blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • İnstagram'da sürekli canlı yayın yapanların hikayeletini sessize aldım.(:* kafam rahaladı)
  • İşte bu kadınlar, bu kızların evlenmiş halleri. Kartel değil de nedir gözünüzü seveyim?!

    (bkz: sözlük dışı kişiler)
  • Bu (bkz: kartel)'de hep aynı şeyler oluyor oluyor, sonra bir de bakıyoruz, yıllar geçmiş!
    ..
    Always the same things are happening in this pub. But suddenly we be seen years have passed!
  • çok üzülüyorum.....
    beni kendimden başkası da üzemez bunu da biliyorum. Allah kahretsin niye bu kadar kafaya takıyorum her şeyi?
    neyse biraz daha türkü çığırmaya gideyim.. derdime derman olmaz ama olsundu..
  • Bazı şeyleri Yaşıyor olsaydım delirmiş olurdum.
  • (bkz: photography ruk)'u anonim görüntülemelere açtım arkadaşlar.

    Bilgi bir zümrenin tekelinde bulundurduğu bir meta olmamalı!

    buradan buyurun » » »
  • Zalim insanların bırakın yüzünü, arkadan silüetlerini bile görmek istemiyorum. Lanet olsun ya.
  • Az rica ediyorum vicdansız köpekler evlenmesin çocuk da yapmasın.
  • her ne kadar onu sevmediğimi, artık onun aklıma bile gelmediğini iddia etsem de bana küsüp gittiğinden beridir onu düşünmediğim bir an bile yok.

    eğer bir gün yollarımız keşisir ve gönlünü almayı başarabilirsem işte bu iki kelimeyi, onun güzel gözlerinin içine bakıp deliler gibi haykıracağım:
    seni seviyorum
  • Ben, güzelliğini kaybetmiş bu dünyada sana şahit oldum.
  • Mitoloji mafyası gibi görünse de, Zeus’un oğlu da bir serseri.
  • bir aksilik olmaz ise, okullara kısmen de olsa örgün devam edebilirsek eğer eylülde İstanbul'a kavuşuyorum. umarım kavuşurum..
    Allah'ım bu sefer bari kabul et duamı da kurtulayım şuradan. basayiii!
    bu kafa bunca sıkıntıyı kaldıramıyor artık!!
  • Ben ardımda yaş bıraktım, ağlayan bir ash bıraktım.
  • Uzun entrileri okumadığım için yüce honest tarafından benimkilerinin de okunmaması cezasına çarptırıldım.
  • 18 temmuz sabahı yola çıkacaktım. sonunda aylardır rüyalarıma dahi giren Trabzonuma gidecektim.
    dedemi, babaannemle birlikte 1.5 aydır kemoterapiye götürüyorduk. erimiş bitmişti. hastanede yaklaşık 10 saat kalıyorduk. yani anlayacağın sayın okur ben dedemin her halini gördüm.
    17 temmuz gecesi karşı dairede oturan babaannem aklında binbir düşünceyle kapımızı çaldı.
    "Melike, dedeni acile götürelim."
    uzaktan bakınca acillik bir durum yok gibi fakat biz tanıyoruz onu: hastaneye gitmesi gerekiyor.
    babaannem ikna edememiş de bizi çağırmış. dedemin bembeyaz ve bir tutam kalmış saçlarını okşaya okşaya anlattım:"dedem, bu normal değil kuzum. gitmemiz lazım."
    sonunda ikna oldu.
    hemen hazırlandım, ambulansı aradım, amcamı çağırdım: hadi gitmemiz lazım.
    babam da bu sırada Trabzon'da olur da dedem daha iyi olur, köydeki eve çıkmak ister diye evin topraklı yollarına merdiven yapıyor. kim bilebilirdi oradan tabutunun çıkacağını.
    her neyse gittik bir şekilde acile. haber çıkmıyor e bizi de almıyorlar içeri. bekle babam bekle. benim de beş saat sonra yola çıkmam gerekiyor. beni yolladılar eve.
    18 temmuz sabahında bir gram uyku uyumamışım çıktım yola, güya tatile.
    plan şu, beni akrabamız Giresun'a kadar götürecek oradan babam alacak Trabzon'daki evimize gideceğiz. planlar bozuldu. yolda babamın yanında olan erkek kardeşim aradı: ağlıyordu. dedemin yoğun bakımda videosunu göstermiş bir ahmak kardeşime. "sen geldiğin gibi gideceğiz abla." diyor. aynen de öyle oluyor. 18 temmuz gecesi 3'te uyuyor 19 temmuz sabahı 8'de uyanıyor ve yola çıkıyoruz.
    yolda bizi arıyorlar sürekli. dedemin durumunu söylüyorlar. en son en büyük amcam tüm kardeşlerini toplu görüntülü arıyor. ve haber geliyor. söz bitiyor, amcamların çocuk gibi ağladığını görüyorum; muhtemelen ilk ve son kez.
    babam telefonu kapatıyor. göz yaşlarını silmeye çalışıyor ama ne fayda. varıyoruz İstanbul'a, babaannemin yanına gidiyoruz, dayanamıyor o da babaannem kendini yerden yere atıyor. sonraki gün tekrar yola çıkıyoruz; dedemin vasiyetidir onu köyüne gömmek. vasiyetini yerine getiriyoruz.
  • Savaşmayanın kazandığı bir savaşın içindeyiz sözlük.. insan gerçekten hayret ediyor.
    ..
    İt is such a weird war that the one who doesnt fight wins it.

    (bkz: peace matters)
    (bkz: peace and love)
    (bkz: peace and love and respect and emphasize)
  • Bir insan aptallığında ısrar ediyorsa o artık aptallık değil "kötü niyet"tir.

    ..

    If someone insists on his dumbness, it is not dumbness any more but is "malice"...
  • Köpeklere zaafım var. Görünce dokunmadan, sevmeden edemiyorum.
  • müşterilerimi çeşitli işkencelerden geçirip, benim yaratıcı fikirlerim sayesinde epey uzun sürecek ölüm süreçlerini patlamış mısırım eşliğinde izlemek istiyorum. tüm yaratıcılığımı bu işkence çeşitleri için kullanmak istiyorum. soruyorum sözlük beni bu kadar delirtip, çıldırtırlarken bunları düşünmem beni kötü bir insan yapar mı?

    ding. napolyon butona ilk basan isim oluyor ve cevap veriyor. buyrun napolyon bey, cevabınızı alalım.

    - hayır yapmaz. hakkındır, yürüyedur hepsini giyotine yolla napolyon bey.
  • Bu ülkede çok iyiler ve çok kötüler var. Ortası yok vallahi billahi.

    ..
    There are much goods and much bads in my country. There arent average people here i swear!
/ 148