blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Rabbim kimseye taşıyamayacağı yük vermezmiş. Ama omuzlarım yeterince geniş ve güçlü değil.
  • İnsanların çıkarcı davranışlarını gördükçe midem bulanıyor
  • itiraf ediyorum; hepiniz değil ama bir çoğunuz gerizekalısınız.

    Yahu..

    Tamam susuyorum ama biraz daha fazla okuyup, araştırıp daha fazla düşünün lütfen. Okumadan kesinlikle bir yargıyı savunmayın. Bazı yargıları birkaç farklı kaynaktan okusanız dahi kesin olarak benimsemeyin.

    İnanın bu dediklerimi yaparsanız Türkiye çok daha yaşanır yer haline gelecek. (bkz: gene de siz bilirsiniz)
  • kod yazmaya yeniden başladım, çok mutluyum
  • Bu yaşıma kadar şu çocukların göbek bağınını nereye gömersen o yönde ilerler inancına anlam verememişimdir. Buna rağmen kuzenimin göbek bağını adana'dan istanbul'a kadar yanımda taşıyıp galatasaray üniversitesi'nin en köklü ağacının dibine, herkesin garib bakışları altında gömdüm. Ne kadar da tutarsız biriyim.
  • İtiraf ediyorum; kedilerle dolu bir evde yaşamak istiyorum!
  • birinin bana önerdiği bir kitabı okurken karakterlerden birinin o olduğuna inanıyorum. önerinin bir ima olduğunu ve kitap karakterlerinde onu bulmam ve hislerini anlamam gerektiğini üstü kapalı şekilde iletildiğini düşünüyorum. belki art niyetli belki fazla düşünceliyim.
  • Bugun benim dogum gunum. Artik 29 olmus ve muhtemelen yasimi soranlara iyice soyleyemeyecek hale gelmis durumdayim. Sosyal mecralardan hatirlaticilarla gorup de kutlayan yakin(!) arkadaslarim yok bu sefer. Cok sahte geliyor bana, ne yapayim?

    Bir de yani Facebook da, profilimi kapatmadan once, duvarim kapaliydi. Ona ragmen mesaj yazmaya usenip de gidip profil fotografimin altinda dogum gunu kutlamasi yazan yerli/yabanci tuhaf arkadaslarim vardi. Gulsem mi aglasam mi bilemezdim.

    Dogum gunu kutlamasina cok da onem veren biri de degilim yani. O yuzden pek kutlama ve kutlanma taraftari da degilim. Cunku insanlar basitce kutlamayi, gercekten hatirlayarak kutlamaktan bahsediyorum, cok gordugu icin; ekstra hediye falan olayi hic bulasmak istemiyorlar. Sacma salak fake'*' gecistirmeler de bana gore degil.

    Ben bugun pastami aldim, ailemle yedim. Yarin da yani bugun de kuzenimin kina gecesi var. Tanimadigim insanlarla erkekler bolumu olarak, kendi icimde ikinci kez kutlarim. Ben boyle guzelim Sozluk. Mutlu yillar bana.'*'
  • Deri soymayı ya da yaralarımı siymayi çok seviyorum. Evet acıtıyo genelde ama soymak ayrı bi haz veriyo bana. Mazoşist değilim,bilerekte kendimi yaralamıyorum ama o soyma meselesi heyecan veriyo bana
  • okumaktan araştırmaktan aciz, başkasının dediklerini kural kabul eden, yalan yutmaya çok açık olan insanları harbiden sevmiyorum. mesela bu gerizekalılar jet fadıl gibi adamlar tarafından dolandırılıyor ya, manyakça bir keyif alıyor ve gülüyorum.

    olum el alemin akıllısı sizsiniz de salak biz miyiz? ben oturup 4 saat bir yazı okuyacağım, gözlerim ağrıyacak, bilgi edineceğim ve bu bilgiyi sana bedavaya vereceğim öyle mi?

    adama 30 dakika borsayı anlattım. mantığını anlattım. hadi dedim olur, sistem kafasında şekillenmiyordur, bak dedim bu at yarrağı borsası, burada her bok alınır satılır. az buçuk anladı da.

    daha iyi anlamak istiyorsanız lütfen premium üye olup banka hesabıma 1.000 dolar yatırın da demedim. bak dedim, güzelim dedim, al bunlar dökümanlar, okursan çok iyi anlarsın. ben geçen gün bu dökümanları ceketimin üstüne bıraktım ceketim bile çözdü sistemi.

    yok abi. adam okumaktan aciz. istiyor ki ben anlatayım, her şeye ben koşayım fakat o kazansın.

    bu ülke ne kaybettiyse;

    1- kolay kazancı düzgün yollardan sağlayacağını sanan salaklar yüzünden.
    2- okumaktan ve anlamaktan aciz insanlar yüzünden kaybetti.

    cehalet harbiden kusunç bir şey. çok şükür ki böyle insanlara saygım falan yok da yüzlerine söyleyip rahatlıyorum.

    ama kalk buradan siktir git diyemediğim için de kalan kızgınlığı buraya döküyorum. oh be raadladım biraz.
  • Bu ülke insanından nefret ediyorum. Ciddi ciddi tahammülüm kalmadı birlikte yaşamak için.

    Türkiye'den kaçış planımın Maddi kısmı toparlamaya çalışıyorum. Ondan sonra kurtuluş! Öyle resimlere bakıp, türkü dinleyip salya sümük ağlayacak bir tip de değilim.

    Alın müslüman, cihadçı, sünni, erkek vatanınız sizin olsun. Başınıza çalarsınız artık.

    Ben özgür olmak istiyorum. Konuşmak istiyorum. Düşündüğümü söyleyebilmek istiyorum. Baskılanmak istemiyorum. Çekinmek istemiyorum.
  • Darica sahildeki bir otelin kutlama salonundan bildiriyorum. Kuzenimin nisan ve sonrasinda kina gecesi, tabi gelin ve damat taraflari erkekleri ayrica takilacak. Benim kafam nerede acaba ya? Valla benden bir halt olmaz. Neyse. Hava les gibi nem ve sicak bu arada. Nefret ettiriyor yasamaktan. Dur modumu dusurmeyeyim, makyajim bozulmasin. '*'

    Yine de dogum gunumdu bugun. An itibariyle iki adet sozluk yazari kutladi. Demek ki ben gibi "kim dogmus bugun" kismina bakan kisiler var baska.
  • 29 yas icime oturdu sozluk. Kuzenlerimizin evindeyiz. Karsimdaki benimle ayni adi tasiyan, hatta ayni ilden dogumlu erkek tarafindan biri baglama caliyor. Zaten kac saattir bir yandan yegenimin pesinde kosturmusum, bir yandan ustumde ruhsal bir cokuntu var, bir yandan artik tamamen sevgiden vazgecmisligimin verdigi agirlik. Oturup boyle hungur hungur aglayasim var. Kalabalik ama iste hala. Neyse sozluk.
  • Yani tam bir itiraf degil ama olsun..

    Dunyayi kendi etrafinizda mi donuyor zannediyorsunuz bilmiyorum ama biraz rahat olun bence.Klasik, yillardir var olan bir durumu kendinize aitmis gibi dusunup tanimadiginiz insanlara bazi ithamlarda bulunmaniz dogru degil.

    Kimse sizin yaptiklariniza bakip ben de bunu yapmaliyim demiyor.Zaten ozgun seyler de degil bunlar.Herkes o konu hakkinda yazabilir # kullanarak baslik atabilir ki atiyor.

    Sanirsin blogger gurusu..
  • İki gun koyde kaldim, kendimi almanyadan gelen kuzenler gibi hissettim. Oyle bir yabancilik, oyle bir benimseyemeyis. Koy hayatini diyorum ayol. Yoksa insanlar cok tatlis, benimsememek elde degil. canim koyum.
  • daha önce bunu yazdım mı hatırlamıyorum ama bir daha yazmak istiyorum.

    bulunduğum yerin biraz aşağısı sahil. belediye gerçekten o kadar güzel dizayn etti ki bir tarafta çok güzel bir bisiklet yolu, yanında yürüyüş ve koşu parkuru ve biraz ilerisinde ücretsiz otoparkı var.

    özellikle bisiklet severler için büyük hizmet yaptılar sağ olsunlar. umarım bu bisiklet yolunu daha da uzatır hatta bisiklete öncelik verirler.

    yan tarafında bizlere ayrılan koşu pistinde haftanın birkaç günü koşuyorum. yol biraz engebeli ama bacağı kuvvetlendirme açısından daha da iyi oluyor. dediğim gibi az ilerisi otopark ve ücretsiz.

    şimdi sadede gelelim. bir çomar kitle var, var ki bütün istanbul'u işgal eden. bu yavşaklar arabalarını ücretsiz otopark bomboşken bilerek bisiklet ve koşu yoluna bırakıyor ve çimlerde götlerini yayıp çitlenen çekirdek eşliğinde mangal yaparak hem ortamı dumana boğuyor hem de parkurları işgal ediyorlar.

    bak belediye ne güzel yapmış gidip park alanına park etsene çomar. ille de ceza mı yemeniz lazım adam olmak için? burası babanın köyü değil ki, çok istiyorsan dön köyüne orada yap ne bok yiyorsan.

    arada sırada arkadaşla koşuya çıktığımda duysunlar diye "öküzler koşu yoluna araba bırakmış, iflah olmaz bunlar" diyorum, onda bile kös kös bakıyorsunuz.

    ne diyelim olum size. köpeğe bile tuvalet eğitimi verilir, koca koca yazılarla yasak yazısının olduğu alanda sizin gibi primatlara eğitim verilmez.

    bitmediniz, kurtulamadık sizden.
  • Ya insan psikolojisini anlıyorum ya da ileri derecede kuruntu sahibiyim.

    "Bununla ilgili yardımcı olmak isterseniz lütfen beni bulun."
  • Sıkılmıştım zaten, istifa edecektim ben de. Yoruldum patron. Bu külüstürün üstünde bir oraya bir buraya. Birbirimize ait değiliz biz, yakışmıyoruz, tamamlamıyoruz birbirimizi. Seninle değil, motorla. Sıkıldım kapılarda bekletilmekten, çöp kokan mahallere senin andaval aşçının yaptığı yemekleri taşımaktan. Senin sipariş beklediğim o boş vakitlerimi dolduran o bomboş kelamlarından. Gerçekten bazen çok boş konuşuyorsun. Çoğu zaman, bunu başka yerde söyleme, diyesim geliyor. Sonra vazgeçiyorum, çünkü söyle de rezil ol istiyorum. Sen ne anlarsın anasını satayım kapitalizmden, hümanizmden mesela. Sıkıldım senden de işinden de patron. Ben ahlaklı bir insandım. Ağzımı bozdu misal bu bilmem ne yaptığımın işi. Ve daha birçok şeyi diyemedim. Diyemedim anasını satayım.

    Biz siparişi mutfakta bekleriz, bize ayrılan masada. Masanın sağ arka ayağı biraz kısa. Her seferinde o ayağının olduğu köşeye otururum, dayarım dirseğimi, dirseğime de çenemi. Şimdi diyeceksin ki altına bir şey sıkıştırsana böyle uğraşacağına. Deme boşver, Yapmadım işte. Ben de bilmiyorum neden. Ama ayar oluyorum sallanan masalara. Sırf bu yüzden istediğim üniversiteye gidemedim ben. Sınavda oturduğum masa dikkatimi dağıttı.'*' Neyse siktir et masayı şimdi. Gittim yine sabah dükkana. Bizim andaval aşçıya selamımı verdim. Beni gördüğünde o yüzünde beliren bir anlık somurtma geçtikten sonra. Aldı selamımı yüzüme bakmadan, işe koyuldu. Bir de yardımcısı var bunun az saf. Temiz anlamında değil. Saf yani, salak. İri yarı biraz da. fareler ve insanlar kitabındaki lennie gibi. Okuyanlar bilir. Okumayanlar okusun, yani bence. Neyse işi yoktu o sıra, dışarı çıkmak için kaş göz işareti yaptım. Lisede aşık olduğu kızı onüçüncü kez dinlemek için. Kafam açılsın diye sabah sabah biraz da. Manyağım evet. Ben de biliyorum. Ben sigaramı içerken patron belirdi kapıda. Gözleriyle arandı bir müddet, buldu sonra beni gözleri. Yaklaştı yavaşça. Bizim lennie geldiğinde fark etti onu. Sustu hikayenin en güzel kısmında. Gitti sonra işinin başına.
    Bizim patron bir şey söyleyeceği zaman direkt söyler, lafı uzatmaz. Severim bu huyunu. Yine öyle bir andı işte.
    " nasılsın ceteris "
    " stabil. "
    " oğlum bu iş seni yıprattı, günden güne süzülüyorsun, üzülüyorum bu haline. Ben seninle yolları ayırmaya karar verdim. "
    " biraz sakar olduğum için mi "
    " biraz mı " dedi bir an beliren bir şaşkınlıkla, hemen silindi tabii o şaşkınlık. Saniyenin bilmem kaçta kaçı kadar bir an. Sonra en mükemmel kısmına geldi işin.
    " oğlum bizler kapitalist adamlarız, sen biraz hümanistsin. Bu işler sana göre değil. "'*' bakışlarım anlamsızlaştı, yüzüm buruştu, dudaklarım hafif aralandı o an. Ne diyor lan bu, der gibi yani.
    " sıkıldım zaten istifa edecektim ben de. Yoruldum patron. Haklısın herhalde. " ayrılmadan önce veda ettim millete. Veda dediysem öyle şatafatlı bir şey değil. [‎https://m.youtube.com/watch?v=PnkQa1kzhG4 ~ şöyle] bir şeydi işte.


    Uyumak için kafanızı yastığa koymadan önce, bir gün daha ne kadar kötü olabilir demeyin bence, bir tavsiye. Bamya yapmış annem aynı günün akşamı. Bamya ya, bildiğin. Mükemmel bir günün üstüne mükemmel bir yemek. Bu ne kadar pahalı biliyor musun diyor bir de. İyi de ben sevmiyorum diyorum. Ne kadar pahalı biliyor musun bu diyor. Anladım o sıra muhabbetin bir yere varmayacağını. Annem üzgün olduğumu anlamış olacak ki geldi yanıma sonra. Uzandım dizlerine, saçlarımı okşadı o narin elleriyle. Anlattım olan biteni. İstifa ettim dedim. İyi yapmışsın dedi, bu kadar. Yetti de zaten, rahatlattı beni. Annem neye ne kadar ihtiyacım olduğunu iyi bilir. O kapitalistin sözleri bir süre aklından çıkmayacak sanırım bu hümanistin. Acaba ne biliyor o bahsettiği kavramlara dair. Bedeni azami sınırlarına kadar zorlayıp, ücretini asgari tutan bu sistemde bakalım daha kimlere çalışırız sonra. Hayırlısı, vesselam.
  • dün on kilometre bisiklet sürdüm. Aslında suç bende rahat mı battı da pederle gidiyorsun hı??????
  • feedburner ayarlarımla oynarken nasıl becerdiysem tüm takipçilerimi uçurdum. Artık blogumu e posta ile takip eden kimse yok. Bazı şeyleri kurcalamaktan vazgeçemiyorum. Sonuç hep hüsran.
/ 148