blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Bu aralar bir şeye karşı aşırı özlem çekiyorum. Aşırı mutsuzum. O bir şey ne bilmiyorum belki bir şehir belki bir yaşanmışlık. Tüm gün yataktan çıkasım yok. Okula gidesim yok. Uyumak istiyorum saatlerce. Sessizlik istiyorum uzun bir süre.
    Kimse konuşmasın, üst komşunun çocuğu ağlamasın, alt komşular kavga etmesin. Dışarda çocuklar oynamasın hatta mümkünse güneş doğmasın odama.
  • en son 24 kasımda yazmışım nefret ediyorum senden özge nefret!
  • itiraf ediyorum. Blog yazmak sıkıcı geldi artık. Bu aralar yazmaktan soğudum. Tekrar yazmaya tutunmak istiyorum. Blog Adresim Nuri ÖZKAN Kişisel Blog
  • Aşık oldum. Yazdığım veya okuduğum her cümlede aklıma o geliyor.
  • Sürekli sıçrayarak uyanıyorum. Sürekli huzursuzum. Sanki dokunmak istiyorum ama dokunamıyorum. Deli gibi konuşmak istiyorum ama konuşamıyorum. Kalbimin kırıkları sanki gerçekten cam parçaları gibiler.. hareket ettikçe batıyorlar,düşündükçe batıyorlar,nefes aldıkça batıyorlar. Avazım çıktığı kadar bağırasım var ama sessizce içimde yaşıyorum.
  • uzunca bir düşünce molasından sonra blogsözlük ailesine daha aktif katılmak niyetiyle geri döndüm sözlük. ha gitmiş miydim ki hiç orasını ben de bilmiyorum inan, belki de ilk defa gelmişimdir kim bilir? ben bilmem ashsahahshahs şakası şöyle dursun umarım o eski samimiyeti, güzel ortamı kaybetmemişizdir. kaybettiysek diye çok korkuyorum çünkü.
    hayatımla ilgili de kararlar aldım bu düşünme sürecinde. kararlar aldım, düşündüm, taşındım. Taşındım dediysem o bile mecazen değil, taşındım. neredeydim de nereye geldim emin değilim ama önceden kendimi bulduğum yerde değilim artık sözlük. kendi hayatımda bile bir yer pay edemedim kendime, iç dünyamın kalabalığından. bayram temizliğine girişir gibi giriştim hayatıma. Altını üstüne getireyim, bi havalansın ortalık dedim ama ne bayram geldi ne ben altüst etmekten başka bir şeyler başarabildim. her şey güzel gidiyor sanıyordum. sanmak mı kanmak mı emin değilim ama durum iyiye gidiyor gibi değil. uzun sürdü bunu anlamak, kabullenmekse çok daha uzundu. kabullendim; bugün, bu yazıyı yazarken kabullendim. olması gerekene değil de olana odaklanmaya karar verdim. çünkü ben "bu böyle olmalı" dedikçe 'öyle' olmayanları kabullenemedim. yanlış şeyleri, yanlış kişilerden ümit ederken benimdi hata, kabullendim şimdi. kabullendim, benden sebep yaşanan tüm gerginlikleri. benim hatalarım yüzünden biten bir şey var, kabullendim. benim hatalarım yüzünden benden gidecek olan biri var, kabullenemiyorum, "gitme!" diyecek oluyorum ama ne gitme diyebiliyorum ne yutkunabiliyorum. bir şeyler düzelsin bari umuduyla çırpındıkça saplandığım bataklığın derinlerine iniyorum.
    ama kabullendim sözlük, kabullendim, bitti.
    bitti.
    "yenilsem, tükensem, bitsem bir "ah!" etmem."
    bitti.
  • bu aralar hayatım müthiş gidiyor. teşekkürler tanrım. umarım maraş dondurmacısı gibi uzattığın kısmeti geri çekmezsin. teşekkürler.
  • İnsan bazen üzüntü, kırgınlık ve öfkeyi aynı anda yaşayabiliyor.
    "İş etiği"nin para kazanma hırsına mağlup olduğunu tekrar görmüş oldum.
    Neyse...
  • Uzun zamandır düşünüyorum.

    İçerisinde bulunduğumuz sistem o kadar tuhaf ki bazen aklım almıyor. İnsanlar isteyerek ya da zorla borçlandırıyor. Sevdiğimiz ya da ihtiyacımız olan şeyler için borçlanmamız gerekiyor. İstediğimiz şeylere sahip olunca anlık mutlu oluyoruz. Sonra o borçları ödemek için çalışıyoruz. Ay sonunda para kazandıkça mutlu oluyoruz. Halbuki para kazanmıyoruz, daha fazla borçlanabileceğimiz bir limite ulaşıyoruz. Sonra yine bir şeyler satın alıyoruz, yine çalışıyoruz falan filan.

    Cidden tuhaf. Birilerini zengin etmek ve daha fazla borçlanabilmek için hep çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu çöküntü içerisinde eziliyoruz, sıkıştırılıyoruz. Hatta hor görülüyoruz. Yaşadığımız ülkede nesnelere ve sayılara verilen değer hep insana verilen değerden fazla oluyor. Umarım bu çöküntü içerisindeki bir kalıntı olarak göçüp gitmem.
  • profillerinizdeki blogları ara ara ziyaret ediyorum; lakin itirafım bu değil, ana sayfada yazım yanlışı olan bazı yazılar görmek beni üzüyor ve 15 saniye içinde sayfayı kapatmış oluyorum. blog yazınızın ne kadar iyi-kötü olduğu hatta kimsenin okuyup-okumamasını önemsemem, herkesten b1r parça okumak hoşuma gider; ama dilimi önemsiyorum, bu konuda tevazu gösteremiyorum.
  • yeni sene için o kadar beklentim varki, elli yılı bi yıla sığdırcam resmen. (bkz: swh)
  • Hayır çirkin ördek yavrusunun da ileride kuğuya dönüşeceğini biliyoruz. Bu durum imkansızlıkta kendi dalında ödül alır.
  • kıskancım.
  • İlkokul 1. Sınıfta öğretmen herkese velisinin doldurması için bir anket vermişti. Çocuklarla ilgili işte, kişisel özellikleri falan filan. Ben de anneme götürdüm doldursun diye. Çok iyi sonuçlar bekliyorum, hep böyle iyi şeyler yazmasını. Ama sen git sinirli mi sorusuna evet seçeceğine tik at. O kadar sinirlenmiştim bağrınmıştım ki o akşam annem ertesi gün ilkokul hocama yanlışlıkla yaptığını söylemişti.

    Not: sinirli değilim. Arada tepem atıyor.
  • Yılbaşı gecesi eğlencesi kısmını umursamıyorum sanırım. Bunun birçok sebebi olabilir tabii ki. Kutlayacak kimsem ve ortamımın olmayışı da olabilir. Ya da yıllar geçtikçe daha da gereksiz olmaya başladığı için de olabilir. Tek bildiğim son 5-6 yıldır evde geçirdiğim... Buna da şükür. Bir hastanenin acilinde de geçirebilirdim. Sanırım gece blog yazarım. Bilgisayarımın sağ alt köşesindeki tarih ve saat ibresindeki değişikliği görmek güzel olabilir. Muhtemelen sözlükte de çevrimiçi olurum.'*'
  • Bazı duyguların rengi olmalı. Kendine kızmanın mesela. Kırmızı kabul edilebilir. Ben bir halt yedim rengi var mıdır acaba. Varsa bu sıralar benim moda rengim o olabilir. Sürekli bir halt yemeler falan. Bu kadar kullanıldığına göre yılın son günlerinin benim için moda rengi olmalı.
  • kendinize bir iyilik yapın.. yeni yılda daha az konuşun; daha çok dua edin.

    mutlu yıllar diliyorum.
  • Şu anda sözlükteki diğer yalnızları aklımda bir kenara attım. Sizi sizii.'*'
  • Sevmeyi çok özledim lan!
  • ya değişik oldum biraz. Blogumda 10. seneme girdim. Sence de güzel değil mi sözlük? Koskoca 10 yıl. Üstelik çoğu blog yazarındaki gibi "aman bana yorum yazanlar çok olsun, aman beni herkeşler takip etsin" derdine 1 kere girmeden geçen o kadar sene...
/ 148