blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • İnanmayacaksınız ama birçok şey gayet yolunda gidiyor. Sağlık konusunda biraz ağır ilerliyorum ama olsun, daha ölmedim. Allahım sen bu mutluluğumu tez zamanda bozma. Amin dostlar.
  • son zamanlarda Blog sözlükte boşluğa yazdığımı hissediyorum. Bir inşaatın on üçüncü katından yahut uzunca bir köprünün orta yerinden bağırıyorum, kimse duymuyor. Çünkü insanlar öyle gürültülü, trafik öyle sıkış tıkış ki boşluktan farksız. Sesim sadece yankılanıyor.
  • ya Allah(c.c) utandırmasın, pek mutlu uyandım ama bugün sözlük.
    yan fabrikadaki köpek doğum yapmıştı, 4 yavrudan 3ü yaşadı, bi tane daha vefat etçek diyoduk, bu sabah mıyıl mıyıl geldi sıpa, aldım koynuma, ceketimin içinde uyuyo şimdi sıpa...
    ya ben bunu yerim ama sözlüğüm yaaa, görmeniz lazım, o kadar sevimli ki sıpa...(bkz: swh)
  • Teyzemin bir diğer kızının kına gecesi vardı bu akşam. Cumartesi de düğünü var. yine Gebze'deyiz yani. Bir başka teyzemin kızı da teyzemle birlikte geldi bu seferki düğün için. Kendisi doğuştan işitme ve konuşma engelli. Bakınız bazı öküzler gibi "özürlü" demiyorum, engelli diyorum. Engelli derken bile yamularak söylüyorum ben, ama bazı insanlar ki buna bazen benim ailem de dahil olabiliyor, özürlü diyorlar. Neyse. O da burada, teyzemle birlikte bizde misafir olacaklar düğüne kadar da, ablamgilde yani.

    Şu anda çay içiyorlar salonda, ben de yemek masasında oturuyorum. Ben ne kadar konuşup duyabiliyor ama aynı zamanda iç dünyamda yaşıyorsam, o da bir o kadar konuşmayıp duymayıp kendi iç dünyasında yaşıyor. Sadece bakıyor onlara konuşurken onlar, belki dudaklarını okuyor ne dediklerini anlamak için. Bilemiyorsun işte.

    Bazen şükredecek çok şey oluyor.

    Bazen bazı insanlar size hayatınızın kıymetini daha iyi bilmeniz için çığlık atıyorlar adeta.
    Bazen de sizi hayattan koparıyorlar.

    En iyisi susup kendi dünyamıza dönmek. Neyse blog sözlük. N'aber?
  • 30 yaşıma 2 sene kaldı diye endişeliyim.
    düşünsenize, "40 yaşında bir adam" olmak için 10 seneniz kalmış oluyor.
    50 yaş içinse 20 sene.
  • anam kardeşimgilin yanına gitti. birazda orda kalıyım, özledim dedi.
    Allah(c.c.) razı olsun benide düşünmüş, söylemesi ayıp biber dolması, sigara böreği bide ıspanaklı börek yapmış sağolsun.
    ama ben tüm gün başka şeye aşermiştim.
    naptım tabi.
    bi çılgınlık yapıp vereyledim çiğköfte dürümleri, efenime söyliyim ikramları probisleri..
    tabii telefonda ellerine sağlık anacım, hepsi pek bi güzel olmuş, tabii hepsini daha yemedim dedim.
    çılgın parti yapçam şimdide.
    şaka şaka, sabaha iş var, ne partilemesi.
    çiğköfteden şişsemde şimdi çayda yaptım, kuruldum ekran karşısına behzat ç falan izlerim.
    hayat bana güzel, heyt beee.
  • Annemin kahkahasi bana hayat veriyor.
  • Aşk istiyorum, aşık olmak istiyorum. Çok sevileyim ve çok seveyim istiyorum. Yüzüne baktığım zaman yada elini tuttuğumda huzur bulmak istiyorum. Birinin değerlisi olmak nasıl bir duygu tatmak istiyorum
  • Şimdi şu durum cidden üzücü, sen saçma salak başlıkları çek ekşisözlük gibi artık çöp olmaya yakın sözlükten, sonra "ya nasılsa altına yazan olur, dur hele hiç ellemiyim" de, sonra da öyle ekşisözlük'ün merdiven altı gibi hayat sür.

    Ekşisözlük deyince çok eskiden şöyle bir durulurdu. Cidden öyleydi. Google gibiydi. Bilgi topluluğuydu. Wikipedia'ydı hatta adeta. Çünkü gerçek yorumlar vardı, kullanıcı yorumları, tüketici yorumları, ciddi eleştiriler... Şimdi öyle mi? Mantıklı bir başlığın altında 100 tane entari varsa bunlardan 3 tanesi işe yarar gerisi çöp. Bildiğin ergenvari, saçmalamak adına ya da troll mantığıyla yazılmış çöp entariler.

    Heh, işte bu yüzden üzülüyorum Sözlük. Yoksa tabii ki ben de isterim eğlenceli, faydalı ve "blog yazarlarına ve blog takipçilerine özgü" bir sözlük olmanı. Ama işte (bkz: bir sen akıllısın)

    Başlık içeriğini geliştirelim tabii ki. Sonuçta blog yazılarının konuları türlü türlü. Ama bazen burama kadar'*' geliyor. Neyse, aman bu sıcakta değil mi? O değil de, boykot kararımla iyice sadece bu başlığa yazar oldum. N'apayım?'*'
  • Üzerinden kaç vakit geçti bilmem, acıları'm' benim oldu. Ansızın onunla dinlediğim bir parça çıkar karşıma kaçmam ondan. Durduk yere birlikte yaptığımız bir şey gelir aklıma buruk da olsa gülümserim. Beraber vakit geçirdiğimiz arkadaşlarımızla konuşurum içim yanar, yanar, dışımda zerre kor yok. Onu en iyi ben tanırım, neye üzülür, neye dayanamaz, neye sevinir en iyi ben bilirim de, o nasıl cahil kaldı bana bu kadar bilemem. Neyi, ne kadar kaybettim bilmem de kendimi nasıl kaybettiğimi iyi bilirim.
    Ben etrafıma neşe vererek çoğalırdım da acımdan utanır oldum.tam da ayaklarımın üzerinde durmayı becermeye başlarken Yıkan şey acım olmadı, acının hangi cihetten geldiği oldu..
    Çetrefilli bir aşk yazarından: seni düşünmek güzel şey, ümitli şey...
    Dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey. Fakat artık ümit yetmiyor bana. Ben artık şarkı dinlemek değil şarkı söylemek istiyorum, dediği yerdeyim.
  • bizimkiler şu koronada evde kalmaktan pek sıkıldılardı..
    babam en son bi pazara gidiyo, tabii benim gibi oda, çiçekçide son kalan bi kestane var, bakıyo boynu bükük, dayanamayıp alıyo..
    köye giderken götüremediler, balkonda unutmuş peder, baktım kurumuş kalmış..
    ilk bi pek üzüldüm, çiçekçiye gittim, yaşamaz bu dedi çiçekçi..
    toprağını değiştirdim, gübre verdim, suyunu eksik etmedim, sen benim canımsın, lütfen benim için yaşa dedim..
    bir hafta her saniye baktım, sen dedim benim yoldaşım olacaksın, hadi dayan dedim...
    bugün sabah bi kalktım sözlük...
    yeni iki tane dal açmış..
    tutunmuş hayata, gülümsüyo bana :)))
    ya Allah (c.c.) o kadar büyük ki, sevgiylen gerçekten hayat veriyo doğaya..
    aslanım benim, yanımda köye götürüp bahçeye dikicem, torunlarıma anlatıcam seni :)))
    pek sevinçliyim sözlüğüm, senlende paylaşıyım dedimdi..
  • Dün çok şey değişti. Odamdaki Bütün posterleri yırttım.ilaçlarımı bıraktım (hepsini çöpe döktüm umarım yarın gece taklaya gelmem) çok özlemiştim bir oturum da ağladım. Hatta disney'de sevimli canavarlar vardı, yarısını izledim. Bir godiva çikolatasını mideye indirdim. Zihnimi temizledim. Hatır için yaşamaktan fazlasını yapıyorum ve bu yolun nereye gittiğini biliyorum artık.
  • bugün saat 18.38'de uzun zamandır beklediğim mail geldi. mailde şöyle yazıyordu.

    ekşi sözlük başvurunuz hakkında
    [email protected]
    4.06.2020 Per 18:38
    merhaba .....,

    ekşi sözlük'e başvurunuz bir şekilde kabul oldu! bu email adresiniz ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.
    yoksa https://eksisozluk.com/sifre-sifirla adresinden yeni bir şifre tanımlayabilirsiniz.

    ekşi sözlük halka hizmet dairesi

    yaklaşık iki ay öncesine kadar bu maili hevesle bekliyordum. o zamana dek burayı hiç duymamıştım. bugün mail geldiğinde ilginç bir şekilde hiçbir şey hissetmedim ve heyecan duymadım. uzun yıllar takip ettiğim bir oluşumdu. epey süredir de çaylak olarak görünmeyen binlerce kişiden sadece biriydim. artık resmi olarak yazar olduğum bildirildi. orada da yazarım ama esas paylaşımlarıma buradan devam edeceğim. çünkü kendimi burada huzurlu hissediyorum. orada yıllardır görmediğim ve bulmadığım naif ortamı burada buldum. orada yazacaklarımı binlerce kişinin görmesi artık beni şevklendirmiyor. çünkü takip etmeye başladığım dönem henüz kalitenin pek düşmediği değerli yazarların sözlüğü terk etmediği dönemdi. şu an ise başlıkların ve içeriklerin çoğu nefret, aşağılama ve saldırı üzerine. bunları gösteriş olsun diye değil böyle hissettiğim için paylaşıyorum.
    kalbi güzel bütün yazar arkadaşlarıma sevgilerimle..
  • Bir on yıl öncesine gitsem diyorum bazen.
    "acaba tekrar aynı hataları yapar mıydım?" diye soruyorum kendime.
    Kesin yapardım çünkü o zamanı, o yılları yine kıymetini bilmeden geçirirdim bilinçsizce.
    zamanın ne kadar da acımasız olduğunu, zaman bize tokadını her vurduğunda acıdığı yeri ovalayıp, sızısı geçtiğinde tekrar karşısında durmadık mı?
    Beyhude çaba, malesef durulmuyor bu canavarın karşısında, hele gardını da iyi alamamışsan!
    -Az acılı arabesk salatası-
  • Üniversiteyi dışarıda okuyorum. Mecbur, Köyde yok üniversite. Yıl sonu geldi. Dersim yok o sene bırakmadım. Okul biter bitmez köye gidiyorum. İlk kez. Şaştılar bizimkiler. Gidiyorsun yani şimdi erkenden. Aynen kardeş. Eve iyi bakın. Siz az pis adamsınız. Şakalar filan falan. Vedaları çok sevmem Sulandırırım o yüzden. Gittim otogara. Bir bilet parası var zaten. Cebimde de bir paket sigaram. Aldım en arkadan biletimi. Hep en arkadan aldım bu arada. Gidiyorum dağ tepe. Üç dört saat gitti otobüs böyle. Mola veriyoruz sonra. Çıkıp bir sigara yakıyorum. Otobüsün plakasını ezberliyorum aynı sıra. Sonra gördüm onu. Gözlerinde bir hüzün. Dalgalanıyor hafif saçları. Lan diyorum işte o meşhur an. Şimdi bu kızla tanışacağız. Yıllarca birbirimizi sevip evleneceğiz sonra. Görmüyor beni bir türlü. Normalde de pek sevmem zaten. İnsanlarla göz göze gelmeyi. Arada cumadan çıkarken denk geliyorum. Namaz kılarken bana bakıyor dedem. Bir gün selam verip öyle çıkacağım. Neyse fobi oldu işte bende. birileriyle göz göze gelmek. Ama bu kız beni görsün istiyorum. Tutarsızlığımın farkındayım. Geçiyorum otobüsün arkasına. Atıyorum sigarayı yarıda. Saçımı felan düzeltip önüne doğru çıkıyorum kızın. Biri daha indi otobüsten o sıra. Sarıldı kıza. Yaz okuluna kalmayan aklımı dedim. Yaktım bir sigara daha. Beş dakikada Yılların aşkını gömdüm oraya. İndim sonra köyün girişinde. Kantar da derler. Çocukluk arkadaşım karşılıyor beni. O içimi ısıtan tebessümüyle. Siktir et diyor muzaffer. Köye doğru yürürken. Anlattım ona otobüste olan biteni. Tarlaların yanından geçiyoruz. Karahindibalar var. Şu üflediğinizde uçuşan bitkiler. Uçuşuyor tarlaların üstünde. Huzur doluyorum. Şehrin karmaşasından kurtulduğum an. Özlemişim muzaffer.
  • Bir canlı izin varsa şu toprakta, silinmez.
    Ölsen, seni sırtında taşır toprağın altı.
    Ey gölgeden ummid-i vefa eyleyen insan!
    Kaç gün seni hatırlayacak şu karaltı?
  • Bir dönem bizim mahallede hırsızlık olayları arttı. Zile basıyorlar açan yoksa kartla kapıyı açıp giriyorlar içeri şerefsizler. Evdeyim bir gün. Tekim. Uyumuşum ikindi vakti. Lan neyse tıkırtı seslerine uyandım ben sonra. Birileri mırıldanıyor felan. Evin içinden geliyor sesler. Aklım durdu benim. Aha dedim eve hırsız girdi. Baktılar ben uyuyorum hallediyorlar işlerini. Diye düşünüyorum. Hani bazen evde yalnızken bir ses duymuş gibi hissedersiniz, bağırırsınız içeri. Heyt hoyt gibi. Ben eminim ses çıkarsam karşılık gelecek. Biri bıçakla üzerime mi atlar. Silahla mı vurur. Türlü senaryo aklımda. Dedim en iyisi çıkayım polis çağırıp bekleyeyim. Çıktım sessizce aradım polisi. Evimde hırsız var kapıyı kitledim, gelin. işte tam o sıra kaynar sular dökülüyor başımdan. Annem gelecekti o gün. Anahtarı da var. Polisler geldi tabii sonra. Benim beynim yanıyor ya annemse diye. Ki muhtemelen annem. Eve çıktık. Kapıyı açtım. Annem. Polis bu teyzeyi mi alıyoruz dedi. Yok dedim abi o bizden. Söylene söylene gitti adamlar. Rezillik diz boyu. Konu komşu. Herkesin diline düştüm. Benim canım annem girmiş içeri. Balkondaki çicekleri suluyor. Benim canım çiceklerim felan diye. Annemi ihbar ettim yani. Öyle de bir manyağım. Ani kararlar vermekte zorluk çekiyorum bazen. vesselam.
  • Kızgınım şu sıralar. hayatı yaşanmaz hale getirenlere. Benden umudumu çalanlara, Sırf onlar gibi düşünmediğim için. Bir toplumu felakete sürükleyen bir grup basiretsize mesela. Kendi isteğiyle sürüklenen basiretsiz yığına. Gençleri işsiz bırakanlara. Kendi çocukları dünyada cenneti yaşarken. Oğlu mazlum kaldı diye babaları ağlatanlara. Zira ağlamamalı babalar. Çünkü çocuklar o gözyaşlarını kaldıramaz. Kaldıramadım. Dini siyasete karıştıranlara kızgınım sonra. İnsanların manevi değerleriyle oynayanlara kızgınım. Bir toplumun cehaletine kızgınım. Bilmediğini bilmeyene kızgınım. İnsanlara kızgınım. Bazı değerlerden yoksun kalanlara kızgınım sonra. Yaşlıya yer vermeyen gence kızgınım mesela. Sırada önüme geçip fatura ödeyen amcaya kızgınım. Yere tüküren adama kızgınım. Ben bu soğukta yaya geçidinin başında beklerken, bana yol vermeyen araca kızgınım. Gönlünü Mal mülk sevdasıyla kaplayana Kızgınım sonra. Maddiyat için manevi değerleri yıkanlara. Yoksul diye yuva yıkana. İnsanlıktan yoksun insan suretlerine kızgınım. Çocukları mahzun bırakan bir sisteme kızgınım. Çıplak ayaklı bir çocuğun mercedesin başında mendil satmasına kızgınım ben mesela. Yetmeyecek kelimelerim bilirim. Hayat sevilmeye değer de. Ben o sevgiyi bizden çalanlara kızgınım. Yine de tebessüm ederim. Kızgınlığımı, kırgınlığımı bir tebessümün arkasına sakladım. Belki bir çocuğun içini ısıtır. Kim bilir.
  • ne ara bir sokak sanatçısının yanından geçerken kulaklığınızı çıkartmayacak kadar saygısız oldunuz?
  • Sanırım burada itiraf ediyoruz, o halde ayağımızın tozuyla bir şeyler karalayalım. Öncelikle bana davet kodunu çok görmeyen arkadaşa buradan bir selam göndermek isterim, teşekkür ettim. Sonra; sözlük gayet sessiz ve sakin, resmen aranılan kan gibi ve tabi bunun yanında pek çok olaya gebe. Mesela bunlardan biri; özgün içerik dediğimiz kavramı ortaya koymak adına çok müsait. Arama kısmına göz atmak bunu kavrayabilmek için yeterli olacak. ikinci olarak bir tebrik göndereyim buradan, bu kadar seksi bir tema ve mobil dizaynını ilk defa görüyorum. zevkli arkadaşların güzel icatları adına tebrik etmek gerekir. zaman içerisinde dallanıp budaklanacağına inandığım bu platformda güzel anlar yaşayacağımı düşünmekle beraber, sıcak ve samimi davranışlarını esirgemeyen ego yoksunu'*' arkadaşlara da bi el sallayayım..
808 entry daha
/ 107