişinin sorumluluğundan bile büyük. Öyle "yemedim, içmedim, giymedim..." ile başlayan ebeveyn cümleleri ile olmuyor. Az ya da çok para vererek ya da harcayarak çocuk büyütülmüş olmuyor yani. Neyse. -
ufacık isyan içerir.
blog yazımın linkini niye kötülüyorsun arkadaşım? kendimce yazmışım işte türkçeyi de katletmemişim bildiğim kadarıyla. shoujo anime sevmenin, bunu yaymanın nesi kötü? bana bir yorum yap entry kötüleyeceğine faydan dokunsun en azından. "ben beğenmedim bunu ama neden beğenmediğimi söylemeyeceğim aynı hatayı yapmaya devam et" mi? bu mudur?
sonradan eklenen not: özenle kötülediğin için teşekkür ederim, sen olmasan ben naparım :') -
zaman kavramını yitirmemden dolayı 20 şubatı ayın 21'i sanıyordum. doğum günüm diye mesaj atmasını beklediğim, en azından hatırlamasını istediğim bir kişi vardı hayatımda. üzülmüştüm yine hatırlamadı diye. ama geç kalmış sayılmaz. umut güzel şey valla. atmasa da olur ben umutlanmayı seviyorum yine de :)
not:yine yazmadı arkadaşlar ama canı sağolsun :) -
sol fremede başlığı görünce yazmak istedim.
genç özellikle beyaz tenli erkeklerin, birbiriyle yiyişmesi nedense hoşuma gidiyor. yani rahatsız olmuyorum çok ilginç. nasıl lezbiyenlerin yiyişmesini izlerken hoşumuza gidiyorsa, erkekleri de izlerken aynı öyle hoşuma gidiyor.
(bkz: itiraf dediğin böyle olur) -
Ben mi bazen çok naif oluyorum? Keşke şu kedinin haberindeki gibi olsa insanlar da... Keşke herkes kedi gibi minnoş olsa. Ben sanırım yaşlanınca cidden evinde 10 tane falan kedi besleyen yaşlılar gibi olurum bu gidişle. Yaşlanmayı da beklemem belki. '*' -
Genelleme yapmak istemiyorum ama tanıdığım erkekler neden dedikodu yapıyor? Birde şöyle bir tabir kullanarak hayatlarına devam etmeyi seçiyorlar "karı gibi dedikodu yapmak" ve farkındayım yaptıkları dedikodunun. Ya masa başında sizin birbirinize attığınızdan bakıştan anlıyoruz biz yaptığınız dedikodunun konusunu hatta ne dediğinizi bile kelime kelime sayarız. Kendinizi çok akıllı sanmayın artık ya. Yoruldum, tükendim.
dedikodu yapmayın artık bu kadar bariz.
Bu hayat öyle geçmez çünkü. -
Simdi oyle bir sey diyecegim ki derdini seveyim diyeceksiniz bznsnxnsndnfn
Saclarim ustten toplanacak kadar uzadi. Arkasi hala kisa ama toplayinca sacim kutmus gibi duruyor. Toplamayinca ise ust taraf kivircik arka taraf duz duruyor. Of o kadar asimetrik bir simetrisi var ki sinirlerim bozuluyor. Cok sıkıldım sac uzatmaktan ama lulelerimi saga sola sallayarak dolasmayi da ozledim. Kut olacak kadar uzasin artik nolur :((((
Okuyunca size hicbir sey katmayan satirlarin sonunda hatiri sayilir bir sey soyleyecegim. Ufak seyleri dert edip bunlardan sikayet eden kisiler daha buyuk dertlerinin ustlerini boyle seylerle kapatiyorlar. Bir nevi zirh gibi. bi' arkadasimdan biliyorum.
Ama ufak seyleri dert edip butun hayatini uzulerek geciren insanlarin oyle oldugunu dusunmuyorum. Hatta oyle olmadiklarini biliyorum. Sikayet etmek onlarin dogasinda var. Ben olsam uzak dururum. -
Bugün saat 21 gibi yürüyerek eve dönmeye çalışıyorum. 15 dakikalık yolu 35 dakika yaptım nispeten “güvenli” yoldan geleyim diye. Ordan gitmiyim laf atarlar, geçen şurda 3 erkek önümü kesmişti başka yere sapayım en iyisi diye diye yol seçiyorum her gün. Yaşamak gerçekten bu değil ya. Güya evrendeki en akıllı varlıklarız, öyle mi? Günah mı bu sevap mı? -
Kul hakkı diye bir şey var ve insanların bundan haberi yok. -
Bir sıkıntım varsa onu anlatırken abartıyorum sanırım. Ama bu bilinçli yaptığım bir şey değil. Yine de kötü. Çünkü bir sıkıntımdan bahsederken kişilere de değiniyorsam kişiler tarafımca anlatılan kişiden farklı anlaşılabiliyor. -
İzmir'deki otelde çıkan yangında, balkondan atlayan iki kadın, bağırışları, görüntüleri... Hala etkisinden çıkamadım. Allah korusun ya, çok kötü. -
şu an söylemek istediğim ama anlatamayacağım kadar, bir yandan da hüzünlü, hiç olmamıştım. galiba kaynağı bu sefer somut olduğu için. şu an öyle bir havadayım ki. ne dargınlık ne başkası. hiçbir şey kalmadı. kimseye. kendime de. -
sosyal medya yüzünden an itibari ile psikolojim bozuldu.
tüm okul (bu konuda ciddiyim) yarısı bursa yarısı kapadokya olmak üzere teknik geziye gitti. üstelik teknik gezi 2.sınıflara ait olmasına rağmen 1den tutun da 4lere kadar herkes araya kaynak yaptı. koskoca okulda 10 kişilik caanım proje gurubum kaldı... tüm hafta sonu aptal bi sunumla uğraşırken arkadaşlarımın tophanede çekinmiş selfilerini, kapadokyada kaldıkları muhteşem hamamlı odanın keyfini çıkarışlarını dinlemek hatta görmek zorunda kaldım.
neden ben ? nedennn -
Instagram'ımdaki öneriler kısmında çıkan kedi videolarının gösterilmesinin 2 sebebi var bence:
* Kedileri sevdiğimden -çünkü onlar çok minnoş, benden bile minnoşlar- fazlaca kedi videosu izlediğim için,
* Ne kadar yalnız olduğumu Instagram'ın algoritmasının bile anlıyor olmasından.
Başka bir şey demiyorum Sözlük. -
Rober hatemo dinliyorum.
ne de güüzel olmuşsunduur beyazlaar içindee seen -
halı sahadan yeni geldim sözlük. sol bacağım öldü. -
insanlara ne kadar iyi niyetle yaklaşırsam yaklaşayım sonunda hep kötü hatırlanıyorum. Yeteri kadar samimi mi değilim bu iyilikte yoksa onların işine mi gelmiyor anlayamıyorum. Neyse, sonuç olarak bir daha asla ama asla bunu yaşatmayacağım kendime söz. Mesafeyi hep korumak, hep bir adım dışarıda tutmak gerek. insanlardan olabildiğince soyut bir yaşam tutturup bu üzülmelere bir son vereceğim artık.
Vay arkadaş.
808 entry daha
