blog sözlük itiraf
808 entry daha
-
Uzun itirafları okumuyorum. -
SIk yazdıkça bildirimlerin azaldığını fark ettim. Sanırım kimse okumuyor artık. Az yazdığım zamanlar mesaj, favori, artı-eksi bildirimleri hiç susmazdı. Skor tahtasına bakmaktan vaz geçiyor, nitelikli uzun yazılarıma geri dönüyorum. '*' benim için insanlarla etkileşim içinde olmak daha mühim çünkü. -
benden hoşlanan, ömür boyu konuşsak sıkılmayacağım, hem kendini hem beni geliştirebilecek, okuyan, araştıran ve bilginin önemini bilen bir kadın var.
25 yaşındayım ve bir 25 sene daha yaşasam böyle bir kadınla karşılaşma ihtimalim milyonda bir. karşıma böylesi çıkmayacak bence.
salaklığıma doymayarak aramızda olma ihtimali olan her şeyi bitirdim. -
bi telefon sizi bağzen yaşama döndürebilir!!11!1 -
İtirafım itiraf etmekten korktuğum -
Millettin hayatında aksiyon eksi seviyelere inmiş hiç orijinal bir şey olmaz mı ya başlığa girip çıkmak için harcadığım emek başlı başına koca bir itiraftır. Arz ederim -
Girdilerinizin çoğunu ünlü nur yerlitaş suratıyla okuyorum, bir kısmınızın zeka yaşı hakkında da hoş fikirlerim var. -
platoniğimi official olarak bıraktım. İnat haline getirmeye gerek yok doğru kişinin o olmadığını öğrendikten sonra.. Hem, bana karşı aynı duyguları hissetmediğini ve senelerce(nasıl becerdiysem) davranışlarını yanlış anladığımı da öğrendiğime göre aklımda pek bir soru işareti de kalmadı.. "O" kızın kim olduğu dışında... -
Gün sadece 3 saat uyuyabilmemle başladı. Uyandıktan iki saat sonra sevilen kişi sağ olsun bana aşk acısından bahsetti. Öğlene doğru arkadaşım telefonumu düşürdü, ekran paramparça. Akabinde sevdiğim birine hiç hoş olmayan bir haber vermek zorunda kaldım. Gün biterken kurumun temizlikçisinden trip yedim(?). Sonra bir arkadaşım tarafından uzun süre bekletildim. Nihayet geldiğinde geri istediğim ve son derece lazım kitabımı getirmemiş sağ olsun. Sonra arkadaşımla yolun ortasında tanımadığımız 2 erkek tarafından"tanışalım, bi yerlere oturalım"diye darlandık. Ardından egoist biri kendisine tek bir laf etmeme rağmen"sen çok yanlışsın, ben çok doğruyum"yorumunu yaptı. eve geldiğimde çok sevdiğim bi komşumuzun vefatını öğrendim. Az önce de çantamı açtım içine su dökülmüş. Evet. Yazmasam patlayacaktım. Neyse ki günün bitmesine 45 dk kaldı.
Ha bir de tüm bunları regl iken yaşadım. Hayat, seviliyorsun. -
Arkadaşlar sanmayın Melekig Öldü. Geri geleceğim. Soran olursa Hemşin dağlarındayım. '*' -
bir gece yürüyorum. ama ne yürüme. zihnim geriye adımlıyor. beden ileri. ruh desen olduğu yere yığılmaya meyilli. sesler yankılanıyor iki kulağın arasında. bir teker sesi ne kadar süre yankılanabilir desem. aklınıza gelenden çok daha fazla süre. ben yürüyorsam işte bu şekilde. sesler koşuyor belki. ışık hızına yükselen ses hise dönüşüyor. ama sevilecek türden bir his sanmayın. sevmek bu kadar zorken hem de. rüzgar burna getirse mesela biraz da olsa hanımeli kokusu. belki daha kolay olabilirdi. ancak yürüdüğüm yolda hiç hanımeli yoktu. üç gece önce kokladığım fesleğenin hatırasından medet umuyorum. işe yarar mı sandınız. kokudan daha uçucu bir şey aslında. hatıra dedikleri. kokunun hatırası işte. uçuculuğun karesi. küpü. bilmem kaçıncı kuvveti.
bir gece yürüyorum. önüme herhangi köşe çıksa da dönsem artık diyebileceğim raddeye gelene kadar. düz bir yolda yürüdüğümü bile fark edemeyecek şekilde. ışık çıksa da dursam. cisim çıksa da yönümü değiştirsem. yok. ki ne yok. simsiyah bir boşlukta. adımlarımı hissetmesem. yürüdüğüme inanmayacağım kadar karanlık.
bir gece. yürümek iyi gelir umuduyla kendimi bilmediğim bir sokağa kadar sürüklüyorum. tam orada. artık bildiğim bir sokağa dönüşen yerde. attığım bütün adımlara aynı ehemmiyeti gösteriyor muyum diye hayıflanıyorum. fazla abartıyorum diyerek olayı kapatmaya çalışsam da. nafile biliyorum. akla kuruldu mu bir kere ehemmiyetsizlik. gaflete düşerse zihin. önemsememek konusunda. uğraş ki kurtulasın. acaba bu önemsememe hali önemsenmemeye dönüşür mü diye. ya herkes. fazla abarttığını düşünerek. öneme karşı mesafeli bir tutum takınırsa. kim kimi. kim neyi. ne zaman. ve nerede. hem de ne şekilde önemserdi sonra.
bir gece. tanımadığım her adımla tanışmaya heves ederek. yürüyorum. gariptir. aynı bacaklar marifetiyle oluşan adımlar. birbirine hiç de tanıdık gelmiyor. yüzlerce adımla karşılaşıyorum. her birine katık edilmiş binlerce duygu sarıyor etrafı. biraz ağır geliyor. sanki yeterince yokmuşçasına yenilerini eklemek hayatıma. şuracıkta bıraksam ne olur sanki. tanışıklık yokluğundan ölürüz belki de. kim bilir.
Yine de. Yürüyorum ben. Hemen her gece. -
Blog sözlük dedikodu grubu kurayım diyorum, "saçmalama lan" demeyenlerinizin fikirlerini beklerim. -
görüşlerine saygı duyuyorum yalanına inanmıyorum ve bunu diyen insanları iki yüzlü buluyorum.
saygı bireylerin yaşam hakkına ve düşünme özgürlüğüne duyulur. ota boka sıygı dıyıyırım, sıygı çık ınımlı diyenlerin aslında en büyük saygısızlık yapan insanlar olduğunu görüyorum. ben saygı duymuyorum arkadaş.
- bir insana zorbalık yapana saygı duymuyorum.
- inancı yüzünden ufacık çocukları aşırı dinle zehirleyenlere saygı duymuyorum.
- bilmediği konuda bık bık bık konuşanlara saygı duymuyorum.
- kadın erkek farklı ortamlarda bulunsun, haremlik selamlık olsun diyen dinciye saygı duymuyorum.
- hak etmeyenin geldiği makama saygı duymuyorum.
- egolarınıza saygı duymuyorum.
- sırf benden erken doğduğunuz için yaşınıza saygı duymuyorum.
- kan bağım var diye kimseye saygı duymuyorum.
- boş beleş adamlara saygı duymuyorum.
saygı kazanılır. eğer hak ediyorsanız gider alırsınız. kimse size de saygı duymak zorunda değil. fakat evet haklarınıza saygı duymak ve kurallara uymak zorunda. saygı duymuyor diye rahatsız edemez. ama zorla saygı duymak nedir?
ağza pelesenk olmuş. "soygo doyon".
siktir lan duymuyorum. senin sapık, hastalıklı, baskıcı, ötekileştirici zihniyetine saygı duymuyorum ve ben de seni ötekileştiriyorum yavşak.
oh be raadladım.
-
Ölüyorsun, gören yok.
Ölüyorsun, gömen yok.
Sadece ölüyorsun. Anlamı yok. -
Evdeki bütün bardakları, tabakları ben kırıyorum annem sorduğunda hiçbir şey olmamış gibi ya da ben yapmamışım gibi davranıyorum.doğal olarak Sorumlu abim ve babam oluyor onlar azar iştiyor. Özür dilerim ama nihahaaa hepsini ben yapıyorum :) -
Sanırım bu dünyada kendini kandırarak yaşayanlar daha çok mutlu oluyorlar. Bazıları çok güzel kandırıyor, bazıları da bu konuda aşırı beceriksiz benim gibi. Bu saçmalığı da hak etmiyorum ama yaşıyorum bu hayatı. "Değiştirmek senin elinde" diyenlere laf yetiştiremiyorum bile artık. Neyse. Neye dua edeceğimi şaşırıyorum orucumu tutarken. -
Günün 3’te 1’ini kendimden nefret ederek geriye kalan 3’te 1’ini sayıları öğrenmeye çalışarak geçiriyorum.ikisinden birinde çok iyi değilim.
ama genelin aksine bu gün ortama altı uğursuzlukta bir gündü. Odamın doğal atmosferi olan sigara dumanına üfleyip dumanın nereye gideceğini kestirerek tanrıcılık oynadım. bunun gibi aktiviteler kontrol denen kevaşenin eğeri sanki benim elimdeymiş gibi hissettiriyor. monoton hayatıma renk katıyor böyle düşünmek.
Yeni insanlarla tanıştığımda hep ortamdaki en zeki en biligili kişi olarak görünmeye çalışıyorum, öğrendiğim üç beş tane “fun fact”’i papağan gibi caka satmak için kullanıyorum çok bildiğimden, okuduğumdan veya konu hakkında tutkulu olduğumdan değil sadece insanların beni zeki sanması hoşuma gidiyor.
Bağımlıyım bu herhangi bir materyal, düşünce olabilir ve biri benim inançlarıma, düşüncelerime, alışkanlıklarıma karşı çıktığında boşlukta kör bir göt gibi nereden bir şey tutturursam kârdır diye etrafa sıçıyorum.
Her şeye olan nefretim sabahları kalktığımda en etkili şekilde çirkin yüzünü gösteriyor. sabahları herkese, her şeye o kadar içten bir nefret besliyorum ki bir şeye karşı iyi hissetmek beni hasta ediyor. Yazmaya çalıştığımda da aynı patojenik etkileri görüyorum. Genelde günlüğümde eskiyen şey tarih ve buna bağlı olarak aynı sayfayı açıp kapatmaktan eskiyen kapak kısmı oluyor. Yazacak bir şeyim yoktur belkide veya yazmaya başladıktan sonra kendime o kadar çok acımaya başlıyorum ki devamı gelmiyordur veya bir şeyler yazacak kimsenin zeki olması gerektiğini düşündüğümdendir.
Zeka kırıntısına sahip olduğumu düşünmeyi severim ama bu sadece iç savaş gibi. Bunu irdelemeye çok da gerek yok. Sonuç olarak bir bardağa hacmiden fazla su koyamazsın, deneyebilirsin ama anlamsız olur.
bu arada çok üzgün, melankolik, yalnız olduğunuzu yazmanız itiraf değil drama üretmedir. ilavesiyle bunlar itiraf niteliği taşıyan şeyler değildir. -
Beni sözlükle tanıştıran arkadaşımın rumuzunun yanında fenomen yazıyordu. Sözlüğü tam olarak bilmediğim için benimkinde niye yazmıyor deyip kendi çapda atar yapıyordum. Sonra bir baktım 'ortam çocuğu' yazıyor. O kadar mutlu oldum ki anlatamam. -
teşekkürler sözlük üyeleri, geceye gündüze oraya buraya birşey bırak derken öğle arasında telefonu ve cüzdanı ofiste bırakıp cıscıbıl bkz: telaffuzu keyif veren kelimeler çarşıda buldum kendimi. Direkt bilinçaltıma etkimiş birşeyleri bırakma emir komutu demek ki... İmza: dalgınlığını sözlüğe maletmeye çalışan yazar -
Kisa saca resmen asigim. Ama su an ciddi anlamda keske saclarim biraz daha uzun olsaydi diyorum. '*'
Sapka takinca ya homelesslara benziyorum ya da liseli kose oglan cocuklarina. '*'
808 entry daha
