blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • anlatamıyorum. sanırım anlatamayacağım da.
  • Az once yemekten sonra sigarami lokantanin ocak cakmagi ile yaktim. Hani su uzun olanlardan.
  • Kendimi bazen inek öğrenci gibi hissediyorum.'*'
    Bir de ben buralarda angrybird ün entrylerini görmeyi özledim.'*'
  • Bugünlük her şeyi boş verdim. Yarına Allah kerim.
  • bugün benim için ne güzel bir gün. bize güzel bir süpriz olsun diye bir çekilişe katılıp sayın expelliarmus çekilişimizi kazandınız adresiniz bu bu değil mi paketinizi yolluyoruz diye teyit ettiler. 19 ekim sanırım bir ömür boyu benim için hep güzel geçecek.
  • Yarın ölmeyecekmiş gibi çalışmaktan bıktım.
  • Yapmaz dediğim herkesten bir şeyler gördüm.
    Kimin ne olduğunu anladım. Dost dediğin kişi ne kadar kolay unutur gördüm. Uzaklara gidip gittiğin gün oraya alışmak... ne bileyim.
    Sağlık olsun.
  • zamanında hoşlandığım çocukla üçüncü kez birinci sınıf dersi olan anayasayı alıyor diye dalga geçmiştim.
    dördüncü kez anayasayı alıyorum.
    hem fakültenin yüz karasıyım hem de hâlâ aynı kişiden hoşlanıyorum. ne zaman üsküdar meydanında yürüsem tekrar onunla karşılaşma umudunu taşıyorum. belki o da benimle dalga geçse bir şekilde bu illetlerden kurtulurum.
    sanırım bu şehir bana hiç yaramadı.
  • Az önce tumblr hesabımla hasret giderdim, çok özlemişim. Eski mesajlara felan baktım, bi duygulandım... '*''*'
  • O değil de benim son 1 aydır tuhaf bir kalp çarpıntılarım oluyor. Böyle gerilince falan, gereksiz heyecanlanınca. Kilom da değişmedi, az fazla olmasına rağmen ama. Sence ben intihar edemeden kalp krizinden gider miyim sözlük? Öyle olsa keşke.
  • 2018 Kpss'nin doğum günüm olan 22 Temmuz'a ötelenmesine ne diyeceüz sözlük? Evrenin bana nasıl bir mesajı bu allasen?
  • 10 yıllık ben hasta olmam, kışın kapüşonluyla gezerim de üşümem kariyerimin sonuna gelmişiz. 1 hafta oldu artık iyileşsem fena mı olur?
    Bazı insanlar tarafından pamuklara sarılsam belki iyileşirdim sözlük... buraya yanan sigara emojisi de gelmesin çünkü it gibi hastayım içemiyorum.
  • şarkı olsun diye

    Okulu astım bugün, en yakın arkadaşımın yanına gittim. Son 15 dakikamıza kadar çok iyiydik, ikimiz de çok güzel mış gibi yaparız. Bugün mutluymuş gibi yaptık.
    Bir hayalimiz var ortak, evet bir tane kaldı. Eskiden çok vardı, yaşımız yüzünden sanırım bir de lisede beraber hayatta kaldık ya, ortak hayallerimizin haddi hesabı yoktu. Neyse işte son 15 dakika diyordum. O hayalimizin yıkılması ihtimalini konuştuk. Ve o hayalmiş galiba beni hayatta tutan, çünkü istediğim her şey olmamış, hayallerim hedeflerim üstüme yıkılmış, dozer misali geçmiş hayat üstümüzden. Buraya da bir parantez açmak istiyorum. Hayır başıma çok kötü bir şey gelmedi ve ben de her şeyden şikayet eden biri değilim ama dayanma gücü diye bir şey var ve herkesin kırılma noktası farklı. Ay üzüldüğün şeye bak cümlesini kuran olursa ona kafa atarım. Atamam da içimden bunu yapmak gelir.
    Devam edeyim, dönüp içime baktığımda boşluklar görüyorum. Olması gereken hiçbir şey yerinde değil. Arapsaçına dönmüşüm ve o depresyon uçurumunun kıyısındayım, öylesine yaşıyorum ve kırılma noktama çok yakınım. O uçuruma düşmek üzereyim ve kalan son hayalim de gerçekleşmezse hayalleri olmayan iğrenç biri olacağım, ve bunu kaldıramayacağımdan çok eminim. Salak saçma bir yazı oldu ama anlarsınız siz. Tamam bu kadardı. Kendinize kapitalist davranın.

  • ‘’Elinden geleni yapmak yetiyor mu sence de tek başına? Kurtulabiliyor mu insan çektiği sıkıntılardan, her şeyi denese de? Sanmıyorum. Bütün hayatım çabalayarak geçti, bir şeyleri başarmaya çalışarak. Sonra birileri çıktı ve dedi ki, endişelenme, sen elinden geleni yaptın. Tekrar soruyorum, yetiyor mu cidden? Milyonlarcası da ellerinden geleni yapmamışlar mıydı? Milyonlarcası da istememişler miydi başarmayı, iyi bir hayat yaşamayı? Bilemiyorum. Bütün yollar gri, soğuk toprak, zift rengi gökyüzü ve bunca şeye rağmen yemyeşil tutmamız beklenen hayallerimiz.
    Hayallerimiz ve biz, sallanıyoruz istemsiz.
    Çekersen maviliğini gökyüzünden, renksiz kalacaktır bu deniz.
    Renklerimiz olabildiğine koyu. Gençliğimizin maviliği, yeşilliği şimdi nerede? Bilemiyorum. Sadece elimizden geleni yapıyoruz. Tek yapabildiğimiz bu. Peki, yine soruyorum yetiyor mu? Soruyorum ki anlarsınız belki yetmediğini. Yetseydi çalışan, çalışmaktan hayatını yaşayamayan insanlar mutlu olurlardı. İnanan, inanmaktan asla yılmayan insanlar yeşilliklere uzanırlardı. Siyah bir sabaha uyanıp gökyüzünü dahi göremeden yerin altında saatlerce çalışmazlardı. İnsanlığın derin bir nefese ihtiyacı var, oldukça derin hem de. Dağların tepelerine atmaya kendisini, ciğerleri havasız kalana kadar bağırmaya, haykırmaya ihtiyacı var. Güzel şeylere, gerçekten emek verecekleri zaman sahip olabileceklerini inanmaya ihtiyaçları var. Yeşile ihtiyaçları var, olabildiğince fazla yeşile. Temiz bir maviye, temiz bulutlara, temiz sulara; insanların, temiz şeylere ihtiyacı var. Kirlenmemiş olan her şeye.

    ‘’Bazı şeyler temiz kalmalıdır, insana dair olan her şey gibi.’’

    ve fazlası...
  • Üç beş derken tüm sigaralarımı içtiğim bir gece daha bitmek üzere. Zaten bu mereti kışın içmesi ayrı güzel olur. Bardağıma sıcak bir şey doldurur, balkondaki sandalyede iki büklüm tüttürürüm. Nefesimi üflerken sigaradan çıkan dumanın bitip soğuktan oluşan buğuya yerini bırakmasını izlerken de tatmin olurum. Evin içinde avare avare yürür; dilime takılan bir şarkıyı kendimi duyamayacak kadar yüksek seste açar, eşlik ederim. Yapacak hiçbir şey kalmadığında düşünmeye başlarım. Başıma her ne çorap örüldüyse çekmeceden çıkartıp iplik iplik söker ve tüm yanlışları kendime, doğruları başkalarına pay ederim. Olur da bir sinir harbi ile gözümden bir iki damla düşerse hemen gökyüzüne başımı çevirir, yıldızları göremeyişime yüklerim suçu. Kendimi ezberden okuyuşlarıma doğaçlama tavırlarla eşlik eder yalnızlığımı bile şaşırtırım. Böyle yazdıklarıma bakıp da bir elinde sigara diğerinde ıslak peçetelerle dolaştığımı sanmayın. Ne vakit keyiflenmem gerektiğini de iyi bilir, sürekli ertelediğim meşgaleler listesinden birini hayata geçirip tebessüme de boğabilirim. Yahut titreye titreye boş gözlerle sokağı izleyip yarını düşleyebilir, kurgular da türetebilirim. Dedim ya kendimi bilirim fakat emin değilim. Sürekli olasılıklar çevreler beni, şıkları önüme koyar çevreme bakarım. O ihtimallerden birinin peşinden gideceğim, kesin. ama yine de beklerim. Her birini kafamda ayrı ayrı yerlere yazar, altlarına birer mum koyar ve bir küçük kıvılcım beklerim. Elbet birisi tutuşacak ve o yolu aydınlatacaktır. Tabii işin sırrı malum seçeneklere fırına atılan yemek muamelesi yapmamaktır, zira zamanlayıcı da alarm da yoktur. Haliyle büyük sabır gerektiren bu süreçte şahsımda fazlasıyla agresif yahut sersem tavırlar gözlemlenebilir, hoş görülmesini rica ederim.
  • dönüyorum eski şanlı günlerime sevgili sözlük. kendi halimdeyim daha artık. öyle serkeş. öyle avare. net kaliteli hayat.
  • Ben de sezer abi gibi kalan yıllık iznimi bugün bitirdim. Ve burdan sezer abiye sesleniyorum: '' abi bütün izinleri kendim için kullanıyorum çok şükür'' :) :) nedense mutlu oldum.
    (bkz: whatsapp mesajı gibi entry girmek)
  • Az önce hepsiburada'dan iki adet düdüklü tencere aldım tefal marka. tencerenin kendi sitesindeki fiyarı, kara cuma gününe rağmen 667 tl idi. Bir avm'de sordum, bana peşin ödeme yaparsam 560tl'ye verirmiş tekini. Ben: Ay ben şok! durumu yaşarken, hemen eve gelip hepsiburada'dan aldım 450tl'ye 2 adet. O değil de, sabah baktığımda 430tl idi, sonra 440tl gördüm. Kara cuma'nın bitmesine yakın da 450tl'ye almış oldum. Normalde sevmiyorum hepsiburada'yı. Çok üç beş kağıtçılar. '*' Ama en uygun fiyatlısı ordaydı. Bir de daha önce de bir düdüklü tencere almıştım oradan, hala kullanıyoruz severek. Bu arada Fissler de almak isterdik ama hem fiyatları uzay hem de o tabana doğru daralan modeli bizim bütün ailenin sevmediği bir durum. O yüzden Fissler: Bizimla diyılsın. Bu arada ben ödemeyeceğim ama kredi kartıma haşırt diye 900tl girdi. Amacım sırf kartımla işlem yapmış olmak. Zaten enpara kredi kartı başvurumu reddetti, moralim bozuldu. Ben ne yaptım? Tüm birikimi anında cepteteb e geçirdim, üstüne de bunu açıklayan bir mesaj yolladım enpara uygulaması üzerinden. Daha da olsa gelmem.

    Özetle, Cepteteb'ten edindiğim kar, enpara'dan edindiğimi epey bir katlar yani.
  • Beni üzen bir şey itiraf edeceğim. Bu başlık öksüz kaldı. Entrylerini okumaya bayıldığım biri gitmiş. Siz de üzüleceksiniz biliyorum. sekizincivecihi yolun açık olsun.
  • Cocuklarimi ozledim. '*'
808 entry daha
/ 107