blog sözlük itiraf
-
Erkeklere karşı içimde güven duygusu yok. Hayatıma yeni biri girdiği zaman güvensizliğim ile karşımdaki insanın hayatını cehenneme çeviriyorum. Buna sebep olan ise 4 yıl önce yaşadığım 2.5yıl süren ilişkim.
İnsan hayatında kaç kere gerçekten aşık olur? Ben 1 kez oldum. Çocukluk aşkımdı yıllar sonra tekrar karşıma çıktı. Tüm ruhumu teslim ettim ellerine, içimdeki duyguları öldüreceğini bilmeden. Aldatıldım. Bir değil iki kez hemde. Affettim. Seviyordum çünkü umrumda değildi. Kaybetmek istemiyordum. Kendi gururumu ayaklar altına aldım defalarca. Terkedildim en sonunda.
Şuan içimde ona karşı en ufak bir duygu yok. Nefret bile etmiyorum ondan. Sadece bana yaşattıklarının bedelini güvensizlikle ödemek çok ağrıma gidiyor. Güvenemiyorum kimseye, yeniden sevmek yeniden aşık olmak istiyorum ama bu güvensizlik önümde kocaman bir engel. Ve ben bunu aşamıyorum -
Son 1 haftada birkaç iyi gelişme olmuşsa da hayatımda nedense mutlu olamıyorum
Aslında mutlu olmam gerek ama değilim içimde koca bir boşluk var gibi -
Gözümün önünde riyakarlığın dibine vuruyordu. Olmadığı ve asla da olamayacağı birini oynuyordu. Ve bunu hep yapıyordu.
"senden adam olmaz" demedim. "bu konular ilgimi çekmiyor" dedim. Sustum.sustuk.. Sanki hiçbir şey olmamış gibi yemeğe devam ettik.
kıssadan hisse: bu kötü bir örnek arkadaşlar siz böyle olmayın. Kendinizi olmadığınız biri gibi göstermeyin. Gerçekten çok itici duruyor. -
14 gündür yazmıyorum. ilk defa bir hafta sonu sitem ziyaretçi almadı. 2 kişi gelmiş oda benimdir. -
korktuğum başıma geldi, bu site beni mutsuz etmeye başladı. -
diken üstündeyiz...
bir aksilik çıkmasın ve biz "aydınlığı" görene kadar her şey yolunda gitsin diye o kadar çok dua ediyorum ki. Allah büyük, hayat güzel ve bizler inançlı kimseleriz. öyle değil mi?.. -
Çevremde o kadar çok boş insan var ki. Hepsine teker teker "boş insansın boooşş" diye bağırmak istiyorum. Boş insanlar çünkü bomboooşş -
Orrayt sözlük.
Şimdi de şöyle bir itiraf yapıyorum. Mesaj kutumda 21 farklı kullanıcıyla olan yazışmalarım duruyor. Hiçbir mesajımı da silmedim üye olduğumdan beri ki ilk beş yüs kullanıcıdan biriydim.
Ve hiç mesaj almamış gibi hissediyorum bazen.
It feels sick, you know?
Bir kısmı dertlerimden dolayı bana yazanlar, 1-2 kişi doğum günüsümü kutladıydı. Diğerleriyle geyik çevirdim sanırım. Hiçbirinin gerçek adını bilmiyorum. Benim gibi kendi ismini kullanan yazarlar hariç.'*'
dipnot: Brownie yemedim. '*''*' -
merhaba sevgili kuzenim. suan esin, eskiden sevgilin olan cocuk askere gittiğinde icini döktügün kitabi bana emanet etmiştin ya.. korkma korkma okumadım. merakımdan çatlıyorum aslında ama böyle birşeyi yaparsam ömrüm boyunca vicdan azabı çekeceğimi bildiğimden deftere yaklaşmıyorum bile.
benden onu atmamı istemiştin. çünkü ona verebileceğinden emin değildin, utanmıştın. çok da üzülmüştün "yakıp at" derken. ben onu atmadım. seneler sonra sana o defteri verdiğimde çok sevineceksin çünkü sıcak yuvanızın ufak bir hatırası olacak.
mutluluklar. seni cok seviyorum ve simdiden cok özledim -
Yanlız kalınca mesela yanlız başına araba kullanırken yanımda tanıdığım biri varmış gibi iç sesimle konuşuyorum ve tekrar iç ses olarak cevaplıyorum kendi mi. -
Son 10 günde toplam 4 saat uyudum ve bu aşırı şekilde canımı sıkıyor. -
Japonca bir müzik dinlemiştim zamanında. Beni o kadar çok etkilemişti ki daha anlamını bile bilmediğim bu şarkıyı dinlerken ağlamaya başlamıştım. türkçe sözlerini okurken daha çok ağlamasaydım iyiydi ama. bu şarkı benim için o kadar özel oldu ki, ne en yakınıma paylaştım ne de başka bir kişiye. temel düzeyde japonca'm ile bu şarkıyı baştan sona söyleyebiliyorum. piyano versiyonu, akustik hali, cover'ları, sadece bateri versiyonu... hepsini defalarca kez dinledim, izledim. hepsinin yeri ayrı. hepsi farklı duygular yaşatıyor bana.
23.Kasım.2014, 21:44 - 22:01. 17 Dakikalık telefon görüşmesi. ne alaka mı ? onunla son kez görüştüğüm, konuştuğum, nefesini ve sesini duyduğum saatler.. bugün ağlayarak gelse ve hata yapmışım dese, önce düşünür sonra reddederim herhalde. ama düşünürüm kesin.
her daim anonim olmayı çok istedim. nedense kendime mi yakıştıramadım yoksa başka bir neden mi var ? inanın bende bilmiyorum. ama hala anonim olmayı isterim yani. (sanal & hayat)
belki inanmayacaksınız ama az önce bahsettiğim japonca şarkının yeni bir türünü buldum. akustik piyano. durun benim bi 5 dakika işim çıktı, geri gelirim buraya. daha yazacaklarım bitmedi. -
Haksızlık ettiğim biri var. Aynı zaman da korktuğum. Bana olan sevgisinden o kadar çok korkuyorum ki senelerdir bir adım atamadım ona. Gece gece düştü aklıma stalklayıp buldum. Hayallerine istediği üniversiteye kavuşmuş. Birlikte hazırlanmıştık ikimizinde hayaliydi. Başarmış. Ben başarmışım gibi mutlu oldum. Bir de çok yakışıklı olmuş:) korkuyorum. Korkumun sebebi bana olan sevgisini saplantı haline getirmiş olması. Keşke biraz daha az sevseydin be -
Yine saçlarımı güzelce kendim kestim sözlük. Ve kısa saç yakışıyor, biliyorsun.
Bir de balkonda otururken, belki de uzun zamandır fark etmediğim bir şeyi yapmış oldum. İlk kez takım yıldızını gördüm sanırım. Gökyüzü çok berrak burada. Sanırım büyük ayıydı gördüğüm. Ya da küçük olanı. Ama büyüktü yani. kocamandı. Ve çok güzeldi. '*' Hala orada. İstersen sen de bakabilirsin sözlük.
İtirafım ise, son yıllarda saçımı hep kendim kesiyorum. Berbere gittiğim çok nadir. Çünkü berberde benim 15dk da yaptığım iş, 30dk'yı geçiyor. Ve ben su gibi terliyorum ve sinir oluyorum. O yüzden çekindiğimden gitmiyorum berbere.
Son 4 yılda, biri Türkiye'den (Braun) diğeri de Amazon'dan (Moser) aldığım kablosuz saç ve sakal traş makinelerimin paralarını 2'ye katladım berbere gitmeyerek. İlkini babama şutlamıştım bu arada.'*'
Neyse. End of confession. -
sosyalith.com'un sayfa hızı(bkz: page speed) niye bu kadar düşük?..
bugünün stres sebebi bu olsun. (bkz: albideburdanyaksadramınikram) -
Bitmeyen yol yapmışlar. 10 saatir araba kullanıyorum:( -
'*' -
Bu itiraf halay çekmeyi bilmeyip halaya kaldırılan gencin haklı isyanıdır.
İtirafım şu ki halay çekmeyi bilmiyorum. Niye kalktım ben ya.
Düzeltme: yazım yanlışı. -
Yoruldum. Hayvan gibi yoruldum. Eşek gibi, it gibi yoruldum. Ömrümün muhtemelen yarısına geldim ama başlangıcında bile olamamaktan, içimdekini de söküp atamamaktan yoruldum. Yarın bizimkilerle pikniğe gideyim de, kopayım saatlerce bütün her şeyden bir süre. -
Gece ne kadar güzel değil mi?.. Ama ben geceyi izlemek yerine kitap okumayı tercih ediyorum. Birazdan mahmut nizami beyle lütfiye'nin düğününü yapacağız.
aslında başka bir şey diyecektim.
malumunuz marjinal olaylar kuşağından geçiyoruz. Bir dostunuz olarak söylüyorum. Olaylar karmaşıklaşıp nasıl düşünmeniz gerektiğini bilemediğinizde tek bir şey yapın:
"emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun."
bu bir manifesto değil. Bir ayartma hiç değil. Sadece açın kitabı, defteri külliyatı -artık referans aldıgınız kaynak her ne ise-ve orada belirtilen öğüde riayet edin.
ben öyle yapıyorum.
pişman mıyım?..
haayır aslaaa!..
