blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • kendime hazırladığım bir yemek veya içeceğe başkasının salça olmasından nefret ediyorum. yahu isteyin size de hazırlayım ben bunu. her seferinde aynısı olmuyor ki.
  • çocukken doğum günlerimde veya herhangi bir zamanda bana kitap hediye edildiği zaman elbette gülümser, beğenmiş gibi yapar ve teşekkür ederdim ama içten içe 'bu ne ya' derdim. illa okurdum o kitapları ama hemen değil, atardım bir köşeye. günlerce hatta aylarca bekledikleri olurdu.

    çocuk aklı işte, nereden bileyim kıymetlerini. şimdi anlıyorum çok daha iyi. ve birkaç senedir bana kitap hediye edildiği zaman yaşadığım mutluluğu kelimelerle tarif etmem mümkün değil.

    evet, nereden nereye.
  • cezerye yerken ya da canı cezerye çektiğinde aklına ben gelen ve bunu benimle paylaşan yazarlar var ya, heh işte siz cansınız.
  • Bu sabah covid-19 dan yoğun bakıma kaldırılan yakınım için kan ilanı verdim sosyal medyadada.

    “Yakınım “diye not düştüm diğer yakınlar gibi. ama
    Olayın vicdani kısmını burada bi başka yaşadım.
    Neden belirtmek durumunda hissettim?
    bu kadar mı güvenilmez olduk millet olarak vatandaş olarak.. diye sorguladım kendimi.
    insani yardımın ranta dönüştüğüne her gün tanık olduğumuzdan belki..
    bağışı vereceğin kişiyi tanımaktan ziyade “isteyene” ne kadar güvenmekteyiz? Mesele bu aslında..

    ulaşabildiğim kadar çok insana ulaşmaya çalışıyorum. şansımı deniyorum önüme gelen kapıyı çalıyorum. tanıdığım tanımadığım. amacım genç bir babayı kurtarmak ve nicesine ulaşmak sadece.

    hemen yardımcı olup paylaşan ya da güvensizlikten kaynaklı “hikayenizde beni ekleyin ben forwardlarım” diyene ya da “tabii ki “deyip hiç paylaşmayana kadar bi çok profille karşılaştım sabahtan beri.

    koca bi oyunun içindeyiz biliyoruz ama kendi kurallarımız değil, oyunun kuralları geçerli.

    bencilliğimizden, güvensizliğimizden, sahte gülüşlerimizden nefret etmekteyim.
    yumruğun acısını hissetmeden tarif etmeye kalkmayın, samimiyetsizsiniz derim.

    sevdiği insanın gözünün önünde can çekişmesi nedir iyi bilirim, ölse o an o kadar üzülmezsiniz. lütfen uzaktan ahkam kesmeyin şovenistlik yapmayın. ulvi dertleriniz sizin olsun vazgeçilmez sanmayın kendinizi. insan olun!
  • blog sözlük itiraf başlığına kim ne yazdıysa alayını toplayıp elimde delilleriniz var diye matrak geçmek istiyorum.
  • Sanirim teknoloji bagimlisi oldum. Evde bile powerbankle dolasiyorum. Bilgisayarla ugrasirken bir yandan da telefonla ugrasiyorum. Evet evet bayagi bagimli olmusum.
  • uzun zamandır hayatımı yalnız yaşıyorum. ne yazık ki bu konuda önüme herhangi bir seçenek sunulmadı. yalnız kalmadım, yalnız bırakıldım. yalnızlığa alışmak zorunda kaldım. önce yüzleştim, sonra içime attım, şimdi ise sindiriyorum.

    yalnızlık şu an için hayatımda güzel gidiyor. keşfedeceğim, öğreneceğim, gözlemleyeceğim hatta yüzleşeceğim binlerce şey var. yalnızlık bunları görebilmem adına oldukça önemli. ancak bir gerçek var ki o da "beklediğim günün" gelmesi. o gün muhtemelen "insanlardan kaçarak daha ne kadar yaşayacaksın?" sorusuyla yüzleşeceğim.

    açık söyleyeyim, bir gün yalnızlık beni bitirecek. bunu adım gibi biliyorum. işin tuhafı, bunu bilmek hayatımda çok fazla şey değiştirmiyor. öylesine bıkkınlık, öylesine tükenmişlik var ki bu konuda harekete geçecek gücü kendimde bulamıyorum. durumumu tanımlarla ifade etmekte zorlanıyorum. deniz kenarında oturmuş, çok güzel bir manzaranın bana eşlik ettiğini görüyorum. şimdi ise karşımda kocaman bir dalga var. o kocaman bir dalga alıp götürecek beni yokluğa. manzara o kadar güzel ki, sanırım dalganın beni alıp götürmesine izin vereceğim.
  • Ben uyurken hiçbir şeyden habersiz, büyükninemi kaybetmişiz. Keşke birazını ona verseydim nefeslerimin.
  • Çok mutluyum leeeannnn
  • İçimde bir öfke büyüyüp duruyor. Sonuçlarının kötü olmasından korkuyorum.
  • Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı.
  • Şu dünyada çok sevdiğim o kadar az şey var ki, sevdiğim şeylere/kişilere saygı duyulmadığında inciniyorum.
  • Uzun uzun yazacağım bugün
    Kendi hayatımdan ve gerçeklerimden öyle korkuyorum ki başkalarının hayatlarını yaşıyorum bir parazit gibi.

    Özellikle sorunlu insanların hayatlarını seçiyorum, sonra mücadele ediyorum daha iyi insanlar olmaları için.
    Birinin hayatını yaşamak, toparlamak düzeltmek tam zamanlı bir iş, kendinizi düşünecek vaktiniz olmuyor. Bir parazit olarak konağınızı seviyorsunuz da, anlamsız bir bağlılık. Sonuçta yaşadığınız şey onun hayatı, üzüldüklerine üzülüp mutluluklarıyla mutlu oluyorsunuz.

    Sonra konak iyileşiyor ve size dönüp gerçek yüzünüzü görüyor. Hayır diyor sensiz yapabilirim, bak iyiyim ben artık. Ve parazit bir hayat daha kaybetmiş oluyor.

    Ben artık insanları tamir ederken harcadığım vidaların contaların yerini dolduramıyorum. Beni tamir edecek bir şey yok. Belki noodle ve tutkal iş görebilir ama emin değilim '*'

    İşin en üzücü tarafı bunu ben yapıyorum kendime, ünlü filozof Nev'in de dediği gibi
    İçimde kaleler inşa ettim kırılmamak adına
    Harcına gözyaşı döktüm daha da sağlam olsun diye
    Şimdi yarattığım zindanlarda ışıksızım
    Kaçtım kendime saklandım her küstüğümde
    Vazgeçtim aynalardan vakitsiz uykularda
    İnsan kendine rağmen yaşamayı bilmeli bazen

    Benmişim kendimden bir korkak yaratmışım
    Kendimi korurken en çok ben ürkütmüşüm
    Benmişim kendimi savunurken en çok hançerleyen
    Bir meçhul olmuşum failim ben
    Ama beni bana küstüren, beni bana kırdıran
    Kalpsizin hiç suçu yok mu?

    Kim demiş aşıklar hep mutlu olurlar diye
    Hesapsız seveceksin, canın ağzına gelse de
    Vururken yalnızlık yüzüne
    Sen pay edersin gönlünü onlarca hüzüne

    Benmişim kendimden bir korkak yaratmışım
    Kendimi korurken en çok ben ürkütmüşüm
    Benmişim kendimi savunurken en çok hançerleyen
    Bir meçhul olmuşum failim ben
    Ama beni bana küstüren, beni bana kırdıran
    Kalpsizin hiç suçu yok mu?

    Öyle işte
    (bkz: you have to get your shit together)
  • ekşi'de bir çaylağın tavsiyesi üzerine buraya üye oldum.. buraya geldiğim için pişman mı olacağım yoksa sevinecek miyim zamanla göreceğiz..
  • Real Asociedad ile iki gün önce yarıştığım doğrudur. Baktım bu iyice inat etmiş, bıraktım kendi halimde takılmaya başladım. Sözlük ölü zaten, o ve benden başka yazan yok.
  • sözlüğüm çok güzel bi rüya gördüm, hayrolsun de anlatçam...
    hah, hayrın karşı gelsin sözlüğüm inşallah...
    neyse şimdi ben böyle kocaman bi ovadayım, ama böyle gece aydede var, simsiyah her yer, sanki böyle volkan patlamış sonrası gibi bastığım yerler simsiyah çatlak, kuru toprak...
    gözümün görebildiği her yer böyle, uzakta simsiyah dağlar var, yüzüme ve çevreme ay ışığı vuruyor...
    korkmuyorumda, umutsuz gibiyim böyle..
    derken ufka bakıyom sözlüğüm, bi ışık parıltısı görüyom, oraya doğru koşuyom..
    biri bi demet papatya bırakmış, yerde duruyo. gülümsüyom sözlüğüm, sonra alıp dikiyom, hemen güneş açıyo, her yer yemyeşil oluyo..
    umut dikiyom sanırım, ama içim huzurla kaplanıyo..
    yüzünü gülümsetenler olsun sözlüğüm, inşallahta rüyam hayırlara çıkar..
  • yeter ya artık polis çağırcam!!
    Haberin geldi, son yazdıklarından sonra ilk kez. 1 ay oluyor herhalde, hafızam zayıf. Çok mutluymuşsun, hiç olmadığın kadar. Bir bu üzdü beni. Ben seni mutlu ettim ulan, çok mutlu ettim hem de. Bak ulan falan, ne biçim konuşturuyorsun beni! Neyse işte, bir de hadsizce demişsin ki mesajları bana Okutan arkadaşımıza "okusun bunları, bilmesi gerek." Eh bildim de ne oldu peki? Tekel zengin oldu. Konumuz bu değil, zaten mutluluğunda hiç gözüm yoktu ki, kıskanmış gibi konuşmuşum, mutlu ol tabi gezegendeki en mutlu insan evladı ol. Benden uzakta ol ne olursan ol. Mevlana benimle gurur duyardı.. ne diyordum ben, ha evet. Keşke biraz daha aşağı inmeseydim daha fazlasını görmeseydim. Sen benim hakkımda nasıl öyle konuşursun aklım almıyor. Söylediklerin beni zerre kadar üzmedi de, gözümde nasıl bu kadar düşersin? Düşündükçe kahroluyorum. Vicdanın rahat mıydı? Merak ettiğim tek şey bu. Bir de, sana son sözlerim var tabi, eğer bir gün yapayalnız kalırsan kendine şöyle söyle: "gidecek bir yerim vardı, ben orayı yıktım" ve mümkünse bir daha bulunma bulunduğum şehirde.
  • Heyecanliyim angrybirdler cok heyecanliyim. Umuyorum ki heyecanim yerini sevince birakacak. '*'
  • Uzun süredir '*' film/dizi izlemediğim için tarif edilemez bir boşluktaydım. Bu gece iki bölüm mindhunter izledim, kaybettiği oyuncağını bulmuş bir çocuk gibiyim şu an. Sözlük, ben bir bağımlıyım!
  • Seni özledim, lütfen yarın derse gel de yüzünü görelim.
808 entry daha
/ 107