blog sözlük itiraf
-
İyi bir insan olmanın karşılığında bir şey bekliyorsanız, iyi biri değilsinizdir. -
Karnım tok sırtım pek ama yine de bir şeyler eksik sözlük anliyor musun? -
hayatsızlık meslek olsa ceo'su olabilirsin bu koşullarda cüdâ. -
Korkmak ayıp değil, korkulur. -
ne hissettiğimi, nasıl hissedeceğimi, ne yaptığımı ve ne yapacağımı bilmememin ezikliğini yaşıyorum. nereye kadar gidecek böyle bilmiyorum ama umarım sonu iyi olur. -
Rabbim bunun sevgisini, bilgelik sevgisini içime koymuş sözlük yapacak bir şey yok.
Bu uğurda(?) cok iftiralar atıldı şahsıma ama ben yine hâlâ aynı yerdeyim.
Allah aydırsın ben bir şey demiyorum :-|
(bkz: philo sophia)
(bkz: bilgelik sevgisi)
(bkz: felsefe ilmi) -
Olay var ya, her seferinde (bkz: kitlelerin aptallığı)na çıkıyor. Benden bir efsane yaratmaya çalışıyorsunuz. Asla sizin istediginiz yerde olmayacağım.
cc: asyatlantik medyası -
(bkz: photography ruk)'un hikayesi öyle ilginç ki, anlatsam roman olur yemin ediyorum.
Hiç tahmin etmezsiniz, iş başvurularında bana referans olsun diye açmıştım o blogu. Sonra birtakım dedikodularda adı geçti. Haliyle, insanın ağırına gidiyor.
Blogu kaldırmadım arkadaşlar. Sadece adresi değişti. Gelecek sene (bkz: urfa stem)'e başvurduğumda oradaki başarılı portföylerimi kullanırım belki. Belki de kullanmam.
Ama gerçekten çok sıkıldım artık. Burnumu oynatsam laf söz oluyor. Yahu Allah'tan korkun be. Ne istiyorsunuz benden.
____
Ps. Sözlük dışında bu bahsi geçenler. -
Ülkücü olmadığımı Turancı olduğumu anlatmak neden bu kadar zor ? -
şahsen kendim ibne bi' kadınım. -
ha buraya patlayacağum şimdi sinirden sıkıntıdan, sonra toplayacasuz kemiklerimi her yerden. sal kardeşim be sal Allah aşkına sal. nedir bu din düşmanlığı anlamadım ki. inana da inanmayana da saygıyla yaklaşıyorum hâlâ bana boş yapaysın. -
16 farklı sözlük hesabı olan yazar benim. soruları alayım. -
Gelsin mi itirafın en babası? Patlasın o halde bomba, ne olacaksa olsun artık.
(bkz: 16 farklı sözlük hesabı olan yazar) benim.. -
İtiraf ediyorum; (bkz: 16 farklı sözlük hesabı olan yazar)’ın buraya itiraf döşenmesini dört gözle bekliyorum. -
karpuzcu arabası ile yanımda satış yapıyor bende masamda çay içiyorum yaşlıca bir alıcı geldi seçti 4 tane , kaç para dedi satıcı 20 tl dedi karpuzlar orta büyük ucuzlamış dedim içimden adam , ham çıkmaz dimi dedi . satıcı ; yukarıda büyük patron herşeyi biliyor dedi ..... içimden yıkıldım -
Ay bu aralar pek bir itiraf ediyorum, pek bir utanıyorum. Hadi hayırlısı.
Bu arada umarım kötülenme ya da aşırı bir tepki almam, daha çocuktum çünkü.
Daha fazla heyecan yaratmamak için programı uzatma girişiminde bulunan sunucular gibi triplere girmeden başlıyorum.
Bundan 9 - 10 yıl önce, tahmini sekiz dokuz; en fazla on yaşlarındayım. Eski oturduğumuz apartmanda herkesin bir kömürlüğü vardı. Apartmanın sahibi yaparken her daireye bir kömürlük düşecek şekilde tasarlamıştı. Aslında kömürlük de değil, geniş yayvan bir dolaptı ve kullanan komşularımız bakliyatlarını; yaptıkları reçelleri, salça ve envai çeşit sosları; kullanmadıkları eski eşyaları ve hırdavatları bu kömürlük adı verilen dolaplarda muhafaza ederlerdi. Annemin yakın arkadaşı da o apartmanda oturuyordu ve daireleri karşılıklıydı. O gün de evde değillerdi, benimle yaşıt oğulları da yoktu doğal olarak. Canım sıkıldıkça kendimce saçma sapan oyunlar üretirdim ve en az bir eşya o oyunlardan ölü yahut gazi olarak çıkardı. O günkü kurbanım ise ateşti. Parlaklığı ve yaydığı ısı nedeniyle oynuyordum ve yan komşumuzun kömürlüğünün önündeydim. O sırada apartmanın kapısı açılmıştı ve ben elimdeki kibriti korkudan orada bırakıp eve kaçmıştım. Bir yandan da kapıya bir sandalye koymuş ve delikten gelen kişiyi gözetliyordum. Gelen kişi üst katımızda oturan astsubay abilerdendi. O, yukarı çıktığında gidip hemen örtü atarak ateşi söndürürüm diye düşündüm ama öyle olmadı. Birden bire iyice büyüdü ve etrafı yüksek sesle çatırdayan ve şiddeti gitgide büyüyen, dalgalandıkça dalgalanan kızıl dalgalar sardı. Bir müddet sonra koku apartmana yayılmaya başladı ve yan komşumuz ne olduğunu anlamak için çıktığında kızıl alevlere bürünmüş ve o tonda aydınlanan kömürlüğü görünce neye uğradığını şaşırmış bir şekilde feryat figan eşini çağırdı.
Geriye sadece simsiyah küller kalmıştı. O kadar bakliyat, reçeller, soslar; kullanılmayan süs eşyaları, eski hırdavat ve aletlerin hepsi gitmişti. Uzunca bir süre yangına neyin sebep olduğu konuşuldu. Herkes apartmandan birinin ya da ziyarete gelen birisinin bir sigara yakıp muhtemelen unuttuğunu ve olayın o şekilde çıktığını sandı ama öyle değildi, gerçeği bir ben biliyorum bir de Allah.
Aşağı yukarı 10-12 yıl geçti ve bu süre boyunca iki kez ev değiştirdik. Tabii o yaşadığım anı bende travmatik bir etki bıraktı. Ateşten o kadar çok korkuyorum ki evde tek olduğum zaman korkudan ocağı asla açamam. Annem ve babam sigarasını yakmamı istediklerinde elim o çakmağa bir türlü gitmez. Muhtemelen neden olduğunu hiç anlayamayacaklar.
Bundan hiç haberin olmayacak ve bu sırrı sadece kendim bileceğim, bir de sözlükteki yazmış olduğum bu yazımı okuyan üyeler. Zamanı geri getiremem ama bakliyatların için üzgünüm Neşe Teyze, alet hırdavatların ve tamir malzemelerin için de Cemal Amca. Bir faydası yok biliyorum ama özür dilerim. -
Aylardır kapalı olan kalbimin kapısı ilk defa aralanmaya başlamıştı.Aylar sonra ilk kez duvarlarımı yıkmıştım.Hayata yeniden umutla bakmaya başlamıştım.Birisi için, evet tekrardan olabilir diyebiliyordum artık.Ama sonrasında her şey yine sarpa sardı.Zaten ne zaman bir şeylere olumlu bakmaya başlasam, sonrasında elbet bir terslik oluyor.En iyisi sıkıcı ve monoton hayata devam etmek.Mutluluğu kim kaybetmiş ki ben bulayım.Öyle işte, yine bir hayal kırıklığı yaşandı ve bitti. -
(bkz: seri katillerin hep zeki insanlardan çıkması)
Bir de bu nasıl kurgu ne akıl almaz bir strateji yeminle helal olsun. Zekisin blog sözlük yazarı. Sözlüğümüze her üyeyi seçerek göndermişler sahi diyorum. -
Öff bagiricam simdi help diye. -
Lanet olsun adam olmaz benden ya.
Anlaşma iptal arkadaşlar eve dönüyoruz.
