blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • Birçok sosyal medya organında hesabım vardır. Ancak hiç sözlük hesabım yoktu. Bu yüzden en popüler olana üyelik açtım ki karşımda çaylak statüsü denen bir şey çıktı. O statünün ne olduğunu başta anlamamıştım. Sonradan uzun yıllar çaylak kalanların olduğunu öğrendim. O sıralarda "blogsözlükteçaylaklıkyok" hesabı seri fav geçince dikkatimi çekti. Sonra buraya kayıt oldum. Eskiden blog sayfam vardı. Blog sözlük olunca bayağıdır planladığım ama bir türlü hayata geçiremediğim blog sayfamı açmaya cesaretim oldu. Sonra Sözlükte daha fazla vakit geçirmeye başladım. Benim için farklı bir dünya oldu burası. İyi ki sözlük üyeliğim yok deyip açma isteğim olmuş. İyi ki "blogsözlükteçaylaklıkyok" nickli arkadaş beni buradan haberdar etmiş. İyi ki dahil olmuşum bu ekibe. Son birkaç gündür daha da aktif oldukça daha güzel duygular hissetmeye başladım. Ben duygularımı itiraf etmekte zorlanan bir insanım. Bu yüzden bu cümleleri yazmak benim için gerçek bir itiraftır.
  • Babam pek sevgisini göstermezdi bana. Öyle görmüş zannediyorum. Aslan oğlum dediğini hiç duymadım mesela. Oğlum derdi arada. O da bir emir vereceği zaman filan. İçim ısınırdı bir kelimeye. Aylarca görmese beni, özledim seni demezdi mesela. Sakladı şefkatini babam. Öyle çok samimi olamadık onunla. Özenirdim bazen babasıyla arkadaş gibi olanlara. Hep bir mesafe vardı aramızda. Onun yanında hayatta yatamazdım ben mesela. Ya da "Yaa baba geç şu kanalı gözünü seveyim" gibi bir cümle hiç çıkmadı mesela ağzımdan. Karşı gelemezdim hiç. Korktuğumdan değil, dedim ya bir mesafe vardı aramızda. Ama dert etmedim, bilirdim çünkü sevgisini. Görmesem de bilirdim. Okuluma gelmişti bir ara mesela. Öğretmen oğlunuz çok başarılı dedi. Gözlerim babamın yüzünde. Orda bile taviz vermedi adam, o çetin ifadesinden. Okuldan ayrılırken gördüm o tebessümü yüzünde, mutlu oldum. Yanında uyumuş gibi yapardım. Üstümü örtüp başımı öpmesine mutlu olurdum. Bir ara anneme kudüs hurmasını ben çok seviyorum dedim, duymuş babam. Ertesi akşam aldı geldi, ben bunu çok seviyorum diye. Ama az yemişti nedense. Sabahları sessizce odama girer para iliştirirdi cebime. Mutlu olurdum, o naifliğine bile. Köydeyken, bazı sabahlar uyandırmaya kıyamazdı mesela, tarlaya gidecek olduğumuzda. Sonra geldiğinde kızardı sen anca yat diye. Geldi yine geçen sabah. Uyandım göz kapaklarımın arkasında. Saçlarımdaki beyazları saydı sessizce. Başımı okşadı. Sonra gitti. Bazı babalar böyle sever, vesselam. Ve ben anladım ki, bu sevgi böyle daha kıymetliymiş. Bir de insan babasını kaybettiğinde olgunlaşırmış. Bazen düşünüyorum da, saçlarım beyazlıyor anında.
  • Merhabalar ey sevgili sözlüktaşlarım;
    Gün geçmiyor ki bendeniz, trene, yeppppisyeni bir maceraya atılmayayım. Bugünkü itirafım benden gelsin, babama gelsin, 'trene yanımda oldukça sırtım yere gelmez, geçtiği sokağı bırak yürüdüğü kaldırımı unutmaz be, hey maşallah tosunuma' diyen babama...
    Çok çok sevdiğim bir insana sosyopix denilen bir siteden hediye aldım ki beni böyle uğraştırmalı şeyler kanser eder. Neyse efendim bendeniz yurtta yok iken yurduma gelmiş hediyem, MNG kargo aracılığı ile. Ben de yurtta değilim DEDİYSem şehri terk etmiştim yani öyle bi yokluk:d e haliyle yurt idaresi kabul etmemiş ve postam bana bir mesaj bırakılarak şubeye alınmış: kargonuz merkez şubededir. Tabi 12sinde gelen kargoyu 17sinde almaya gidince ben merkez şubenin de merkezine göndererek iade kamyonuna yüklemişler güzelimi:( ee nerde bu kargo, nerden alıcaz olm şimdi diye dolanırken bana dediler ki organize sanayi 1. Cadde 11. Sokak:') hayatımda sanayiye gitmeyi bırakın, dolmuşuna binmedim. Yoldan gelmişim, elimde kocaman el bavulu, sırtımda üç çanta... Bir saatim var kargonun yola çıkmasına, posta sevilen bir insana. Eee tabi bizim cengaver durur mu? Yüklendiğim gibi koştum organizeye. Dolmuşçu abi sağ olsun indirdi beni önünde. Bütttün kamyonu boşaltıp içten içe söven manalı bakışlar eşliğinde teslim ettiler canım kargomu. Bende bir mutluluk, bir neşe! Dedim 'ağğğğyyybi çok teşekkürler, buradan x'e nasıl çıkarım'*'?'
    "Ooooğğğğ güzel kardeşim o indiğin dolmuş var ya, heh o. Saat başı geçer, sonrakini bekliiicen"

    AY PARDON DA HÖNK?!?!

    Ben yine cengaver, yine yiğit, yine bi cesaret. Üç adım merdiven çıksa on adım yuvarlanan ben, dedim 'yürüsem kaça olur ağğybi:d'. Ufaktan bir sezercik havası esti tabi burun çekmelerime istinaden. Abinin şehrin yerlisi olmasından kaynaklanan özgüveninden mi desem ne desem tam bilemedim ama on dakikalık yol demesine kanarak başladım ben yürümeye. Yanımdan geçen kamyonlar, üzerime üzerime koşup sonra 'ehueheuehue nasıl korktu ama len' diyen köpek sürüleri, yolda insan formunda hiçbir canlıyla karşılaşmamak, gpsin bile nerede olduğumu algılayamaması ve üzerime üzerime 'vurun Kahpeye ehueheueheueheueu' esprisi yaparcasına yağan yağmurdan sebep olsa gerek korna sesiyle kendime geldiğimde yolun ortasında allahım al canımı pozisyonunda oturuyordum sözlük... Ben hayatımda böyle kaybolmadım. Böyle kaybolmayı geçtim, ben hayatımda hiç kaybolmadım ki! Sürekli yeni şehirlerde yaşamaktan, köpeklerle kapışırcasına yön bulan ben kayboldum. Çaresizim resmen ama nasıl çaresizlik! 70 saniyede 2 gol yiyen real Madrid çaresizliği, o kadar diyim. Kimi arıycam, arasam ne diycem, nasıl yardım etsinler yani... En son ciddi manada kendime geldiğimde bomboş sanayi binaları arasında ezan sesi yankılanıyordu. Mahsun Kırmızıgül filmlerinde istanbula yeni gelip de şehrin sesinden afallayan köylü var ya hani, işte o ben. Etrafımda döne döne kapattım gözlerimi, dedim neresi çıkarsa yürüycem kaçarı yok daha beter ne olsun? Yürüdüm. Çok yürüdüm. Durduğumda kargomu alalı 3 saat 14 dakika olmuş idi ve ben, trene, x'e varmış olmanın heyecanıyla bulduğum ilk kaldırıma oturup hava kararana kadar ağladım.

    Bunu itiraf etmem gerekiyor idi çünkü aile içinde duyulsa karizmam falan çizilir, manyak mısın? Ay çekil bak gözlerim yanıyo...
  • Sozlukte samimi oldugum Angry birdler online olmadiklarinda kendimi, o gun kankalari okula gelmemis biri gibi hissediyorum. Yiyorum ama tat alamiyorum, guluyorum ama eglenemiyorum, sapandan ucuyorum ama patlayamiyorum...
  • Bazı kişilerle ilişkileri mi gözden geçirme kararı aldım. Çok yapay herşey. Yanlış gelen şeyler var, anlam veremiyorum. Sadece sağlığım bozuluyor başkalarını düşünmekten. Birde şu var, insanların ne kadar yanında olmaya çalışsanızda, ne kadar destek olsanızda ve bunlara rağmen değişmiyorsa uzak durmakta fayda var. Bırakın Sizi kötü sansınlar siz benliğinizden vaz geçmeyin. Son olarak sorunlardan kaçmayın yüzleşin gerçekten işe yarıyor bu. Tabi ki buradada var ilişkilerimi gözden geçireceğim arkadaşlarım ve küçük kardeşlerim vardır Elbet :) saygı ve sevgiyle.
  • Bugün son sınavıma girdim.
    Sınav sonucu transkripte yansımayacak çünkü notsuz bir sınav, geçiyorsun ya da kalıyorsun.
    Ortalamam 3.28 ve ben elbette kalıyorum ....
    Hayatımın hiçbir döneminde okulu uzatmadan bitirdiğim olmadı.
    Masterı da saçma sapan bir ders yüzünden uzatıyor olmak şaşırtmasa da bu sefer acıttı...
    Oy dağlar.

    edit: içtenlikle üzüldünüz kesin ya allahın hoşuna gitti ya hoca vicdana geldi. açıklandı sonuçlar.

    geçmişim!
  • Yaz mevsimini sevmiyorum. Tarlada olmayı da sevmiyorum. Sabah güneş doğarken tarlada olup, akşam evlerin ışıklarıyla selamlaşarak eve gitme fikrinden ise nefret ediyorum. Çalışmayı sevmemek değil bu. Lakin siz karne heyecanı içinde olan çocuğun eve koşarak gitmesi ne demektir bilir misiniz? Hepsi "5" olan karneye ailenin ilgisizliğinin yarattığı sükut-u hayali hiçbir şey açıklayamaz sanıyorum. Üstünü değiştir haydi tarlaya diye bir gün bile tatilin çok görülmesi kendini değersiz hissetmekle eş değer olur o zamanlar. Ve bunlar yaz mevsiminde yaşanırken siz deniz kenarında büyüyüp yüzme bilmiyor olmanın ezikliği içinde büyürsünüz. İşte o tarla ve bir şey üretme, meydana getirme veya siz adına her ne diyorsanız o olan şey sizin çocukluk saflığınızı öyle umarsızca götürüşü de en çok yaz mevsiminde yaşandı. İşte o enerjinizi alan işler durmaz. Bayramları da severdim mesela. Ama yaz mevsimine gelene kadar. Ve ben bayramları kendimce çok daha sevebilirdim yine tarlaya kurban edilmeseydo. Bugün ilk günü bayramın ve yine bir yerlerde bayramı çalışmakla geçiren insanlar ve bizim de dahil olmasaydı yaz mevsimiyle bile aramı düzeltebilirdim. İlk bayramlarımı daha doğrusu bayrama dair ilk anılarımı kış mevsimiyle bağdaştırmasaydım belki bu kadar üzülmezdim.
  • evin içinde klip çekiyormuş gibi müzik eşliğinde oynuyorum, tavandaki köşelerde kamera varmış gibi oralara anlamlı bakışlar atıyorum, önümde beni çeken bir kamera varmış gibi gülümseyerek şarkıyı söylüyorum. ya inanılmaz eğlenceli hhasahdgsfjgsdjfg
  • Aldigim bazi kararlardan o kadar mutluyum ki. Ooh şükürler olsun hayatima.
    Almadığım kararlara da kizginim biraz. Hic barisir miyiz emin degilim.
  • geceleri yastığa başımı koyduğumda 'yarından itibaren 1 hafta boyunca ağzıma meyve dışında (tabii o da kararında) şeker sürmeyeceğim' diyorum.

    uyanınca bu sözümü pat diye unutuyorum.

    kendime kaç kere kızdım 1 hafta dayanamayacak kadar iradesiz misin sen diye.

    profilime sabitlediğim entry ile birebir uyum içerisindeyim gerçekten.
  • Yaz tatilinde farkli farkli ama yakin zamanlarda ayak parmaklarimi kirdigimdan mutevellit simdi ayagini kiran ablamin sargilariyla ben ilgileniyorum. Yani ilgilenmemi soyluyorlar.
    Parmagimi ilk kirdigimda anlamamistim. Cunku kucukken sag elimin serce parmagini da kirmistim ve onun kirik oldugu anlasilmadigi icin kemik egri kaynadi, bu yuzdendir ki sag elimi yumruk yapamam. O parmagim kirildiginda cok acimisti. Ama ayagim o kadar acimamisti. Ne var ki, kirmistim. Sonra diger kirilma olaylarında kendi kendimi muayene edip teshisimi koyup gerekli mudahaleyi yaptiktan sonra ilk fırsatta doktora gitmistim.
    Simdi de bu isin eksperiymisim gibi davraniyorlar. Gulsem mi aglasam mi hic bilemedim.
  • Odev verildigi andan odevin basina oturana kadar aglarim. Bu bazen haftalarca surebilir bazen de saatlerce.
  • Annem bir suredir hasta, cok hasta. Ev işlerinin buyuk bir kismiyla ben ilgileniyorum ama hicbir sekilde yetisemiyorum. Amacim her seye yetişebilmek degil zaten sadece elimden gelenin en iyisini yapmaya calisiyorum. Her gun ortalığı supuruyorum, cekiduzen veriyorum, bulasiklari yikiyorum falan. Bugun mutfagi dip kose elden gecireyim dedim. uzun bir suredir annemin elinin degmedigi o kadar acik ki. Dolapta kokmus yemekler, curumus meyveler. İçim ciz etti. Ciddi ciddi ciz etti. Hadi dedim bu gecici bir surec, annem iyilesecek. Ya kalici olsaydi? Bunun dusuncesine bile katlanamiyorum ve su an yalnizim ilk kez goz yaslarimi tutmak icin uğraşmıyorum. Normalde annemden babamdan bahsetmem pek, cevremde annesi babasi ne yazik ki olmayan cok arkadasim var. Yaralarina basmak istemem; bu bir kiyafete, telefona ozenmeye benzemez eminim. Yerinin hic dolmayacagini bildigim bir seyin icini neden daha fazla oyayim ki derim ve bahsetmemeye calisirim. cok uzun zaman ustune ilk kez agliyorum, bedenim acidigi icin degil kalbim acidigi icin agliyorum. Eger ki bunu okuyanlardan yarasina bastigim olduysa cok cok ozur dilerim. Umarim yaratici sizi cennette kavusturur. Hoscakalin.
  • Dün akşam 35. nişan kurdelesini yedirdiler yine bana sırf evleneyim diye :) 34 sefer o kurdeleyi yutup işe yaramadığını bile bile hala inanıp yedirmeye kalkıyorlar bunu:) benim de inanıp yutmam ise ayrı bir komedi :) hala mide ağrısı çekiyorum :)
  • Sevgili Sözlük, Malzeme özelliğin güzel bir fikir. Yalnız merak ediyorum, ekşisözlük'deki başlıkları otomatik mi çekiyor yoksa biri ısrarla, sözlük içinde tartışılması için mi ya da başka bir düşünceyle mi bilemedim, ekşisözlük'teki başlıkları mı açıyor? Neden Sözlük? Neden minnoşum? Ben sende, o sözlükteki gibi seviyesiz entryler görmek istemiyorum mesela. Öyle boy boy küfredenleri görmek istemiyorum. Ya da başkalarına troll deyip de troll'ün ne olduğunu bilmeyenleri görmek istemiyorum. Yapma ne olur. Orijinal başlıklar açamıyorsak, hiç açmayalım daha iyi bence. Ya da bana ne ya. Değil mi? Bana ne.
  • Sevdiğim insanları kırmamak için yaptım her şeyi ama sonunda en çok onları kırmış oldum ve onların onlar için neler yaptıklarımdan haberi bile yok
  • Kisa saca olan zaafimi, sevgimi, askimi bence biliyorsunuzdur artik. Ve bakimsiz uzun saclara olan nefretim de gayet acik bence.
    Aylardir ablama saclarini kestirmesini yoksa benim kesecegimi soyluyordum. Bikmistim artik onun saclarindan. (bkz: her yerde saçlar)
    Az once aldim elime makasi kestim saclarini kissssacik. Ayagi kirik oldugu icin kacamadi da. Allahim yok boyle bir rahatlama. Vallahi basimin agrisi gecti resmen. Sacini kestirmeyip kedi kuyrugu gibi uzatan her kisinin, xxli ya da xyli fark etmeksizin, sonu boyle olacak1!1!!1!!1!1
    Annemle birbirimize bakip bakip siritiyoruz. Eve huzur geldi.
  • Bir günde en fazla ne kadar çalışabilirim sorusuna cevap bulmak amacıyla bir gün çalışabildiğim kadar çalıştım.

    Alarmı kurdum. 7 saat uyudum. Gün boyunca sadece yemek, uyku, tuvalet ihtiyacı gibi ihtiyaçlarımı karşıladım ders çalışmak dışında. 14 saat çalışabildim. Alakası var mı bilmiyorum ama sonraki gün hastalandım :d

    En azından denemiş oldum. 1064 soru çözdüm. Tamamen gereksizdi, verimli bir çalışma değildi sadece denemek istedim.
  • Bu ara blog sözlükte fazla cinsiyetçi başlık görmeye başladım, o kadar moralim bozuluyor ki anlatamam. Daha dün diyorduk oh ne güzel bel altı trol başlık vs yok diye kendi kendimize nazar mı ettik ne ettik. Böyle bazı başlıkları kötüleyesim geliyor sürekli of delircem sözlük of.
    Edit: ben kötülemedim birilerini ama birileri beni kötülemiş hatta gitmiş diğer entrylerimi de kötülemiş. İtiraf kısmına da düşüncelerimizi yazmayalım ister misin?
  • İçimden geçen her şeyi bu başlığa yazabilecek kadar anonim olmak isterdim.
808 entry daha
/ 107