blog sözlük itiraf
-
hep aynı kabuslardan bıktığım için bir sene boyunca yatmadan önce rüya görmeyeceğim, rüya görmeyeceğim, rüyalarımı durduracağım telkiniyle yattım. en son rüyamda kendi kendimi uyarıp, bak bu bir rüya, istersen kendini çimdikle, acımayacak dedim ve bir daha da hiç rüya görmüyorum artık. şalteri nasıl kapattıysam, yok. -
6 yıldır nerdeyse alarmsız uyandığım her gün aklıma ilk o geliyor. -
Tüm ciddiyetimle ülke gündemini takip edeyim diyorum. Bi gülme geliyor. Ve herkes neden herkesi aptal sanıyor. Anlamıyorum.
çok sayın meslektaşlarımın genel algısı şu şekilde. benim yaptığım iş çok önemli ve çok doğru ancak benim yaptığım işi başkaları çok yanlış yapıyor. en önemli işi en doğru şekilde ben yapıyorum. Bunu da anlamıyorum.
Urfa sana küsmüş diye bi şarkı dinledim. Urfa'nın bana küstüğünün haber verilmesi nasıl bir fayda sağlayacak acaba. Bunu hiç ama hiç anlamıyorum.
Neyse işte. dayımın küçük bir saatçi dükkanı var. mesela dört dakika saat tamir ederse üç dakika haber dinler. mesela amerikada olanı biteni. ya da ne bileyim. isveç kronunun son durumunu filan takip eder. geçen yanına uğradım. dayıların kralı nasılsın diyorum.bir de okumuş adamsın şu laflara bak diyor. ne var ne yok hayat nasıl gidiyor diyorum. bu cinayet var ya. kesin prensin işi diyor. ne cinayeti yahu ne olmuş diyorum. dış güç. oyun. küreselleşme filan dedikten sonra. gazeteci cinayeti diyor. kesin prensin işi.bilmiyorum dayı diyorum. inan hiç haberim yok. yahu nasıl olmaz diyor. haftalardır işimiz gücümüz bu bizim. bütün medya bunla dolu. ilgilenmiyorum dayı diyorum. ulan var ya diyor. yanlış adamlar okuyor. ben okuyacaktım var ya. şunun haline bak diyor. yani haklı da bence.çok geçmeden bir müşteri giriyor içeri. farklı bir tip. aşırı önemli şeyler bilip de içinde tutamıyor oluşun sıkıntısı var yüzünde. sürekli olarak tipiye karşı yürür vaziyette yüzünün gözünün dışında kalan kısmı. gözlerden hayat fışkırıyor. gözleri işte bildiğiniz gibi.benim ufak tefek saçlı sakallı eski püskü biri olmamdan cesaret bulmuş olacak ki. atıp tutma hevesine kapılıyor. mesela. cümlenin içerisinde görece önemli kişiler ile kendini bir arada geçiriyor ki etkilenelim. söylediklerinin ehemmiyeti artsın gözümüzde. ona da ses etmiyoruz.ölümsüz yapan civadan bahsederken bile telaşlı. ölümsüz yapan civanın gramına fiyat biçiyor. kendi hesabınca. ölümsüzlüğü matah bir şey sanma kargaşasını da alıp gider diye bekliyorum içten içe. oralı değil hiç. kesinlikle cevap vermiyorum. onay ya da red ifadesi bile yok gözde.bu tip insanlar ile karşılaşmış olma tecrübelerime dayanarak ki tecrübeden başka dayanak bulamıyor oluşumun hüznünü de buna katarak. içimden. diyorum ki konu ben paraya önem vermem noktasına ne zaman gelecek. para benim için hiç demeden duramaz bunlar.üç beş dakika konuyu oraya getirme gayretinde bulunduktan sonra. mucizevi cümleyi söylüyor. sanırım insanı sekiz on kat yüceltiyor filan olmalı. zaten canım da sıkkın. diyorum ki bu ne kadar genel ve basiretsiz bir düşünce. para nasıl hiç olabilir. aynı zamanda saçma da.ayarsız ya da ölçüsüz olabilir misiniz acaba. yahut ciddi manada bir riyakar. beklediğimden çok daha az içerledi bunlara. kardeşim diyor seni anlıyorum. yaşın daha genç. hayatı öğreneceksin. öyle tabii. neden öğrenmeyelim.az sonra. şakalarımdan bir rüzgar girdi kafatasımın arkasına doğru. benim denk gelmediğim zamanlarda. bu insanlar. bir arada. haber dinliyor. kendi fantezilerini karşısındakine onaylatıyor. akşam evine gidiyor. kendi fantezilerinin onaylanmasını bekliyor. haklı olarak.
Son tahlilde. İcabında icaplar icbar eder. İcabında icabınıza icabet ederiz. -
ara vermeden solan renklerin arasında
benim giderek daha da kırmızı olan bir kırmızım var.
senin de olsun!
son sürat sana doğru koşarken beni vurdular,
sen vurdun demiyorum ama beni vurdular.
benim de bu kadarcık kurşundan geçmeyen bir yaram olsun. -
içimdeki bunca öfkeyi ne yapacağım bilmiyorum. bir gün gerçekten gideceğim. burası benim gerçeğim değil, olamaz. ben bu değilim. -
Home office çalışmaktan gerçekten çok sıkıldım. İnsanların “nasılsa evde” olunduğu için hafta içi hafta sonu farketmeksizin saat zaten kimin umrunda tavrıyla mail ile ulaşamayınca whatsapp’tan yazmasından o da olmadı aramasından her ama her alanda darlamasından evimin içinde adeta bana alan bırakmayarak benimle birlikte yaşamasından çok çok sıkıldım.
Hepimiz için farklı biçimlerde zor geçen bu süreç benim adıma iş konusunda sabır sınavı oldu/oluyor. İşten çıkıp eve gitmek ne büyük nimetmiş. İnsan yapamadığını düşündüğü zamanlarda bile işi işte bırakabiliyormuş yine iyi kötü. Şu an işten, iş kafasından asla çıkamadığım sonsuz bir döngüde uyuyup uyanıp çalışıyorum. :( -
Az önce yanlışlıkla birinin entrysini kötüledim. Geride alamıyorum. Çok üzgünüm.
Edit: nasıl düzeltebileceğimi gösteren arkadaşa tekrardan teşekkür ederim.
Edit2: Kötüleyebilirsiniz benim için sıkıntı yok :) -
Umudum tükenmedi. -
Hayata karşı ne kadar hevesliysem bir o kadar dermansızım -
Hava o kadar güzel ki...
Balkonda elimde en sevdiğim kupamla kahvemi yudumluyorum. Sanırım her şey mükemmelleşiyor. Havayı içime çektikçe iyiki diyorum. Uzun zamandır bu kadar mutlu hissetmemiştim.
Değerli hissettikçe güzelleşiyorum. -
uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapmaya için çabalayacağım bugün.
molaları saymazsak on saat ders çalışmaya çalışacağım. ödül de çay:)) -
Kimsenin olamadım.
kimsem olmadı allah’tan ve anamdan başka
şartsız şurtsuz kim affettiyse hepimiz onunuz esasında.
vurgunuz yarım kalana,
kendimizle dargınız,
ağlamak için insanın kendinden başka bir yari daha olmalı yarasında.
her türlü galeyana hazırım,
yeter ki düştüğüm zaman kalkmayayım.
trensizliğimi yutuyor her defasında bomboş kalan bir gar,
sabaha daha çok var ama biliyoruz ki bir sabah var. -
Blog sözlükte gösterdiğim karakterimle gerçek hayattaki halim çok farklıymış gibi hissediyorum sözlük.normal hayatta neşeli,cana yakın bir insanım ancak buraya geldiğimde çekingen ve ciddi yanım ortaya çıkıyor sanki.yazdığım şeylere kendi karakterim yansısın istesem de beceremiyorum bir türlü. Hatta bu yüzden yazıp daha paylaşmadan sildiğim o kadar çok entryim var ki...
Umarım bu durumum yazarlığa alıştıkça geçer. Zira kendimi bu haldeyken iki yüzlü gibi hissediyorum. -
"Senin bana yaptığın kötülüğün aynısını ben sana yapmayacağım" diyor.
Böyle şeylerden gerçekten etkileniyorum sözlük. İyi insanlardan etkileniyorum. İyi olmak bir erdemdir. İyilik, asalet, ancak neseple gelir. -
Özgür yaşa yada öl! -
(bkz: üç vakte kadar) diyanetin "radikalizm zındıklıktır" diye fetva vermesinden korkuyorum sözlük.
Radikaller çok çabuk fikir kalıpları değiştirebiliyorlar. Bilmiyorum bu suç mudur.
Sizce suç mudur?
Bence bilakis düşünce özgürlüğü; olması gerekendir yani.
-
acayip bunaldım. en sevdiğim bilgisayar oyununu bile oynamak istemiyorum. -
Bugün sevdiğim kadına akasyalar topladım. Dikenlerin tek tek kopardım. Üç dal akasya on dakika uğraştırdı beni. Dikenin ona zarar vereceğinden değil de basit şeyleri sırf onun uğruna herhangi uğraşlar haline getirmek hoşuma gittiğinden. Sonra gittim kapısını çaldım. Şaşırdı. Utandı. Ne yapacağını bilemedi. Öptü. Seni seviyorum dedi. Bir akasya ağacının yanından geçerken burnuma gelen koku artık bugünkü seni seviyorumu hatırlatacak bana dedim. Utandı. Konuşma şöyle utanıyorum dedi. Güldü. Gelsene içeri dedi. Yok dedim. Bugün bizim akasya günümüz. Bazen akasyalar ile iletişim kurmalıyız. Ben gidiyorum dikkat et iğne olabilir dedim. Yine güldü. O kadar güzel güldü ki. Akasyalar o gülsün diye açmıştı sanki bu bahar. Ve nice baharlar rüzgarlarda taşınmıştı o gülüş. -
Ne kadar mutlu olsam da bir tarafım hep yanlızlığa aşık.. -
yorgunum.
kendi yorgunluğumu insanlara hissettirmemek için gerçekten alttan alıyorum. bu kadar suskun biri değildim ben. nerede o kendini savunmaktan asla geri durmayan Melike, nerde? yoruldum.
milletin kaprisini şımarıklığını çekmekten çift kişilik düşünmekten yoruldum.
kendi bok çukurumda ölsem diyorum, kimse de karışmasa bana. he, olmaz mı ?
