blog sözlük itiraf
-
1234. İtiraf entrysinin angrybird'e ait olmasını kıskandım az önce -
Kendi kendime yeni mottolar atamayı seviyorum -
"Çok zor bazen, avaz avaz susmak. Saklanmak kendine, kendinden vazgeçmişken."
Sadece sevilmek istemiştim ve biraz sevmek. Biraz anlaşılmak, biraz naz yapmak, belki biraz ergenlik taslamak. Büyük şeyler istemişim. Hiçbiri olmadı. Tam tersine hep daha büyük şeyler yaşatıyor hayat.
Basit bir insan olmak istemiştim. Basit düşünen, basit görünen, basit sevip, basit vazgeçen bir insan belki. Olmadı. Hep derin düşündüm, derine indikçe ciğerlerim yetmez oldu bazen, yine de çıkmadım. Çıkamadım, kafama bastıran biri oldu hep. Ben birinin kafama bastırmasına üzülmedim hiç. Ben hep, bir gün birinin, ben suyun dibindeyken bile kafama bastırabilecek olmasını düşünemediğim için üzüldüm.
Ben yüzme bilmem ama kimse cesedimin su yüzüne de çıkmasına izin vermedi.
Güzel değilim, masum değilim, mutlu değilim; ama bunlar benim için önemsiz. Çünkü ben iyi değilim ve benim iyi olmam için bunlar gerekmiyor.
Artık çocukların saf sevgi taşıdığına da inanmıyorum. Her an bir çocuk sizi çikolataya olan sevgisinden dolayı satabilir. Çikolatayı sizden daha çok sevdiği için yapabilir bunu. Benim için sevgi de en az aşk kadar yok.
Bıçakları düşünün. Bunu üreten insan hiç kullanan kişinin başkasına zarar verebileceğini düşünmüş müdür? İşte insanoğlu. Yararına olabilecek bir şeyi zarara çevirir.
İyi ellerde küçük bir sevgi fabrikası olabilirdim. Sorun şu ki, hiçbir zaman iyi bir el görmedim.
Adalet terazilerim şaşırdı dengesini. Eskiden suçsuz olduğumu söyleyen sesleri vardı gıcırdayan demirlerinde. Şimdi ise onlar bile susuyor.
Bazen Afrikalı bir çocuk olmak istiyorum, bazen eve yemek götüremeyen bir baba, bazen hırsızlık yapmak için girdiği evden çıkarken yakalanan ve müebbet hapis cezası alan bir hırsız olmak istiyorum.
Eğer mümkün olsaydı onlarla yerimi bile değiştirirdim. Ama onların bu mutsuzluğu tatmasını istemem.
Afrikalı bir çocuğa annesi "yemek yok" derken bile sevgi gösterir. Midesi boş ama kalpleri inançla dolu insanlardır. Eve yemek götüremeyen bir baba çocuklarının bir parça mutluluğu için can verebilir. Böyle bir baba ya da bu babaya sahip bir çocuk olmak için her şey verirdim. Bir hırsızın ise kimsesi yoktur bazen. Düşünür sürekli ama bağlı olduğu birden fazla zincir yoktur artık.
Ben bana yapılan şeyler için hiç üzülmedim. Ben hep bunları hak edecek kadae kötü bir insan olabildiğime üzüldüm. Ben hep üzüldüm ama hiç canım fiziksel olarak yanmadı. Ya da artık, ruhumun acısı tenimin acısını bastırıyor. Gözlerimden düşen bu yaşlar artık, su değil saf lav.
Affet diyorlar, affettim diyorum affediyorum. Siz, bütün sorunlarla sizi başbaşa bırakıp ölmeyi tercih eden bir anneyi affeder miydiniz? Nasıl affedeyim? Her acı çektiğimde, hiç yanımda olmayan bir insanı nasıl affedeyim? Rüyalarıma bile ayda yılda bir girip, onda da beni üzen, ağlatan, özleten bir anneyi nasıl affedeyim?
Affettim ama. Gerçekten affettim artık. Çünkü artık bir daha asla mutlu olamayacağımı kabullendim. Şimdi bana affetmek düşer yalnız.
Yavaş yavaş bitiyorum. Kendimi yok eden yine benim ama bana bunu yaptıranlar da diğer insanlar. Sadece biraz gerçek sevgi istemiştim. Sevginizi, kalbinizi benimle paylaşmanızı istemiştim. Maddi Hiçbir şey istemesem bile çok şey istemişim.
Kaybettikçe bir çentik attı, alnımın üstüne tanrı, "büyüdün" dedi, "bu yağmurlar bu yüzden".
-
Şimdi ben şu anda bulunduğum yerde, bir yerin internetini kullanıyorum. Bana wireless şifresini veren de o "yerin" sorumlusu. 2 haftadır evde değildim. Bu akşam eve döndüm bir de ne göreyim?
************* wireless şifresi denişik!!!!111!! *************
Akşamın 8'inde modemi tutup eve getiremezdim. Allah'dan bilgisayardan falan anlıyorum. Gidip soramam da tekrar şifre ney diye. Belli ki ya benden dolayı ya da diğer o "yerin çalışanlarından" dolayı değiştirmiş. Adam evinde. Neyse dedim gece 3 de gidip modemi alıp geleyim. Çünkü ethernet kablosuyla modem paneline girip wireless şifresini öğrenip modemi geri götürecektim. Ama duramadım sözlük. Yapamadım ya la...
Gittim.
Sırt çantama laptopımı ve ethernet kablosunu atıp 3 kat aşağı modemin yanına gittim. Hani o arada görür de sorarsa hayırdır diye "işte çantam arabada kalmış" bahanesi olur diye. Neyse, hızlı hızlı sen tut modeme bağlan, Allah'dan modem panelinin şifresi standarttı değiştirmemiş, wireless şifresini kopyala; hemen geri eve dön.
Şimdi ne yapayım ben? Bilgisayar adımı bile değiştirdim sırf bağlılar listesinde fark edilmeyeyim diye. İnşallah bir problem çıkmaz. Bir süre de böyle idare edicez (bkz: arif) :/
Ne yapayım yani? Zamanında bana vermişsin, hem senin de kullanmaman gerekirken sen paralel modem bile ayarlamışsın kendi evinde kullanıyorsun be adam. Bizimkiler de eve internet bağlatmaz sözlük. Ben kendi hayatıma geçene kadar böyle ezik bir hayat süreceğim.
Aslında bakma böyle olduğuma, şu anda şey gibi'*''*''*' hayatım. Neyse. -
Yine çok özledim. Her seferinde aynı yanlışı yapıyorum. -
Evet, 80. itiraf entrymle ben de sözlükten uzaklaşma kararı alıyorum:
* Çok nadir beğen'e tıkladığım entryler oldu burada, bunların sayısı kötüle'den daha fazla yine de. Hatta kötülediğim entryler çok yoktur bile sanırım.
* 4-5 kişiye, isim vermeyeyim, okumuş olsunlar olmasınlar, ısrarla beğendikleri ve favoriledikleri entryler için teşekkür ederim. Lütfen bu enerjinizi hiç kaybetmeyin. Ben o ışığı yakalayamadım zira.
* Malzeme özelliğinden dem vuran tek kişi olarak, artık başka dem vuracak kimse kalmayacağı için de sözlük sorumlusuna selamlarımı iletiyorum. Zaten son yakınmamdan sonra tekrar konuşmayacaktım, ama bilinsin istedim.
* Sözlükte bulunduğum süre boyunca bana bir şekilde mesaj atan ve yazıştığım 20-25 kişiye de teşekkür ederim.
* Ağır bir depresyon geçirdiğimi düşünüyorum. Normalde hasta bunun bilincinde olamaz, ama birkaç test sonucuyla ve son birkaç yıldaki ben'le bunu anlamamak imkansız boyuta geldi.
* Bloguma da yazmama kararı aldım.
Olur da bir gün eski (bkz: arif)'i yakalayabilirsem, tekrar dönerim. Benimkisi çünkü self veda. Böyle ne zaman biteceği belli olmayan cinsten. Belki de dönmeme gerek kalmaz.
-
Bugüne kadar romantizmden nefret eden biri olarak aslında bayağı romantik biri olduğumu farkettim. --- spoiler ---
mucize: uğurböceği ve kara kedi'nin sevgililer günü bölümünü izlerken ağladım
--- spoiler --- -
Zo. Zoruma gidiyo çünkü. -
insan ilişkilerinde oldukça sabırlıyımdır. hatrı sayılır kadar da alttan alırım. sonuçta sınırıma geldiğimde veya karşımdaki beni bıktırdığında ya gözüm hiçbir şeyi görmez,yıkar değil yakar geçerim. kendimi tutamam genelde ve bu aralar insanlar yüzünden patlamaya hazırım.her şeye çabuk sinirlenip,tepki veriyorum. bu durumu hem istemiyorum hem gerek görmüyorum. bi yandan korkuyorum bi yandan da içimi döküp rahatlamak istiyorum -
Bir mucizenin peşine düşer gibi düşüyorum. güzel metinler/ şiirler okuyan, beni bunlarla besleyenin peşine.
Bugün bir hediye aldım. Nasıl sevineceğimi şaşırdım. unutmuşum.
“Elbet geçer bu hüzün mevsimi..”
“Pencereyi kapama gök dolabilir içeri”
“Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın”
Yazıyor.
Nasıl desem Çıkmaz sokaklar çıkılır gibi geliyor birden.
.
.
.
“Üzme kendini bu kadar
Sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var
Bak yeryüzü ne kadar geniş
Ne kadar dar
Dur
Akıtma gönlüm yaşını
Gözünden öpücek bir yer bırak
Oy bana en yakın
Bana en uzak
Sevgili yar
Hasretine vur beni”
Bayramlıkla yatmak duygusunu tatmadım ama öyle sanıyorum bugün bir kitaba sarılıp uyuyacağım.
Arkadaş z. Özger Okuyalım.
Vals of the eyes dinlerken. -
Ay aşık oldum galiba -
Buradaki entrylerimi okuyup, hakkımda kötü düşünen çok yazar var. Belki gündelik yaşamımda da ağzı bozuk biri gibi algılanıyor olabilirim. İşin aslı hiç de öyle değil. Sohbet esnasında küfür edenlerden nefret ediyorum. Bugün arkadaşım bir şeye sinirlenmişti. Yazışırken bir an küfür etti. O an da ondan nefret ettim. Yapmayın böyle şeyler. Kendinizden soğutmayın insanları. Küfür etmek sizi havalı veya güçlü bir kişiliğe taşımıyor. -
Ayran gönüllü olmak zor iş . Zor. -
Bugünün; geleceğimin geçmişi olduğunu düşünmeden, geçmişe hasretle yaşıyorum. Kendime yeni geçmişler yaratmak yerine, geleceğe sitemle bakıyorum. Ve yoruluyorum. Yorgunum... -
Aranızda bana 1 litre coca cola zero getirecek olan varsa evlenebilebilirim. -
İlk defa sinek ısırırken hissettim ve artık sinek ısırığı gibi dediklerinde ne olduğunu anlayacağım için saçma sapan bir mutluluktayım. Ne yapayım, daha önce hiç hissedemedim sinek ısırığını. -
Baya uzun birşeyler yazıcaktım ama kime ne anlatıyoruz arkadaşlar dedim içimden -
Sözlük; bu sefer gerçekten boğuluyorum. -
itiraf ediyorum: blog sözlüğüm özledim seni '*' '*' '*'
edit: x3 kez kötüleme almışım. gelme seni istemiyoruz diyorlar. -
Bir bakıştan kaçarken bir gülüşle yerin dibine girmek. Kaçtım da galiba ama çok da güzel girdim dibe Allah var. yalnız o gülüşün beni hedef aldığından da emin değilim.
