blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • Kuran çarpsın insanlardan nefret ediyorum.
    İyi insanları üzenlerden nefret ediyorum.
    Sabah sabah nefret ediyorum.
  • gitmeyecektim, bugün oradan ayaklarım gitmemeye ısrar ederken eve gitmeyecektim. itiraf ediyorum yolda iki kere durdum, geri dönmek istedim; dönmeliydim, bugün için sanırım kendimi zor affedeceğim.
    yarın umarım güzel b1r gün olur.
  • Değişik bir insan olduğumu biliyordum. Ama bugün başıma gelen bir olayın tekrar etmesinden ötürü aşırı değişik olduğumu fark ettim. Geçenlerde bi ilkokul arkadaşım aradı buluşalım dedi. Eyvallah dedim. Buluştuk.
    Yüzüğümü gördü vay sözlendin mi dedi. Evet dedim. Anlattım kızı falan filan. Ulan en son görüştüğümüzde kız arkadaşın yoktu. 4 ayda ne ara sözlendin demedi. O öyle demeyince bende anlatmaya devam ettim. Sonra sıkıldım. Şaka yaptığımı söyledim. Bu komik şakama güldük eğlendik velhasılı.
    İki gün önce başka bir ilkokul arkadaşım mesaj attı. Seni rüymada gördüm dedi. Sürekli aklımdasın arayamıyorum işler güçler falan bahane uydurdu. Bende vefasız bir insan olduğum için, önemli değil bende böyle yapıyorum dedim. Buluşalım bi ara dedi. Bugün iş çıkışı aradım, buluştuk. Görüşmeyeli 1.5 - 2 ay falan olmuştu ve yine kız arkadaşımıb olmadığını biliyordu. Yüzüğümü gördü sözlendin mi dedi. Evet dedim başladım anlatmaya. Ayy ne kadar güzel falan dedi. İnşallah her şey gönlünce olur vs vs. Şaka olduğunu söyledim daha sonra. Yine bu komik şakama güldük.
    Ama işin ilginç yanı hiç kimse şaşırmıyor sözlenmiş olduğuma. Sadece arayıp sormadıkları ve sözümde bulunamadıkları için üzülüyorlar.
    Sözüm olsun o ikisini çağırcam, söz.
  • lütfen..
    lütfen öğrencilerime çok dua edin arkadaşlar. lütfen yalvarıyorum.
    onların başına bir şey gelirse sosyalith'in halini bir düşünün.
    uf Allah korusun. lütfen arkadaşlarım ya yalvarıyorum.
    onların güvende olması için elimizden gelenin en iyisini yapalım yalvarırım..
  • Genelde emeğe saygı yüzünden beğenmediğim işlere ses seda çıkarmam. Sessiz kalmam o işi beğenmediğim anlamına gelir. Öyle laf olsun diye hiç bir zaman güzel olmuş demem yani.
    Neyse itirafımın temelini oluşturan olaya döneyim ben. Dün facebook grubunda biri yeni bir android uygulaması yaptım diye yazmıştı. Gözüme çarptı ve indireyim dedim. (Lehçe öğrenten bir programmış.) indirdim. Uygulamayı açabilmek için facebook ile giriş yapmamı isteyince, 2 yıldız verdim uygulamaya. altına da " sadece facebook ile bağlantı sağlaması kötü" diye not iliştirdim.
    Sabah bilgisayarı bir açtım. Adam bana facebooktan arkadaşlık isteği göndermiş ve mesaj atmış. Saatlerdir mesajı ve isteği görmemiş gibi davranıyorum.
  • ben senden yarın için bir şey istemiyorken,
    bugün için yaşamak varken,
    yarın için endişen neden?
  • Bir hayli vakit geçti, ben bu trene bineli.
    İki seçenek var önümde. Ya sonuna kadar gitmeli.
    Ya da atmalıyım kendimi.
    Mantıklı vermeliyim kararımı.
    Almalı derin bir nefes.
    Falan filan.
    Diyeceğim o ki,
    yanlış trene binerseniz, yanlış yere gidersiniz.
    Yanlış bir kapı çalarsanız, yanlış bir kapı açılır.
    Falan filan velhasılı kelam.
  • Gerçekten huzurlu bir cumartesi sabahı geçiriyorum.

    rabbim tek celselik huzurumuzu bize bağışlasın.
    (bkz: tired of being sorry)
  • En çok sessiz sessiz ağlar gibisin vay aman sözü etkiliyor beni.
    Nedendir?
    Bilmiyorum.
    Sebasti diye bir arkadaşım var. Beraber içerdik hep. Onun sözleri etkiliyor beni.
    Nedendir?
    Bilmiyorum.
    Ah be sebasti keşke ölmeseydin.
  • İnsanların insanlara insan oldukları için değil de sosyal statüsü gereği değer verdiği bu düzende, insan kalabilmek zor kardeşim. Çünkü sen de bu insanlara benziyorsun zaman geçtikçe. Yüzüne bile bakmayan bir işveren düşün, aranızdaki iletişim onun el kol hareketleriyle sana emir vermesinden ibaret olsun. Seni bir tebessümden mahrum bırakan bu işveren kişi hakkında, ister istemez, şu patron sıfatın olmasa yüzüne bakmam diyorsun, beş para etmezsin. Sana bir hal hatır sormaktan aciz bu adamın, sırf parası var diye başkalarının önünde eğilip büküldüğünü gördükçe, bu insan gözünde değersizleşiyor. Bunun gibi, insana insan olduğu için değer verebilmekten mahrum bırakıyor seni işte, insana insan olduğu için değer verilmemesi. Değişiyorum ben de, hiç istemeden.
  • Daha geçen sene giydiğim etekleri şimdi çok kısa bulup giyemiyorum. Ya kendi içimde muhafazakarlaşıyorum ya da bu yaşımda toplum baskısından yıldığım için bilinçaltım bana oyun oynuyor.
    O değil de o kadar para vermiştim be.
  • bu akşam tekrar içeceğim. rüyalarıma giriyor. büyük içeceğim. iddiaalı olacak ama içeceğim.
    özür dilerim verdiğim sözler.
    güle güle sözlük.
    size güle güle, güle güle yazısı yazacağım.
  • Fakültemle aşk yaşıyorum
  • Bazen çok çekilmez bir insanım
  • "Çok zor bazen, avaz avaz susmak. Saklanmak kendine, kendinden vazgeçmişken."

    Sadece sevilmek istemiştim ve biraz sevmek. Biraz anlaşılmak, biraz naz yapmak, belki biraz ergenlik taslamak. Büyük şeyler istemişim. Hiçbiri olmadı. Tam tersine hep daha büyük şeyler yaşatıyor hayat.
    Basit bir insan olmak istemiştim. Basit düşünen, basit görünen, basit sevip, basit vazgeçen bir insan belki. Olmadı. Hep derin düşündüm, derine indikçe ciğerlerim yetmez oldu bazen, yine de çıkmadım. Çıkamadım, kafama bastıran biri oldu hep. Ben birinin kafama bastırmasına üzülmedim hiç. Ben hep, bir gün birinin, ben suyun dibindeyken bile kafama bastırabilecek olmasını düşünemediğim için üzüldüm.
    Ben yüzme bilmem ama kimse cesedimin su yüzüne de çıkmasına izin vermedi.
    Güzel değilim, masum değilim, mutlu değilim; ama bunlar benim için önemsiz. Çünkü ben iyi değilim ve benim iyi olmam için bunlar gerekmiyor.

    Artık çocukların saf sevgi taşıdığına da inanmıyorum. Her an bir çocuk sizi çikolataya olan sevgisinden dolayı satabilir. Çikolatayı sizden daha çok sevdiği için yapabilir bunu. Benim için sevgi de en az aşk kadar yok.

    Bıçakları düşünün. Bunu üreten insan hiç kullanan kişinin başkasına zarar verebileceğini düşünmüş müdür? İşte insanoğlu. Yararına olabilecek bir şeyi zarara çevirir.

    İyi ellerde küçük bir sevgi fabrikası olabilirdim. Sorun şu ki, hiçbir zaman iyi bir el görmedim.

    Adalet terazilerim şaşırdı dengesini. Eskiden suçsuz olduğumu söyleyen sesleri vardı gıcırdayan demirlerinde. Şimdi ise onlar bile susuyor.

    Bazen Afrikalı bir çocuk olmak istiyorum, bazen eve yemek götüremeyen bir baba, bazen hırsızlık yapmak için girdiği evden çıkarken yakalanan ve müebbet hapis cezası alan bir hırsız olmak istiyorum. 
    Eğer mümkün olsaydı onlarla yerimi bile değiştirirdim. Ama onların bu mutsuzluğu tatmasını istemem.

    Afrikalı bir çocuğa annesi "yemek yok" derken bile sevgi gösterir. Midesi boş ama kalpleri inançla dolu insanlardır. Eve yemek götüremeyen bir baba çocuklarının bir parça mutluluğu için can verebilir. Böyle bir baba ya da bu babaya sahip bir çocuk olmak için her şey verirdim. Bir hırsızın ise kimsesi yoktur bazen. Düşünür sürekli ama bağlı olduğu birden fazla zincir yoktur artık.

    Ben bana yapılan şeyler için hiç üzülmedim. Ben hep bunları hak edecek kadae kötü bir insan olabildiğime üzüldüm. Ben hep üzüldüm ama hiç canım fiziksel olarak yanmadı. Ya da artık, ruhumun acısı tenimin acısını bastırıyor. Gözlerimden düşen bu yaşlar artık, su değil saf lav.

    Affet diyorlar, affettim diyorum affediyorum. Siz, bütün sorunlarla sizi başbaşa bırakıp ölmeyi tercih eden bir anneyi affeder miydiniz? Nasıl affedeyim? Her acı çektiğimde, hiç yanımda olmayan bir insanı nasıl affedeyim? Rüyalarıma bile ayda yılda bir girip, onda da beni üzen, ağlatan, özleten bir anneyi nasıl affedeyim?

    Affettim ama. Gerçekten affettim artık. Çünkü artık bir daha asla mutlu olamayacağımı kabullendim. Şimdi bana affetmek düşer yalnız.

    Yavaş yavaş bitiyorum. Kendimi yok eden yine benim ama bana bunu yaptıranlar da diğer insanlar. Sadece biraz gerçek sevgi istemiştim. Sevginizi, kalbinizi benimle paylaşmanızı istemiştim. Maddi Hiçbir şey istemesem bile çok şey istemişim.



    Kaybettikçe bir çentik attı, alnımın üstüne tanrı, "büyüdün" dedi, "bu yağmurlar bu yüzden".

  • Evet, 80. itiraf entrymle ben de sözlükten uzaklaşma kararı alıyorum:

    * Çok nadir beğen'e tıkladığım entryler oldu burada, bunların sayısı kötüle'den daha fazla yine de. Hatta kötülediğim entryler çok yoktur bile sanırım.
    * 4-5 kişiye, isim vermeyeyim, okumuş olsunlar olmasınlar, ısrarla beğendikleri ve favoriledikleri entryler için teşekkür ederim. Lütfen bu enerjinizi hiç kaybetmeyin. Ben o ışığı yakalayamadım zira.
    * Malzeme özelliğinden dem vuran tek kişi olarak, artık başka dem vuracak kimse kalmayacağı için de sözlük sorumlusuna selamlarımı iletiyorum. Zaten son yakınmamdan sonra tekrar konuşmayacaktım, ama bilinsin istedim.
    * Sözlükte bulunduğum süre boyunca bana bir şekilde mesaj atan ve yazıştığım 20-25 kişiye de teşekkür ederim.
    * Ağır bir depresyon geçirdiğimi düşünüyorum. Normalde hasta bunun bilincinde olamaz, ama birkaç test sonucuyla ve son birkaç yıldaki ben'le bunu anlamamak imkansız boyuta geldi.
    * Bloguma da yazmama kararı aldım.

    Olur da bir gün eski (bkz: arif)'i yakalayabilirsem, tekrar dönerim. Benimkisi çünkü self veda. Böyle ne zaman biteceği belli olmayan cinsten. Belki de dönmeme gerek kalmaz.

  • Bugünün; geleceğimin geçmişi olduğunu düşünmeden, geçmişe hasretle yaşıyorum. Kendime yeni geçmişler yaratmak yerine, geleceğe sitemle bakıyorum. Ve yoruluyorum. Yorgunum...
  • Baya uzun birşeyler yazıcaktım ama kime ne anlatıyoruz arkadaşlar dedim içimden
  • Her psikologa gittiğinde önce bir hüngür hüngür ağlamak normal mi? Halbuki o kadar üzgün bir insan da değilim günlük hayatımda. Ama ilk soru soruşlarında hep önce bir ağlamak istiyorum.
  • Dün hayatımın en boktan gününü yaşadım. Güçlü durmaya çalışıyorum ama çok korktuğum bir gün oldu. Alışık olmadığım şeylerle yüz yüze kaldım hala unutmaya çalışıyorum ama olmuyor. Herneyse yarın ölmezsek yine Buralardayız :)
808 entry daha
/ 107